T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2021/5117
Karar No : 2023/5808
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
KARŞI TARAF (DAVALI) : ...Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU :...Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Hatay Büyükşehir Belediye Meclisinin ...tarihli ...sayılı kararı ile kabul edilen 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planının anılan plana karşı yapılan 18/06/2018 tarihli itirazın reddine dair Hatay Büyükşehir Belediye Meclisi'nin ...tarihli ...sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, uyuşmazlık konusu Hatay Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarihli ... sayılı kararı ile kabul edilen 1/100.000 ölçekli Hatay İl Çevre Düzeni Planının yeni bir plan niteliğinde olduğu, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu ve 5393 sayılı Belediye Kanununun “il çevre düzeni planı” konusunda yetkiyi yerel yönetimlere (belediye sınırları il sınırı olan büyükşehir belediyeleri için, yetkiyi sadece büyükşehir belediyesine) verdiği, bu çerçevede, il çevre düzeni planının yapımı konusunda Hatay Büyükşehir Belediyesi'nin yetkili olduğu, il çevre düzeni planının yapılmasında planlar arası kademeli birliktelik ilkesine aykırılık bulunmadığı, üst ölçekli stratejik planların amaç ve hedeflerinin, gelişme eksen ve stratejilerinin il çevre düzeni planı kararlarına yansıtıldığı ya da bu planda mekânsal düzeyde ilişkilendirildiği, il çevre düzeni planı hazırlanırken; ilgili kurum ve kuruluşlardan veri ve görüşlerin alındığı, fiziksel ve doğal yapı, sektörel yapı, ulaşım vb. konularda yeterli ve bilimsel nitelikli analizlerin yapılarak plan kararlarının oluşturulduğu, planın nüfus projeksiyonunun bilimsel ve teknik bir çalışmayla belirlendiği, plan kararları dikkate alınırken planlama yetkisi başka kurumlarda olan özel kanunlara tabi alanlar da dikkate alınarak il ve ilçelerin kimliğinin ve bu çerçevede mal ve hizmet sunumları açısından oluşturdukları kademelenmenin, üst ölçekli stratejik kararların ve koruma-kullanma dengesinin göz önüne alındığı, sit alanlarının, tarım alanlarının, mera alanlarının, orman alanlarının, zeytinlik alanların, doğal alanların korunmasının esas alındığı, dava konusu planın plan dili, çizim ve gösterim tekniğine uygun biçimde hazırlandığı, tarım alanı, orman alanı, sit alanı gibi korunması gereken alanların parsel(ler) ölçeğinde amaç dışı kullanımlara ayrılıp ayrılmadığı, plandaki her alan kullanım kararının yer seçiminin uygun olup olmadığı, her kararın alt ölçek planları yönlendirecek nitelikte olup olmadığı gibi hususların yine parsel ya da parseller özelinde ayrıca değerlendirilmesi gerektiği, bunun da plan bütününü ilgilendiren bakılan davanın konusu olmadığı, 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planının plan bütününde imar mevzuatına, planlama tekniğine, şehircilik ilkelerine, kamu yararına uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İdari Dava Dairesi kararının usul ve yasaya uygun olmadığı bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İdari Dava Dairesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY : Hatay Büyükşehir Belediye Meclisi'nin ...tarihli, ...sayılı kararı ile Hatay ili, 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planının kabul edilerek 18/05/2018 tarihinde 1 ay (30 gün) süreyle Hatay Büyükşehir Belediyesi zemin kat ilan panosunda ve internet sayfasında askıya çıkartılarak ilan edildiği, davacı tarafından 18/06/2018 tarihli dilekçeyle plana yapılan itirazın Hatay Büyükşehir Belediye Meclisi'nin ...tarihli, ...sayılı kararıyla reddine karar verilmesi üzerine 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planının ve itirazın reddine dair Hatay Büyükşehir Belediye Meclisi'nin ...tarihli, ...sayılı kararının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinde dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve İdare Mahkemelerinde altmış gün olduğu; ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı; yine aynı Kanunun "Üst makamlara başvurma" başlıklı işlem tarihinde yürürlükte olan şekliyle 11. maddesinde, ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebileceği, bu başvurunun işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracağı, altmış gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı hususu kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava süresi, kamu düzeni ile ilgili olup, hak düşürücü nitelik taşır. Nitekim, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda, davanın süresinde açılıp açılmadığı hususu ilk inceleme konuları arasında sayılmış; davanın süresinde açılmadığının tespiti halinde esasa girilmeden süre aşımı yönünden davanın reddine karar verileceği öngörülmüştür (Madde14/3-e ve 15/1-b). Ayrıca, davanın süresinde açılıp açılmadığı hususunun yargılamanın her aşamasında dikkate alınması gerektiği de vurgulanmıştır (Madde14/6).
Çevre düzeni planlarına karşı, bir aylık askı süresi içinde 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi kapsamında başvuruda bulunulması, bu başvuruya idari dava açma süresinin başlangıç tarihi olan son ilan tarihini izleyen günden itibaren işlem tarihi itibariyle altmış gün içinde cevap verilmeyerek isteğin reddedilmiş sayılması halinde, bu tarihi takip eden altmış günlük dava açma süresi içinde veya son ilan tarihini izleyen günden itibaren altmış gün içinde cevap verilmek suretiyle isteğin reddedilmesi halinde bu cevap tarihini izleyen günden itibaren altmış günlük dava açma süresi içinde veya itiraz süresi içerisinde başvuruda bulunulmaması durumunda çevre düzeni planı kesinleşeceğinden, kesinleşme tarihinden itibaren altmış gün içerisinde dava açılması gerektiği açıktır.
Uyuşmazlık konusu olayda, 1/100.000 ölçekli il çevre düzeni planına askı süresi içinde itiraz edildiğine göre, dava açma süresinin İdari Yargılama Usulü Kanununun 11. maddesi kapsamında belirlenmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, 18.05.2018-18.06.2018 tarihleri arasında askıya çıkarılarak ilan edilen dava konusu 1/100.000 ölçekli il çevre düzeni planına davacı tarafından askı tarihleri arasında 18.06.2018 tarihinde yapılan itirazın 60 günlük süre içerisinde zımnen reddedilmesi nedeniyle bu süreyi izleyen 60 günlük süre içinde en son 19.10.2018 tarihinde dava açılması gerekirken yeni bir dava açma süresi başlatmayan itirazın reddi yolundaki ... tarihli ...sayılı Hatay Büyükşehir Belediye Meclisi kararının öğrenilmesi üzerine 30.10.2018 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle incelenme olanağı bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Öte yandan davacının itirazının reddedildiği ve dava konusu edilen taşınmaz açısından herhangi bir yenilik getirmeyen ...tarihli ...sayılı Hatay Büyükşehir Belediye Meclisi kararının davacıya tebliğinin 2577 sayılı Yasanın 11. maddesi uyarınca işlemeye başlayan dava açma süresini ihya etmeyeceği açıktır. Zira İdari Yargılama Usulü Kanununun 10. maddesinin ikinci fıkrasında, yetkili idari makamlarca dava açma süresi geçtikten sonra verilen cevap üzerine tebliğ tarihini izleyen günden itibaren altmış gün içinde dava açılabileceği belirtildiği halde 11. maddede, davanın açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, sonradan yetkili makamlarca cevap verilmesi durumunda, işlemin tebliğinden itibaren altmış gün içinde davanın açılabileceğine dair bir hüküm bulunmamaktadır. Dolayısıyla yetkili makamlarca ne zaman cevap verileceği belli olmayan bir durumda, dava süresinin yorum yoluyla süresi belirsiz bir zamana kadar uzatılması mümkün değildir.
Nitekim Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 27/02/2017 tarihli, E:2015/4618, K:2017/842 sayılı kararı da bu yöndedir.
Bu itibarla davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken davanın reddi yolunda verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararında sonucu itibariyle isabetsizlik bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 12/06/2023 tarihinde, kesin olarak, oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY (X) 2577 sayılı Kanunun 49. maddesinin 2. fıkrasında, temyiz incelemesi sonunda Danıştayın; görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, hukuka aykırı karar verilmesi ve usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması, sebeplerinden dolayı incelenen kararı bozacağı; 50. maddesinin 3. fıkrasında; bölge idare mahkemesinin, Danıştayca verilen bozma kararına uymayarak kararında ısrar edebileceği belirtilmiş; 2575 sayılı Danıştay Kanununun 38. maddesinde ise, İdari Dava Daireleri Kurulunun idare mahkemelerinden verilen ısrar kararları ile idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararları temyizen inceleyeceği kurala bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden davanın süresi konusunda temyize konu kararda herhangi bir gerekçe ve açıklama bulunmadığı, Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesince süre hakkında bir hüküm tesis edilmediği görülmüştür.
Uyuşmazlık konusu olayda, dava açma süresi geçirilerek açılan davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken Mahkemece davanın esası incelenmek suretiyle davanın reddine karar verilmiş, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesince reddine karar verilmiştir.
Bu durumda karar bozularak Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesince yeniden bir karar verilmek üzere iade edilmesi gerekmektedir. Aksi halde Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi yerine karar verilmiş ve ısrar hakkı önlenmiş olacaktır.
Bu itibarla, Mahkeme tarafından verilen davanın reddine ilişkin karara karşı yapılan istinaf başvurusunun Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesince reddi yolundaki kararın bozulması gerektiği oyuyla, anılan kararın değişik gerekçe ile onanmasına ilişkin Dairemiz kararına katılmıyorum.