T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/5282
Karar No:2023/2262
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Yayınları A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait ...'' logosuyla yayın yapan televizyon kanalında 01/06/2009 tarihinde saat:16:37'de yayınlanan ''...'' adlı programda yer verilen ''…'' adlı müzik klibindeki görüntülerin mülga 3984 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanun'un 4. maddesinin (z) bendinde yer alan yayın ilkesini tekraren ihlâl ettiğinden bahisle program yayınının bir kez durdurulmasına ilişkin … tarih ve … sayılı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (Üst Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce, Dairemizin 15/04/2021 tarih ve E:2015/4325, K:2021/1393 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; yayın durdurmanın, Anayasa'nın 26. maddesinde düzenlenen düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti ile radyo ve televizyon istasyonu kurmanın ve işletmenin serbest olduğu yolundaki 133. maddesinin 1. fıkrasındaki kuralın ve basın dışı kitle haberleşme ve yayın araçları vasıtasıyla halkın haber almasını, düşünce ve kanaatlere ulaşmasını ve kamuoyunun serbestçe oluşmasını teminen kitle haberleşme araçlarından yararlanma hakkını düzenleyen 31. maddesinin 2. fıkrasındaki basın dışı yayınlardan yararlanma hakkının sınırlandırılması mahiyetinde olduğu, bu nedenle program yayınını durdurma yaptırımının, idari para cezasından daha ağır bir yaptırım olduğu, anayasal bir hak olan düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetini sınırlayan program yayınını durdurma yaptırımının, para cezası yaptırımı ile kıyaslandığında davacının aleyhine olduğu ve bunun Kanun koyucu tarafından da 6112 sayılı Kanun'da kabul edildiği, idarî para cezası yaptırımının davacınınn leheine olduğu, davacı şirkete lehe olan idarî para cezasının uygulanabilmesi için hakkında tesis edilen program yayınını durdurma işleminin infaz edilmemiş olması gerektiği, aksi takdirde, yayın durdurma yaptırımı infaz edilmişse, bu işlemin geri alınma imkânı kalmayacağından ve tekrar idarî yaptırım uygulanması sonucu doğacağından, bu hususun göz önüne alınmasının zorunlu olduğu, Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin 20/01/2021 tarih ve E:2015/4325 sayılı ara kararıyla davalı idareden ve davacıdan, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'nun … tarih ve … sayılı toplantısında alınan davacı yayın kuruluşuna bir kez program durdurma müeyyidesi uygulanmasına ilişkin 28 nolu kararının uygulanıp uygulanmadığının sorulduğu ve buna ilişkin bilgi ve belgelerin istenildiği, söz konusu ara karara cevap olarak gönderilen bilgi ve belgelerden, davacı hakkındaki yayın durdurma yaptırımının uygulanmadığının anlaşıldığı, bu itibarla, davacı hakkında tesis edilen yayın durdurma yaptırımının infaz edilmemiş olduğunun anlaşılması karşısında, mülga 3984 sayılı Kanun'un 4. maddesinin (z) bendinde yer alan yayın ilkesini tekraren ihlâl ettiği sabit olan davacı şirkete 6112 sayılı Kanun'un 32. maddesinin 2. fıkrası uyarınca idarî para cezası yaptırımı uygulanmasının davacı şirketin lehine olduğu anlaşıldığından, söz konusu lehe düzenlemenin davacıya uygulanması zorunluluğu karşısında, dava konusu Üst Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, idari istikrarın ve kamu düzeninin sağlanması açısından idari işlemlerin tesis edildikleri andaki hukuki duruma göre değerlendirilmesinin Kabahatler Kanunu'nun amacına da uygun düşeceği, aksi takdirde, ekonomik ve sosyal gelişmelere paralel olarak sık sık değişikliğe uğraması muhtemel yasal ve idari düzenlemelerden dolayı bu müeyyideleri getiren merci tarafından öngörülmeyen sonuçların ortaya çıkabileceği, kabahat sayılan fiillere uygulanacak yaptırımlara yönelik tekerrür hükümleri dikkate alındığında, daha önce tesis edilen işlemle birlikte yeni yaptırımlar uygulanmasına ilişkin işlemlerin yargısal denetiminde işlemin tesis edildiği tarihten sonra meydana galen mevzuat değişikliklerinin dikkate alınmaması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 09/05/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.