T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/6115
Karar No : 2023/2378
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- …
2- …
3- …
VEKİLLERİ : Av…
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : 1. Hukuk Müşaviri Yrd. V. …
İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, davacılar tarafından temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 11/05/2013 tarihinde, … ili, … ilçesinde, terör örgütü mensupları tarafından gerçekleştirilen terör saldırısı sonucu …'ın yaralanmasında davalı idarenin sorumluluğunun bulunduğundan bahisle, … için 500,00 TL maddi, 200.000,00 TL manevi, baba … ve anne … için ayrı ayrı 50.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 300.500,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesinin … tarih ve E…, K:… sayılı kararıyla; maddi tazminat yönünden; olayın meydana gelmesinde idarenin hizmet kusurunun bulunduğu, başvurulan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen sağlık kurulu raporu ile dosyadaki diğer teşhis ve tedavi evrakına göre olay nedeniyle kendisinde iş gücü kaybı meydana gelmediği gerekçesiyle Beyazıt …'ın maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat yönünden; olay nedeniyle uğradıkları manevi zararlara karşılık … için 10.000,00 TL, anne ve babası için ayrı ayrı 5.000,00 TL tutarındaki manevi tazminatların idareye başvuru tarihi olan 27/05/2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte adı geçen davacılara ödenmesine, davacıların fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; olayın meydana geldiği 11/05/2013 tarihinin üzerinden bir yıllık süre geçtikten sonra, 16/05/2016 (İdareye başvuru tarihi 27/05/2016'dır. Kararda sehven 16/05/2016 olarak belirtilmiştir.) tarihinde idareye yapılan başvurunun reddi üzerine açılan işbu davanın süresi içerisinde açılmadığı belirtilerek İdare Mahkemesi kararının davanın reddine ilişkin kısmına yönelik davacıların istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kabule ilişkin kısmının kaldırılmasına, davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, bedensel zarara ilişkin kesin sağlık kurulu raporu alınmadığından dava açma süresinin işlemeye başladığından söz edilemeyeceği iddiasıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından davacıların temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
11/05/2013 tarihinde, … ili, … ilçesinde, terör örgütü mensupları tarafından gerçekleştirilen terör saldırısı sonucu … yaralanmıştır.
Olayda davalı idarenin sorumluluğunun bulunduğundan bahisle, … için 5233 sayılı Kanun kapsamında maddi, baba …, anne …. ve … için genel hükümlere göre manevi tazminat ödenmesi istemiyle 27/05/2016 tarihinde Hatay Valiliğine yapılan başvuruların reddi üzerine, genel hükümler uyarınca kendilerine tazminat ödenmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.
Davacı …'ın çalışma gücü kaybı oranının belirlenmesi amacıyla Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu … Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesince düzenlenen 02/07/2019 tarihli durum bildirir sağlık kurulu raporunda, davacının herhangi bir alanda özel gereksinime ihtiyaç duymadığı belirtilmiş iken, istinaf kanun yolu aşamasında davacılar tarafından dosyaya sunulan … Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Sağlık Araştırma ve Uygulama Hastanesince düzenlenen 21/08/2019 tarih ve 1732 sayılı sağlık kurulu raporunda, davacı Beyazit Bestami Batıray'ın genitoüriner sistem cerrahisi alanında özel koşul gereksiniminin bulunduğu belirtilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesince, davacı …'ın zararının kesinleşip kesinleşmediği hususunda bir inceleme yapılmadan, yalnızca olayın meydana geldiği 11/05/2013 tarihinden itibaren bir yıllık süre içinde davalı idareye tazminat istemli bir başvuru yapılmadığı gerekçesiyle davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları ödemekle yükümlü olup; idari eylem ve işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Doğrudan doğruya tam yargı davası açılması" başlıklı 13. maddesinde -ön karar başvurusu yapıldığı tarihte yürürlükte olan haliyle- "İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka süretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gereklidir. Bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresi içinde dava açılabilir." hükmüne yer verilmiştir.
Maddede yer alan, idari eylem nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemiyle tam yargı davası açılabilmesi için, zarara sebep olan eylemin idariliğinin ve maddi olay ile yol açtığı zararın kesin olarak ortaya çıkması zorunludur.
Bu itibarla; ancak zararın varlığı, niteliği ve esaslı unsurları hakkında bir dava açmaya, o davayı ciddi ve objektif bir şekilde desteklemeye, gerekçelerini göstermeye elverişli yeterli hal ve şartların öğrenilmesi halinde zararın öğrenilmiş sayılacağının kabulü gerekmektedir.
İdari eylem, idarenin işlevi sırasında bir hareketi, bir davranışı, bir tutumu veya hareketsizliği; idari karar ve işlemle ilgisi olmayan, başka bir deyişle öncesinde, temelinde bir idari karar veya işlem olmayan salt maddi tasarrufları ifade etmektedir. Dolayısıyla zarara sebep olan eylemin ve maddi olayın idariliği ve yol açtığı zarar bazen eylemin yapılmasıyla veya olayın gerçekleşmesiyle birlikte ortaya çıkarken, bazen de çok sonra, değişik araştırma, inceleme ve kesin sağlık raporları sonucu da ortaya çıkabilmektedir.
İdari eylemlerin neden olduğu bedensel zararların, tedavi sürecinin tamamlanıp kesin sağlık raporunun alındığı tarihte öğrenilmiş sayılması, Kanun'da öngörülen sürenin kesin raporun ilgiliye verildiği tarihte işlemeye başlatılması gerektiği Danıştay'ın yerleşik içtihatlarındandır. Esasen, idari eylemin tamamlandığı ve zararın tam olarak ortaya çıktığı tarih dikkate alınmadan 2577 sayılı Kanun'un 13. maddesinde öngörülen bir ve beş yıllık sürenin hesaplanması, bazı hallerde dava açma hakkının kullanılamaması sonucunu doğuracaktır. Zararın ortaya çıkmasıyla kullanılması mümkün olan dava açma hakkını ortadan kaldırır biçimde süre hesabı yapılmasının ise hak arama özgürlüğüyle bağdaşmayacağı açıktır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda belirtildiği üzere, Danıştay'ın yerleşik içtihatlarıyla, bedensel zararlara ilişkin tam yargı uyuşmazlıkları bakımından 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 13. maddesinde belirtilen sürelerin zararın kesin ve net olarak ortaya konulduğu kesin sağlık kurulu raporunun alındığı tarihte başlaması gerektiği kabul edilmiş bulunmaktadır.
Bakılan uyuşmazlıkta da, dava açma süresinin zararın kesin ve net olarak ortaya konulduğu kesin sağlık kurulu raporunun alındığı tarihten itibaren işlemeye başlayacağının kabulü gerekmektedir. Ancak, 11/05/2013 tarihinde gerçekleşen olay nedeniyle davacı … hakkında iki farklı sağlık kurulu tarafından 02/07/2019 tarihli ve 21/08/2019 tarihli düzenlenen raporların, düzenlenme tarihleri bakımından aralarında yaklaşık bir buçuk aylık fark olmasına rağmen davacının genitoüriner sistem cerrahisi alanında özel gereksinime ihtiyaç duyup duymadığı hususunda birbirleriyle çeliştiği görülmektedir. Bu nedenle, söz konusu raporların alındığı 2019 yılında dahi davacının zararının kesinleştiğinden söz etmeye imkan bulunmamaktadır.
Bu itibarla, Bölge İdare Mahkemesince, olayın meydana geldiği 11/05/2013 tarihinden itibaren bir yıllık süre geçtikten sonra, 16/05/2016 tarihinde idareye yapılan başvurunun reddi üzerine açılan davanın süresinde olmadığı gerekçesiyle süre aşımı yönünden reddine karar verilmesinde hukuki isabet bulunmamakta, tarafların istinaf istemleri hakkında yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
Öte yandan, davacı …'ın maddi tazminata ilişkin kısım yönünden genel hükümlere göre idareye başvurusunun bulunmadığı düşünülebilir ise de, davacının zararının henüz kesinleşmediği ve davalı idarenin de savunma dilekçesinde yaralanma sebebiyle maddi tazminat ödemeyi reddettiği dikkate alındığında bu hususun gelinen aşamada ihmal edilebilir bir eksiklik olduğu değerlendirilmiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz isteminin KABULÜNE,
2. Davanın kısmen kabulü, kısmen reddi yolundaki … İdare Mahkemesi kararına yönelik davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddi, davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun kabulü, kararın kabule ilişkin kısmının kaldırılması ve davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 03/05/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.