T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/66
Karar No : 2023/2365
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Tekirdağ ili, Çerkezköy ilçesi, … Mahallesinde bulunan ... Taksi Durağına kayıtlı … plakalı araca 2019 yılı için çalışma izin belgesi düzenlenmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih, … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; 5216 sayılı Kanunun 9. maddesine dayanılarak çıkarılan 15/06/2006 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Büyükşehir Belediyeleri Koordinasyon Merkezleri Yönetmeliği'nin 29. maddesinde, Büyükşehir belediyeleri dahilinde daha önce il trafik komisyonları veya valiliklerce alınan karar veya izinlerle elde edilmiş hakların saklı olduğunun hükme bağlandığı, davacının durak hakkını satın aldığı M.U'nun ... Taksi Durağında durak hakkının bulunduğunun Kızılpınar Belediye Encümeninin … günlü, … sayılı kararından anlaşıldığı, söz konusu durağın veya durak hakkının iptal edilmesine ilişkin daha sonra alınan bir Belediye Meclis/Encümen kararının bulunmadığı, dolayısıyla söz konusu durak hakkını satın alan davacının ticari yolcu taşımacılığına ilişkin kazanılmış bir hakkının bulunduğu hususu dikkate alındığında, dava konusu … tarih … sayılı işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesince verilen kararda; İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, yerel mahkeme tarafından usule ilişkin itirazlarının değerlendirilmediği, çalışma izin başvurusunun reddine ilişkin işlemin bilgilendirme yazısı olduğu, kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olmadığı, UKOME kararına davacının süresinde dava açmadığı, … tarih … sayılı UKOME kararı ile güncelleme çalışmalarının tamamlanarak çalışma izinlerinin verildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı vekili tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'UN DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava dosyası ile Tekirdağ iline ait ulaşım dosyalarının, yukarıda belirtilen mevzuatın ve Anayasa Mahkemesi'nin Cafer Sezgin ve Diğerleri Başvurusu'na ilişkin 07/04/2021 tarih, Başvuru No:2018/20720 sayılı kararının birlikte değerlendirilmesi neticesinde; ulaşımın bir kamu hizmeti olduğu, kamu hizmetinin devamlılığı ve sürekliliği kriterlerini taşıması gerektiği; taksi, dolmuş, minibüs ve umum servis araçlarına verilecek ticari plakaların sayısı, verilme usul ve esaslarının belediyelerin denetim ve yönetiminde olup; dağıtımının da 2886 Kanun kapsamında ihale yoluyla yapılması gerektiği, bu şekilde elde edilecek plakaların mülkiyetinin, şartları sağlayan ve belediyece uygun görülen üçüncü şahıslara satış yoluyla devrinin mümkün olduğu, taşımacılık faaliyetine ilişkin plaka uygulamasının (örneğin M, S, T ve J plaka gibi) plakaların şehir içi toplu taşımacılık yapan araçların belirli bir düzende faaliyet göstermeleri ve takibinin kolaylığı açısından getirilmiş bir uygulama olduğu, bu plakaların temelinde çalışma izni olmaması halinde başka bir harf grubuna dahil olmasıyla bu harf grubuna dahil olması arasında hukuken herhangi bir fark bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Ayrıca bu plakaların mülkiyet hakkı gibi süreklilik arz edemeyeceği, sahipliklerinin dayanak işlemlerinin süresiyle sınırlı olduğu; Tekirdağ ilinin büyükşehir olmasından sonra davalı Büyükşehir Belediyesince şehrin ulaşım hizmetleri konusunda güncelleme çalışmaları yapıldığı ve çeşitli Yönetmelikler çıkarılarak yeni düzenlemeler getirildiği görülmüş, her ne kadar belediye sınırları içerinde ulaşıma ilişkin düzenleme ve karar verme yetkisinin belediyelere / büyükşehir belediyelerine ait olduğu açık olsa da, düzenlemenin yapıldığı tarihten önce T plakası olan yani mülkiyet hakkı kapsamında gözetilmesi gereken bir menfaati olan ve aktif olarak taksicilik yapan esnafa, ilgili belediyenin güncelleme çalışmalarından ve yapılan yeniliklerden olumsuz, aşırı ve tek taraflı olarak etkilenmemesi amacıyla makul beklentilerinin karşılanabilmesi için uygun geçiş süreci tanınması gerektiği anlaşılmıştır.
Olayda ise, davacının T plaka sahibi olduğu, aktif olarak taksicilik yaptığı, davacının Büyükşehir Belediyesinin güncelleme çalışmalarından ve yapılan yeniliklerden olumsuz, aşırı ve tek taraflı etkilenmemesi amacıyla makul beklentilerinin karşılanabilmesi için uygun geçiş süreci tanınması gerektiği anlaşıldığından, dava konusu işlemin iptali yönündeki … İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı neticesi itibarıyla hukuka uygun bulunmuştur.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından varsa artan tutarın Mahkeme tarafından ilgili tarafa iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 18/04/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY :
(X-) Hukuk düzeninde normlar hiyerarşisi, Anayasa, kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi, yönetmelik ve adsız düzenleyici işlemler olarak sıralanmakta; daha altta yer alan bir norm, kendisinden üstte bulunan norma aykırı hükümler getiremeyeceği gibi bir düzenlemenin hiyerarşik sıralamada daha altta bulunan bir düzenleme ile değiştirilememesi ve kaldırılamaması gerekmektedir. İdare Hukukunun temel ilkeleri uyarınca, normlar hiyerarşisinde kanunlar ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinden sonra gelen ve idarelerin, takdir yetkisini kullanarak yaptıkları yönetmelik, genelge, tebliğ, talimat gibi düzenleyici işlemler, bir üst hukuk kuralının uygulanmasını göstermek amacıyla ve onlara aykırı hükümler içermemek şartıyla açıklayıcı hükümler taşıyan, dayanağı mevzuatta yer alan hükümlere aykırı düzenleme içermeyen genel düzenleyici işlemlerdir.
Anayasa’nın 38. maddesinin birinci fıkrasında, "Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz." denilerek "suçun kanuniliği" ilkesi; üçüncü fıkrasında da "Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur." ifadesine yer verilerek "cezanın kanuniliği" ilkesi getirilmiştir. Anayasa’nın 38. maddesinde yer alan "suçta ve cezada kanunilik" ilkesi uyarınca, hangi eylemlerin yasaklandığı ve bu yasak eylemlere verilecek cezaların hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak biçimde kanunda gösterilmesi, kuralın açık, anlaşılır ve sınırlarının belli olması gerekmektedir. Kişilerin yasak eylemleri önceden bilmeleri gerektiği düşüncesine dayanan bu ilkeyle temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması amaçlanmaktadır.
Bir fiilin idarî yaptırıma konu edilebilmesi için, bu fiil kanunda açıkça tanımlanmalı veya kanunun kapsam ve koşulları bakımından belirlediği çerçeve kuralın içeriği, idarenin genel ve düzenleyici işlemleriyle doldurularak bu fiilin idarî yaptırımı gerektirdiği ortaya konulmalı, bir fiil nedeniyle uygulanacak yaptırımın türü, süresi ve miktarı ise kanunla belirlenmelidir.
Belirli normların sadece kanunlarla düzenlenebileceğini öngören kanunilik ilkesi, ceza hukukunda olduğu gibi idarî yaptırımlarda da uygulanması zorunlu olan bir ilkedir. Hangi fiillerin idarî yaptırım gerektirdiğinin kanunda açıkça tanımlanması, bunun doğal sonucu olarak bir eyleme yaptırım uygulanabilmesi için yaptırım uygulanacak eylemin belirli olması ve kıyas yoluyla yaptırıma başvurulamaması gerekmektedir.
Dava konusu işlem idari yaptırım niteliğinde olduğundan Anayasa’nın 38. maddesinde düzenlenen “suçta ve cezada kanunilik” ilkesine ve Anayasa’nın 128. maddesinin ikinci fıkrasında hükme bağlanan “kanuni düzenleme” ilkesine aykırılık oluşturacağı gerekçesiyle onanması gerektiği görüşü ile gerekçe yönünden çoğunluk kararına katılmıyorum.
KARŞI OY :
(XX)- Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olduğu haliyle 3011 sayılı Resmi Gazetede Yayımlanacak Olan Yönetmelikler Hakkında Kanunun 2. maddesinde, "Mahalli idarelerce düzenlenen ve bu idarelerin yetki ve görev alanlarına giren yönetmelikler, mahallinde çıkan gazete veya diğer yayın yolları ile ilan olunur." düzenlemesine yer verildiği, davalı idare olan Tekirdağ Büyükşehir Belediyesinin 30/03/2014 tarihi itibariyle kurulduğu, sonrasında ulaşım işlerine yönelik düzenleme ve güncelleme çalışmalarına başladığı, dava konusu işleminde dayanağı olan Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi Ticari Taksi (T Plaka) ve Taksi Durakları Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliği çıkararak yerel gazetede yayımladığı anlaşılmaktadır. Ancak davalı idarenin ulaşım işlerine yönelik yeni düzenlemeler getirmesi sebebiyle daha öncesinde Büyükşehir Belediye sınırları içerisinde aktif olarak yolcu taşımacılığı yapan şoför esnafının mülkiyet gibi anayasal haklarını ilgilendiren söz konusu Yönetmeliğin, Resmi Gazetede Yayımlanacak Olan Yönetmelikler Hakkında Kanunun 2. maddesinde yer alan mahallinde çıkan gazete veya diğer yayın yolları hükmü uyarınca ilgili taraflara, yerel gazete ilanının yanında diğer yayın yolları ile de duyurulması, yeni düzenleme hakkında ticari yolcu taşımacılığı yapan kişilere ve meslek odalarına bilgilendirme yapılması gerektiği görüşüyle gerekçe yönünden çoğunluk kararına katılmıyorum.