T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/8009
Karar No : 2023/3796
TEMYİZ EDEN (TARAFLAR) : 1- Davacı : …
VEKİLİ : Av. …
2- Davalı: … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının davalı idarece esas, davacı tarafından ise vekâlet ücreti yönünden temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem : Kars İli Sarıkamış 9. Komando Tugayı Lojistik Destek Komutanlığında sözleşmeli teğmen olarak görev yapan davacının, 30/08/2018 tarihinde sona erecek olan sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin 29/08/2018 tarihli işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin .. tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; stratejik önemi haiz Türk Silahlı Kuvvetlerinde sözleşmeli subay olarak görev yapan personelin sözleşmesinin yenilenmesi konusunda davalı idarenin geniş takdir yetkisinin bulunduğu, 2015 yılı sözleşmeli subayların temin faaliyetini gerçekleştiren mülakat ve sağlık heyetlerindeki personelin neredeyse tümü hakkında FETÖ/PDY kapsamında adli/idari soruşturma olması ve kamu görevinden çıkartılmaları nedeniyle ilgili dönemdeki temin faaliyetinin şüpheli olduğu, sözleşmeli personelin çoğunun güvenlik soruşturmasının olumsuz olması ve ilgili döneme ilişkin ıslak imzalı belgelerin örgüt mensubu personel tarafından imha edilmesi nedeniyle 2015 neşetli sözleşmeli subayların tamamının sözleşmelerinin yenilenmediği hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davalı idarenin takdir yetkisi kapsamında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davacının sözleşmesinin yenilenmemesine gerekçe olarak, 2015 yılında sözleşmeli subayların temin faaliyetini gerçekleştiren mülakat ve sağlık heyetlerindeki personelin neredeyse tamamı hakkında, FETÖ/PDY kapsamında adli ve idari soruşturma olması ve belirtilen şahısların kamu görevinden çıkarılması dolayısıyla temin faaliyetinin şüpheli olmasının gösterildiği, ara kararıyla 2015 yılı sözleşmeli subay teminine ilişkin araştırma raporunda veya idari tahkikat raporunda davacıya yönelik somut tespit bulunup bulunmadığı, somut tespit var ise buna ilişkin bilgi ve belgelerin birer örneğinin istenmesine karşın, verilen süre içinde davalı idarece bu hususta bilgi ve belge gönderilmediği; öte yandan, UYAP kayıtlarında örgüt üyeliği suçu nedeniyle davacı hakkında yürütülen bir soruşturma ve davanın bulunmadığının görüldüğü, dernek üyeliği nedeniyle davacının abisi hakkında yapılan soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, çalıştığı süre içinde görevde başarısız olduğuna ilişkin bir tespit bulunmadığından, davacının sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİALARI :
Davacı tarafından; Bölge İdare Mahkemesince dava konusu işlemin iptaline karar verilmesine karşın vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından; Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli personelin hassas ölçülerle değerlendirilmesi suretiyle idarenin takdir yetkisi kapsamında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile temyize konu kararın düzeltilerek onaması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Temyize konu karar, davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi yönünden incelendiğinde;
2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararın düzeltilerek onanacağı hükme bağlanmıştır.
Anılan maddenin gerekçesinde; temyiz incelemesinde sadece maddi hatalarda değil, aynı zamanda yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen eksiklik ya da yanlışlıkların da düzelterek onama kararı verilmesinin sağlandığı, uygulamada, vekâlet ücretine, yargılama giderlerine ya da faize hükmedilmesinin unutulması ya da bunların yanlış hesaplanması gibi, kararın asli olmayan unsurlarında görülen bir kısım eksiklik ya da yanlışlıklar nedeniyle bozma kararları verildiği, bunun mahkeme tarafından tekrar karara bağlandığı ve yine bu kararlara karşı yeniden kanun yollarına başvurulabilmesi nedeniyle hem zaman hem de emek kaybına neden olunduğunun görüldüğü, bu suretle esasa etkili olmayan konularda Danıştayın kesin karar vermesi sağlanarak uyuşmazlığın hızla sonuçlandırılmasının amaçlandığı hususlarına yer verilmiştir.
Öte yandan, 2577 sayılı Kanun'un 31. maddesinin yargılama giderleri konusunda yollamada bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. maddesinde, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücreti yargılama giderleri arasında sayılmış; 326. maddesinde, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği; 331.maddesinde, davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, hakimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceği kurala bağlanmıştır.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun, "Avukatlık Ücreti" başlıklı 164. maddesinde; avukatlık ücretinin, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade ettiği, 168. maddesinin son fıkrasında da; avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarifenin esas alınacağı belirtilmiştir.
Kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde, idare ve vergi mahkemelerinde takip edilen ve duruşma yapılmaksızın karar verilen davalarda vekâlet ücreti 2.040,00- TL olarak belirlenmiştir.
Bu durumda, mahkemede avukat aracılığıyla davayı takip eden davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde, usul kurallarına uygunluk görülmemiştir.
Ancak, bu husus, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında değerlendirildiğinden, temyize konu kararın, hüküm fıkrasına "kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 2.040,00-TL avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine" ibaresi eklenmek suretiyle düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz isteminin reddine,
2. Davanın reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü ve dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının vekâlet ücretine ilişkin hüküm fıkrasının yukarıda belirtilen şekilde düzeltilerek ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 11/07/2023 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) - KARŞI OY :
Temyizen incelenen uyuşmazlıkta, davacı Türk Silahlı Kuvvetlerindeki görevine 30/08/2015 tarihinde başlamış olup, 2015 yılında sözleşmeli subayların temin faaliyetini gerçekleştiren mülâkat ve sağlık heyetlerindeki personelin neredeyse tümü hakkında FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü üyeliği kapsamında adli ve idari soruşturma başlatılarak, söz konusu personelin kamu görevinden çıkartılmış olmaları, ilgili dönemde göreve başlayan sözleşmeli personelin çoğunun güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanması ve anılan döneme ilişkin ıslak imzalı belgelerin örgüt mensubu personel tarafından imha edilmesi olguları birlikte değerlendirildiğinde, davacının göreve başladığı tarihte Türk Silahlı Kuvvetlerindeki temin faaliyetinin şüpheli olduğu sonucuna varılarak davacının sözleşmesi yenilenmemiş ve mahkemece bu hususa da dayanılmış ise de; davacı hakkındaki işlemin 30/08/2018 tarihinde süresi dolacak olan sözleşmesinin yeni dönem için yenilenmemesi, diğer bir ifadeyle sözleşmesinin yeni dönem için yenilenmesi yolundaki davacı isteminin uygun bulunmayarak reddi yolunda olduğu hususu açık olup; davalı idarenin bu tercihteki belirlemesinin takdir yetkisi kapsamında kaldığı ve bu yetkinin davacı açısından subjektif kullanıldığının ise ortaya konulamaması da dikkate alındığında tesis edilen dava konusu işlemde usule ve hukuka aykırılık bulunmadığından, temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşüncesiyle çoğunluk kararına katılmıyoruz.