Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/5519 E. , 2023/7244 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/5519
Karar No : 2023/7244
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Üniversitesi
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalında "Profesör" unvanı ile öğretim üyesi olarak görev yapan ve mesai saatleri dışında özel sağlık kuruluşunda çalışan davacı tarafından, 6514 sayılı Kanunun 14. maddesi ile 2547 sayılı Kanuna eklenen hüküm uyarınca mesai saatleri sonrasında üniversite bünyesinde özel muayene yapabileceği veya kurum ile kanunda belirtilen şartlar doğrultusunda anlaşma yapması koşuluyla vakıf veya özel sağlık kuruluşlarında çalışabileceği, bu iki kıstasın dışında kalan çalışma şekline 01/01/2021 tarihine kadar son verilerek Fakültede tam gün çalışma şekline dönülmesi gerektiği, aksi takdirde hakkında yasal süreç başlatılacağına ilişkin ... tarih ve ... sayılı ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı işleminin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının, .... Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalında "Profesör" unvanı ile öğretim üyesi olarak görev yaptığı ve aynı zamanda 07/02/2013 tarihinden itibaren 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 36. maddesine 26/08/2011 tarih ve 650 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile eklenen hüküm gereği ... Hastanesi'nde personel çalışma belgesi ile geçici olarak mesleğini icra ettiği görülmekte olup, yasal düzenleme ve yüksek yargı içtihatları gereği 18/01/2014 tarihinden önce özel hastanede serbest meslek icra etmekte olan davacının var olan durumunun korunması gerektiği, geçerli personel çalışma belgesi ile özel hastenede faaliyette bulunan davacının özel hastane ile yapılan sözleşmenin işlevsiz hale getirecek çalışma planına tabi tutulmasının ve bu kapsamda yaptırım tehdidinde bulunulmasının yasal düzenlemelere ilişkin verilen Anayasa Mahkemesi kararları ile hukuka aykırı olduğu anlaşıldığından, davacı hakkında davalı idare bünyesinde tam gün çalışma planını içeren ve tam gün çalışma planına uyulmaması halinde müeyyide öngören dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Üniversite Yönetim Kurulu'nun karar almaya yetkili olduğu, Yükseköğretim Kanunu'nun 36. maddesinde öğretim üyelerinin mesai saatleri sonrasında üniversite bünyesinde özel muayene yapabilmelerine veya kurum ile kanunda belirtilen şartlar doğrultusunda anlaşma yapılması koşuluyla vakıf veya özel sağlık kuruluşlarında çalışabilmeye izin verdiği, bu iki durumun dışında olan çalışma şekline son verilmesinin istenmesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde, "1) İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir.
3) Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.
6) Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir." hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanun'un "Temyiz" başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde, "Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları"; (d) bendinde ise, "Belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan iptal davaları" hakkında verilen kararların Danıştay'da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; İdare Mahkemelerinin tek hakim sınırı dışında kalan bütün kararlarına karşı mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine istinaf başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemesince istinaf incelemesi üzerine verilen kararlara karşı ise sadece 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde yer alan konular ile sınırlı olarak Danıştay'a temyiz başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemelerince istinaf incelemesi üzerine verilen ve 46. madde kapsamı dışında olan kararların ise kesin olduğu görülmektedir.
Uyuşmazlık, davalı üniversitenin Tıp Fakültesinde görev yapan ve aynı zamanda özel muayenehanesi olan öğretim üyeleri ile kurumsal sözleşmesi olmadan özel hastanede çalışan öğretim üyelerinin 01/01/2021 tarihine kadar muayenehanelerini kapatmaları için süre verilmesine ve bu tarihten sonra muayenehanesini kapatmayan ve kurumsal sözleşme yapmadan çalışmaya devam eden öğretim üyeleri hakkında gerekli yasal sürecin başlatılmasına ilişkin olarak üniversite yönetim kurulu ve tıp fakültesi dekanlığı'nca tesis edilen işlemlerin iptali isteminden kaynaklanmaktadır.
Olayda; davalı idarece tesis edilen işlemler ile özel muayehanesi olan ve kurumsal sözleşmesi olmadan özel hastanede çalışan öğretim üyelerinin belirtilen tarihe kadar bu muayenehanelerini kapatarak üniversitede tam gün çalışılmasının amaçlandığı, tam gün çalışılmaması durumunda da gerekli yasal sürecin başlatılacağının belirtildiği görülmektedir.
Bu durumda; davalı idarece tesis edilen ve dava konusu edilen işlemlerin, 2577 sayılı Kanunun 46. maddesinde yer alan "belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında verilen kararlar" kapsamında olmadığı, öte yandan, doktorluk mesleği ticari faaliyet olarak da değerlendirilemeyeceğinden 2577 sayılı Kanunun 46. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi kapsamında da olmadığı, dolayısıyla temyiz yolu açık bulunmayan dava konusu uyuşmazlık hakkında yapılan temyiz başvurusunun esasını inceleme olanağının bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, temyiz istemine esas teşkil eden kararın Bölge İdare Mahkemesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 46. maddesine göre temyiz yolu açık olmayan "kesin" kararlarından olduğu anlaşıldığından temyiz isteminin incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1- TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2- Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kesin olarak, 14/12/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY :
(X)- Dava, ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalında "Profesör" unvanı ile öğretim üyesi olarak görev yapan ve mesai saatleri dışında özel sağlık kuruluşunda çalışan davacı tarafından, 6514 sayılı Kanunun 14. maddesi ile 2547 sayılı Kanuna eklenen hüküm uyarınca mesai saatleri sonrasında üniversite bünyesinde özel muayene yapabileceği veya kurum ile kanunda belirtilen şartlar doğrultusunda anlaşma yapması koşuluyla vakıf veya özel sağlık kuruluşlarında çalışabileceği, bu iki kıstasın dışında kalan çalışma şekline 01/01/2021 tarihine kadar son verilerek Fakültede tam gün çalışma şekline dönülmesi gerektiği, aksi takdirde hakkında yasal süreç başlatılacağına ilişkin ... tarih ve ... sayılı ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı Kanun'un "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştay'da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir: ... (d) bendinde; Belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan iptal davaları... hükmüne yer verilmiştir.
Olayda, davacının ... Üniversitesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalında Profesör unvanı ile öğretim üyesi olarak görev yaptığı ve aynı zamanda 07/02/2013 tarihinden itibaren (Sağlık Bakanlığı ÇKYS sistemine kayıtlı olarak) özel muayenehane faaliyetinde bulunduğu ve mesai saatleri sonrasında serbest meslek faaliyetine devam etmekte iken dava konusu işlemlerin tesis edildiği anlaşılmaktadır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, davacının yapmış olduğu serbest meslek faaliyetinin geçimini temin ettiği "ticari faaliyet" olarak nitelendirilebileceği, kanun metninden de benzer sonucu doğuran her türlü işlemin temyize tabi olduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemlerin davacının ticari faaliyetinin (mesleki faaliyetinin) icrasını otuz günden uzun süreyle engellemesine sebebiyet verdiği sonucuna ulaşılmaktadır. Somut uyuşmazlık her ne kadar iptal ile faaliyet devamı yönünde ise de bu konu uyuşmazlığın esası ile ilgilidir.
Bu nedenle, kurumsal sözleşme olmadan özel hastanelerde çalışan öğretim üyeleri ile özel muayenehanesi olan öğretim üyelerinin muayenehanelerini kapatmaları gerektiğine dair işlemlerin iptali istemiyle açılan davada temyiz yolu açık bulunduğundan, davalı idarenin temyiz isteminin esasının görüşülerek bir karar verilmesi gerektiği görüşü ile temyiz isteminin incelenmeksizin reddine ilişkin aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.