T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/8268
Karar No : 2023/3825
KARARIN DÜZELTİLMESİNİ
İSTEYEN (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 17/10/2018 günlü, E:2016/16633, K:2018/16741 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Ankara Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan davacı, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/7. maddesi gereğince "meslekten çıkarma" cezasıyla tecziyesi gerekmekte ise de geçmiş sicili olumlu olduğundan, aynı Tüzük'ün 15. maddesinin tatbiki suretiyle bir derece alt ceza olan "24 ay uzun süreli durdurma" cezasıyla tecziyesine, öğrenim durumu itibarıyla yükselebileceği kadronun son kademesinde bulunduğundan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/5. maddesi gereğince brüt aylığının 1/4 oranında kesilmesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Disiplin Kurulunun …günlü, …sayılı kararının iptali istemiyle dava açmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesinin …günlü, E:…, K:…sayılı kararıyla; davacının üzerine atılı suçun sübuta erdiği anlaşıldığından, davacıya bir alt ceza verilmek suretiyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Daire Kararının Özeti : Danıştay Beşinci Dairesinin karar düzeltme istemine konu kararıyla; Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nde öngörülen ve davacı hakkında önerilen meslekten çıkarma cezasının Genel Müdürlük Yüksek Disiplin Kurulunda görüşülmesi, Tüzük'ün 15. maddesinde öngörülen şartların varlığı halinde bir derece aşağı cezanın uygulanması kararının da, meslekten çıkarma cezasında olduğu gibi, 3201 sayılı Kanun'un Ek 7. maddesinde yer alan hüküm gereğince, Genel Müdürlük Yüksek Disiplin Kurulunun görüşü ve Bakanın onayı ile kesinleşmesi gerektiğinden, Merkez Disiplin Kurulunda görüşülüp karara bağlanarak, Emniyet Genel Müdürünün onayı ile tesis edilen dava konusu işlemde yetki unsuru yönünden hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
KARAR DÜZELTME TALEBİNDE
BULUNANIN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Disiplin Kurulunun dava konusu disiplin cezasını vermeye yetkili olduğu, hukuka aykırı olarak verildiği değerlendirilen kararın düzeltilmesi talebinde bulunma zorunluluğunun hasıl olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Davacı tarafından cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Karar düzeltme isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmüştür.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen nedenler, 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi hükmüne uygun bulunduğundan, davalı idarenin karar düzeltme isteminin kabulü ile Danıştay Beşinci Dairesinin 17/10/2018 günlü, E:2016/16633, K:2018/16741 sayılı kararı kaldırılarak uyuşmazlığın esası yeniden incelendi:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Ankara Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce 23/03/2010 tarihinde, Çubuk Cumhuriyet Başsavcılığının Hz. …sayılı, "Rüşvet almak ve vermek, irtikap, görevi kötüye kullanma, 2918 sayılı Kanunu ihlal ederek haksız kazanç elde etmek" suçlamaları nedeniyle yürütülen soruşturması kapsamında yapılan operasyonda; davacının, Bölge Trafik Denetleme Şube Müdürlüğünde görevli olduğu sırada, 09/01/2010 tarihinde bir adedi kendisine ait, bir adedi de gıyabında olmak üzere iki adet telefon görüşmesi tespit edilmiş, telefon görüşmelerinden, 09/01/2010 tarihinde, K. Beton firmasına ait muayenesi bulunmayan bir aracın, …kod no'lu ekipte, ekip memuru olarak görev yapan davacı tarafından durdurulduğu, muayenesinin bulunmadığı tespit edildiği halde, Komiser Ü. Y. Y. ile yapmış olduğu telefon görüşmesi sonucunda davacının, "tabi ya tekeri dönsün ya" diyerek araç hakkında hiçbir işlem yapmayarak serbest bıraktığı değerlendirilmiş, davacı ile birlikte devriye görevinde bulunan Polis Memurları H. Ö. ile E. Ç.'nin ifadelerinde, davacının durdurduğu aracı kendi inisiyatifini kullanarak bıraktığı, konu hakkında bilgilerinin bulunmadığı belirtilmiş, davacıyı arayarak yardımcı olmasını istediği ileri sürülen Komiser Ü. Y. Y.; kendisini K. Beton firmasının çalışanı olan C. Y.'nin araması üzerine kendisinin de davacıyı aradığını ve araçların durumunu sorduğunu, davacının cevaben "tabi ya tekeri dönsün ya" diyerek şaka yollu cevap verdiğini beyan etmiş, bu ifadeler üzerine, soruşturma raporunda davacı hakkında Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/7. maddesi gereğince "meslekten çıkarma" cezası önerilmiş, aynı Tüzük'ün 15. maddesi uyarınca davacının, bir alt ceza olan "24 ay uzun süreli durdurma" cezasıyla tecziyesi üzerine temyizen incelenmekte olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
Uyuşmazlığa konu disiplin cezasının tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/7. maddesinde; "Yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak" fiili, meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Kamu görevlilerinin disiplin cezasıyla cezalandırılabilmeleri için; disipline aykırı eylem veya işlemlerinin sübut bulup bulmadığının usulüne uygun olarak yapılacak soruşturma ile ortaya konulması, soruşturma aşamasında kamu görevlisinin lehinde ve aleyhinde olan her türlü bilgi ve belgenin toplanması, bilahare disipline aykırı davranış olarak tespit edilen eylemin, hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlanarak, bu eyleme uygun olan disiplin cezası maddesinin tayini ve uygulanması gerekmektedir.
Olayda, dava konusu disiplin cezasına esas alınan davacıya isnat edilen fiilin, telefon görüşmelerinin dinlenilmesi sonucu elde edilen tape kayıtlarından tespit edildiğinin belirtildiği, muğlak ifadeler içeren bu tape kayıtlarının dışında, atfedilen suçun davacı tarafından işlendiğini net bir şekilde ortaya koyan başka bir tanık ifadesi veya somut delilin mevcut bulunmadığı; ayrıca, davacı hakkında uyuşmazlık konusu olaya esas fiili nedeniyle …Cumhuriyet Başsavcılığının … günlü, Soruşturma No:…, Karar No:… sayılı kararıyla kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; davacıya isnat edilen suçun sübut bulduğuna ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediği sonucuna varılmakla dava konusu işlemde hukuka uyarlık; davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE;
2. … İdare Mahkemesinin …günlü, E:…, K:…sayılı kararının, 2577 sayılı Kanun’un temyize tabi ilk kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49/1-b maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin 3622 sayılı Kanun ile değişik 3. fıkrası uyarınca ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 22/06/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.