T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2021/6406
Karar No : 2023/2839
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Valiliği
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. … - Av. …
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Samsun ili, Atakum ilçesi, ... köyü, … ada, … parsel sayılı ve … hisssesi Hazineye ait olan taşınmazı kapsayan alanda Atakum Belediye Encümeninin … tarih ve … sayılı kararı ile onaylanan parselasyonun iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin … tarihli, E:…, K:… sayılı kararın, Danıştay Altıncı Dairesinin 27/01/2016 tarihli, E:2015/4286, K:2016/203 sayılı kararı ile bozulması üzerine ... İdare Mahkemesince ısrar edilerek davanın reddi yolunda yolunda verilen … tarihli ve E:…, K:… sayılı kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 31/10/2018 tarihli ve E:2016/3884, K:2018/4431 sayılı kararı ile bozulması üzerine bozma kararına uyularak verilen temyize konu kararda; dosyanın ve yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporun ve ek raporun birlikte değerlendirilmesinden, davacı … Bakanlığı'nın parselasyon sahasındaki kök kadastro parsellerinde hissesinin bulunmadığı, dava konusu yere daha sonradan parselasyon uygulaması sonucunda geldiği, parselasyonun Mahkeme kararlarının uygulanması amacıyla yapıldığı, imar planında 10 metrelik yola cepheli olan parselin ayrık nizam 3 kat konut alanı kullanımında kaldığı, hisseli mülkiyet yapısına sahip dava konusu … ada, … sayılı parseldeki davacı hissesinin dava konusu parselasyon sonucunda aynı ada içerisinde (… ada) … sayılı parsele taşındığı ve davacı Maliye Hazinesi adına müstakil parsel oluşturulduğu, tahsis parselinin de aynı yapılaşma koşullarına sahip olduğu, dava konusu parselasyonun uygulama koşullarının bulunduğu alanda ve parselleme kuralları ile dağıtım ilke ve esaslarına uygun şekilde yapıldığı anlaşıldığından, dava konusu parselasyonda mevzuta ve hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu parselasyonun yapıldığı alanda 2981 sayılı Yasa'nın Ek-1 maddesinin uygulanması koşullarının bulunmadığı, yargı kararı ile iptaline karar verilen önceki parselasyon nedeniyle kök parsellere dönülerek işlem yapılması gerektiği, Hazinenin uyuşmazlık konusu alandaki parsellerinin bir arada incelenerek değerlendirme yapılması gerekirken parsel bazlı değerlendirme yapılmasının hukuka aykırı sonuçlar doğurduğu, eksik incelemeye dayalı olarak verilen kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının; bilirkişi raporunda yer alan tespitler, 2005 tarihli parselasyonun iptaline ilişkin Mahkeme kararları ve Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca verilen bozma kararının gerekçeleri ile parselasyonun geri dönüşüm işlemi yapılmadan 2005 tarihli önceki parselasyon sonucunda oluşturulan imar parselleri üzerinden yapıldığı hususları dikkate alınarak bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 10/07/2018 tarihli, 30474 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 101. maddesi uyarınca, Hazine malları konusunda genel yetkili kuruluş Milli Emlak Genel Müdürlüğü olup anılan Genel Müdürlük aynı Kararnamenin 99. maddesinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığının hizmet birimleri arasında sayıldığından ve 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 1. maddesinin 19. fıkrası uyarınca, Hazineye ait taşınmazlara ilişkin olarak Hazine ve Maliye Bakanlığı (Samsun Defterdarlığı) yerine, Samsun Valiliği (Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü) davalı alınarak gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Dava dosyası ile Danıştay Altıncı Dairesinin E:2021/456 ve E:2020/11080 sayılı dosyalarının birlikte incelenmesinden; dava konusu parseli de kapsayan alanda ... tarihli ve ... sayılı belediye encümeni kararı ile 3194 sayılı Yasanın 18.maddesi ile 2981/3290 sayılı Yasanın Ek-1 maddesi uyarınca yapılan parselasyonunun iptali istemiyle üçüncü şahıslar tarafından açılan davalarda dava konusu işlemin iptali yolunda Mahkeme kararlarının verildiği, bu kapsamda ...İdare Mahkemesinin … tarihli, E:…, K:… sayılı kararında; "... uygulama bölgesinde düzenleme sınırının belirlenmediği, imar adasındaki bazı parsellerin düzenlemeye alınırken bazılarının alınmadığı..." gerekçesine de yer verilerek dava konusu parselasyonun iptaline karar verildiği,
Mülkiyeti davacı idareye ait … ada, … sayılı parsel; … ada, … sayılı parsel; … ada, … ve … sayılı parseller; … ada, …, … ve … sayılı parseller; … ada, … sayılı parsel; … ada, … sayılı parsel ve … ada, … sayılı parselin bulunduğu alanda Atakum Belediye Encümeninin … tarihli ve … sayılı kararı ile yeni parselasyonun onaylandığı, anılan işlemde; …. İdare Mahkemesinin E:…, E:…, E:…, E:…, E:…, E:..., E..., E:..., E:...ve ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dava dosyalarında verilen kararların gereğinin yerine getirilmesi amacıyla ve 3194 sayılı Yasanın 18.maddesi ile 2981/3290 sayılı Yasanın Ek-1 maddesi uyarınca hazırlanan parselasyonun onaylanmasına karar verildiğinin belirtildiği,
Atakum Belediye Encümeninin … tarihli ve … sayılı kararı ile onaylanan parselasyonun iptali istemiyle davacı Hazine tarafından maliki olduğu ve düzenlemeye alınan her bir parsel için ayrı dava açıldığı, bir kısım davanın ... İdare Mahkemesinde, bir kısım davanın da ... İdare Mahkemesinde görüldüğü, uyuşmazlık konusu parselasyon işlemi ile, davalı idarenin taşınmazlarının … ada, … sayılı parsel (hisseli), … ada, … sayılı parsel (hisseli), … ada, … sayılı parsel (hisseli), … ada, … sayılı parsel (müstakil), … ada, … sayılı parsel (müstakil), … ada, … sayılı parsel (hisseli), … ada, … sayılı parsel (hisseli) olarak dağıtımın yapıldığı, mahkemelerce yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporları dikkate alınarak dağıtımların bir parsel hariç diğer parseller yönünden uygun olduğu gerekçesiyle davaların reddine dair kararların verildiği, ancak Danıştay Altıncı Dairesinin 07/09/2020 tarihli, E:2017/5979, K:2020/7194 sayılı bozma kararına uyularak verilen … İdare Mahkemesinin … tarihli, E:…, K:… sayılı kararında; "Uyuşmazlık konusu parselasyon işleminde bu davanın konusunu oluşturan davacıya ait … ada, … sayılı parsel ile yine aynı ada içinde yer alan … sayılı davacıya ait parselin uygulamaya dahil edildiği, … ada, … sayılı parselde yer alan davacı hissesine karşılık … ada, … sayılı parsel, … ada, … sayılı parsel, … ada, … sayılı parsel ve … ada, … sayılı parsele dağıtım, … ada, … sayılı parseldeki hisseye karşılık da … ada, … sayılı parsel ve … ada, … sayılı parsele dağıtım yapıldığı, … ada, … sayılı parsele ilişkin aynı parselasyon işlemine karşı açılan bir başka davada düzenlenen bilirkişi raporunda, davacının düzenleme alanında yer alan hisse payları birlikte düşünüldüğünde, … ada, … sayılı parselin müstakil olarak tahsisi mümkün olduğu halde bunun yapılmadığı, dava konusu işlemin … ada, … sayılı parsel ve … ada, … sayılı parsele yapılan tahsisler nedeniyle dağıtım ve tahsis ilkelerine uygun olmadığı gerekçesiyle …. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…; K:… sayılı kararıyla dava konusu işlemin iptaline karar verildiği ve söz konusu iptal kararının Danıştay Altıncı Dairesinin 07/09/2020 tarih ve E:2017/7470; K:2020/7193 sayılı kararıyla onandığı görülmektedir.
Bu durumda, dava konusu … ada, … sayılı parselde bulunan davacının hissesine karşılık, imar parsellerinin hisselendirilmesi yapılırken … ada, … sayılı parselin gelen hissesi de dikkate alındığında davacıya … ada, … sayılı parselin müstakil olarak tahsisinin mümkün olduğu anlaşıldığından, dava konusu parsele ilişkin parselasyon işleminde dağıtım ve tahsis ilkeleri yönünden hukuka uygunluk görülmemiştir." gerekçesiyle uyuşmazlığa konu parsel bakımından dava konusu parselasyonun iptali yolundaki kararın verildiği,
Atakum Belediye Encümeninin .. tarihli ve … sayılı kararı ile onaylanan parselasyonun Samsun ili, Atakum ilçesi, ... köyü, … ada, … sayılı parsel yönünden iptali istemiyle açılan bakılmakta olan davada da; İdare Mahkemesince önceki kararda ısrar edilerek verilen davanın reddi yolundaki kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 31/10/2018 tarihli, E:2016/3884 K:2018/4431 sayılı kararı ile; "...Her ne kadar ... İdare Mahkemesince E:… sayılı dosyada verilen iptal kararı … ada … sayılı parsel için açılan davada verilmiş ise de, dosya içeriğinden; anılan imar uygulaması ile dağıtım ilkelerine ve parselasyon tekniğine aykırı olarak … ada, … sayılı parselin; … ada, … parsel, … ada, … parsel, …ada, …parsel ve … ada, … parsele dağıtımının yapıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda; bir parsel için verilmiş olan iptal kararı diğer parsellerde yapılmış olan dağıtımları da etkilemekte, bu nedenle de parselasyon planının davacı yönünden birlikte dağıtımı yapılan parsellerin birlikte ele alınmak suretiyle değerlendirilmesi ve bu bağlamda gerekirse yeniden mahalinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak, parselasyon planı bir bütün halinde ele alınmak suretiyle, önceki mahkeme kararının gereklerinin yerine getirilip getirilmediği; kök parsellere dönülüp dönülmediği, kök parsellere dönülmemişse neden dönülmediği, düzenleme sınırının mevzuata uygun olarak tespit edilip edilmediği hususları ile davacı idarenin iddiaları ve davalı idarenin savunmaları da dikkate alınarak yeniden bir karar verilmesi gerekmekte olup, parselasyon planının bütünlüğü gözetilmeden, parsel bazında yapılan ve bu haliyle eksik inceleme ve değerlendirme neticesi verildiği anlaşılan mahkeme kararında hukuki isabet görülmemiştir." gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği,
anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Yasasının 18.maddesinin 1.fıkrasının işlem tarihinde yürürlükte olan hâli; "İmar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakati aranmaksızın birbirleri ile yol fazlaları ile kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re'sen tescil işlemlerini yaptırmaya Belediyeler yetkilidir. Sözü edilen yerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıda belirtilen yetkiler Valilikçe kullanılır." hükmünü içermektedir.
2918 sayılı Yasanın Ek-1 maddesinde; "İmar planı olan yerlerde, 9/5/1985 tarih ve 3194 sayılı İmar Kanununun 18 inci maddesi gereğince arsa ve arazi düzenlemelerinde, binalı veya binasız arsa ve arazilere bu Kanundan önce özel parselasyona dayalı veya hisse karşılığı satın alınan yerler dikkate alınarak müstakil, hisseli parselleri veya üzerinde yapılacak binaların daire miktarları gözönünde bulundurularak kat mülkiyeti esasına göre arsa paylarını sahipleri adlarına resen tecsil ettirmeye valilik veya belediyeler yetkilidir." hükmüne yer verilmiştir.
Parselasyon işleminin amacı; imar planı, plan raporu ve ilgili yönetmelik hükümlerine göre, imar adasının biçim ve boyutu, yapı düzeni, inşaat yaklaşma sınırı ve bahçe mesafeleri, yapı yüksekliği ve derinliği, yerleşme yoğunluğu, taban alanı ve kat alanı katsayısı, arazinin kullanılma şekli, mülk sınırları, mevcut yapıların durumu göz önüne alınmak suretiyle üzerinde yapı yapmaya elverişli imar parseli oluşturmaktır. Düzenleme sınırı içerisinde bulunan yol, yeşil alan gibi kamusal alanların bedelsiz olarak kamuya kazandırılması için imar parsellerinde oluşacak değer artışı karşılığında düzenleme ortaklık payı alınması mümkün olmakla birlikte, asıl amaç plana uygun yapı yapmaya elverişli imar parselleri oluşturmaktır.
Binalı veya binasız bu arsa ve arazilerden, maddede ifade edilen 3194 sayılı Kanunun yürürlüğünden önce, özel parselasyona dayalı veya hisse karşılığı satın alınan yerlerin bulunması halinde Ek 1. maddenin uygulanması mümkün olup, imar parsellerine yapılacak tahsiste özel parselasyona dayalı ve hisse karşılığı satın alınan yerler dikkate alınarak arsa paylarını sahipleri adlarına re'sen tescil ettirme imkanı tanınmaktadır.
Ek 1. maddeyle getirilen kuralların içeriği, 3194 sayılı Yasa kapsamında yapılan parselasyon işlemlerine yönelik bir nitelik taşıdığını göstermektedir.
3194 sayılı İmar Yasasının 18.maddesine 04/07/2019 tarihinde yürürlüğe giren 7181 sayılı Yasanın 9.maddesi ile; "Düzenleme alanında bulunan imar adalarında, asgari parsel büyüklüğünü karşılamak kaydıyla, imar uygulama alanında kalan hisseli arsa ve araziler; hisse sahiplerinin muvafakati hâlinde veya fiilî kullanım esasına göre müstakil hâle getirilebilir." fıkrası eklenmiştir.
Bu durumda, 2981 sayılı Yasanın 3290 sayılı Yasa ile değişik Ek 1. maddesinin 3194 sayılı Yasanın 18. maddesi uyarınca yapılacak parselasyon işlemlerini tamamlayıcı nitelikte uygulama yapılmasına olanak sağladığı, bu maddenin amacının 3194 sayılı Yasa uyarınca yapılan parselasyon işlemlerinin uygulanmasında problemlere neden olan özel parselasyona dayalı olarak veya hisse karşılığı satın alınan yerlere bir çözüm getirmek olduğu, 2981 sayılı Yasanın Ek 1. maddesinin 3194 sayılı Yasanın 18.maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan halinden farklı şekilde, özel parselasyona dayalı olarak satın alınan yerlerin müstakil tahsis edilmesi olanağını sağladığı, hisseli satın alınan taşınmazların ise yine hisse miktarları göz önünde bulundurularak paylı mülkiyet esaslarına göre tahsis edileceği sonucuna varılmaktadır.
İşlem tarihinden sonra yürürlüğe giren Arazi ve Arsa Düzenlemeleri Hakkında Yönetmelik'in "Geri Dönüşüm İşlemleri" üst başlıklı, "Mahkeme kararıyla iptal edilen parselasyon planları" başlıklı 37. maddesinin 1.fıkrası; "Mahkeme kararında parsel bazlı iptal kararı varsa; mevcut imar parselleri üzerinden yapılabiliyorsa sadece o parsel ya da parsellere yönelik düzeltme yapılır. İptal kararına konu parselde, uygulama alanındaki diğer parsellerde etkilendiğinden düzeltme yapılamıyorsa; etkilenen diğer parseller de dikkate alınarak veya uygulama alanının tamamında yeni bir parselasyon planı yapılır.", 2.fıkrası; "Mahkeme kararıyla parselasyon planının, parselasyon planını onaylayan encümen kararının ya da ilgili kurum onayının iptal edilmesi halinde; geri dönüşüm işlemlerinin yapılarak parselasyon planından önceki kök parsellere dönülmesi gerekmektedir. Ancak uygulama sahasında iptal edilen parselasyon planı sonucunda oluşan imar parselleri üzerinde; ihdasen oluşan taşınmazların satışı, yapı ruhsatı, kat irtifakı, kat mülkiyeti gibi tasarruflarda bulunulması halinde, bu tasarruflar ve mahkemenin iptal gerekçeleri de dikkate alınarak geri dönüşüm işlemleri ile birlikte aynı anda yeni bir parselasyon planının yapılması zorunludur.", 3.fıkrası; "Mahkeme kararında sadece eksik ya da hatalı görülen parselasyon planının düzeltilmesi isteniyorsa ve mevcut tescilli imar parselleri üzerinden yapılacak yeni bir uygulama ile mahkeme kararı gerekçeleri yerine getirilebiliyorsa, tescilli imar parselleri üzerinden yeni bir parselasyon planı yapılabilir." hükmünü düzenlemiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; iptal davaları, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar olarak tanımlanmıştır.
İdare Hukukunda "iptal" kararı, bir işlemin hukuka uygun olup olmadığını denetleyen yargı organının işlemin geçerliliğini etkileyen bir sakatlık saptaması halinde, işlemin geriye yürür biçimde ortadan kalkmasını sağlayan bir yargı hükmüdür.
Parselasyon yapılmış bir alanda tekrar parselasyon yapılabilmesi için; söz konusu parselasyon işleminin yargı kararıyla iptaline karar verilmesi, alanda yeni bir plan yapılması ya da mevcut parselasyon planında maddi hatanın bulunması gerekmektedir.
Yeni bir imar planı gerekçesi ile yeniden yapılan parselasyon işlemlerinde, önceki parselasyon işlemi hukuki varlığını koruduğundan, tescilli imar parselleri üzerinden tekrar düzenleme ortaklık payı (DOP) alınmaksızın dağıtıma tabi tutulması gerekli iken, mahkeme kararı sonucu "iptal" hükmü esas alınarak yeniden yapılan parselasyon işlemlerinde, önceki parselasyon işlemi hukuki varlığını yitirdiğinden, öncelikle tescilli imar parsellerinin DOP ve kamu ortaklık payı (KOP) paylarının iadesi suretiyle parselasyon planından önceki kök parsellere dönülmesi ve böylelikle parselasyon öncesi hukuki duruma yeniden gelinmesinin sağlanması, sonrasında mer'i uygulama imar planı hüküm ve kararları da esas alınarak tespit edilecek düzenleme sınırı içerisinde hesaplanan DOP ve KOP oranları çerçevesinde parselasyon işleminin tesis edilmesi zorunludur. Nitekim Danıştay Altıncı Dairesinin 16/11/2016 tarihli, E:2014/1698, K:2016/7402 sayılı kararı da bu yöndedir. Yine belirtilen bu durum işlem tarihinden sonra yürürlüğe giren Arazi ve Arsa Düzenlemeleri Hakkında Yönetmelik'in ilgili maddelerinde de düzenlenmiştir.
Burada önemle belirtmek gerekir ki; müstakil veya az hisseli mülkiyet yapısının hisseli hale getirilmesi-hissedar sayısının artırılması ve/veya kadastral parselin eşdeğeri olmayan yerden imar parseli tahsisi yapılması gibi dava konusu parsele özel gerekçelerle parselasyonun iptali yolunda verilen Mahkeme kararları yeni yapılacak parselasyonda geri dönüşüm yapılarak kadastral parsel üzerinden uygulama yapılmasını zorunlu kılmamaktadır. Parsel bazlı iptal kararı verilmesi durumunda sadece uyuşmazlık konusu parselde ve/veya iptaline karar verilen parselasyondan etkilenen diğer parsellerde düzeltme yapılarak mevcut hukuka aykırılıklar giderilebiliyorsa parselasyonun tamamının iptali gerekmemektedir. İdare Mahkemesince, parselasyonun dayanağı imar planına uygun yapılmaması, düzenleme sınırının mevzuata uygun geçirilmemesi, DOP'un hatalı belirlenmesi veya eşitliğe aykırı şekilde uygulanması, parselasyonun dayandırıldığı mevzuat hükümlerinin parselasyon sahasının hukuksal durumuna ve taşıdığı özelliklere uygun olmaması, parselasyon işlemini kabul eden ve onaylayan mercilere ilişkin usul ve hukuka aykırılıklar gibi parselasyona ilişkin genel iptal sebebi oluşturan durumların varlığı halinde verilen yargı iptal kararından sonra yapılacak parselasyonda ise mutlaka geri dönüşüm işlemi uygulanmalıdır. Bu suretle parselasyona tabi tutulan parselin parselasyondan önceki durumuna (kadastral parsel) ulaşılarak sil baştan hukuka uygun yeni bir parselasyon yapılması olanaklı hale gelir.
Somut olayda, düzenleme sınırının mevzuata aykırı olması nedeniyle parselasyonun tamamına etki eden bir genel iptal sebebi olarak 2005 tarihli parselasyonun yargı kararı ile iptaline karar verilmesi üzerine, iptal kararının gereklerinin yerine getirilmesi amacıyla dava konusu parselasyonun yapıldığı ancak parselasyon yapılırken geri dönüşüm işlemlerinin gerçekleştirilmediği anlaşılmaktadır.
Nitekim, İdare Mahkemesince yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporda ve ek raporda; parselasyonda geri dönüşüm yapılarak kök parsellere dönülmediği tespitine yer verildiği, ancak geri dönüşüm yapılması halinde kök kadastro malikleri mağdur edileceğinden parselasyonun uygun olduğu değerlendirmesinde bulunulduğu görülmektedir.
Uyuşmazlıkta genel iptal sebebi nedeniyle iptaline karar verilen önceki parselasyon sonucunda oluşturulan imar parselleri üzerinden uygulama yapılması, diğer bir deyişle geri dönüşüm işlemi yapılmamış olması, dava konusu parselasyonu hukuka aykırı hale getirmektedir.
Bir diğer husus, Mahkeme kararına esas alınan bilirkişi raporunda 3194 sayılı Yasanın 18.maddesi ile 2981 sayılı Yasanın Ek-1 maddesi uyarınca yapılan dava konusu parselasyonda Ek-1 koşullarının bulunduğu belirtilmiştir ancak parselasyonun Ek-1'e uygunluğu yönünden herhangi bir irdeleme yapılmadığı, dolayısıyla alanın 9/5/1985 tarihinden önce özel parselasyona dayalı veya hisse karşılığı satın alınan yerlerden olup olmadığının açıklığa kavuşturulmadığı görülmektedir. Parselasyon sahasında Ek-1 koşullarının bulunması halinde parselasyona tâbi tutulan parsellerdeki davacı Hazineye ait hisselerin mevzuatın izin verdiği çerçevede ve mümkün mertebe bir araya toplanarak müstakil mülkiyet oluşturulması gerekirken, aksi durumda parselin diğer hissedarları ile birlikte tahsis alanına taşınması gerekeceğinden, Ek-1'e ilişkin durum diğer bir genel iptal sebebi olarak karşımıza çıkabilmektedir.
Bu durumda, uyuşmazlıkta, bilirkişi raporunda yer alan tespitler, 2005 tarihli parselasyonun iptaline ilişkin Mahkeme kararları ve Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca verilen bozma kararının gerekçeleri ile yukarıda belirtilen hususlar dikkate alınarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla, davanın reddine ilişkin temyize konu İdare Mahkemesi kararında isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin temyize konu ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K: … sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 20/03/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.