T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/5096
Karar No : 2023/3078
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Şanlıurfa İli, Haliliye İlçesi, ... Mahallesi, ... Bulvarı, No:... adresinde bulunan Özel ... Özel Öğretim Kursu'nun izinsiz faaliyet gösterdiğinden bahisle kapatılmasına dair ... tarihli ve ... sayılı işlem ile 40.590,00-TL idari para cezası ile tecziyesine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; mahallinde yapılan inceleme neticesinde tanzim edilen tutanakta öğrenci sırası personel masası, öğrenci ve personel olduğuna dair tespitlere yer verilmek suretiyle, denetim esnasında dava konusu yerde kurs (matematik dersi) verilen bir sınıfta bulunacak tefrişatın yer aldığının görüldüğü, ders vermek için dava konusu yerde sınıf ortamının oluşturulduğu, anılan adreste kurs faaliyetine başlandığı, kurum açma izni ile işyeri açma ve çalışma ruhsatı olmaksızın izinsiz faaliyette bulunan Özel ... Özel Öğretim Kursunun kapatılmasına ilişkin ... tarihli ve ... sayılı Şanlıurfa Valiliği işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığından bahisle dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, faaliyete başlanılmadığını, davalı idarenin somut olarak işlemin gerekçlesini ispatlayamadığı, temyize konu Mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Dosyanın incelenmesinden; davacı tarafından, 01/08/2018 tarihli dilekçe ile "Matematik 5 programı üzerine özel öğretim kurumu açma'' talebinde bulunulduğu, talebinin incelenmesi neticesinde programın inceleme raporuna göre hazırlanarak yeniden gönderilmesi halinde Milli Eğitim Bakanlığı tarafından değerlendirileceğine ilişkin raporun tanzim edildiği, 18/09/2018 tarihinde Özel ... Özel Öğretim Kursunun açılmak istendiği adrese Haliliye Kaymakamlığı İzleme ve Denetleme Komisyon tarafından gidildiği Komisyon üyelerince imzalanmak suretiyle ... Özel Öğretim Kursunun faaliyette bulunduğuna dair tutanak tanzim edilmesi üzerine Özel ... Özel Öğretim Kursu'nun izinsiz faaliyet gösterdiğinin Haliliye İlçesi İzleme ve Koordinasyon Komisyonu'nca yapılan incelemeler neticesinde tespit edildiğinden bahisle Şanlıurfa Valiliği (Olur) işlemi ile kapatılmasına dair ... tarihli ve ... sayılı işlem ile 40.590,00-TL idari para cezası ile tecziyesine dair ... tarih ve ... sayılı Şanlıurfa Valiliği işleminin işlemin tesisi üzerine bakılmakta olan dava dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 1. maddesinde; ''(1) Bu Kanunun amacı, Türkiye Cumhuriyeti uyruklu gerçek kişiler, özel hukuk tüzel kişileri veya özel hukuk hükümlerine göre yönetilen tüzel kişiler tarafından açılacak özel öğretim kurumlarına kurum açma izni verilmesi, kurumun nakli, devri, personel çalıştırılması, kurumlara yapılacak malî destek ve bu kurumların eğitim-öğretim, yönetim, denetim ve gözetimi ile yabancılar tarafından açılmış bulunan özel öğretim kurumlarının; eğitim-öğretim, yönetim, denetim, gözetim ve personel çalıştırılmasına ilişkin usûl ve esasları düzenlemektir. (2) Bu Kanun, Türkiye Cumhuriyeti uyruklu gerçek kişiler, özel hukuk tüzel kişileri veya özel hukuk hükümlerine göre yönetilen tüzel kişilerce açılan özel öğretim kurumları ile yabancılar tarafından açılmış bulunan özel öğretim kurumlarını kapsar." hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanunun ''Tanımlar'' başlıklı 2. maddesinde; kurumun, okul öncesi eğitim, ilköğretim, ortaöğretim, özel eğitim okulları ile çeşitli kursları, uzaktan öğretim yapan kuruluşları, motorlu taşıt sürücüleri kursları, hizmet içi eğitim merkezleri, öğrenci etüt eğitim merkezleri, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezleri ile benzeri özel öğretim kurumlarını ifade edeceği, 3. maddesinin 1. fıkrasında; bir kurumda öğretime başlayabilmek için kurum açma izni alınmasının zorunlu olduğu, 11. fıkrasında Kanun kapsamındaki eğitim-öğretim faaliyetlerini yapan ancak bu Kanuna uygun olarak kurum açma izni ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlenmeyen yerleri kuran veya işletenlere brüt asgari ücretin 20 katı idari para cezası uygulanacağı, bu yerler valiliklerce kapatılacağı, bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirleneceği düzenlemesine yer verilmiştir.
Yine, Kanun'un "Kurum açma izni" başlıklı 3. maddesinde; "Kurum açma izni verilmesi, binanın kullanılış amaçlarına ve Bakanlıkça belirlenen standartlara uygun ve yeterli bulunmasıyla birlikte aşağıdaki şartların yerine getirilmesine bağlıdır:
a) Ders araç-gerecinin kurumun amaç ve ihtiyaçları için yeterli olduğunun bir rapor ile tespit edilmesi.
b) Kurumun; yönetici, öğretmen ve diğer personelinin sayı ve nitelikleri yönünden uygun bulunması ve bu kurumda çalışacaklarının belgelendirilmesi.
c) Kurumun yönetmelikleriyle öğretim programının Bakanlıkça incelenip onanmış olması." kuralı yer almaktadır.
20/03/2012 tarih ve 28239 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği'nin "Kurum açma" başlıklı 5. Maddesinin 1. fıkrasında; Kanunun 3 üncü maddesi hükmü doğrultusunda özel öğretim kurumlarına kurum açma izni ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatı verileceği belirtilmiş olup; aynı maddenin 2. fıkrasında ise kurum açma izni ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatının verilebilmesi için gerekli olan belgeler tahdidi olarak düzenlenmiştir.
dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan 5. maddesinin 4. fıkrasında ise; 'Kanunun 3 üncü maddesinin on birinci fıkrasında belirtilen yerlerin mülki idare amirleri tarafından görevlendirilen yetkililerce tespiti halinde bu yerleri kuran veya işletenlere valilikçe Kanunda belirtilen miktarda idari para cezası verilir. Verilen idari para cezası, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre ilgiliye tebliğ edilir, takip ve tahsili için ise Hazine ve Maliye Bakanlığının ildeki ilgili birimine bildirilir. Ayrıca bu yerler valilikçe kapatılır" hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davacı tarafından kurs açma talebi üzerine yapılan inceleme neticesinde idarece tespit edilen eksikliklerin giderilmesinin davacıdan talep edildiği, akabinde yapılan ikinci bir denetimde izin alınmadan eğitim öğretime başlandığı gerekçesiyle işlemin tesis edildiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlığın çözümü için, kurum açmak için hazırlık içerisinde bulunan davacıya ait kurumunun fiziki koşulları dikkate alınarak işlem tesisi söz konusu olduğundan; kurum açma hazırlığı içerisinde bulunan isteklilerin hangi şartlarda faaliyete başladıklarının kabulü gerekeceği hususunun açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
Olayda anılan adreste yapılan denetim neticesinde tutulan tutanakta; "... adıyla faaliyet gösteren kurumda, öğrenci, sıra, masa ve personel bulunduğu'' tespitlerine yer verildiği görülmektedir.
Kurum açma başvurusu yapan ve idarece başvurusu inceleme aşmasında olan veya inceleme aşamasını tamamlayıp tespit edilen eksiklikleri giderme aşamasında olan isteklilere ait kurum binalarındaki "eğitim öğretim araç ve gereçlerinin", izinsiz ve ruhsatsız olarak faaliyette bulunulduğuna karine teşkil edebilmesi için "masa, sandalye veya araç gerecin" varlığının yeterli olduğunu söylemek mümkün değildir. Zira; Kanun'un 3. maddesinde; ders araç-gerecinin kurumun amaç ve ihtiyaçları için yeterli olduğunun bir rapor ile tespit edilmesi, kurumun; yönetici, öğretmen ve diğer personelinin sayı ve nitelikleri yönünden uygun bulunması, bu kurumda çalışacaklarının belgelendirilmesi ve kurumun Yönetmelikleriyle öğretim programının Bakanlıkça incelenip onanmış olması şartının yerine getirilmesi ile binanın, kullanılış amaçlarına, Bakanlıkça belirlenen standartlara uygun ve yeterli bulunması halinde kurum açma izni verilmesi mümkündür.
Ancak; denetimde, "masa, sandalye, araç gereç gibi" fiziki koşullar ile "öğrenci ve öğretmenin" varlığı ve "fiilen eğitim öğretim faaliyetine başlandığının" tespitinin birlikte yapılabilmesi ve bu kapsamda; "fotoğraf, ses ve/ya görüntü kaydı, eğitim öğretim faaliyeti yapıldığına ilişkin tanık beyanları, ders saati programları, öğrenci kayıt formu vb." delillerle desteklenmesi halinde "gerekli izin ve ruhsatlar alınmadan eğitim öğretim faaliyetinde" bulunulduğundan söz edilebilecektir.
Bir başka deyişle; izinsiz ve ruhsatsız eğitim öğretim faaliyetinin tespiti için; tutanak ile yapılan tespitleri yanında faaliyete geçildiğinin hukuken delil kabul edilebilecek her türlü bilgi ve belge ile desteklenmesi gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta ise; Haliliye Kaymakamlığı İzleme ve Denetleme Komisyonunca yerinde yapılan denetim sonucu tanzim edilen 18/09/2018 tarihli tutanakta, ''... adıyla faaliyet gösteren kurumda, öğrenci, sıra, masa ve personel bulunduğu'' tespitlerine yer verildiği, tutanağın ekinde davacı tarafından bastırılan özel eğitim kursunun reklamı niteliğinde olan broşürlerin yer aldığı, bununla birlikte işyerinde söz konusu araç gereç, öğrenci ve personel bulunduğuna ilişkin olarak tutanağı destekleyici nitelikte fotoğraf, tanık, kayıt formu vb bir delilin bulunmadığı görülmektedir.
Dolayısıyla; özel öğretim kursu açmak için resmi başvurusu bulunan davacıya ait adreste, sadece "sınıf ortamının oluştuğu tespitinin" izinsiz ve ruhsatsız eğitim verildiğine dair tek başına karine teşkil etmeyeceği açıktır.
Bu itibarla; davacıya ait kurumda izinsiz ve ruhsatsız eğitim öğretim faaliyetinde bulunduğuna ilişkin tespitin; her türlü şüpheden uzak, kesin, somut delillerle ortaya konulmadığı görüldüğünden eksik incelemeye dayalı işlemlerde hukuka uygunluk; davanın reddi yolundaki karara karşı yapılan istinaf kanun yolu başvurusun reddinde hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2. Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4. Kesin olarak 14/06/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.