T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/6464
Karar No : 2023/1569
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : …Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E: …, K: … sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığında vergi müfettişi olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca, ayrı ayrı olmak üzere üç kez Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Maliye Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun …tarih ve Dosya No:…, Karar No:…sayılı kararının 3. maddesinin (G.G.'ye yönelik fiilleri nedeniyle verilen Devlet memurluğundan çıkarma cezasının) iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesince verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararla; mükellef ... Ltd. Şti. hakkında vergi müfettişi F. B.'nin yürütmüş olduğu vergi incelemesi esnasında ... Ltd. Şti.'ne yönelik fiillerinin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 250. maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan icbar süretiyle "irtikap" suçu niteliğinde olduğu, vergi müfettişi olan davacının da vergi müfettişi F. B.'nin işlediği suça iştirak ettiği ve bu fiilerin de "memuriyet sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" kapsamında olduğunun yapılan soruşturma ile ortaya konulduğu, bu durumda, davacının, ... Ltd. Şti.'ye yönelik fiilleri dolayısıyla 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca "Devlet Memurluğundan Çıkarma Cezası" ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğu ve ceza yargılaması sonucu beklenmeden verildiği, muhakkik raporundan alıntı yapılmak ve bu rapordaki iddiaların gerçek kabul edilmek suretiyle davanın reddedildiği, düzenlenen vergi inceleme raporlarının mevzuata uygun olduğu, inceleme sırasında mükelleften herhangi bir talebinin olmadığı, müşteki A.K.'nin, hakkında düzenlediği raporlar nedeniyle kendisine husumet beslediği, Devlet memurluğundan çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacının sübuta eren eylemlerinin "memurluk sıfatıyla bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" kapsamında olduğu ve dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı Ankara Başkent Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığında vergi müfettişi olarak görev yapan davacı hakkında, Maliye Bakanlığı makamının ... tarih ve ... sayılı onayı uyarınca başlatılan soruşturma sonucunda düzenlenen ... tarih ve ... , ... , ... sayılı soruşturma raporunda; vergi müfettişi F. B.'nin ... Enerji Ltd. Şti. ile ilgili yürüttüğü vergi incelemesi esnasında ... Enerji Ltd. Şti.'nin temsilcisi olan G. G.'ye yönelik fiillerinin Türk Ceza Kanunu'nun 250. maddesinin 1. fıkrasında tanımlanan icbar suretiyle irtikap suçu niteliğinde olduğu, davacının da bu fiile iştirak ettiğinden bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasının önerildiği, soruşturma kapsamında davacının yazılı savunmasının alınarak, Maliye Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve Dosya No:... , Karar No:... sayılı kararı ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bunun üzerine anılan cezanın iptali istemiyle temyizen incelenen davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde, “Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak” fiili Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır.
Aynı Kanunun 131. maddesinde, "Aynı olaydan dolayı memur hakkında ceza mahkemesinde kovuşturmaya başlanmış olması disiplin kovuşturulmasını geciktiremez. Memurun ceza kanununa göre mahkum olması veya olmaması halleri, ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamaz." hükmü yer almaktadır.
657 sayılı Kanunun anılan hükmü kapsamında ceza mahkemesi kararlarının, disiplin cezalarına etkisinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Disiplin cezasının sebebini oluşturan eylem ve davranışlar, aynı zamanda Ceza Kanununda da suç sayılabilir. Bu durumda, disiplin cezası yaptırımı ile birlikte ceza yaptırımı da uygulanabilir. Bu iki yaptırım türünün hukuki dayanağı, amaç ve sonuçları birbirlerinden farklıdır. Ceza yargılamasında suçun niteliği ve delillerin takdirinde uygulanan ilke ve kurallar ile disiplin hukuku açısından uygulanan ilke ve kurallar birbirinden farklı olduğundan, idarenin, kamu görevlisi hakkında disiplin cezası vermemesi, ceza mahkemelerince ceza verilmesine hukuki engel oluşturmayacağı gibi, aynı şekilde, ceza yargılaması sonucu beraat kararı verilmiş olmasının da, kuramsal olarak, disiplin cezası verilmesine engel teşkil etmeyeceği açıktır.
Ancak; ceza yargılaması neticesinde suçun unsurlarının oluşmadığı ya da suçun o kişi tarafından işlenmediği gerekçesiyle verilen beraat kararının, disiplin cezası bakımından da sadece aynı suç nev'i bakımından bağlayıcı olacağı; bir başka ifadeyle, ceza yargılamasının (beraat kararının) konusunu teşkil eden suç, disiplin hukuku yönünden ise aynı suç kapsamında değerlendirilerek disiplin cezası verilemeyeceği kuşkusuzdur.
Öte yandan, ceza yargılaması neticesinde suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraat eden memurun eylem, tutum ve davranışlarının bir başka disiplin suçu kapsamına girmesi halinde, Disiplin Hukuku yönünden başka bir disiplin cezası ile cezalandırılmasına, delil yetersizliğinden dolayı beraat eden memurun eyleminin de Disiplin Hukuku yönünden değerlendirilerek aynı veya farklı cezayla cezalandırılmasında hukuki bir engel bulunmamaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare Mahkemesince maddi olayın açıklığa kavuşturulması için yapılacak hukuki denetimin, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, dava dosyasında bulunan ve dava konusu işlemin dayanağını oluşturan soruşturma raporu ile soruşturma raporuna ekli bilgi, belgeler ve alınan ifadeler doğrultusunda yapılması gerekmekle birlikte, re'sen araştırma yetkisi kapsamında, ceza yargılaması sırasında alınan sanık ve tanık ifadeleri, bilirkişi raporları gibi maddi delillerin ve yargılama sonucunda verilen ceza mahkemesi kararı ile bu karardaki tespitlerin kullanılması ve disiplin soruşturma raporu ile ilgili yapılan inceleme neticesinde disiplin suçuna konu fiil ya da fiillerin sübuta erip ermediğinin tespitine yönelik olarak değerlendirme yapılmak suretiyle hükme esas alınması gerektiği de açıktır.
Uyuşmazlıkta, davacıya isnat edilen ve disiplin soruşturmasına konu fiillerin aynı zamanda Türk Ceza Kanunu kapsamında suç teşkil etmesi nedeniyle davacı hakkında "icbar suretiyle irtikap" suçundan açılan davada ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararıyla, G.G.'ye yönelik eylemleri nedeniyle 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve mahkumiyet kararının henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır.
Bu durumda; söz konusu ceza davasının sonucunun araştırılması ve davacı hakkındaki ceza yargılaması sonuçlandıktan sonra disiplin cezasına konu fiillerin işlenip işlenmediği konusunda bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeksizin verilen Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, 30/03/2023 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi.