T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/534
Karar No : 2023/2670
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … (…)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İzmir Kadastro Mahkemesinde zabıt katibi olarak görev yapan davacı tarafından, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Adalet Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı tüm parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararla; dava konusu işleme dayanak alınan soruşturma raporu ile eki belgeler, davacının soruşturma aşamasında alınan ifadesi ve davacının zimmet suçundan dolayı mahkumiyetine ilişkin yargı kararı birlikte değerlendirildiğinde, davacının memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici harekette bulunduğu sabit olduğundan, ilgili mevzuat hükmü uyarınca davacının devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediğinden bahisle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu, görevinde tecrübesiz olduğu, fazla çekilen paraların dosyalarına yatırıldığı belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesince verilen kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :Bölge İdare Mahkemesince verilen kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 tarih ve 2020/62 sayılı Danıştay Dava Daireleri Arasındaki İş Bölümü Kararı uyarınca Dairemize devredilen dosyada, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
İzmir Kadastro Mahkemesinde zabıt katibi olarak görev yapan davacının, 15/09/2014-23/03-2015 tarihleri arasında muhtelif dosyalardan çeşitli miktarlarda para çekmek sureti ile uhdesinde tuttuğu iddiasıyla hakkında yapılan disiplin soruşturması sonucunda düzenlenen raporda "… Kadastro Mahkemesin E:… sayılı dosyasında Menderes Kadastro Birimine yazılan 08/01/2015 tarihli müzekkeresine cevap verilmemesi üzerine 13/02/2015 tarihli tekit müzekkeresinin yazıldığı, müzekkereyi alan Menderes Kadastro Biriminde görevli memurun mahkeme kalemini arayarak 08/01/2015 tarihli müzekkerenin kendilerine ulaşmadığını bildirdiği, bunun üzerine dosya, posta kartonu ve uyap üzerinden yapılan incelemeler sonucunda 160 adet dosyada yatırılmış olan gider avansından müzekkere posta masrafı adı altında vezneden reddiyat yolu ile 11.631,85 TL para çekildiğinin tespit edildiği, bu dosyalarda yazılan müzekkere masraflarının 4.463,00 TL olduğu, fazla çekilen 4.513,00 TL'nin davacı tarafından 26/02/2015 ve 10/03/2015 tarihlerinde yatırıldığı, 2.606,35 TL meblağın ise iade edilmeyip uhdesinde bırakmak suretiyle zimmet suçunu oluşturduğu belirtilerek, bu eylemin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde yer alan memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak kapsamında olduğu değerlendirmesiyle Devlet Memurluğundan Çıkarma cezası ile cezalandırılması gerektiği" yönünde teklifte bulunulmuş, Adalet Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun … tarih ve … sayılı kararında ise; davacı hakkında “zincirleme şekilde zimmet” suçundan açılan kamu davasında … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla “zimmet” suçundan 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedildiği, fiilin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinin E bendinin (g) alt bendi kapsamında kaldığının sabit olduğu sonucuna varıldığı belirtilerek, davacının devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılması üzerine temyizen incelenmekte olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde, ''Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak'' Devlet memurluğundan çıkarma cezası verilmesini gerektiren fiil ve haller arasında sayılmış, aynı Kanun'un 131. maddesinde ise, "Aynı olaydan dolayı memur hakkında ceza mahkemesinde kovuşturmaya başlanmış olması disiplin kovuşturmasını geciktiremez. Memurun ceza kanununa göre mahkum olması veya olmaması halleri, ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamaz." hükmü öngörülmüştür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda, davacıya isnat edilen ve disiplin soruşturmasına konu olan fiillerin aynı zamanda Türk Ceza Kanunu kapsamında da suç teşkil etmesi nedeniyle davacının, "zimmet'' suçundan yargılandığı davada, … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararı ile hakkında mahkumiyet kararı verildiği, anılan kararın Yargıtay … Ceza Dairesinin … tarih ve E:… , K:… 0 sayılı kararıyla bozulduğu, bozma kararı üzerine … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararı ile hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan neticeten verilen 8 ay 10 gün hapis cezası ve 34 gün adli para cezasında hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı ve kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.
Bu durumda, “zimmet” suçundan verilen hapis cezasının Yargıtay tarafından bozulması üzerine yeniden yargılama yapılıp bir karar verildiği ve İdare Mahkemesince de “zimmet” suçundan verilen karar esas alınarak değerlendirme yapıldığı dikkate alındığında, söz konusu ceza davasının sonucunun araştırılması ve ceza yargılaması sonuçlandıktan sonra disiplin cezasına konu fiillerin işlenip işlenmediği ve nitelendirilmesi konusunda yeniden bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerektiğinden, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Kullanılmayan … - TL yürütmeyi durdurma harcının davacıya iadesine,
4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 18/05/2023 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.