T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2021/8693
Karar No : 2023/4929
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- … Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
2- …. Büyükşehir Belediye Başkanlığı-…
VEKİLİ : Av. …
3- … Belediye Başkanlığı-…
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İzmir ili, Balçova ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazın maliki olan davacı tarafından, Kültür ve Turizm Bakanlığınca 07.05.2019 tarihinde onaylanan İzmir İnciraltı Turizm Merkezi Tevsii Balçova Kaplıcaları Kesimi 1. Etap 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı Değişikliği ile dayanağı 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/25000 ölçekli nazım imar planının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:.., K:… sayılı kararda; dava konusu İzmir İnciraltı Turizm Merkezi Tevsii Balçova Kaplıcaları Kesimi 1. Etap 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı Değişikliklerinin parsel bazındaki itirazlara yönelik münferit değişiklikler olduğu ve plan bütününü kapsamadığı, davacının maliki olduğu İzmir ili, Balçova ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazın dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişiklikleri onama sınırı dışında bırakıldığı, davacı tarafından dava konusu imar planlarına askı süresi içerisinde itiraz edilmediği gibi planın bütününün iptali istemiyle daha önce açılmış bir davanın bulunmadığı hususları göz önünde bulundurulduğunda, davacının dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği ile dayanağı 1/5000 ve 1/25.000 ölçekli nazım imar planlarının iptalini istemekte menfaatinin bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: Davacı tarafından dava dilekçesinde iş bu davanın açılmasına dayanak oluşturacak güncel ve meşru menfaat bağının ortaya konulmadığı, üçüncü kişilere ait taşınmazlara ilişkin olarak yapılan parsel bazındaki imar planı değişikliğinin hangi yönleriyle menfaatini ihlal ettiği hususunun tanımlanmadığı açık olduğundan, bu haliyle dava açma ehliyetini tanımlayan menfaat bağının kurulamadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Mahkemece keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmaksızın karar verilmesinin ağır bir savunma hakkı ihlali olduğu, mahkemece her ne kadar ''semt sakini'' olarak ifade edilmiş ve bu kapsamda karar verilmiş ise de esasen mülkiyetinde bulunan taşınmazların dava konusu imar planları sınırları içerisinde kaldığı, taşınmazları plan sınırları içerisinde olmasaydı dahi aynı ilçe sınırları içerisinde yer alması nedeniyle dava ehliyetinin yine olacağı, dava konusu imar planlarının kamunun tamamını etkilediği, aynı ilçe içerisinde taşınmazı bulunmasına, aynı ilde ikamet etmesine ve aynı imar planı içinde yer almasına rağmen eşit işlem ilkesine riayet edilmediği, dava konusu işlemlerden menfaatinin doğrudan etkilendiği, planlama alanının büyüklüğü ve etki genişliği ile dava konusu alanın şehrin kalanıyla bütünlük arz etmesi nedeniyle teknik olarak dava açma ehliyetinin bulunduğu, usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI :
Davalı Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından; davacıya ait taşınmazların dava konusu imar planı değişikliklerine ait onama sınırı içinde yer almadığı, davacının şahsen veya vekili vasıtasıyla bu değişikliklere veya ana plan revizyonuna karşı bir itirazda bulunmadıkları, dava konusu imar planı değişikliklerinin parsel bazındaki itirazlara yönelik münferit değişiklikleri kapsadığı ve bütüncül planlar olmadığı, davacının temyiz dilekçesinde yer alan iddialarının ise dava konusu imar planı değişiklikleri ile ilişkilendirilemeyeceği, usul ve kanuna uygun kararın onanmasına karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.
Davalı Balçova Belediye Başkanlığı tarafından; Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.
Davalı İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından; Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Duruşma yapılmasına gerek görülmedi.
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
17.10.1993 tarih ve 21731 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu kararı ile ''İzmir Balçova Termal Turizm Merkezi'' ilan edilen ve 30.06.2007 tarih ve 26568 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu kararı ile son hali belirlenen sınırları kapsayan alanda Bakanlıkça verilen ön izin kapsamında Balçova Belediye Başkanlığı tarafından hazırlanan İzmir İnciraltı Turizm Merkezi Tevsii Balçova Kaplıcaları Kesimine ilişkin 1/25.000 ve 1/5000 ölçekli nazım imar planları ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planının Kültür ve Turizm Bakanlığınca 12.10.2017 tarihinde, bu planlara askı süresi içerisinde yapılan itirazların değerlendirilmesi sonucu yapılan değişikliklerin 09.04.2018 tarihinde, değişiklik sonrasında tekrar ilana çıkarılan planlara askı süresi içerisinde yapılan itirazların değerlendirilmesi sonucu yapılan değişikliklerin 06.12.2018 tarihinde onaylandığı, son olarak değişiklik sonrasında tekrar ilana çıkarılan planlara askı süresi içerisinde yapılan itirazların değerlendirilmesi sonucu yapılan değişikliklerin 07.05.2019 tarihinde onaylandığı, son yapılan bu değişiklik ile dayanağı üst ölçekli 1/5000 ve 1/25.000 ölçekli nazım imar planlarının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesinin 3. fıkrasında; dilekçelerin Danıştayda daire başkanının görevlendireceği bir tetkik hakimi, idare ve vergi mahkemelerinde ise mahkeme başkanı veya görevlendireceği bir üye tarafından a) görev ve yetki, b) idari merci tecavüzü, c) ehliyet, d) idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, e) süre aşımı, f) husumet, g) 3 ve 5'inci maddelere uygun olup olmadıkları yönlerinden sırayla inceleneceği belirtilmiş, aynı maddenin 6. fıkrasında; yukarıdaki hususların ilk incelemeden sonra tespit edilmesi halinde de davanın her safhasında 15. madde hükmünün uygulanacağı düzenlenmiş, 15. maddenin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, dilekçelerde 14. maddenin 3/c bendine aykırılık görülmesi halinde davanın reddine karar verileceği hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yargısal denetim amacıyla her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunması koşuluna ihtiyaç vardır. Her olay ve davada, dava açan kişinin menfaatinin, iptali istenen işlemle ne ölçüde ihlal edildiğinin takdiri yargı mercilerince yapılmaktadır. İptal davası açılabilmesi için gerekli olan menfaat ilişkisi; kişisel, meşru ve güncel olması halinde gerçekleşecektir. Başka bir anlatımla, iptal davasına konu olan işlemin davacının menfaatini ihlal ettiğinden söz edilebilmesi için, davacıyı etkilemesi, davacının menfaatlerini ihlal etmesi, işlem ile davacı arasında ciddi ve makul bir ilişkinin bulunması gerekmektedir. Bu ilişki, uyuşmazlığın niteliğine göre bazen mülkiyet hakkından, bazen de komşuluk hukukundan doğabilmektedir. Sonuç olarak; idari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesi için ön koşullardan olan "dava açma ehliyeti" iptal davasına konu idari işlemin niteliğine ve dava açanın hukuken korunması gereken menfaatlerine göre idari yargı yerince değerlendirilmektedir.
Uyuşmazlıkta, Balçova Mahallesinde taşınmazı bulunan davacı tarafından, planların etaplar halinde uygulanmasını öngören plan notunun hukuka aykırı olduğu, önce uygulamaya konulan bölge ile diğer bölgeler arasında kopukluk oluşacağı, bütünlüğün bozulacağı, plan notu ile getirilen minimum parsel büyüklüğünün bölgedeki kullanım ve halihazırdaki mülkiyet durumu göz önüne alındığında gerçekçi olmadığı, böyle bir şartın planın uygulanmasını zorlaştıracağı ve bazı adalarda imkansız hale getireceği, plandaki fonksiyon çeşitliliğinin artırılması gerektiği, alanda konut alanı öngörülmemiş olmasının büyük bir eksiklik olduğu, alanda ticaret alanı fonksiyonuna ayrılan alanların bölgenin tümü için ve turizm amaçlı gelen vatandaşların günlük ihtiyaçlarını karşılamak için yetersiz olduğu, bu hususların sadece mülk sahiplerini değil tüm şehri olumsuz etkileyeceği, kamu yararına aykırı olduğu iddiaları ile plan değişikliklerinin iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.
Bu durumda, her ne kadar davacıların dava konusu edilen plan değişikliklerine konu alanda ve plan onama sınırı içinde taşınmazı bulunmamakta ise de, dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların plan bütününe yönelik olması, kapsamı ve plan değişikliğinin olası etkileri göz önüne alındığında, dava konusu imar planı değişikliklerinin yapıldığı … Mahallesinde taşınmaz maliki olan bulunan ve bu plan değişikliklerinden etkilendiği açık olan davacının dava açma ehliyetinin bulunduğu sonucuna ulaşıldığından, davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle ehliyet yönünden reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 22/05/2023 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.