T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2021/7980
Karar No : 2023/6471
TEMYİZ EDENLER:
I- (DAVALI) … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ: Av. …
II- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) … Başkanlığı/…
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): … Odası … Şubesi
VEKİLİ: Av. … - Av. …
İSTEMİN KONUSU: Danıştay Altıncı Dairesinin 09/04/2019 tarih ve E:2017/829, K:2019/2312 sayılı bozma kararına uyularak verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Karabük ili, … Mahalle, … Mevkiindeki Orman Genel Müdürlüğüne ait … ada, … sayılı parsel için verilen … tarih ve … sayılı yapı ruhsatının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu kararda; dosyanın ve yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporun birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu yapı ruhsatının … ada, … sayılı parsele yönelik ve üç parçalı olarak düzenlendiği, taşınmazın büyüklüğünün 9531.69m2 olduğu, 3 yapıdan oluşan D-6 (A-B) binasına yönelik düzenlenmiş ilk belgede toplam inşaat alanının 998.42m2'si ortak alan, 3233.76m2'si apartman dairelerine yönelik olarak 4232.18m2 olduğu; aynı değerin, D-7 (A-B) binasına yönelik düzenlenmiş ikinci belgede de belirtildiği, üçüncü belgenin ise Sosyal Tesis adı altında ve inşaat alanı 4009,21m2 olarak düzenlendiği, söz konusu ruhsat ile inşa edilen yapının günümüzde Karabük Orman İşletme binası olarak kullanıldığı, yapı ruhsatında belirtilen toplam inşaat alanının 12473.57m2 ve ortak alan büyüklükleri dışında tutulduğunda toplam inşaat alanının 10476.73m2 olduğu, bu çerçevede, dava konusu yapı ruhsatları ile belirlenen toplam 12473.57m2' lik inşaat alanının, imar planı kararları ile öngörülen değerleri aştığını ve plan kararlarına uygun olmadığı, aynı durumun E=0.70 yoğunluk katsayısı öngörülen 04/03/2009 tarihli 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile dava konusu yapı ruhsatı ilişkisi için de geçerli olduğu, 07/05/2008 tarili 1/1000 ölçekli uygulama imar planında yapı yüksekliklerinin sınırlandırılmadığı, 04/03/2009 tarihli 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile en fazla 20.30 metre, sosyal tesis binasına yönelik 17.25 metre yapı yüksekliği belirlendiği ve bu değerlerin imar planı kararları ile uyumlu olduğu, 07/05/2008 tarihli 1/1000 ölçekli uygulama imar planında, dava konusu taşınmazda toplam 48 adet lojman inşa edilmesinin öngörüldüğü, yapı ruhsatında da D-6 (A-B) ve D-7 (A-B) binalarında 24'er, toplamda 48 lojman inşa edileceğinin belirtildiği, söz konusu değerlerin imar planı kararı ile uyumlu olduğu aynı durumun 04/03/2009 tarili 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile dava konusu yapı ruhsatı ilişkisi için de geçerli olduğu anlaşıldığından, dava konusu … tarih ve … sayılı yapı ruhsanının, dayanağı olan 07/05/2008 tarihli 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ve 04/03/2009 tarihli 1/1000 ölçekli uygulama imar planı kararları ile ilişkisinde, planda öngörülen yapı yoğunluğu değerlerine uygun olmadığı anlaşıldığından işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
Karabük Belediye Başkanlığı tarafından; bilirkişi raporunda dava konusu yapı ruhsatına ilişkin inşaat alanının yanlış hesaplandığı, alanda yapılaşmanın tamamlandığı ve yapı kullanma izin belgelerinin düzenlendiği belirtilerek, iptal kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından; bilirkişi raporunda dava konusu yapı ruhsatına ilişkin inşaat alanının yanlış hesaplandığı, vaziyet planında … ve … sayılı parsellerinbütün olarak değerlendirildiği, belirtilerek kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Karabük ili, Merkez … Mahalle, … Mevkiindeki Orman Genel Müdürlüğüne ait … ada, … sayılı parsel için verilen … tarih ve … sayılı yapı ruhsatının iptali istenilmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 135. maddesinde "Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları; belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlakını korumak maksadı ile kanunla kurulan ve organları kendi üyeleri tarafından kanunda gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında, gizli oyla seçilen kamu tüzel kişilikleridir." hükmü yer almaktadır.
6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanununun yukarıda anılan Anayasal hükme paralel olarak düzenlenen 2. maddesinde " (Değişik: 19/4/1983 - KHK 66/2 md.) Birliğin kuruluş amacı ile yapamayacağı faaliyetler ve işler aşağıda gösterilmiştir.
Birliğin kuruluş amacı:
a) Bütün mühendis ve mimarları ihtisas kollarına ayırmak ve her kol için bir oda kurulmasına karar vermek;
Bu suretle aynı ihtisasa mensup meslek mensuplarını bir Odanın bünyesinde toplamak; merkezde idare heyeti, haysiyet divanı ve murakıplar gibi görevlilere yetecek kadar üyesi bulunmayan Odanın merkezini, Umumi Heyetin belirleyeceği yerde açmak;
b) Mühendislik ve mimarlık mesleği mensuplarının, müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleriyle ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplinini ve ahlakını korumak için gerekli gördüğü bütün teşebbüs ve faaliyetlerde bulunmak;
c) Meslek ve menfaatleriyle ilgili işlerde resmi makamlarla işbirliği yaparak gerekli yardımlarda ve tekliflerde bulunmak, meslekle ilgili bütün mevzuatı normları, fenni şartnameleri incelemek ve bunlar hakkındaki görüş ve düşünceleri ilgililere bildirmektir.
(Değişik: 18/6/1997 - 4276/6 md.) Birlik ve organları, kuruluş amaçları dışında faaliyette bulunamazlar." hükmüne yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2.maddesinin 1.fıkrasının (a) bendinde, idari davaların idari işlemler hakkında yetki, sebep, şekil, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacağı belirtildikten sonra ilk inceleme konularının belirlendiği 14.maddenin 3.fıkrasının (c) bendinde dilekçenin ehliyet yönünden inceleneceği, 15.maddenin 1.fıkrasının (b) bendinde ise, bu hususta kanuna aykırılık görülmesi halinde davanın reddedileceği, hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdarenin eylem ve işlemlerinin hukuka uygunluğunun yargısal denetim yoluyla sağlanmasının en etkin araçlarından biri iptal davaları olduğundan, iptal davalarında "menfaat ihlali" olarak tanımlanan subjektif ehliyet koşulunun kişiye bağlı subjektif hak ihlallerinin giderilmesinin yanı sıra idari işlemlerin hukuka uygunluğunun denetlenebilmesi kapsamında da belirlenmesi gerekmektedir. Davacı ile iptali istenilen idari işlem arasında kurulabilecek bir ilişki veya ilgi, menfaat ihlali koşulunun varlığı için yeterlidir. Bu itibarla yargısal kararlarda menfaat ihlali koşulu, davacının idari işlemle meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ilgisinin kurulması gerektiği şeklinde tanımlanmıştır.
Olayda, kuruluş amacı Anayasada ve yukarıda anılan yasa hükmünde açıkça; mühendislik ve mimarlık mesleği mensuplarının, müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleriyle ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplinini ve ahlakını korumak için gerekli gördüğü bütün teşebbüs ve faaliyetlerde bulunmak, meslek ve menfaatleriyle ilgili işlerde resmi makamlarla işbirliği yaparak gerekli yardımlarda ve tekliflerde bulunmak, meslekle ilgili bütün mevzuatı normları, fenni şartnameleri incelemek ve bunlar hakkındaki görüş ve düşünceleri ilgililere bildirmek, olarak sayılmış olan davacı Oda'nın ancak tüzel kişiliğinin ve üyelerinin ortak çıkarlarını ilgilendiren konularda dava açma ehliyetinin olduğu açıktır.
Uyuşmazlıkta üçüncü kişiye ait olan yapı ruhsatına ilişkin işlemin genel düzenleyici bir işlem niteliğinde olmadığı, subjektif bir işlem olduğu, iptali istenilen yapı ruhsatı ile davacı oda arasında yukarıda tanımlandığı şekilde aktüel, kişisel ve meşru bir menfaat ilişkisinin olmadığı, bu nedenle dava açma ehliyetinin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla dava konusu yapı ruhsatının iptali istemiyle açılan davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerekmekte iken işin esasına girilerek dava konusu işlemin kısmen iptali, kısmen dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı yolunda verilen mahkeme kararında isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalı ve davalı yanında müdahilin temyiz isteminin kabulüne,
2.Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 05/07/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) (X) KARŞI OY : 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanunun, işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle, yapı denetim kuruluşları ve görevleri başlıklı 2. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendinde, "Proje müelliflerince hazırlanan, yapının inşa edileceği arsa veya arazinin zemin ve temel raporları ile uygulama projelerini ilgili mevzuata göre incelemek, proje müelliflerince hazırlanarak doğrudan kendilerine teslim edilen uygulama projesi ve hesaplarını kontrol ederek, ilgili idare dışında başka bir kurum veya kuruluşun vize veya onayına tabi tutulmadan, ilgili idareye uygunluk görüşünü bildirmek" hükmü yer almıştır.
Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliğinin 5. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinin işlem tarihinde yürürlükte olan halinde, ''Proje ve uygulama denetçisi mimar ve mühendisler aracılığıyla, proje müelliflerince hazırlanan uygulama projelerinin ve hesaplarının, mühendislik ve mimarlık proje düzenleme esasları, imar planı, ilgili idarenin imar yönetmelikleri ile yürürlükte bulunan diğer yönetmelik, genelge, şartname ve standartlara uygunluğunu kontrol eder, proje müelliflerinin sicil durum belgesinin olup olmadığını denetler ve sicil durum belgesi olmayan müellifin durumunu ilgili meslek odasına bildirir'' hükmü yer almış, 6. maddesinin 1. fıkrasının işlem tarihinde yürürlükte olan halinde, ''Proje ve uygulama denetçisi mimar ve mühendisler tarafından, proje müelliflerince hazırlanan projelerin ihtisas alanlarındaki mevzuata uygunluğu, detay ve hesapların doğruluğu, ek-3'te gösterilen form-1 ile belirlenmiş asgari kriterlere uygunluğu ve proje müelliflerinin sicil durum belgelerinin varlığı denetlenir. Var ise, eksiklik ve hataların giderilmesi sağlanır. Eksikliği ve hatası bulunmayan projeler, ilgili denetçi mimar ve denetçi mühendis tarafından onaylanır'' kuralı getirilmiş, 7. maddesinin 1.fıkrasının işlem tarihinde yürürlükte olan halinde ise, proje müellifinin, yapı ruhsatına esas olan uygulama projelerini ve zemin etüdü raporları da dâhil olmak üzere her türlü etüde dayalı çalışmaları mevzuatına uygun olarak yapmak ya da yaptırmak ve incelenmek üzere sicil durum belgesi ile birlikte yapı denetim kuruluşuna vermek ile görevli olduğu, 7. maddenin 3. fıkrasının işlem tarihinde yürürlükte olan halinde de, ilgili meslek odasına üye olmayan veya sicil durum belgesi bulunmayan proje müellifinin projesinin, yapı denetim kuruluşunca incelenmeyeceği, durumun ilgili meslek odasına bildirileceği, düzenlenmiştir.
6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanununun 1.maddesi uyarınca Türkiye sınırları içinde meslek ve sanatlarını icraya kanunen yetkili olup da mesleki faaliyette bulunan yüksek mühendis, yüksek mimar, mühendis ve mimarları teşkilatı içinde toplayan tüzel kişiliğe sahip Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği kurulmuş, 6235 sayılı Kanunun 33.maddesinin 1.fıkrasına göre; Türkiye'de mühendislik ve mimarlık meslekleri mensupları mesleklerini icra edebilmek için bağlı oldukları meslek odasının mevzuatına, kararlarına ve yönetmeliklerinde bahsedilen kayıt, tescil ve diğer hususlarla ilgili kurallara uymakla yükümlü tutulmuştur.
Yapı denetim kuruluşu ile proje ve uygulama denetçisi mimar ve mühendisler, proje müelliflerinin sunduğu uygulama projesi, hesaplar ve diğer çalışmalar için proje müellifinin kayıtlı olduğu odanın ya da ilgili belediyenin onayını (vizesini) aramayacaklar, ancak bir odaya kayıtlı olduğunu, meslekten ihraç edilmediğini ya da sanat icrasından geçici olarak men edilmediğini gösteren sicil durum belgesinin olup olmadığını denetleyeceklerdir.
Nitekim, 05/02/2008 tarihli, 26778 sayılı Resmi Gazetede Yayımlanan Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliğinin ilgili maddelerinin iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Altıncı Dairesince verilen 02/02/2011 tarihli, E:2008/3361, K:2011/162 sayılı kararda; uyuşmazlığa konu Yönetmelik hükümlerindeki düzenlemelerin amacının odaya kayıtlı olmayan, kanunlarda ve bunların uygulanmasına yönelik olarak çıkarılan yönetmeliklerde belirtilen şartları taşımayan proje müellifinin 3194 sayılı İmar Kanunu kapsamında mesleklerini serbest olarak icra edebilmelerini engellemek olduğu, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, davacı Oda tarafından; dava konusu yapı ruhsatının dayanağı imar planının iptali istemiyle açtıkları davada yürütmenin durdurulması isteminin reddi yolunda verilen Mahkeme kararı nedeniyle yapı ruhsatının hukuka aykırı hale geldiği ve sicil durum belgesinin denetiminin yapılması için yapı ruhsatının bir örneğinin Oda'ya gönderilmediği iddiaları ile dava açıldığı görülmektedir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca davacı Oda'nın dava konusu yapı ruhsatına yönelik olarak proje müellifi bakımından denetim yapma yetkisinin bulunduğu açık olup bu yetkinin kullanılabilmesi için yapı ruhsatının idarece Odaya gönderilmemesi halinde denetim görevinin yerine getirilmesi amacıyla dava açabileceği tabiidir.
Uyuşmazlıkta davacı Oda tarafından; korunması gerekli tabiat varlıkları, çevre ve kamusal değerlerin zarar göreceği ileri sürülerek dava konusu yapı ruhsatının dayanağı 1/1000 ölçekli uygulama ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliklerinin iptali istemiyle dava açıldığı ve İdare Mahkemesince yürütmenin durdurulması isteminin kabulüne karar verilmesi üzerine de dayanağı kalmayan uygulama işlemi niteliğindeki yapı ruhsatının dava konusu edildiği anlaşılmaktadır.
Anayasanın Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler arasında yer verdiği "Çevrenin korunması" hususu, hem herkes için "sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkını", hem de "çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek " ödevini tüm vatandaşlar için "hak ve ödev" olarak düzenlenmiş bulunmaktadır.
Bu bağlamda esasen çevre ve kültür varlıklarının korunması, kişilerin sağlıklı bir çevrede yaşamalarının sağlanması için idareye başvuruda bulunulması, yargı kararlarının uygulanmasının istenilmesi kural olarak gerçek kişilerin ve amaçları doğrultusunda kurulan kamu ve özel hukuk tüzel kişilerinin görev ve yetki alanına girmektedir.
TMMOB Mimarlar Odası, yasalara, planlama ve şehircilik ilkelerine aykırı imar uygulamalarını kendi kuruluş amacı doğrultusunda dava konusu yapma ehliyetine sahiptir.
Açıklanan nedenlerle, davacı Odanın dava açma ehliyeti bulunduğundan, temyiz istemine konu İdare Mahkemesi kararının esasının incelenmesi gerektiği oyuyla Dairemiz kararına katılmıyoruz.