T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/8193
Karar No : 2023/3574
KARARIN DÜZELTİLMESİNİ
İSTEYEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) :... Bakanlığı
VEKİLİ : ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın bozulmasına ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin 27/09/2018 günlü, E:2016/24571, K:2018/15864 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; Bursa İl Emniyet Müdürlüğünde 3. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapan davacının, ''yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak'' fiilini işlediğinden bahisle, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/7. maddesi gereğince ''meslekten çıkarma cezası'' ile tecziyesine ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:... , K:... sayılı kararıyla; 26/11/2012 tarihinde ...'nin hakkında yakalama kararı olup olmadığını öğrenmek için davacıyı arayarak GBT sorgulaması yapmasını istediği, davacının ‘fırsat olursa bakarım’ şeklinde cevap verdiği anlaşılmakla birlikte anılan sorgulamanın davacı tarafından veya onun yönlendirmesiyle başka bir memur tarafından yapıldığı ve neticesinin adı geçene bildirildiğine ilişkin her türlü şüpheden uzak herhangi bir kanıtın mevcut olmadığı, yalnızca Bilgi Teknolojileri Dairesi Başkanlığının Log kayıtlarından aynı gün içinde polis memuru ... tarafından şahsın GBT bilgisine bakıldığının tespit edildiği, bu tespitin bir sonuca varmak için yeterli olmadığı, davacının 20/02/2013 tarihinde ... isimli şahsı şehir merkezinde meydana gelen cinayet olayı ile ilgili aramasının bilgi vermekten öte, cinayette adı geçen şahıslarla alakalı bilgi almaya yönelik olduğu ve soruşturma raporundan da anlaşılacağı üzere ... isimli şahsın cinayet vakasıyla ilgisinin bulunmadığı, ...'yi Diyarbakır ilinde görev yapmakta iken muhbir olarak uzun yıllardır tanıdığı için davacının borç para istediği ve şahsın kendisini tefecilere yönlendirmesi üzerine bu borç ilişkisinin de gerçekleşmediği, ölümünden bir hafta önce şahısla görülmesi olayının tek başına ceza gerektirir bir mahiyet taşımadığı dikkate alındığında, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Daire Kararının Özeti : Davalı idarenin temyiz başvurusu üzerine Danıştay Beşinci Dairesinin 27/09/2018 günlü, E:2016/24571, K:2018/15864 sayılı kararıyla; davacının poliste suç kaydı olan bir şahıs ile kabul edilemeyecek şekilde ve polislik mesleğinin hizmet ve disiplin anlayışıyla bağdaşmayacak düzeyde yakınlık içinde bulunduğu, ayrıca 20/02/2013 tarihinde davacının kendisine ait cep telefonu ile ... isimli şahsı arayarak, nöbetçi müdürü olduğunu, ... isimli bir şahsın öldürüldüğünü, olayda kendisinin de adının geçtiğini ve dikkatli olması gerektiğini ... isimli şahsa söylemesinin davacının görevinden dolayı edindiği bilgileri ... isimli şahıs ile paylaşmasının bir başkasına çıkar sağlamak niteliğinde olduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, Mahkeme kararının bozulmasına hükmedilmiştir.
KARAR DÜZELTME TALEBİNDE
BULUNANIN İDDİALARI : Davacı tarafından; GBT sorgulamasını kendisinin yapmadığı ve yaptırmadığı, ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla da hakkında görevi kötüye kullanma suçundan beraat kararı verildiği, söz konusu kararın temyiz edilmeden kesinleştiği ileri sürülerek, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın düzeltilmesi istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Davalı idare tarafından; düzeltilmesi istenen kararın yöntem ve yasaya uygun olduğu, bu nedenle istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Davacının karar düzeltme isteminin kabulü ile bozma kararı kaldırılarak, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Kararın düzeltilmesi dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesinin 1/c fıkrasına uygun bulunduğundan, davacının karar düzeltme isteminin kabulü ile Danıştay Beşinci Dairesinin 27/09/2018 günlü, E:2016/24571, K:2018/15864 sayılı kararı kaldırılarak uyuşmazlığın esası yeniden incelendi:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE
2. ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:... , K:... sayılı kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına; karar düzeltme giderlerinin ise davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 15/06/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Davacı tarafından karar düzeltme dilekçesinde ileri sürülen hususlar, 2577 sayılı Kanun'un 54. maddesinde sayılan nedenlere uymayıp, Danıştay Beşinci Dairesinin 27/09/2018 günlü, E:2016/24571, K:2018/15864 sayılı kararının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, davacının karar düzeltilmesi isteminin reddedilmesi gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyoruz.