T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/650
Karar No : 2023/1698
TEMYİZ EDEN (DAVALI) :… Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının aleyhlerine olan hüküm fıkrasının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, bulunduğu araçta yapılan kontrolde bandrolsüz sigara bulundurulduğunun tespit edildiğinden bahisle, takdir komisyonu kararına dayanılarak 2016 yılının Haziran dönemine ilişkin re'sen tarh edilen özel tüketim ve katma değer vergileri ile tekerrür hükümlerinin uygulanması suretiyle kesilen vergi ziyaı cezalarının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'na ekli (III) sayılı listedeki malları imal, inşa veya ithal eden ve bu malların müzayede yoluyla satışını gerçekleştiren vergi yükümlüleri bakımından özel tüketim vergisinin doğduğu, verginin konusuna giren malların Türkiye Cumhuriyeti Gümrük Bölgesine girişini ifade eden ithalatta vergiyi doğuran olayın, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'na göre gümrük yükümlülüğünün doğduğu anda, ithalat vergilerine tabi olmayan işlemlerde ise gümrük beyannamesinin tescili anında meydana geldiği, ithalattan kaynaklanan ve asıl mükellefi ithalatçı olan özel tüketim vergisini tarh ve takip etme yetkisinin gümrük idaresine ait olduğu, davacının kullandığı araç içerisinde ele geçen sigaraların imalatçısı olduğunun ya da imalatçıdan satın aldığının kabulü mümkün olmadığından gümrük kaçağı sigaraları yasa dışı yollardan ithal ettiğinin kabulünün gerektiği, bu durumda da, 4760 sayılı Kanun'un 16. maddesi hükmü uyarınca doğan bu vergiyi tarh etme, vergiye bağlı cezayı kesme ve amme alacaklarını takip etme yetkisinin gümrük idaresine ait olduğu ve anılan Kanun'un 13. maddesinin 5. fıkrasında belirtilen tarhiyata vergi ziyaı cezasının da kesileceği yönündeki düzenlemenin Maliye Bakanlığı'na yetki vermeyeceği; öte yandan, anılan fıkrayı madde hükmüne ekleyen 6455 sayılı Kanun'un gerekçesinde de Maliye İdaresi'nin, ithalattan kaynaklanan özel tüketim vergisi bakımından müteselsil sorumlular hakkında işlem tesis etmeye yetkili olduğu yönünde bir açıklamanın bulunmadığı anlaşıldığından, ithalattan kaynaklanan ve gümrük idaresince tarh ve takip edilmesi gereken vergi ve cezalarla ilgili olarak işlem tesis etme yetkisi bulunmayan maliye idaresi bünyesinde teşkilatlanan davalı idarece tesis edilen dava konusu işlemin özel tüketim vergisine ilişkin kısmının yetki yönünden hukuka aykırı olduğu; davacının kaçak sigaraların yurt içinde ticaretini yaptığı ve ticari amaçla satarak başkalarına teslim ettiği veya başkaca şekilde katma değer vergisine tabi olacak herhangi bir işleme tabi tuttuğu yolunda davalı idarece herhangi bir tespit yapılmadığı, ayrıca belgesiz mal bulundurduğundan bahisle 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 9. maddesinin 2. fıkrası uyarınca vergi sorumlusu olması nedeniyle davacı adına vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatı yapılmasını gerektirecek yasal koşulların olayda mevcut olmadığı anlaşıldığından işlemin katma değer vergisine ilişkin kısmında da hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Uyuşmazlık konusu olayda 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 13. maddesinin 5. fıkrası uyarınca vergi dairesinin yetkili olduğu, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğüne bağlı polisler tarafından 11/06/2016 tarihinde davacının içinde bulunduğu tırda yapılan aramada toplam 35.200 karton faturasız ve bandrolsüz sigara ele geçirilmesi üzerine bandrolsüz kaçak sigara satışı faaliyetinde bulunduğundan bahisle davacı adına re'sen mükellefiyet tesis ettirildiği, kaçakçılık suçu nedeniyle hakkında açılan ceza davasında … Asliye Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla davacının mahkumiyetine hükmedildiği, dolayısıyla 4760 sayılı Kanun'un 13. maddesinin 5. fıkrasında belirtilen "bulunduran" sıfatını taşıdığı anlaşıldığından tek kat vergi ziyaı cezalı tarhiyatlarda hukuka aykırılık bulunmadığı; tekerrüre esas alınan vergi ziyaı cezasına ilişkin ihbarnamenin davacının bilinen adresinde hangi sebeple tebliğ edilemediğine ilişkin tebliğ alındısı üzerinde herhangi bir şerh bulunmadığı, tebliğ evraklarının 04/11/2014 ve 11/12/2014 tarihlerinde iade edildiğine ilişkin belgeler ibraz edilmekle birlikte, posta yoluyla tebliği yapılamayan ihbarnamenin vergi dairesinde 14/11/2014 tarihinde askıya çıkarıldığı, ilan yazısının bir suretinin mükellefin bilinen son adresinin bağlı olduğu muhtarlığa gönderildiğine dair herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığı görülmekle, tekerrüre esas alınan söz konusu vergi ziyaı cezasının usulüne uygun şekilde tebliğ edilerek kesinleşmediği sonucuna ulaşıldığından, vergi ziyaı cezalarının tekerrür nedeniyle arttırılan kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kısmen kabulüyle, tek kat vergi ziyaı cezalı tarhiyatlar yönünden davanın reddine, vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümlerinin uygulanması suretiyle arttırılan kısmı yönünden ise istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Vergi ziyaı cezalarının tekerrür nedeniyle arttırılan kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın temyize konu hüküm fıkrasının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü ve Yedinci Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'na, 3619 sayılı Kanunla eklenen Ek 1. madde hükmü uyarınca birlikte yapılan toplantıda, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın temyize konu hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının vergi ziyaı cezalarının tekerrür nedeniyle arttırılan kısmına ilişkin hüküm fıkrasına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 22/03/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.