T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/7806
Karar No : 2023/2947
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Genel Komutanlığı
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Kastamonu 5. Jandarma Eğitim Alay Komutanlığı'nda uzman erbaş kursiyeri olarak görev yapan davacının, güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin 02/08/2019 tarihli işlemin iptali ile yoksun kaldığı mali hakların ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; 29/08/2019 tarihli ara kararıyla Kastamonu ve Mersin İl Emniyet Müdürlüklerinden; davacı ve yakın aile bireyleri hakkında milli güvenliğe tehdit teşkil eden terör örgütleri ile mensubiyeti, irtibatı veya iltisakı bulunup bulunmadığı hususunun araştırılarak, konuya ilişkin bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istenildiği, ara kararına cevaben gönderilen bilgi ve belgelerden, Karabük Cumhuriyet Başsavcılığı'nın … sayılı soruşturması kapsamında gözaltına alınan A.F.A.'nın ifadesinde, 2013-2014 öğrenim dönemi başında FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir öğrenci evinde davacıyla birlikte kaldığı yönünde beyanda bulunduğu ve soruşturma kapsamında yapılan tespit ve teşhis çalışmasında davacıyı teşhis ettiğinin anlaşıldığı, uzman erbaşlığa kabul edilmenin koşullarından birisinin de, Uzman Erbaş Yönetmeliği'nin "Personelde aranacak nitelikler" başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendinde aranan güvenlik soruşturmasının uygun olması gerektiği koşulu olduğu, davacıyla ilgili elde edilen bilgilerin mahiyeti dikkate alındığında, davacı tarafından icra edilecek olan görevin Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde milli güvenliğin tesisi amacına yönelik askerlikle ilgili bir görev olduğu, yapılacak görevin hassasiyeti, vasfı ve niteliği de göz önünde bulundurulduğunda, anılan Yönetmeliğin 6/1-g maddesinde aranan "güvenlik soruşturması uygun olmak" koşulunu taşımayan davacının, güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle uzman erbaşlık sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; Danıştay Onikinci Dairesinin 23/02/2021 tarih ve E:2020/4163, K:2021/893 sayılı bozma kararına uyularak, dava konusu işlemin dayanağı olan kanuni düzenlemenin Anayasa Mahkemesinin 28/04/2020 tarih ve 31112 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 19/02/2020 tarih ve E:2018/163, K:2020/13 sayılı kararıyla iptal edildiği, Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan, Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğuna dair hüküm ile Danıştay'ın yerleşmiş içtihatlarıyla istikrarlı bir şekilde belirtildiği üzere, Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış hükümler dikkate alınarak çözümlenmesinin, Anayasa'nın üstünlüğü ve hukuk Devleti ilkesine aykırı olacağı hususu göz önünde bulundurulduğunda, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması olumsuz sonuçlandığından bahisle davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı, öte yandan, Anayasa Mahkemesi'nce verilen iptal kararı, ilgililer hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılamayacağı yönünde olmayıp, anılan kararda; kamu görevinde çalıştırılacak kişiler hakkında, Anayasa'nın 129. maddesi uyarınca kamu hizmetinin etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini teminen güvenlik soruşturması yapılması yönünde düzenlemeler getirilmesinin Kanun Koyucu'nun takdir yetkisinde olduğu hususunun açıkça belirtildiği, Anayasa Mahkemesi'nin anılan kararı üzerine çıkan 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu'nun17/04/2021 tarih ve 31457 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, anılan Kanun'un 14. maddesinde, mevzuatta 4045 sayılı Kanun'a yapılan atıfların bu Kanun'a yapılmış sayılacağı hükme bağlandığı, bu Kanun'un yürürlüğe girmesiyle birlikte kamu görevlilerin statüsüne bakılmaksızın haklarında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının, bu Kanun hükümlerine göre yapılması gerekeceği, bu itibarla, 7315 sayılı Kanun hükümleri uyarınca Değerlendirme Komisyonlarının Kurulması ve Kanun'un 12. maddesinde belirtilen Yönetmeliğin çıkarılmasıyla birlikte davacının durumunun anılan Kanun'un hükümleri çerçevesinde yeniden değerlendirilerek, bu değerlendirme sonucunda davacı hakkında yeni bir işlem tesis edilmesi gerektiği, yargı kararının yerine getirilmesi kapsamında ve 7315 sayılı Kanun çerçevesinde yapılacak bu değerlendirme sonucunda davacı açısından olumsuz bir sonucun ortaya çıkması durumunda bunun yargısal denetiminin olanaklı olması nedeniyle, bu durumun davacıyı hukuki yönden güvencesiz bırakmadığı gibi, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararının gerekçesi karşısında bu durumun bir hak ihlali de doğurmadığı; diğer yandan, davacı hakkında verilecek iptal kararının uygulanması aşamasında ya da göreve başlatıldıktan sonra, davalı idarece davacının durumu yeniden değerlendirileceğinden, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı tüm özlük ve mali haklarının tazmini istemi hakkında bu aşamada karar verilmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf isteminin kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idarenin sunduğu kamu hizmetinin niteliği gereği istihbari nitelikte hakkında olumsuz bilgi bulunan davacı ile çalışmama kararı aldığı, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihteki mevzuata uygun olduğu, Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, temyiz isteminin kabulü ve Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:…. sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 29/05/2023 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.