Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2021/845 E. , 2024/1638 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/845
Karar No : 2024/1638
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem: Asıl borçlu ... Kimyevi Maddeler Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin 2015 yılının muhtelif dönemlerine ait gelir (stopaj), özel tüketim ve damga vergileri ile vergi ziyaı cezaları, özel usulsüzlük cezaları, gecikme faizleri ve gecikme zammının tahsili amacıyla 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 35. maddesi uyarınca ortak sıfatıyla davacı adına düzenlenen ... tarih ve ..., ..., ... sayılı ödeme emirlerinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının, asıl borçlu şirketin 14/01/2016 tarihinden itibaren %100 hisseye sahip tek ortağı ve 31/07/2018 tarihinden itibaren münferiden şirketi temsile yetkili müdürü olduğu, dava konusu ödeme emirleri içeriği amme alacaklarının 2015 yılının muhtelif dönemlerine ait olduğu ve söz konusu dönemlerde davacının asıl borçlu şirkette ortaklık sıfatının bulunmadığı anlaşıldığından, davacının söz konusu borçlar nedeniyle sorumlu tutulmasında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacının 14/01/2016 tarihinden itibaren asıl borçlu şirketin ortağı sıfatını taşıdığı, dava konusu ödeme emirleri muhteviyatı amme alacaklarının 2015 yılının muhtelif dönemlerine ait olduğu, söz konusu dönemlerde davacının asıl borçlu şirkette ortaklık sıfatının bulunmadığı, 7020 ve 7143 sayılı Kanunlar kapsamında yapılan başvuru üzerine bu borçların yapılandırılması işlemi sonucunda, yeni bir hukuki durumun ortaya çıktığı dikkate alındığında, davalı idare tarafından yapılandırılan bu borçların artık yeni bir borç ilişkisi kapsamında değerlendirilerek öncelikle şirket adına yeniden ödeme emri düzenlenmesi ve şirketten tahsil edilememesi durumunda şirket ortağının takibi yoluna gidilmesi gerekmekte olup, bu yol izlenmeksizin doğrudan davacı adına ortak sıfatıyla ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Asıl borçlu şirket hakkında yapılan takibin kesinleştiği, davacının şirketin ortağı olduğunun ticaret sicil gazetesi kayıtlarından anlaşıldığı, kesinleşen alacaklar için yapılandırmaya başvurulmuş olmasının sorumluluğu ortadan kaldırmayacağı, tesis edilen işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Yapılandırılan borçların süresinde ödenmemesi halinde Kanun'dan yararlanma hakkının kaybedileceği, bir başka deyişle yapılandırma öncesi eski duruma dönüleceği, bu nedenle yeni bir işleme gerek kalmaksızın takip işlemlerine kaldığı yerden devam edilebileceğinden, şirket hakkında yeniden ödeme emri düzenlenmesine gerek bulunmadığı açık olup, ticaret sicil gazetesinde ilan edilen kararlar ile vergi dairesi müdürlüğü sistemindeki mevcut kayıtlar arasındaki uyumsuzluğun kaynaklandığı durumlar açıklığa kavuşturulmak suretiyle ödeme emirlerinin hukukiliği incelenerek yeniden karar verilmek üzere temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci ve Dokuzuncu Dairelerince 2575 sayılı Danıştay Kanunu'na, 3619 sayılı Kanunla eklenen Ek 1. madde hükmü uyarınca birlikte yapılan toplantıda, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Asıl borçlu ... Kimyevi Maddeler Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin 2015 yılının muhtelif dönemlerine ait gelir (stopaj), özel tüketim ve damga vergileri ile vergi ziyaı cezaları, özel usulsüzlük cezaları, gecikme faizleri ve gecikme zammının tahsili amacıyla 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 35. maddesi uyarınca ortak sıfatıyla davacı adına düzenlenen ... tarih ve ..., ..., ... sayılı ödeme emirlerinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 5766 sayılı Kanun'la değişik 35. maddesinin 1. fıkrasında, limited şirket ortaklarının şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacağı ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacağı; 2. fıkrasında, ortağın şirketteki sermaye payını devretmesi halinde, payı devreden ve devralan şahısların devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden 1. fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulacağı; 3. fıkrasında ise, amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı şahıslar olmaları halinde bu şahısların, amme alacağının ödenmesinden 1. fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulacağı kurala bağlanmıştır.
18/05/2017 tarih ve 30078 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 7020 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda ve Bir Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 3. maddesinin 6. fıkrası ile aynı hükümleri ihtiva eden ve 18/05/2018 tarih ve 30425 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un "Ortak Hükümler" başlıklı 9. maddesinin 6. fıkrasında; bu Kanun'a göre ödenmesi gereken taksitlerin ilk ikisinin süresinde ve tam ödenmesi koşuluyla, kalan taksitlerden; bir takvim yılında iki veya daha az taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde, ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının son taksiti (peşin ödeme seçeneğinin tercih edilmesi hâlinde ilk taksiti) izleyen ayın sonuna kadar, gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanun'un 51. maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi şartıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanılacağı, ilk iki taksitin süresinde tam ödenmemesi ya da süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen diğer taksitlerin belirtilen şekilde de ödenmemesi veya bir takvim yılında ikiden fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde (matrah ve vergi artırımına ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla) bu Kanun hükümlerinden yararlanma hakkının kaybedileceği düzenlemelerine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda açıklanan mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; yapılandırılan borçların tespit edildiği şekilde süresinde ödenmemesi halinde Kanun'dan yararlanma hakkının kaybedileceği, bir başka deyişle yapılandırma öncesi eski duruma dönüleceği, bu nedenle yeni bir işleme gerek kalmaksızın takip işlemlerine kaldığı yerden devam edilebileceği açıktır.
Bu itibarla, temyize konu kararda yer alan vergi borçlarının yapılandırma tarihi itibarıyla nitelik değiştirip yeni bir borç haline geldiği, asıl borçlu şirket adına yeniden ödeme emri tanzim ve tebliğ edilmesi ve şirketten tahsil edilememesi durumunda davacının ortak sıfatıyla takibinin sağlanmasının gerektiği yolundaki yargısında isabet görülmemiş olup, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un limited şirket ortaklarının sorumluluğunu düzenleyen 35. maddesi kapsamında davacının sorumluluğuna yönelik olarak yapılacak inceleme ile ulaşılacak sonucuna göre karar verilmek üzere temyize konu kararın bozulması icap etmektedir.
Öte yandan, dava dosyasında yer alan davalı idarenin kayıtlarını gösterir belgeler ile muhtelif tarihlerde ticaret sicil gazetelerinde ilan edildiği görülen şirketin ortaklık ve kanuni temsilcilik yapısına ilişkin kararlar bir arada irdelendiğinde, davacının ortak mı yoksa salt kanuni temsilci sıfatına mı haiz olduğu hususu açık şekilde anlaşılamadığından, yeniden yapılacak incelemede bu durumun da dikkate alınması suretiyle karar verilmesi gerektiği tabiidir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 21/03/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.