T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/5627
Karar No : 2023/552
TEMYİZ EDENLER : 1- (Davalı) … İşleri Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
2- (Davalı yanında katılanlar)
I-… Mad. İnş. Nak. Taah. Tic.Ltd. Şti.
II- …
VEKİLİ : Av…
KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1-… 2-…
VEKİLİ : Av…
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, … ili, … ilçesi dahilinde bulunan II-A grubu Sicil:… sayılı maden ruhsatının tescilinin düzeltilmesi isteminin reddine ilişkin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nün … tarih ve E…. sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; …'in tüm mirasçılarının …'e maden sahasındaki hak ve hisselerini adına tescil ve intikal hususunda yetki verdiği, sonrasında da Ayşe Eriz haricindeki diğer mirasçıların … İşlet Ruhsatındaki hak ve hisselerinin tamamını … Madencilik İnşaat Nakliyat Taahhüt Ticaret Ltd. Şti.'ye devri hususunda …'e yetki verdiği, fakat bu hususa ilişkin olarak davacılardan … tarafından bir vekaletname verilmediği, dolayısıyla … ili, … ilçesi dahilinde bulunan Sicil:… sayılı maden ruhsatına ilişkin mirasçıların hak ve hisselerinin … Madencilik İnşaat Nakliyat Taahhüt Ticaret Ltd. Şti'ne devri hususunda Maden Kanununun aradığı anlamda ittifakın oluşmadığı, Maden Kanununun aradığı anlamda mirasçıların tümünün ittifakın bulunmamasına rağmen, yapılan tescilin düzeltilmesi isteminin, tescilin hukuka uygun olduğu belirtilerek reddine ilişkin dava konusu işlemde açıkça hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, 20/10/1997 tarihinde yapılan tescilin kaldırılması talebiyle 2019 yılında yapılan başvurunun reddine ilişkin açılan davanın süresinde olmadığı, ayrıca davacılar tarafından adli yargıda açılan davanın tarihinin 02/05/2019 olduğu, bu nedenle ruhsat intikal işlemini daha önceden bildiklerinden davanın süre aşımı nedeniyle reddedilmesi gerektiği, esasa ilişkin olarak ise, ruhsat hakkının bölünemeyeceği, birden fazla gerçek veya tüzel kişiye devredilemeyeceği, davacı A.E. tarafından Yılmaz Civelek'e 26/09/1997 tarih ve 16321 sayılı vekaletnamede "maden sahasındaki miras hak ve hisselerimizle ilgili olarak dilediği kimselere dilediği şekil ve şartlarla her türlü sözleşmeler yapmaya.." ifadeleri geçtiği için ruhsat devri konusunda Maden Kanununda aranan şekilde ittifakın oluştuğu ileri sürülmekte; davalı yanında katılanlar tarafından ise, ruhsat tescil işleminin ilk yapıldığı tarihten itibaren davacıların intikalden haberleri olduğu, davacılardan A.E 'nin oğlunun … Mad. İnş. Nak. Taah. Tic.Ltd. Şti.'nin davalarını takip eden avukatı olduğundan ruhsatın bu şirkete intikalinden habersiz olmasının mümkün olmadığı bu nedenle bakılan davanın süresinde açılmadığı, esasa ilişkin olarak ise, ruhsat sahibi babalarının 19/09/1997 tarihinde ölümünden sonra intikalin 20/10/1997 tarihinde yapıldığı, aradan geçen yirmi iki yıl sonra davacıların 1997 yılında verdikleri vekaletnamelere dayanarak tescilin düzeltilmesini isteyemeyecekleri, davacı A.E. tarafından verilen … tarihli … sayılı vekaletname ile gereken yetkinin verildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacılar tarafından, verilen kararın hukuk ve usule uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, davaya davacı yanında katılma talebinde bulunan Arzu Kılıç ile Emel Karamanlıer'in talepleri kabul edilerek, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 15/02/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY :
(X)- Dava, davacılar tarafından … ili, … ilçesi dahilinde bulunan … grubu Sicil:… sayılı maden ruhsatının tescilinin düzeltilmesi isteminin reddine ilişkin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nün … tarih ve E…. sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, davacıların ruhsat sahibi babalarının ölümünden sonra kardeşleri olan Y.C.'ye 1997 yılında verdikleri vekaletnameye dayanarak ruhsatın … Mad. İnş. Nak. Taah. Tic.Ltd. Şti.'ne devir edildiği, davacı E.K. tarafından kardeşi Y.C.'ye verilen vekaletnamede "… sicil nolu … ili … ilçesi … köyünde kain … erişim nolu mermer kalker işletme ruhsatındaki hak ve hisselerimizin tamamını … Mad. İnş. Nak. Taah. Tic. Ltd.Şti'ne bedelli veya bedelsiz olarak dilediği şartlar dairesinde devir etmeye, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden Dairesi Başkanlığı nezdinde akt olunacak devir sözleşmelerini bizleri temsilen akt ve imzaya.." şeklinde açık yetki verildiği, diğer davacı A.E tarafından kardeşi Y.C adına verilen devre dayanak olan vekaletname içeriğinde ise "maden sahasındaki miras hak ve hisselerimizle ilgili olarak dilediği kimselere dilediği şekil ve şartlarla her türlü sözleşmeler yapmaya.." ifadelerinin yer aldığı, devir işleminin de esasında bir sözleşme olduğu, davacı A.E. tarafından kardeşi Y.C.'ye verilen yukarıda alıntısı yapılan vekalete göre 1997 yılında devri gerçekleştirilen ruhsat için 2019 yılında yapılan başvuru üzerine tesis edilen dava konusu işleme karşı açılan davanın süresinde olmadığı, ayrıca davacı A.E. tarafından verilen vekaletnamenin de devir yetkisini içerdiği, üzerinden geçen çok uzun süre sonra 3. kişiye karşı ruhsatın devredildiğinden haberdar olmadıkları yönündeki iddialarına itibar edilemeyeceği, kaldı ki aynı davacılar tarafından adli yargıda ruhsatı devralan şirket ile vekalet verdikleri kardeşleri Y.C.'ye yönelik olarak "miras yolu ile intikal eden taş ocağı ruhsatının çalıştırılmasından elde edilen gelirden kazanç payı alacağı istemli" davada yer alan dava dilekçesinde, "6543 sayılı taş ocağı ruhsatının Maden Kanunu'nun 5. maddesi hükmü gereği babalarının ölümünden on gün sonra ruhsatın iptal olmaması için müvekkillerin bilgi ve onayı ile … Mad. İnş. Nak. Taah. Ltd. Şti şirketinin kurulduğu, yine taş ocağının çalıştırılması için kardeşleri Y.C'.ye 1997 yılında vekalet verildiği" ifade edildiğinden, davacıların kendi beyanları ile ruhsatın devir konusundan haberdar oldukları ve muvafakatlerinin bulunduğu anlaşıldığından uyuşmazlıkta, davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle temyize konu kararın bozulması gerekirken aksi yönde verilen dava konusu iptali kararının onanması yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum.