T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/8739
Karar No : 2023/7196
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Genel Müdürlüğü
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti:OHAL sürecinde alınan tedbirlerin OHAL'in gerektirdiği ölçüde ve OHAL süresince sınırlı olacağı, OHAL sona erdiği için kamu görevinden çıkarılmasının Anayasal dayanağının kalmadığı, OHAL KHK'sının Resmi Gazetede yayımlandığı gün meclisin onayına sunulması ve 30 gün içinde onaylanmasının zorunlu olduğu, söz konusu dönemde kamu görevinden çıkarma cezasının sonuçları itibariyle Ceza Hukuku anlamında bir ceza olduğu, bu nedenle yargı organı tarafından verilmesi gereken bir karar iken yürütme ve yasama organı tarafından verilmesinin fonksiyon gaspını oluşturduğu, ölçülülük ve doğal hakim ilkelerine aykırı hareket edildiği, Devlete olan sadakat yükümlülüğünü ihlal etmediği, MGK kararına dayanılarak hüküm kurmanın Anayasa'ya aykırı olduğu, söz konusu kararların bağlayıcı olmadığı, bağlayıcı olduğu kabul edilse dahi 26.05.2016 tarihli MGK kararı öncesinde FETÖ'den bahsetme imkanı bulunmadığı, dolayısıyla sadakat yükümlülüğü için yüklenecek eylemlerin bu tarihten sonra olması gerektiği, söz konusu oluşumun bir terör örgütü olduğuna dair ... Ceza Dairesinin ... tarihli kararından önce kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmadığı, ilk derece mahkemesi kararındaki değerlendirmelerin Anayasa ve AİHS'ne aykırı olduğu, dernek, vakıf ve sendika üyeliğinin örgütlenme özgürlüğü kapsamında olduğu, Bank Asya verilerini kullanmanın özel hayata saygı hakkına müdahale olduğu, bankaya para yatırma fiilinin de yasal bir faaliyet olması nedeniyle suç delili olarak kabul edilemeyeceği, bir kişinin yatırım amacıyla bir bankaya para yatırması ve bu yatırımdan kar etmesinin mülkiyet hakkı kapsamında olduğu, terör örgütü üyeliği suçlamasıyla iki kez yargılama (adli ve idari) yapılmasının hukuka aykırı olduğu ve tek fiile tek ceza ilkesine aykırılık oluşturduğu, yargılama giderlerinin karar kesinleştikten sonra tahsil edilmesi yönündeki kararın hüküm kısmının adli yardımdan yararlanan kişiler açısından davanın kaybedilmesi halinde tüm masrafların ödenmesi tehditine neden olduğundan bu durumun mahkemeye başvuru açısından caydırıcı etkisi olduğu ve mahkemeye erişim hakkının kısıtlandığı, savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, masumiyet karinesinin ve suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Diğer yandan, dava dosyasının ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden; davacı hakkında, Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan yürütülen ceza yargılaması sonucunda verilen, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla, 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kararın ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararında yer alan; "...dosyaya eklenen Bank Asya hesap dökümlerine göre FETÖ/PDY terör örgütünün talimatları doğrultusunda örgütün finansmanı ve talimatlarını yerine getirmek için Asya Katılım Bankası hesabına para yatırma eyleminin olduğu kabul edilen tarihlerden önce de hesap hareketliliği olan ve bu hususta açıklık bulunmayan sanığın hesap açtığı tarihten itibaren olmak üzere BankAsya hesap dökümlerinin tamamına ilişkin olarak uzman bilirkişi marifeti ile inceleme yaptırılıp örgüt liderinin talimatı doğrultusunda bankaya para yatırıp yatırmadığı, ayrı hesap açıp açmadığı hususları açıklattırılıp değerlendirildikten sonra tespiti halinde sonucuna göre sanığın hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması Kanuna aykırı olması..." gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği ve yargılamanın ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında derdest olduğu görülmüştür.
Bununla birlikte bakılan davanın silahlı terör örgütüne üye olma suçuna ilişkin olmadığı ve devam eden ceza yargılamasının "iltisak/irtibat" ilişkisinin tespitine engel teşkil etmediği gibi; dava dosyasının incelenmesinden; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir Bank Asya isimli bankadaki hesabında bulunan para miktarını da 2014 yılından itibaren muhtelif tarihlerde muhtelif miktarlarda para girişleriyle artış sağladığının tespit edildiği, hesap bakiyesi 31/12/2013 tarihinde 553,07 TL iken; mezkur hesaba 18/09/2014 tarihinde 6.135,57 TL, 15/01/2015 tarihinde 1.231,79 TL, 17/02/2015 tarihinde 6.000,00 TL para yatırdığı ve aynı hesaba muhtelif tarihlerde farklı tutarlarda para girişi olduğu tespiti ve dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki diğer tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda yer verilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Mahkemesince ilgili merciine müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 30/05/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.