T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/7570
Karar No : 2023/3333
TEMYİZ EDEN (DAVACI): … vasisi …
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Üniversitesi
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Kırıkkale Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi'nden 2016-2017 eğitim öğretim yılının sonunda mezun olan davacı tarafından, Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği'nin 9. maddesinin 1/a. fıkrası uyarınca yükseköğretim kurumundan çıkarma cezası ile tecziyesine dair … tarih ve … karar sayılı Kırıkkale Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dekanlığı Fakülte Disiplin Kurulu kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği'nde, Mahkeme kararıyla kesinleşmiş olmak kaydıyla, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, böyle bir örgütü yönetmek veya bu amaçla kurulan örgüte üye olmak, üye olmamakla birlikte örgüt adına faaliyette bulunmak veya yardım etmek fiilinin, yükseköğretim kurumundan çıkarma cezası ile tecziye edileceğinin düzenlenmesi karşısında, davacının, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne üye olma suçundan dolayı 6 yıl 3 ay hapis cezası ile tecziyesine karar verildiği ve kararın kesinleştiği, bu haliyle isnat edilen fiilin sübuta erdiği anlaşıldığından, davacının, Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği'nin 9. maddesinin 1/a fıkrası uyarınca yükseköğretim kurumundan çıkarma cezası ile tecziyesine dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı vekili tarafından, dava konusu işleme gerekçe olarak gösterilen Yönetmeliğin yasal dayanağı olan 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 54. maddesinin (a) bendinin Anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi'nin 08/09/2022 tarih ve E:2022/54, K:2022/99 sayılı kararı ile iptaline karar verildiği, dolayısıyla dava konusu işlemin yasal dayanağının ortadan kalktığı, diğer taraftan dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte müvekkilinin üniversiteden mezun olduğu, dolayısıyla öğrencilik ile herhangi bir ilişkisinin kalmadığı, idarenin yetkisiz olduğu ve işleme gerekçe olarak gösterilen mahkumiyetin Anayasa'da güvence altına alınan eğitim-öğretim hakkının kullanılmasına engel teşkil ettiğine dair meri mevzuatta bir hüküm olmaması karşısında yönetmelikle temel hak ve hürriyetlerin sınırlandırılmayacağı hususları gözetilmeden tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kesinleşmiş mahkumiyet kararının bulunduğu, dolayısıyla kesinleşen bu hüküm göz önüne alınarak tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NUN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Anayasa Mahkemesince verilen kararların bir bütün olarak yorumlanması gerekmektedir. Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği'nin dayanak Kanun maddelerinin iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine yapılan başvuru sonucunda iptaline karar verilmekle birlikte, hükmün iptali sebebiyle doğacak hukuksal boşluğun kamu düzenini ihlal edici görülerek kararın dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir. Başka bir ifadeyle; Anayasa Mahkemesince verilen iptal hükmünün hukuk aleminde sonuç doğuracağı tarih 20/06/2023 tarihi olacağından, bu süre zarfında söz konusu kanun maddelerinin yürürlükte bulunacağı göz önüne alınmalıdır. Aksi takdirde Anayasa Mahkemesi kararının sadece hükmün iptaline bakılıp kararın yürürlüğe gireceği tarihi göz önünde bulundurmamak, kararın bir bütün olarak değerlendirilmesi gerekliliğine aykırı olacaktır.
Bu durumda, Anayasa Mahkemesi'nce verilen iptal kararının Resmi Gazete'de yayımlanmasından dokuz ay sonra yürürlüğe gireceği göz önüne alındığında, kararın yürürlüğe gireceği tarih olan 20/06/2023 tarihine kadar iptal edilen hükümlerin yürürlükte bulunduğunun kabulü gerekeceğinden, bu aşamada salt Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararı nedeniyle Yönetmeliğin dayanaksız kaldığına yönelik davacı iddiası yerinde görülmeyerek işin esası hakkında inceleme yapılmıştır.
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 21/06/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.