T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/5297
Karar No : 2023/2108
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1) …
2) …
3) …
4) …
5) …
6) …
7) …
VEKİLLERİ : Av. …
Av. …
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, 20/08/2008 tarihinde yakınları …'nin İstanbul ili, Küçükçekmece ilçesi, … Mahallesinde meydana gelen tren kazası neticesinde hayatını kaybetmesinde davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek baba … için 10.000,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 34.368,00 TL) maddi, 100.000,00 TL manevi, anne … için 10.000,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 39.455,00 TL) maddi, 100.000,00 TL manevi, kardeşler …, …, …, … ve … için ayrı ayrı 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince, Mahkemelerinin … tarih ve E:…, K:… sayılı davanın reddine ilişkin kararının Danıştay Onuncu Dairesinin 17/09/2015 tarih ve E:2012/4346, K:2015/3835 sayılı kararıyla bozulması üzerine bozma kararına uyularak, dava konusu olayın gerçekleştiği yerin meskun mahal içinde kalması, tren hattının bir kısmında yer alan tel örgüde süreksizlik bulunması nedeniyle idarenin hizmet kusuru bulunduğu gerekçesiyle davacılardan müteveffanın babası … için 34.368,00 TL maddi, 40.000,00 TL manevi, annesi … için 39.455,00 TL maddi, 40.000,00 TL manevi, kardeşleri …, …, …, … ve … için ayrı ayrı 20.000,00 TL manevi tazminat istemlerinin kabulü ile fazlaya ilişkin istemler yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacılar tarafından, Mahkeme kararında maddi tazminat istemlerinin miktar artırım dilekçesi ile artırılan kısmı için miktar artırım tarihinden itibaren faiz işletilmesinin hukuka aykırı olduğu, yaşanan olay karşısında hükmedilen manevi tazminat tutarının yetersiz kaldığı ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, davacılar tarafından verilen ikinci kez verilen miktar artırım dilekçesi gözetilerek davacıların maddi tazminat istemlerinin kabulüne ilişkin verilen kararın hukuka aykırı olduğu, Kanun gereği miktar artırım hakkının bir defaya mahsus kullanılabileceği, dava konusu olayın gerçekleşmesinde idarelerinin kusuru bulunmadığı, olayın tamamen müteveffanın kusuru nedeniyle yaşandığı, davanın reddi gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Davacılar tarafından davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup, davalı idare tarafından davacıların temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının yasal faizin başlangıç tarihi yönünden düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden tarafların yürütmenin durdurulması istemleri hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, hükmedilen maddi tazminat miktarına işletilecek yasal faizin başlangıç tarihi dışındaki kısımlar yönünden usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu yönlerden bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda Danıştay'ın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.
Aynı Kanun'un 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği kuralı yer almakta olup, anılan maddede, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının, dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına, ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi, görevli olmayan adli yargıda dava açılması halinde adli yargıda dava açıldığı tarih itibarıyla yasal faiz uygulanması, Danıştay’ın içtihatlarıyla kabul edilmiştir.
Kanun'un 16. maddesinin 4. fıkrasına 30/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile, “Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir.” cümlesi; aynı Kanun'un Geçici 7. Maddesiyle de, “Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 16. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen hüküm, kanun yolu aşaması dahil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanır.” cümlesi eklenmiştir.
Aktarılan düzenlemeyle, nihai karar verilinceye kadar harcı ödenmek ve bir defaya mahsus olmak üzere, “süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin” dava dilekçesinde gösterilen tazminat miktarının artırılmasına imkan verilmektedir. Böylelikle, artırılan miktar açısından da dava dilekçesinin verildiği tarihteki hukuksal koşullar geçerli bulunmaktadır.
Yapılan bu açıklamalar karşısında, miktar artırımına ilişkin dilekçenin yeni bir dava niteliğinde olmayıp mevcut davada talep edilen tazminat miktarının miktar artırım suretiyle artırımına olanak sağlayan yasal bir hakkın kullanımına ilişkin olduğu da göz önünde bulundurulduğunda, artırılan tazminat miktarı yönünden davanın kabul edilmesi halinde, yasal faizin başlangıcının bu miktar yönünden de, idarenin uyuşmazlığın esasında ihtilafa, bir başka anlatımla temerrüde düştüğü tarih olduğu; aksi bir durumun hakkaniyete aykırı olacağı sonucuna varılmaktadır.
Bu durumda, artırılan tazminat miktarı bakımından da, idareye başvurunun yapıldığı 07/10/2008 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiğinden, İdare Mahkemesince verilen gerekçeli kararın hüküm fıkrasının "Maddi tazminat talebinin KABULÜ ile, davacılardan anne … için hükmedilen 39.455,00 TL tazminatın 10.000,00 TL'sinin 07.10.2008 tarihinden (başvuru tarihi) itibaren işleyecek yasal faizi ile, 29.455,00-TL'sinin ise ıslah tarihi olan 11.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine, davacılardan baba … için ise hükmedilen 34.368,00 TL tazminatın 10.000,00 TL'sinin 20.10.2008 tarihinden (başvuru tarihi) itibaren işleyecek yasal faizi ile, 24.368,00-TL'sinin ise ıslah tarihi olan 11.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine" kısmının "Maddi tazminat talebinin KABULÜ ile, davacılardan anne … için 39.455,00 TL, baba … için 34.368,00 TL tazminatın idareye başvuru tarihi olan 20/10/2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların davanın esasına ilişkin temyiz istemlerinin REDDİNE,
2. Davacıların temyiz istemlerinin davanın miktar artırım dilekçesi ile artırılan kısmının faiz başlangıç tarihi yönünden KABULÜNE,
3. İstanbul 4. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının hüküm fıkrasının "Maddi tazminat talebinin KABULÜ ile, davacılardan anne … için hükmedilen 39.455,00 TL tazminatın 10.000,00 TL'sinin 07.10.2008 tarihinden (başvuru tarihi) itibaren işleyecek yasal faizi ile, 29.455,00-TL'sinin ise ıslah tarihi olan 11.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine, davacılardan baba … için ise hükmedilen 34.368,00 TL tazminatın 10.000,00 TL'sinin 20.10.2008 tarihinden (başvuru tarihi) itibaren işleyecek yasal faizi ile, 24.368,00-TL'sinin ise ıslah tarihi olan 11.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine" kısmının "Maddi tazminat talebinin KABULÜ ile, davacılardan anne … için 39.455,00 TL, baba … için 34.368,00 TL tazminatın idareye başvuru tarihi olan 20/10/2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine" şekilinde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
4. 2577 sayılı Kanun'un (geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 13/04/2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
(X) - KARŞI OY :
Davacılar lehine hükmedilen maddi tazminat tutarının artırılan tazminat miktarına tekabül eden kısmına işletilecek yasal faizin başlangıç tarihinin, davalı idareye başvuru tarihi olması gerekirken miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği tarih olarak alınması; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasını gerektiren, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hata ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlık kapsamında bulunmayıp, anılan maddenin 2. fıkrasının (b) bendi uyarınca kararın bozulmasını gerektiren, hukuka aykırılık teşkil ettiğinden; İdare Mahkemesi kararının, bu hususta yeniden bir karar verilmek üzere bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına bu yönden katılmıyoruz.