T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/6780
Karar No : 2023/2292
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Tekirdağ ili, Çerkezköy ilçesi, … Mahallesi'nde bulunan taksi duraklarında durak hakkı olup (T) plakası bulunmayan üyelerin durak haklarının iptal edilmesi ve (T) plaka verilmemesine ilişkin … tarih ve … sayılı Ulaşım Koordinasyon Merkezi kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; 5216 sayılı Kanun'un 9. maddesine dayanılarak çıkarılan 15/06/2006 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Büyükşehir Belediyeleri Koordinasyon Merkezleri Yönetmeliği'nin 29. maddesinde, Büyükşehir belediyeleri dahilinde daha önce il trafik komisyonları veya valiliklerce alınan karar veya izinlerle elde edilmiş hakların saklı olduğunun hükme bağlandığı, davacının durak hakkının Kızılpınar Belediye Başkanlığı'nın … tarih ve … nolu Encümen Kararına dayandığı, söz konusu kararda belirli bir süre öngörülmediği, durağın iptal edilmesine ilişkin daha sonra alınan bir Belediye Meclis/Encümen ya da İl-İlçe Trafik Komisyonu kararının bulunmadığı, dolayısıyla söz konusu durak hakkına istinaden davacının ticari yolcu taşımacılığına ilişkin kazanılmış bir hakkının bulunduğu hususu dikkate alındığında, davacının durak hakkının iptal edilerek T plaka verilmemesine ilişkin … tarih ve … sayılı UKOME kararında hukuka uyarlık bulunmadığı, öte yandan; davalı idare tarafından, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 34. maddesinde belediye encümeninin görev ve yetkilerinin açıkça düzenlendiği ve bazı kişiler lehine süresiz olarak durak hakkı tanınmasına ilişkin karar alma yetkisinin bulunmadığı, Kızılpınar Belediyesi tarafından Devlet İhale Kanunu hükmüne açıkça aykırı olarak tesis edilen işlemlerin yokluk ile malul olduğu, usule uygun olmaksızın tesis edilen işlemlerin müktesep hak yaratmasının hukuken mümkün olmadığı ileri sürülmekte ise de; davacının da aralarında bulunduğu kişilere durak hakkı verilmesine ilişkin işlemin belediye adına iş ve işlemler yapma yetkisi olan encümen tarafından tesis edildiği, encümen tarafından tesis edilen işlemin Devlet İhale Kanunu hükümlerine aykırı tesis edilmesi durumunun ancak hukuka aykırılık nedeniyle iptal davasına konu olabileceği, anılan işlemde yokluk hali bulunmadığı, ilgilisi lehine hak doğurucu nitelikteki encümen kararında yokluk, açık hata, ilgilinin gerçek dışı beyanı ve hilesi ile tesis edilme hallerinden herhangi birisi de bulunmadığından, dava açma süresi içerisinde geri alınmamış olan Kızılpınar Belediyesi Encümen Kararının dava açma süresi geçtikten sonra geri alınması mahiyetinde işlem tesis edilmesinin kazanılmış hakların korunması yönündeki yerleşik yargısal içtihatlarla bağdaşmayacağı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun reddi yönünde verilen kararın Dairemizin 01/04/2021 tarih, E:2020/5915, K:2021/2029 sayılı kararı ile bozulması üzerine … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile bozmaya uyularak; Kızılpınar Belediye Başkanlığı'nın … tarih ve … nolu Encümen Kararı ile F.S.M. …, … Caddesindeki … Camii yanında Taksi Durağı kurulmasına ve encümen kararında ismi yazılı 21 kişinin bu durakta taksi hatlarının bulunmasına karar verildiği, davacının da encümen kararında bahsi geçen 21 kişi arasında yer aldığı görülmüş ise de; ortada ticari bir plakanın bulunmadığı, (T) plakanın olması durumunda bile plaka verilmesine esas olan işlemlerin hukuka aykırı olması nedeniyle davacıya herhangi bir hak sağlamayacağı, Kızılpınar Belediye Encümeninin … tarih ve … sayılı kararıyla taksi durağı kurulmuş ise de; bu durakta kim ya da kimlerin çalışması gerektiğine ancak eşitlik, şeffaflık ve rekabet ilkeleri gözetilerek mer'i mevzuatta öngörülen usul ve esaslara göre ihale yöntemi ile karar verilmesi gerektiği açık olduğundan dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı, öte yandan; 30/03/2014 tarihinde yapılan ilk mahalli idareler genel seçimi sonrası 6360 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesiyle Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi'nin kurulması üzerine, ulaşıma ilişkin yetkilerin UKOME'ye geçtiği, söz konusu tarih öncesinde edinilen taşımacılık hakları, Büyükşehir Belediyeleri Koordinasyon Merkezleri Yönetmeliği'nin 29. maddesi uyarınca koruma altına alınmış ise de, söz konusu korumanın UKOME kurulmadan önce usulüne uygun olarak elde edilen hakka dayanarak fiilen ticari taksicilik işi ile iştigal edenleri kapsaması gerektiği, davacının ise hak iddiasının Kızılpınar Belediyesi Encümen Kararına dayandığı, Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi'nin kurulmasından sonra davacı tarafından imzalanmış başvuru dilekçesine kadar geçen süre içerisinde ticari olarak taksicilik faliyeti ile iştigal etmediği ve Tekirdağ Büyükşehir Belediye Meclisi'nin 13/10/2015 tarihli kararıyla kabul edilen, Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi Ticari Taksi (T Plaka) ve Taksi Durakları Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliği'nin; "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinde, "T Plaka": 1997/02 sayılı İl Trafik Komisyon kararında Trafik Tescil Şube Müdürlüklerince şehir içi olarak tescil edilen tasnifli plaka olarak tanımladığı, dolayısı ile Tekirdağ İlinde 1997 yılından itibaren (T) plakalı taksiler ile taşımacılık faliyetinin yapıldığı, davacının ise, durak hakkını elde ettiğini iddia ettiği işlem tarihinden sonra fiilen çalışmadığı, Büyükşehir Belediyeleri Koordinasyon Merkezleri Yönetmeliği'nin 29. maddesinin sağladığı korumadan hiç bir zaman taksicilik yapmamış veya kendi rızası ile taksicilik yapmaktan vazgeçmiş olanların faydalanamayacağı, aksinin kabulünün kamu hizmetinin devamlılığı ve sürekliliği prensibine aykırılık teşkil edeceği, UKOME kurulmadan önce durak hakkı sahibi olan ve fiilen taksicilik yapmayan kişilere sırf durak hakkı sahibi olduklarından bahisle T plaka sahibi olma yolunun açılmasının, bu hakkı usulüne uygun yöntemlerle ve hizmete katılma bedeli ödeyerek elde edenler aleyhine eşitliği bozacağı, hizmetin ifası için verilen ticari plakaların yatırım aracı olarak kullanılmasına sebep olacağı, bu nedenle kamu hizmeti olan ulaşım hizmetinin devamlılığına olumsuz etkilerinin olacağı değerlendirildiğinden; 1997/02 sayılı İl Trafik Komisyon kararı uyarınca; 1997 yılından itibaren Tekirdağ ilinde T plaka uygulamasının olduğu, davacının T plakasının olmadığı gibi gerek başvuru gerekse işlem tarihine kadar ticari olarak taksicilik faliyeti ile iştigal etmediğinin görüldüğü, davacının hak iddiasının sadece yasaya aykırı olarak verilen encümen kararına dayandığı, dava konusu olayda karar alma yetkisinin ise Belediye Meclisinde olduğu bu nedenle yukarıda ayrıntılı olarak açıklanan nedenlerle davacının kazanılmış hakkından bahsedilemeyeceği gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, ... İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı vekili tarafından, müvekkilinin 2013 yılından beri taksicilik yaptığı, dava konusu taksi durağının da kurulduğundan günümüze aktif olduğu, Bölge İdare Mahkemesi kararının gerçeğe, usul ve yasaya, hukuk devleti, eşitlik ilkelerine ve anayasaya aykırı olduğu, taksi durağı kurulmasında Encümenin yetkili olduğu, UKOME Yönetmeliği 29. Madde gereği müvekkilinin kazanılmış hakkının bulunduğu, dava konusu işlemin Anayasa Mahkemesinin mülkiyete ilişkin verdiği son kararına aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyiz isteminin gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'UN DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava dosyası ile Tekirdağ iline ait ulaşım dosyalarının, yukarıda belirtilen mevzuatın ve Anayasa Mahkemesi'nin Cafer Sezgin ve Diğerleri Başvurusu'na ilişkin 07/04/2021 tarih, Başvuru No:2018/20720 sayılı kararının birlikte değerlendirilmesi neticesinde; ulaşımın bir kamu hizmeti olduğu, kamu hizmetinin devamlılığı ve sürekliliği kriterlerini taşıması gerektiği; taksi, dolmuş, minibüs ve umum servis araçlarına verilecek ticari plakaların sayısı, verilme usul ve esaslarının belediyelerin denetim ve yönetiminde olup; dağıtımının da 2886 Kanun kapsamında ihale yoluyla yapılması gerektiği, bu şekilde elde edilecek plakaların mülkiyetinin, şartları sağlayan ve belediyece uygun görülen üçüncü şahıslara satış yoluyla devrinin mümkün olduğu, taşımacılık faaliyetine ilişkin plaka uygulamasının (örneğin M, S, T ve J plaka gibi) plakaların şehir içi toplu taşımacılık yapan araçların belirli bir düzende faaliyet göstermeleri ve takibinin kolaylığı açısından getirilmiş bir uygulama olduğu, bu plakaların temelinde çalışma izni olmaması halinde başka bir harf grubuna dahil olmasıyla bu harf grubuna dahil olması arasında hukuken herhangi bir fark bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Ayrıca bu plakaların mülkiyet hakkı gibi süreklilik arz edemeyeceği, sahipliklerinin dayanak işlemlerinin süresiyle sınırlı olduğu; Tekirdağ ilinin büyükşehir olmasından sonra davalı Büyükşehir Belediyesince şehrin ulaşım hizmetleri konusunda güncelleme çalışmaları yapıldığı ve çeşitli Yönetmelikler çıkarılarak yeni düzenlemeler getirildiği görülmüş, her ne kadar belediye sınırları içerinde ulaşıma ilişkin düzenleme ve karar verme yetkisinin belediyelere / büyükşehir belediyelerine ait olduğu açık olsa da, düzenlemenin yapıldığı tarihten önce T plakası olan yani mülkiyet hakkı kapsamında gözetilmesi gereken bir menfaati olan ve aktif olarak taksicilik yapan esnafa, ilgili belediyenin güncelleme çalışmalarından ve yapılan yeniliklerden olumsuz, aşırı ve tek taraflı olarak etkilenmemesi amacıyla makul beklentilerinin karşılanabilmesi için uygun geçiş süreci tanınması gerektiği anlaşılmıştır.
Olayda ise, davacının T plaka sahibi olmadığı, T dolayısıyla durak hakkını elde ettiği 2010 yılından başvuru tarihi olan 2019 yılına kadar aktif olarak taksicilik mesleğini icra etmediği, dosyaya sunulan meslek odası ve vergi kaydının "servis aracı işletmeliğine" ilişkin olduğu, Büyükşehir Belediyesinin güncelleme çalışmalarından ve yapılan yeniliklerden etkilenen korunması gereken bir menfaati bulunmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemin iptali yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin kabulü, davanın reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı neticesi itibarıyla hukuka uygun bulunmuştur.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan … TL yürütmeyi durdurma harcının istemi halinde davacıya, posta gideri avansından varsa artan tutarın Mahkeme tarafından ilgili tarafa iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 17/04/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY :
(X)- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50/4. maddesi uyarınca kararın onanması gerektiği oyu ile çoğunluğun gerekçeli onama yönündeki kararına gerekçe yönünden katılmıyorum.