T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/6716
Karar No : 2023/3888
KARARIN DÜZELTİLMESİNİ
İSTEYEN (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Bakanlığı
VEKİLİ: I. Hukuk Müşaviri Yrd. …
İSTEMİN KONUSU: … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın onanmasına dair Danıştay Beşinci Dairesinin 14/12/2017 günlü, E:2016/35760, K:2017/24237 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava Konusu İstem: Dava, … olan davacının, Edirne İl Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürlüğünde görev yaptığı dönemde, E.T isimli şahsın iletişiminin dinlenmesine ilişkin olayda ''kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek'' ile ''suç tasnii ve iftira'' fiillerini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. ve 8/12. maddeleri uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına dair İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu'nun … günlü, … sayılı kararının (14) no'lu olaya yönelik kısmının iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı maddi zararının ilişik kesme tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:..., K:… sayılı kararla; olayda, E.T hakkında mahkemeye sunulan iletişime müdahale talep formunda, ilgilinin son günlerde Doğu ve Güneydoğu Anadolu illerimizde gerçekleşen çatışmalarda şehit düşen güvenlik görevlilerimiz üzerinden etrafında bulunan gençleri ve halkı galeyana getirici milli duyguları istismar faaliyetleri içerisine girdiği, bu kapsamda 2012-2013 eğitim öğretim yılı ile birlikte Trakya Üniversitesi'nde öğrenim görmekte olan öğrencilerle Edirne İli'nde ikamet eden gençlere bu yönde telkinlerde bulunmak suretiyle onları kargaşa ortamına itmeye çalıştığı, Kürt orjinli olduğundan ilimizde bulunan Kürt vatandaşlarımızın yönlendirilmesi konusunda etkili olduğu yönünde istihbari bilgiler elde edildiği belirtilerek mahkemeden dinleme talebinde bulunulduğu görülmekte ise de, davacı tarafından soruşturma raporunda ve dava dosyası kapsamında dinlemenin dayanağını teşkil eden söz konusu istihbari bilgilerin açıkça ortaya konulamadığı, E.T.'ye ait şahıs bilgi formunda milli duyguları istismar bağlantısını gösteren bir kayıtlama ya da bilgi notunun bulunmadığı, bu haliyle ilgilinin talep formlarında belirtilen istismar faaliyeti içinde olduğuna yönelik makul şüphenin varlığını gösteren herhangi bir duyum/emare bulunmadığı, … ismi ile iletişimine müdahale talep edilen GSM cihazında TİB kayıtlarına göre E.T isimli şahsa ait … numaralı GSM hattının kullanıldığı ve Edirne İli'nde bar çalışanı olduğu anlaşılan E.T isimli şahsa ait … IMEI numaralı GSM hattının dinlenmesine yönelik olarak davacının, anayasal güvence altına alınan haberleşme hürriyeti ve gizliliğini ihlal edecek şekilde iletişimin dinlenmesini gerektirecek yeterli bilgiler/emareler olmaksızın, eksik ve gerçek dışı bilgilerle mahkeme kararlarının aldırılmasından sorumlu olduğu sonucuna varılmakla, fiiline uyan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/12. ve 8/6. maddeleri uyarınca bir alt ceza takdir edilmeksizin meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine hükmedilmiştir.
Daire Kararının Özeti: Davacının temyiz başvurusu üzerine Danıştay Beşinci Dairesince, İdare Mahkemesi kararı onanmıştır.
KARAR DÜZELTME TALEBİNDE
BULUNANIN İDDİALARI: Davacı tarafından; idarenin ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğradığı, disiplin cezasına konu dinleme işlemlerinin tamamının mahkeme kararıyla yapıldığı, disiplin soruşturması kapsamında savunma hakkının kullandırılmadığı ve verilen cezanın ölçülülük ilkesine uygun olmadığı ileri sürülerek, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın düzeltilmesi istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI: Düzeltilmesi istenen kararın yöntem ve yasaya uygun olduğu, bu nedenle istemin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Karar düzeltme isteminin kısmen kabulü, kısmen de reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Kararın, dava konusu işlemin Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesi kapsamında verilen meslekten çıkarma cezasına yönelik davanın reddine ilişkin kısmının onanması yönünden;
Kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen nedenler, 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi hükmüne uygun bulunduğundan, davacının karar düzeltme isteminin kısmen kabulü ile Danıştay Beşinci Dairesinin 14/12/2017 günlü, E:2016/35760, K:2017/24237 sayılı kararının, işlemin Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesi kapsamında verilen meslekten çıkarma cezasına yönelik davanın reddine ilişkin kısmın onanması yönünden kaldırılarak uyuşmazlık bu kısım yönüyle yeniden incelendi:
Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararı ile; Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü uyarınca verilen dava konusu disiplin cezasının yasal dayanağı olan, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin birinci cümlesinin, "yaptırım konusu eylemleri yasal düzeyde belirlememesi ve bireylerin hangi somut olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını belirli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine yasal çerçevede imkan tanımaması nedeniyle, Anayasa'nın 38. ve 128. maddelerine aykırı olduğu" gerekçesiyle iptaline karar verilmiş ve anılan madde, 08/03/2018 günlü, 30354 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7068 sayılı "Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun"un 37. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Öte yandan, 7068 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları, bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur." hükmüne yer verildiğinden, dava konusu uyuşmazlığın bu Kanun uyarınca incelenip çözümlenmesi gerekmektedir.
7068 sayılı Kanun'un 8. maddesinde, disiplin cezası verilmesini gerektirecek fiiller sayma suretiyle belirtilmiş, ancak bu fiiller arasında davacının cezalandırılmasına dayanak olan "suç tasnii, iftira" fiiline yer verilmemiş; bir başka ifadeyle, emniyet teşkilatı personelinin disiplin suç ve cezalarını düzenleyen yeni Kanun uyarınca davacıya isnat edilen eylem disiplin cezasını gerektiren bir eylem olmaktan çıkarılmıştır.
Ceza Hukuku kökenli bir ilke olan lehe olan hükmün uygulanması ilkesi; işlendiği zamanın hukuki normları uyarınca suç sayılan bir fiil sonradan yürürlüğe giren bir düzenleme ile suç olmaktan çıkarılmış bulunuyorsa veya sonradan yürürlüğe giren düzenleme suçun işlendiği zaman mevcut olan düzenlemeye göre suçlunun lehinde ise, sonraki normun daha önce işlenmiş olan fillere uygulanmasını öngörmektedir.
Kural olarak idari işlemlerin yargısal denetimi, tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılmaktadır. Bu anlamda, idari işlem niteliğindeki disiplin yaptırımının da tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yargısal denetiminin yapılması gerekmekte ise de, ilke olarak suç ve cezada lehe olan normun uygulanması kuralının disiplin cezaları yönünden de geçerli olduğunun kabulü gerekmektedir.
Dolayısıyla, sübuta eren fiilin işlendiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuat ile daha sonra yürürlüğe giren mevzuat hükümleri farklı ise, disiplin cezası ile cezalandırılacak olan kişilerin lehine olan mevzuat hükmü dikkate alınmalıdır.
Ancak, lehe hükmün uygulanması amacıyla verilecek bir iptal kararının, davacının eylemine uyan başka bir disiplin cezasının uygulanmasına engel olmayacağı da açıktır.
Bu bağlamda, davacının disiplin cezası ile cezalandırılmasına temel olan ve Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesinde yer alan "suç tasnii, iftira" fiili, mevcut hukuki durum itibarıyla 7068 sayılı Kanun ile herhangi bir cezai yaptırıma bağlanmayarak disiplin suçu olmaktan çıkarıldığından, davacı hakkında bu madde uyarınca tesis edilen dava konusu disiplin cezasında hukuka uyarlık; davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında bu kısım yönünden hukuki isabet görülmemiştir.
Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 02/05/2019 günlü, E:2018/1314, K:2019/2098 sayılı; 16/03/2020 günlü, E:2019/2706, K:2020/765 sayılı ve 28/01/2021 günlü, E:2020/3248, K:2021/145 sayılı kararları da bu yöndedir.
Kararın, dava konusu işlemin Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/12. maddesi kapsamında verilen meslekten çıkarma cezasına yönelik davanın reddine ilişkin kısmının onanması yönünden;
Danıştay dava daireleri ile idari veya vergi dava daireleri kurulları tarafından verilen kararların düzeltme yolu ile yeniden incelenebilmelerini gerektiren nedenler, 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesinin 1. fıkrasında gösterilmiş, aynı maddenin 2. fıkrasında ise, anılan daire ve kurulların kararın düzeltilmesi isteminde ileri sürülen nedenlerle bağlı oldukları belirtilmiş bulunmaktadır.
Dilekçede ileri sürülen düzeltme nedenlerinin anılan maddede sayılan nedenlere uymadığı anlaşılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ KARAR DÜZELTME İSTEMİNİN KISMEN KABULÜNE, … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, işlemin Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesi uyarınca tesis edilen kısmı yönünden 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA gerekçede oyçokluğuyla,
2. Anılan Mahkeme kararının, işlemin Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/12. maddesi uyarınca tesis edilen kısmına ilişkin onanması yönünden DAVACININ KARAR DÜZELTME İSTEMİNİN REDDİNE oybirliğiyle,
3. Bozulan kısım yönünden aynı Kanun maddesinin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası uyarınca, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine, 04/07/2023 tarihinde karar verildi.
(X) KARŞI OY : Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesinde; "...suç tasnii, iftira," fiili, meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.
08/03/2018 tarih ve 30354 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7068 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinde, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre re'sen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur." kuralına yer verilmiştir.
7068 sayılı Kanun'un "Devlet memurluğundan çıkarma" başlıklı 9. maddesinde, Devlet memurluğundan çıkarma cezası uygulanacak fiiller ve bu cezayı verme yetkisi ile ilgili olarak 657 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.
Bu kapsamda, emniyet teşkilatı mensuplarına ilişkin disiplin kurallarını yeniden düzenleyen 7068 sayılı Kanun'da, Tüzüğün 8/6. maddesinde sayılan fiillere ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediği, yüz kızartıcı suçları belirleyen düzenlemelerde "suç tasnii, iftira," fiili sayılmamıştır.
Bu durumda, davacının karar düzeltme isteminin kısmen kabulü ile Danıştay Beşinci Dairesinin 14/12/2017 günlü, E:2016/35760, K:2017/24237 sayılı kararının, işlemin Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesi kapsamında verilen meslekten çıkarma cezasına yönelik davanın reddine ilişkin kısmın onanması yönünden kaldırılarak, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle bozulması gerektiği oyuyla, çoğunluk kararına gerekçe yönünden katılmıyorum.