T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2021/6665
Karar No : 2023/2912
TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
2- … Konfeksiyon İmalat Tekstil Sanayi Ticaret Limited Şirket
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı şirket adına düzenlenen dayanak vergi/ceza ihbarnamelerinin usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen vadesinde ödenmediği ve bu bağlamda ödeme emrine konu edildiği anlaşıldığından dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının dava konusu ödeme emrinin … ve … nolu satırları dışında kalan kısımlarının usul ve hukuka uygun olduğu ve ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Dava konusu ödeme emrinin … ve … satırları yönünden ise; dava konusu ödeme emri içeriği amme alacaklarının dayanağı olan ihbarnamelerin önce 21/11/2018 tarihinde ve ardından 10 gün sonra 01/12/2018 tarihinde ikinci defa tebliğe çıkarıldığı, 213 sayılı Kanun'un 102/5.fıkrasında ikinci defa çıkarılacak tebligatın "münasip bir süre sonra" yapılacağı düzenlemesinin yer aldığı, açık bir süre öngörülmediği ve münasip sürenin tayininin idarenin takdirinde bulunduğu, ancak aynı Kanun'un 14. maddesinde sürelerle ilgili açık bir hüküm bulunmaması durumunda, idarece 15 günden az olmamak üzere tebliğ süresinin belirleneceğinin açıkça hükme bağlandığı görülmüş olup, münasip sürenin takdirinin 15 günden az olamayacağı, haliyle ödeme emri içeriği vergi borcunun usulüne uygun şekilde tebliğ edilip kesinleştirilmediği sonucuna varıldığından, henüz usulüne uygun olarak kesinleştirilmemiş amme alacağının tahsili için düzenlenen dava konusu ödeme emrinin söz konusu kısımlarında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, yapılan işlemlerin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Davalı idare tarafından, yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Davalı idarenin temyiz istemi yönünden;
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davacının temyiz istemine gelince;
Dosyanın incelenmesinden; davacı şirket müdürlüğüne 17/06/2011 tarihinden itibaren 10 yıl süreyle ...'nun seçildiği, her hususta münferiden şirketi temsil ve ilzama yetkili kılındığı, temyiz dilekçesinin Mahkeme kayıtlarına girdiği 02/09/2021 tarihinde adı geçen şahsın temsil yetkisine ilişkin sürenin sona erdiği, temsil yetkisinin uzatıldığına dair dosyada başka bir belge de bulunmadığı anlaşıldığından, ara kararıyla davacı şirketten; temyiz dilekçesinde imzası bulunan kişinin 02/09/2021 tarihinde şirketi temsile yetkili bulunduğuna dair noterden onaylı imza sirkülerinin istenmesine, aynı tarihte şirketi temsil yetkisi temyiz dilekçesini imzalayan kişi dışındaki kişilere ait olduğu takdirde; temyiz dilekçesinin temsil yetkisi bulunanlarca ya da tayin edilecek vekilce imzalandıktan ve dilekçelere imza sahiplerinin şirketi temsile yetkili olduklarını gösteren noterden onaylı imza sirküleri ve vekil tayin edilmesi durumunda ise vekaletnameleri de eklendikten sonra gönderilmesinin istenildiği, belirtilen eksikliğin bu süre içinde yerine getirilmesi gerektiği hususunun davacıya bildirildiği, ancak davacının belirtilen eksiklikleri tamamlamadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda; davacının ara kararıyla istenilen belgeleri göndermediği ve belirtilen eksiklikleri süresi içerisinde tamamlamadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin incelenmesine olanak bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, davacının temyiz isteminin incelenmeksizin reddine,
2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, … TL maktu karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
5.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 29/05/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.