T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/5386
Karar No : 2023/1286
KARARIN DÜZELTİLMESİNİ
İSTEYEN (DAVACILAR) : 1- …
2- …
VEKİLİ : Av. …
3- …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü / …
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
İSTEMİN_KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesince verilen 25/03/2021 tarih ve E:2017/1824, K:2021/1378 sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmaya devam edilen 54. maddesi uyarınca düzeltilmesine karar verilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … Vakfında değişik tarihlerde yönetim kurulu üyeliği ve avukatlık yapan davacıların, vakfın yönetim kurulu başkanı ve yönetim kurulu üyelerinin vakfın malvarlığını kişisel çıkarları doğrultusunda kullandıklarından bahisle soruşturma açılarak haklarında gerekli işlemlerin yapılması istemiyle davalı idareye yaptıkları başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, uyuşmazlığın, vakfı zarara uğrattığı öne sürülen yöneticiler hakkında gerekli işlemlerin yapılması istemine dayandığı, 5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun 10. maddesi uyarınca, vakıf yöneticilerinin görevden el çektirilmesinin; ancak vakfın yerleşim yeri asliye hukuk mahkemesinin vereceği karara bağlı olduğu dikkate alındığında davanın görüm ve çözüm yerinin adli yargı olduğu gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Davacıların başvurusu üzerine Danıştay Onuncu Dairesince, temyize konu karar hukuk ve usule uygun bulunmuş ve kararın onanmasına karar verilmiştir.
KARAR DÜZELTME
TALEP EDENİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından; uyuşmazlığın idari yargıda görülmesi gerektiği, İdare Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idarece, düzeltilmesi istenen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, ileri sürülen nedenlerin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 54. maddesine uymadığı, bu nedenle istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Karar düzeltme isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen nedenler, 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi hükmüne uygun bulunduğundan, karar düzeltme isteminin kabulü ile Danıştay Onuncu Dairesinin 25/03/2021 tarih ve E:2017/1824, K:2021/1378 sayılı kararı kaldırılarak davacıların temyiz istemi yeniden incelendi:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Dava dosyasının incelenmesinden, … Vakfında değişik tarihlerde yönetim kurulu üyeliği ve avukatlık yapan davacılar tarafından, davalı idareye sunulan dilekçe ile vakfın zarara uğratıldığı ileri sürülerek gerekli incelemenin yapılmasının istenildiği, davalı idare teftiş kurulunca düzenlenen rapor uyarınca, vakıf yöneticileri hakkında öne sürülen iddiaların sübut bulmadığı belirtilerek, vakıf yöneticileri hakkında herhangi bir işlem yapılmayacağının … tarih ve … sayılı işlemle davacılara bildirilmesi üzerine de anılan işlemin iptali istemiyle görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde, idari dava türleri; idari işlemlere karşı açılan iptal davaları, idari eylem ve işlemlerden dolayı açılacak tam yargı davaları ve idari sözleşmelerden dolayı çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar olarak belirlenmiştir.
5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun "Vakıf Yöneticilerinin Sorumlulukları ve Görevden Alınması" başlıklı 10. maddesinde, vakfın amacına ve yürürlükteki mevzuata uymayanlar ile vakfın amacı doğrultusunda faaliyette bulunmayan, vakfın mallarını ve gelirlerini amaçlarına uygun olarak kullanmayan, ağır ihmal ve kasıtlı fiilleriyle vakfı zarara uğratan ... vakıf yöneticilerinin, Meclisin vereceği karara dayalı olarak Denetim Makamının başvurusu üzerine vakfın yerleşim yeri asliye hukuk mahkemesince görevlerinden alınabileceği ve vakıf yöneticilerinin mahkeme kararı olmaksızın görevlerinden uzaklaştırılamayacakları kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdari işlem; idarenin, hukuk âleminde değişiklik, yenilik doğuran irade açıklaması olup, bir tasarruf veya kararın idari işlem sayılabilmesi için, idari makamca verilmiş olması ve idarenin, idare hukuku alanında gördüğü idari faaliyete ilişkin olması gerekmektedir.
İdari makamların, idari faaliyetin görülmesi sırasında kullandıkları kamu gücü ise, söz konusu makamlara, bireyler ile girdikleri ilişkilerde, onların iradesinden bağımsız bir şekilde, hatta karşıt iradelerine rağmen, tek yanlı olarak hukuki sonuçlar ve etkiler yaratabilecek işlemler yapabilme yetki ve yeteneği tanıdığından, kamu gücünün kullanılmasından doğan uyuşmazlıkların idari yargı yerinde görülmesi gerektiği açıktır.
Başka bir ifadeyle, idare hukuku kuralları içinde kamu hizmetinin yürütülmesi amacıyla, kamu gücü kullanılarak tek yanlı irade beyanıyla tesis edilen idari işlemlerden doğan uyuşmazlıklar nedeniyle açılan davaların görüm ve çözümü, idari yargının görev alanında bulunmaktadır.
Her ne kadar İdare Mahkemesince; 5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun 10. maddesi uyarınca, vakıf yöneticilerinin görevden el çektirilmesinin; ancak vakfın yerleşim yeri asliye hukuk mahkemesinin vereceği karara bağlı olduğu, bu nedenle bakılan davada adli yargı yerinin görevli olduğu gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verilmiş ise de; 5737 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamında adli yargıda dava açma hakkının yalnızca Meclisin vereceği karara dayalı olarak denetim makamı olan Vakıflar Genel Müdürlüğüne tanındığı, davacıların vakıf yöneticilerinin görevden el çektirilmesi amacıyla doğrudan asliye hukuk mahkemesinde dava açma hakları bulunmadığı, nitekim görülmekte olan davanın konusunun da doğrudan vakıf yöneticilerinin görevden el çektirilmesi olmadığı görülmektedir.
Bununla birlikte, davanın konusunu oluşturan ve … Vakfı hakkında ileri sürdükleri iddiaların sübut bulmadığından bahisle davacıların başvurusunun reddi yönündeki davalı idarenin … tarih ve … sayılı işleminin, kamu gücü kullanılmak suretiyle ve tek taraflı irade beyanıyla tesis edildiği anlaşıldığından, işbu uyuşmazlığın çözümünün idari yargının görev alanına girdiği sonucuna varılmaktadır.
Bu itibarla, temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz isteminin KABULÜNE,
2. Davanın görev yönünden reddine ilişkin ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 15/03/2023 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
Danıştay dava daireleri ile İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarının temyiz üzerine verilen kararları hakkında, ancak 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmaya devam edilen) 54. maddesinde yazılı nedenlerle kararın düzeltilmesi istenebilir. Kararın düzeltilmesi dilekçesinde öne sürülen hususlar ise, anılan maddede yazılı nedenlerden hiçbirine uymamaktadır.
Bu nedenle, davacıların kararın düzeltilmesi isteminin reddi gerektiği oyuyla aksi yöndeki Daire kararına katılmıyorum.