T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2021/716
Karar No : 2023/1437
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Anonim Şirketini Birleşme yoluyla devir alan: … Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasına davacı tarafından yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının ilişkili olduğu kişiye emsaline aykırı şekilde düşük bedelle villa satmak suretiyle transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıttığı ve kar payı sayılan örtülü kazanç nedeniyle tevkifat yapmadığı yolunda saptamalar içeren vergi inceleme raporu uyarınca adına 2012 yılının Aralık dönemi için re'sen salınan gelir (stopaj) vergisi ile tekerrür hükümleri uyarınca artılarak kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı şirket tarafından bütün aktif pasifiyle devir alınan ... Anonim Şirketinin ortaklarından olan ...'in yeğeni, ...'in eşi ... isimli şahsa 2012 hesap döneminde satışı yapılan villa için düzenlenen 11/10/2012 tarihli satış faturasında satış bedelinin katma değer vergisi dahil 693.794,00-TL olarak gösterildiği, bu bedelin yasal defter ve kayıtlardaki maliyet bedelinin altında olduğu ve herhangi bir kar marjı belirlenmediği, aynı özelliklere sahip villalardan başka biri için ise 1.225,000,00 TL bedelli fatura düzenlendiği, vergi müfettişince yapılan dış emsal araştırmasında farklı iki şirketçe yapılan değerleme raporunda ilgili villalar için katma değer vergisi hariç 1.100.067,23-TL ve 1.100.000,00-TL değer tespiti yapıldığı ve bununla birlikte gerçek meblağın tespitine yönelik olarak davacı şirket vekilinin ...'in bu villa ile ilgili ödemelerine teslimden önce 2010 yılında başladığı, 2010 yılında 303.000,00-TL peşinat verdiği ve aynı şekilde 2011 yılında da 390.794,00-TL ödeme yaptığı yönündeki beyanları bulunsa da vergi inceleme raporuna ekli tutanakta fiyat belirlemeye dair sözleşme yapılıp yapılmadığına yönelik soruya satış bedeline ilişkin bir sözleşmenin bulunmadığının belirtildiği ve bu hususta ödemelerin faturanın düzenlenmesinden önce yapıldığı yönünde dava dosyasına herhangi bir belge ibraz edilmediği de dikkate alındığında, ilişkili kişiye transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağımında bulunan davacı adına iç emsal olarak kabul edilen villanın satış tutarı ile arasındaki fark tutarın aktarılan örtülü kazanç kabul edilerek davacı şirket adına gerçekleştirilen tarhiyatta hukuka aykırılık görülmediği, tekerrüre esas alınan cezanın dayanağı olan tarhiyatın Mahkeme kararıyla kaldırılarak kesinleştiği gerekçesiyle bir kat vergi ziyaı cezalı gelir (stopaj) vergisi yönünden dava reddedilmiş, vergi ziyaı cezasının tekerrüre isabet eden kısmı ise kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı şirket ortağı ... ile yeğeni ... arasında üçüncü dereceden yansoy hısımlığı bulunmakla birlikte, ... ile yeğeni ...'in eşi ... arasında herhangi bir kan, yansoy hısımlığı veya sıhri hısımlık bulunmadığı, dolayısıyla, davacı şirketçe villa satışı gerçekleştirilen ...'in, davacı şirketin ilişkili kişisi sayılmasına yeterli olmadığı, ayrıca söz konusu kişinin Saray Halı Anonim Şirketinin çalışanı olduğu belirtilmekle birlikte, değinilen şirketin davacının hangi sebeple ilişkili kişisi sayılıp sayılamayacağına yönelik herhangi bir inceleme, araştırma ve değerlendirme yapılmadığından eksik incelemeye dayalı olarak ve ...'in davacı şirketin ilişkili kişisi olduğu varsayımıyla salınan cezalı vergide hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusu kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararının bir kat vergi ziyaı cezalı gelir (stopaj) vergisi yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrası kaldırıldıktan sonra cezalı vergi kaldırılmıştır.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :Davacı adına yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Taşınmazın bedelinin daha önce ödendiği tapuda devrin 2012 yılında gerçekleştirildiği, ortada bir bedel düşüklüğü olmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 25/04/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi