T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2021/509
Karar No : 2023/5427
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Kimya San. ve Tic. A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İzmir İli, Menemen İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, No:... adresinde faaliyet gösteren davacı şirket tarafından, "tehlikeli nitelikteki atıklarını işletme içerisinde depolayarak bertaraf etmek ve tehlikeli atıkların tesis içerisinde depolanabileceği azami süreyi aşmak" suretiyle 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 8. maddesinin ihlal edildiğinden bahisle, 2872 sayılı Çevre Kanununun 20. maddesinin 1. fıkrasının (v) bendi ve aynı maddesinin 2. fıkrası uyarınca 729.468,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin İzmir Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu işlemin nedeni olan davacı şirket tarafından 1991 yılında gerçekleştirilen eylemin bu tarihten itibaren 5236 sayılı Kabahatler Kanununun 20. maddesi uyarınca, Yüzbin Türk Lirası veya daha fazla idarî para cezasını gerektiren kabahatlerde beş yıllık süre içinde davacı şirket hakkında idari para cezasına karar verilmesi gerekirken, bu süre geçtikten çok sonra 21.05.2019 tarihinde dava konusu işlemin tesis edildiği, bu haliyle 1991 yılındaki eyleminin soruşturma zaman aşımına uğraması karşısında, davacı şirketin idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde, bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka aykırı bulunarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Uyuşmazlığa konu olayda zaman aşımının söz konusu olamayacağı, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, 29/10/2021 günlü, 31643 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 85 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 1. maddesi uyarınca, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin Altıncı Kısmının Dördüncü Bölümünün başlığı "Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği" şeklinde değiştirildiğinden, husumetin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yerine Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına yöneltilmesine karar verilerek, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Uyuşmazlığa konu eylemin gerçekleştirildiği taşınmazda boya üretimi alanında faaliyet gösteren davacı şirketin, tesislerinin prosesi sonucu oluşan atıklarını ilgili Yönetmelik hükümlerine aykırı olarak gömdüğüne dair davalı idareye yapılan BİMER başvurusuna istinaden bölgede kazı çalışmalarının yapılması için Sulh Ceza Hakimliğinin ... tarih ve ... D.İş sayılı kararı ile alınan izin sonrası 07.02.2018 tarihinde işletmede yapılan denetim sonucunda düzenlenen ... tarih ve ... seri numaralı tutanaktan; işletmenin denetim esnasında faaliyette olduğu ve boya üretim faaliyeti yapıldığı, davalı idareye yapılan şikayette belirtilen atık alanı yanında yer alan nar ağacı altında ve endüstriyel boyaların üretildiği alanın arka tarafında kazı çalışmaları yapıldığı, boyaların üretildiği alanın arka tarafında 2 bölmeli, çevre duvarları ve üstü beton kaplı havuzun bulunduğu, bu havuzun kepçe yardımıyla kazılması sonucu 2 bölme içerisinde polyester, kimyasal vb. atıkların bulunduğu, her iki bölmeden de analiz yapmak üzeri iki ayrı numune alındığı, bu atıkların 1991 yılından beri gömülü olduğunun işletme yetkilisince beyan edildiği anlaşılmaktadır.
Bahsedilen numunelerin TUBİTAK-MAM Çevre ve Temiz Üretim Enstitüsü tarafından yapılan analiz sonucunda hazırlanan 11.06.2018 tarihli rapora göre, alınan katı atık örneklerinden ... nolu örneğin; ağırlıklı olarak organik içerikli olduğu, ağır metal kompozisyonun risk içerecek seviyede olmadığı, ekotoksisite analizinde toksik olmadığı, akut açıdan tehlikesiz olduğunun belirlendiği, Atık Yönetimi Yönetmeliğine göre "tehlikesiz atık" olduğu, ... nolu katı atık örneğinin ise; asidik, nemli ve ağırlıklı olarak organik içerikli olduğu, ekotoksisite analizinde çok toksik olduğu, akut açıdan atık olduğu belirlenmiş ve Atık Yönetimi Yönetmeliğine göre "tehlikeli atık" olduğu sonucuna varılmıştır.
Bahsedilen fiil ile hem tehlikeli hem tehlikesiz atıkların ilgili Yönetmelik hükümlerine aykırı olarak depolanarak bertaraf edildiğinden bahisle, her iki fiil içinde 2872 sayılı Kanunda öngörülen idari para cezalarından daha ağır olan 2872 sayılı Kanunun 20. maddesinin 1. fıkrasının (v) bendi ve aynı maddesinin 2. fıkrası uyarınca 729.468,00-TL idari para cezası verilmesi üzerine, bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2872 sayılı Çevre Kanunu'nun "Amaç" başlıklı 1. maddesinde; "Bu Kanunun amacı, bütün canlıların ortak varlığı olan çevrenin, sürdürülebilir çevre ve sürdürülebilir kalkınma ilkeleri doğrultusunda korunmasını sağlamaktır."
hükmüne yer verilmiş; ''Tanımlar'' başlıklı 2. maddesinde; ''Atık: Herhangi bir faaliyet sonucunda oluşan, çevreye atılan veya bırakılan her türlü madde olarak" tanımlanmış; ''Kirletme yasağı'' başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasında; ''Her türlü atık ve artığı, çevreye zarar verecek şekilde, ilgili yönetmeliklerde belirlenen standartlara ve yöntemlere aykırı olarak doğrudan ve dolaylı biçimde alıcı ortama vermek, depolamak, taşımak, uzaklaştırmak ve benzeri faaliyetlerde bulunmak yasaktır.'' hükmüne; "Tehlikeli kimyasallar ve atıklar" başlıklı 13. maddesinin 5. fıkrasında; "Tehlikeli atıkların tanımı ile tehlikeli atıkların oluşum aşamasından itibaren toplanması, ayrılması, geçici ve ara depolanması, geri kazanılması, yeniden kullanılması, taşınması, bertarafı, bertaraf sonrası kontrolü, ihracatı, transit geçişi, ambalajlanması, etiketlenmesi, denetimi ve atık yönetim plânlarının hazırlanması ile ilgili usûl ve esaslar Bakanlıkça yayımlanacak yönetmelikle belirlenir.
" hükmüne; ''İdari nitelikli para cezaları'' başlıklı 20. maddesinin 1. fıkrasının (v) bendinde; "Bu Kanunda ve ilgili yönetmeliklerde öngörülen yasaklara veya sınırlamalara aykırı olarak tehlikeli atıkları toplayan, ayıran, geçici ve ara depolama yapan, geri kazanan, yeniden kullanan, taşıyan, ambalajlayan, etiketleyen, bertaraf eden ve ömrü dolan tehlikeli atık bertaraf tesislerini kurallara uygun olarak kapatmayanlara ... idari para cezası verilir." aynı maddenin 2. fıkrasında ise; "Bu maddenin ... (v) ... bentlerinde öngörülen idarî para cezaları kurum, kuruluş ve işletmelere üç katı olarak verilir.
" hükmüne yer verilmiştir.
02/04/2015 tarih ve 29314 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Atık Yönetimi Yönetmeliği’nin "Genel İlkeler" başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasının (ö) bendinde; atıkların toprağa, denizlere, göllere, akarsulara ve benzeri alıcı ortamlara dökülmesi, doğrudan dolgu yapılması ve depolanması suretiyle çevrenin kirletilmesi yasak olduğu, "Atık üreticisinin ve atık sahibinin yükümlülükleri" başlıklı 9. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendinde; atık üreticilerinin atıklarını bu Yönetmelik hükümleri ve Bakanlıkça belirlenen esaslara uygun olarak izin/çevre lisansı almış atık işleme tesislerine göndermekle yükümlü olduğu, "Geçici depolama" başlıklı 13. maddesinin 3. fıkrasında ise; atıkların birbirleriyle reaksiyona girmeyecek şekilde geçici depolanacağı, tıbbi atıklar hariç olmak üzere, tehlikeli atıklar geçici depolama alanında en fazla 6 ay, tehlikesiz atıklar ise en fazla 1 yıl süreyle geçici depolanabileceği düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri ile birlikte dosyada bulunan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden; her ne kadar İdare Mahkemesince, 5236 sayılı Kabahatler Kanununun 20. maddesi uyarınca, eyleminin soruşturma zaman aşımına uğradığı gerekçesiyle davacı şirketin idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde, bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmış ise de; şikayet üzerine Sulh Hukuk Hakimliğinden alınan izin sonrası 07.02.2018 tarihinde yapılan denetimde, uyuşmazlığa konu eylemin gerçekleştirildiği taşınmazın farklı noktalarında yapılan kazı çalışmaları üzerine alınan numuneler sonrası davalı idarenin kabahate konu eylemi tespit edebildiği, akabinde 21/09/2019 tarihli dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşılmakta olup, 07.02.2018 tarihli tutanakta bahsedilen, atıkların 1991 yılından beri gömülü olduğuna dair davacı şirket çalışanının beyanı üzerinden hüküm kurulmasının hatalı olduğu, aksi halde yukarıda belirtilen tutanakla tespit edilen çevreyi kirletme eyleminin cezasız kalacağı, bu durumun ise çevre mevzuatı hükümlerine uygun görülemeyeceği sonucuna ulaşılmıştır.
Bu durumda; uyuşmazlığa konu eylemin 07.02.2018 tarihli tutanak ile tespit edildiği, akabinde alınan numunelerin TUBİTAK-MAM Çevre ve Temiz Üretim Enstitüsü tarafından yapılan analiz sonucunda hazırlanan 11.06.2018 tarihli rapora istinaden 21/09/2019 tarihli dava konusu işlemle davacı şirkete idari para cezası verildiği dikkate alındığında, yukarıda anılan mevzuata uygun olarak düzenlendiği açık olan dava konusu işleme karşı açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 01/06/2023 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.