T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/5113
Karar No:2023/359
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av…
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Valiliği
VEKİLİ : Av…
İSTEMİN_KONUSU : …. İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … ili, … ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parselde bulunan ve mülkiyeti Hazine'ye ait olan tarla vasfındaki taşınmazın 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca 02/03/2021 tarihinde açık teklif usulüyle satılmasına ilişkin işleme karşı yapılan itirazın reddine dair işlemin ve satışın (ihalenin) iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; ihaleye ilişkin işlemlerin mevzuata uygun olarak yapıldığı, altı isteklinin katıldığı ihalede rekabet koşullarının oluştuğu, idare tarafından 151.500,00-TL muhammen bedel tespit edilmiş olmakla birlikte ihale neticesinde taşınmazın 275.000,00-TL bedel ile satılmış olmasının kamu yararına uygun olduğu, davacı tarafından, taşınmazın zeytinlik olarak kullanıldığından bahisle doğrudan kendisine satılması gerektiği iddia edilmişse de mevzuat gereği deniz kıyı kenar çizgisine 1.990 metre mesafede olduğu tespit edilen taşınmazın öncelikle davacıya satılmasına ilişkin zorunluluk bulunmadığı göz önünde bulundurulduğunda, usulüne uygun olarak gerçekleştirilen ihalede hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 4706 sayılı Kanun’un aradığı şartları sağladıkları, bu nedenle söz konusu taşınmazın kullanıcı olarak kendilerine açık artırma olmaksızın doğrudan satışının teklif edilmesi gerektiği, fiilen kullanıcı olmaları ve taşınmaz üzerindeki ağaçların kendileri tarafından dikilmesi nedeniyle idarece kendilerine doğrudan satış yapılması gerektiği, bu yönde yazılı talepte bulunmalarına rağmen taleplerinin reddedildiği, ret yazısında, deniz kıyı kenar çizgisine 5.000 metre mesafede bulunan taşınmazların satışının mümkün olmadığı gerekçesine yer verildiği, bu gerekçenin yersiz ve mesnetsiz olduğu, deniz kıyı kenar çizgisine 5.000 metre mesafede bulunan taşınmazların da hukuken doğrudan satışının mümkün olduğu, diğer şartları da taşımak kaydıyla kullanıcılara doğrudan satışa herhangi bir engel bulunmadığı, uzun yıllardır ecrimisil ödedikleri, taşınmazın sınırında bulunan 611 nolu parselin mülkiyetinin kendilerine ait olduğu, taşınmaz üzerindeki muhdesatların (ağaçlar) taşınmazın kıymet takdirinde değerlendirmeye alınmadığı, bu sebeple de yapılan ihalenin usulsüz olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:.., K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 26/01/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.