T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/8592
Karar No : 2023/2849
KARARIN DÜZELTİLMESİNİ
İSTEYEN (DAVALI): … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın onanmasına ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin 31/10/2019 günlü, E:2016/19792, K:2019/5674 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; Tunceli ili, ... İlçe Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacının, "meskun yerlerde veya binalarda veya herkesin dolaşıp gezebileceği veya oturabileceği yerlerde hiç bir neden yokken silah atmak" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/23. maddesi uyarınca "meslekten çıkarma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun … günlü, … sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… kararıyla; her ne kadar davacının ikamet ettiği dairede yatağın ve masanın altında birer adet olmak üzere 2 (iki) adet boş kovan bulunması ve bu kovanların davacıya ait olan silah ile atılmış olduğu yönündeki tespit ve tanık ifadesine dayalı olarak davacının üzerine atılı fiili işlediği sonucuna ulaşılmışsa da, davacının odasında bulunan iki adet kovanın davacının silahından çıkmış olmasının tek başına olay tarihindeki ateş etme fiilinin davacı tarafından işlendiğini göstermeyeceği, olayla ilgili tanık ifadelerine gelince, silah sesinin duyulmasının hemen sonrasında davacının ikametine gelen alt komşusu polis memuru B.B. tarafından, davacıya sorduğunda ateş edenin kendisi olmadığını söylediği, ayrıca davacıya ait silahı alırken silahta sıcaklık hissetmediği yönünde beyanda bulunulduğu, Y.Ş. isimli tanığın ise lojmanlardan ateş edildiği yönünde beyanı olsa da, görüntünün gölge şeklinde olduğunu belirttiği, bu ifadenin, açık ve net olarak davacı tarafından ateş edildiğini göstermeyeceği gibi, hiçbir görgüye dayalı tanık ifadesiyle doğrulanmadığı, tam tersine ifadelerine başvurulan tanıklardan bazı polis memurlarının, silah seslerinin Munzur Dağı tarafından ve yan taraftaki komando birliğinden geldiği gibi beyanlarının bulunduğu, dolayısıyla olay sonrası silahın sıcak olmadığı ve silah seslerinin başka yerlerden geldiği yönünde fiilin davacı tarafından işlenmediğini gösteren tanık ifadeleri bulunduğundan, olayda şüphenin kuvvetle muhtemel olduğu ve şüphenin davacı lehine yorumlanması gerektiği, sadece aleyhe olan tanık ifadesinden hareketle davacının suçlanamayacağı, diğer taraftan; idarece bölgeye ait mobese görüntülerinin olaydan hemen sonra ve 40 günlük süre içesinde incelenmediği ve davacının el svabının alınmadığı, davalı idarece mobese görüntülerinin alınmama sebebinin saklama süresinin 40 gün olması ve olay tarihine ait kayıt bulunmaması olarak belirtildiği, ayrıca görevli personelin izinde olduğu, başka yerden personel gelmesinin güvenlik yönünden uygun olmadığı gibi sebepler gösterilerek svap alma işleminin yapılmadığının bildirildiği, ancak olayı kesin olarak ortaya koyacak ve davacının lehine sonuçlar doğurabilecek bu deliller bakımından yetersizlik, eksiklik, gecikme veya ihmalinin olumsuz sonuçlarına davacının katlanmasını beklemenin hakkaniyetle bağdaşmayacağı, bunun yanı sıra soruşturma raporunda 5-6 el olarak gerçekleşen atışların davacıya ait daire penceresi dışından yapıldığı, bunlardan iki adet kovanın içeriye sektiği şeklinde değerlendirildiği; fakat belirtilen iki kovan dışındaki diğer kovanların lojman bahçesinde yapılacak aramada kolayca tespit edilmesi mümkün iken bu yönde bir araştırma da yapılmaksızın yeterli inceleme ve delil içermeyen soruşturmaya dayalı olarak davacının üzerine atılı "meskun mahalde silahla ateş etmek" fiilinin şüpheye yer vermeyecek şekilde açık, kesin ve hukuken kabul edilebilir somut delillerle ortaya konulmadığı anlaşıldığından, davacının meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Daire Kararının Özeti : Davalı idarenin temyiz başvurusu üzerine, Danıştay Beşinci Dairesinin 31/10/2019 günlü, E:2016/19792, K:2019/5674 sayılı kararıyla, İdare Mahkemesi kararı onanmıştır.
KARAR DÜZELTME TALEBİNDE BULUNANIN İDDİALARI: Davalı idare tarafından; davacının meslekten çıkarılmasına sebep olan fiili işlediğinin, adli yargı yerinde yapılan yargılama sonucunda da ortaya konulduğu, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın düzeltilmesi istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI: Düzeltilmesi istenen kararın yöntem ve yasaya uygun olduğu, bu nedenle istemin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ: Karar düzeltme isteminin kabulü ile Mahkeme kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Kararın düzeltilmesi dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi hükmüne uygun bulunduğundan, davalı idarenin karar düzeltme istemin kabulü ile Danıştay Beşinci Dairesinin 31/10/2019 günlü, E:2016/19792, K:2019/5674 sayılı kararı kaldırılarak uyuşmazlığın esası yeniden incelendi:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Davacı tarafından; Tunceli ili, ... İlçe Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yaptığı dönemdeki fiili nedeniyle hakkında yürütülen disiplin soruşturması sonucunda "meskun yerlerde veya binalarda veya herkesin dolaşıp gezebileceği veya oturabileceği yerlerde hiç bir neden yokken silah atmak" şuçunu işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/23. maddesi uyarınca "meslekten çıkarma" cezası ile cezalandırılmasına, aynı Tüzüğün 15. maddesinin uygulanmasına yer almadığına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun … günlü, … sayılı kararının iptali istemiyle istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
(Mülga) Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün -dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle- 8. maddesinin 23. fıkrasında, "meskun yerlerde veya binalarda veya herkesin dolaşıp gezebileceği veya oturabileceği yerlerde hiç bir neden yokken silah atmak" fiili, meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.
08/03/2018 günlü, 30354 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve emniyet teşkilatı mensuplarına ilişkin disiplin kurallarını yeniden düzenleyen 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8. maddesinin 5. fıkrasının (ç) bendinin 3. alt bendinde; "meskûn yerlerde, binalarda, herkesin dolaşıp gezebileceği veya oturabileceği yerlerde silah atmak" fiilinin 24 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektirdiği hüküm altına alınmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Dosyanın incelenmesinden; Tunceli İli, ... İlçe Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacının, 04/11/2012 tarihinde saat 18:45 sıralarında … adresinde zati demirbaş silahıyla ateş ettiği iddiasıyla hakkında disiplin soruşturması başlatıldığı, olay günü ikametine gidildiğinde davacının alkollü ve moralinin bozuk olup, agresif davrandığı, elinde ve başında yaralanmalar ile odanın camının kırılmış olduğu yönünde tanık beyanlarının bulunduğu, olay yerinde yapılan incelemelerde girişe göre sağda bulunan odanın giriş duvarında kan lekeleri, yatağın ve masanın altında 1'er adet olmak üzere 2 adet 9 mm çapında boş kovan olduğu ve fotoğraflandığı; alkol ölçümü sonucu davacının 0,54 promil alkollü çıktığı, davacıya ait zati demirbaş silah ve ikametinde elde edilen 2 adet boş kovan için aldırılan 04/11/2012 tarihli ekspertiz raporunda, söz konusu 9 mm çaplı parabellum tipi iki (2) adet kovanın, inceleme konusu "T1102-09U05405" numaralı, 9 mm çaplı parabellum tipi fişek atar, Türkiye yapısı, Sarsılmaz marka, Kılınç 2000 mega model, yarı otomatik tabanca ile atılmış olduklarının tespit edildiği, öte yandan; … Asliye Ceza Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla, davacının "kişilerde korku, kaygı ve panik yaratacak biçimde silahla ateş etme" suçunu işlediğinden bahisle 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği görüldüğünden, davacının üzerine atılı "meskun yerlerde veya binalarda veya herkesin dolaşıp gezebileceği veya oturabileceği yerlerde hiç bir neden yokken silah atmak" fiilinin sabit olduğunun anlaşıldığı ve bu eyleminin Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8. maddesinin 23. fıkrası kapsamında bulunduğu açıktır.
Dava devam ederken, davacının fiiline uygulanacak disiplin cezasına ilişkin mevzuatta değişiklik olması nedeniyle uyuşmazlığın çözülebilmesi için davacının işlediği fiile hangi mevzuat hükmünün uygulanması gerektiğinin de belirlenmesi gerekmektedir.
Ceza hukuku kökenli bir ilke olan; ancak zaman içinde hukukun tüm dallarında geçerli bir ilke olarak benimsenen "lehe olan hükmün uygulanması ilkesi"; işlendiği zamanın hukuki normları uyarınca suç sayılan bir fiilin sonradan yürürlüğe giren bir düzenleme ile suç olmaktan çıkarılmış bulunması veya sonradan yürürlüğe giren düzenlemenin, suçun işlendiği zaman mevcut olan düzenlemeye göre suçlunun lehine sonuçlar doğurması durumunda, failin lehine olan sonraki normun daha önce işlenmiş olan fiillere uygulanmasını öngörmektedir.
İdare hukuku alanında, kural olarak idari işlemlerin yargısal denetimi tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılmaktadır. İdari işlem niteliğindeki disiplin cezasının da tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yargısal denetiminin yapılması gerekmekte ise de, lehe olan normun uygulanması ilkesinin disiplin cezaları yönünden de geçerli olduğunun kabulü gerekmektedir.
Dolayısıyla fiilin işlendiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuat ile daha sonra yürürlüğe giren mevzuat hükümleri farklı ise, disiplin cezası ile cezalandırılacak olan kişilerin lehine olan mevzuat hükmü dikkate alınmalıdır.
Uyuşmazlıkta, (Mülga) Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün -dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle-8. maddesinin 23. fıkrasında düzenlenen disiplin cezası, 08/03/2018 günlü, 30354 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve emniyet teşkilatı mensuplarına ilişkin disiplin kurallarını yeniden düzenleyen 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8. maddesinin 5. fıkrasının (ç) bendinin 3. alt bendinde belirtilen disiplin cezasıyla karşılaştırıldığında, 7068 sayılı Kanun ile davacı lehine bir düzenleme getirildiği görüldüğünden, dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. ... İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın yukarıda yer verilen gerekçeyle ONANMASINA,
3. Temyiz ve karar düzeltme giderlerinin istemde bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 23/05/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.