T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2021/8749
Karar No : 2023/3412
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …Geri Dönüşüm Gıda İnşaat Turizm Organizasyon Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı - …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İzmir İli, Kemalpaşa İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazda yapılan denetimde, davacı tarafından üç kez yurt dışından ithal edilen plastik ambalaj ve muhtelif plastik atık balyalarını izin verilmeyen açık alanda depoladığından bahisle davacı şirkete 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 20/r maddesi uyarınca, tekerrür hükmü de uygulanmak suretiyle toplam 649.773,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin İzmir Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün … tarihli ve … sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; bakılan uyuşmazlıkta, İzmir İli, Kemalpaşa İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parselde yer alan bağ vasıflı arazide gerçekleştirilen denetim neticesinde, davacı şirket tarafından yurt dışından ithal edilen plastik ambalaj ve muhtelif plastik atık balyalarının açık alanda depolandığının ve bununla ilgili yetkili makamlardan alınmış izin/lisans belgesinin bulunmadığı tespit edilerek … tarih ve … sayılı tutanağın düzenlendiği, söz konusu tutanağın davacı şirket yetkilisi tarafından da imzalandığı, her ne kadar davacı şirket tarafından, Menemen İlçesinde bulunan fabrikalarında meydana gelen yangın nedeniyle denetime konu alanda atık depolamak zorunda kalındığı belirtilmiş ise de, bahsi geçen olay nedeniyle yetkili makamlara başvuru yapılarak denetime konu alanda atık depolanması hususunda alınmış herhangi bir izin/lisans belgesinin dosyaya sunulmadığı, İzmir Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün … tarih ve …, …ve … sayılı yazıları incelendiğinde, söz konusu fiilin 2019 yılı Haziran ayında ayrı ayrı üç kez işlendiği anlaşıldığından, davacı şirketin yurt dışından ithal edilen atıkların açık alanda mevzuatta öngörülen usul ve esaslara, yasaklara veya sınırlamalara aykırı olarak depoladığı şeklinde sübut bulan eylemleri nedeniyle, 2872 sayılı Çevre Kanununun 20. maddesinin (r) bendi uyarınca 649.773,00 TL idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçesinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İşletmelerinde çıkan yangın nedeniyle mücbir sebep bulunduğundan denetim yapılan yerde atık depolamak zorunda kaldıkları, atık ithal lisanslarının bulunduğu, dava konusu para cezasının ise fahiş olduğu hususları ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyize konu kararın hukuk ve usule uygun olduğu belirtilerek, davacının temyiz istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ…'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen reddi ile kararın temel para cezasına ilişkin kısmının onanması, temyiz isteminin kısmen kabulü ile kararın para cezasına tekerrür uygulanmasına ilişkin kısmı yönünden ise bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, 29/10/2021 günlü, 31643 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 85 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 1. maddesi uyarınca, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin Altıncı Kısmının Dördüncü Bölümünün başlığı "Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği" şeklinde değiştirildiğinden husumetin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yerine Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına yöneltilmesine karar verilerek, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY : İzmir İli, Kemalpaşa İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazda 05.09.2019 tarihinde davalı idare personelince denetim yapılmıştır.
Söz konusu denetim neticesinde düzenlenen ve işletme yetkilisince imzalanan … tarih ve … sayılı tutanakta özetle; içerisinde ev, bahçe ve bazı yapıların bulunduğu arazide (… Mahallesi, … ada, …parsel sayılı taşınmazda) açık alanda, beton zeminde balya halinde bir kısmı da dağınık olmak üzere plastik ambalaj, plastik poşet ve araç kaporta parçalarının bulunduğu, atıkların sahibi ...'ın (şirket yetkilisi) beyanına göre arazide bulunan atıkların yurt dışından ithal edildiği, araç kaportalarının (plastik) ise Menemen'de bulunan fabrikanın yanması nedeniyle oluşan atıklar olduğu, bu atıkların bir süredir bu alanda depolandığı, atıkların depolandığı alan ile ilgili olarak Müdürlükten alınmış herhangi bir belgenin (çevre izin görüşü, izin veya lisansı) bulunmadığı hususları tespit edilmiştir.
Anılan denetim tutanağı ve idarece yapılan araştırma sonucuna göre, davacı şirket tarafından Haziran 2019 tarihinde üç defa atık ithalatı yapıldığı ve bu ithal atıkların idarece izin verilmeyen taşınmazdaki açık alanda depoladığından bahisle davacı şirkete 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 20/r maddesi uyarınca, tekerrür hükmü de uygulanmak suretiyle toplam 649.773,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin İzmir Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün … tarihli ve … sayılı işlemi tesis edilmiştir.
Bunun üzerine görülmekte olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2872 sayılı Çevre Kanunu'nun "Kirletme yasağı" başlıklı 8.maddesinde, "Her türlü atık ve artığı, çevreye zarar verecek şekilde, ilgili yönetmeliklerde belirlenen standartlara ve yöntemlere aykırı olarak doğrudan ve dolaylı biçimde alıcı ortama vermek, depolamak, taşımak, uzaklaştırmak ve benzeri faaliyetlerde bulunmak yasaktır. Kirlenme ihtimalinin bulunduğu durumlarda ilgililer kirlenmeyi önlemekle; kirlenmenin meydana geldiği hallerde kirleten, kirlenmeyi durdurmak, kirlenmenin etkilerini gidermek veya azaltmak için gerekli tedbirleri almakla yükümlüdürler." hükmüne; anılan Kanunun "İzin alma, arıtma ve bertaraf etme yükümlülüğü" başlıklı 11.maddesinde, "Üretim, tüketim ve hizmet faaliyetleri sonucunda oluşan atıklarını alıcı ortamlara doğrudan veya dolaylı vermeleri uygun görülmeyen tesis ve işletmeler ile yerleşim birimleri atıklarını yönetmeliklerde belirlenen standart ve yöntemlere uygun olarak arıtmak ve bertaraf etmekle veya ettirmekle ve öngörülen izinleri almakla yükümlüdürler." hükmüne; yine anılan Kanunun "İdari nitelikteki cezalar" başlıklı 20.maddesinin "r"bendinde ise, "Bu Kanunda ve yönetmeliklerde öngörülen usûl ve esaslara, yasaklara veya sınırlamalara aykırı olarak atık toplayan, taşıyan, geçici ve ara depolama yapan, geri kazanan, geri dönüşüm sağlayan, tekrar kullanan veya bertaraf edenlere 24.000 Türk Lirası, ithal edenlere 60.000 Türk Lirası idarî para cezası verilir." hükmüne; 2.fıkrasında ise, "Bu maddenin (ı) bendinin (1), (2), (3) ve (4) numaralı alt bentleri ile (k), (l), (r), (s), (t), (u), (v) ve (y) bentlerinde öngörülen idarî para cezaları kurum, kuruluş ve işletmelere üç katı olarak verilir." hükmüne; aynı Kanunun 23. maddesinde de, "Bu Kanunda belirtilen idarî para cezaları, bu cezaların verilmesini gerektiren fiillerin işlenmesinden itibaren üç yıl içinde birinci tekrarında bir kat, ikinci ve müteakip tekrarında iki kat artırılarak verilir." hükmüne yer verilmiştir.
Yine, 2872 Sayılı Çevre Kanunu Uyarınca Verilecek İdari Para Cezalarına İlişkin Tebliğ (2019/1) uyarınca 20.maddenin "r" bendindeki "24.000 TL para cezasının" 01/01/2019 - 31/12/2019 tarihleri arasında "72.197,00 TL" olarak uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyize konu kararın, idari para cezasının esasına (temel para cezası) ilişkin kısmında;
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu İdari Dava Dairesi kararının para cezasının esasına (temel para cezası) ilişkin kısmı (2872 sayılı Kanunun 20/r maddesi ve 20. maddesinin 2. fıkrası uyarınca verilen 72.197 TL x 3 = 216.591 TL) ve dayandığı gerekçe, hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmamaktadır.
Kararın, idari para cezasının, 2872 sayılı Kanunun 23. maddesi uyarınca tekerrür hükümleri uygulanarak arttırılan kısmına gelince;
2872 sayılı Çevre Kanunuyla çevrenin korunması, iyileştirilmesi ve kirliliğinin önlenmesi amacıyla özel, kamu ve tüzel kişiliklerin uyması gereken kurallar belirlenmiş ve bu kurallara uymayanlara ise 20. maddesiyle her bir fiile uygulanacak idari yaptırımlar, 23. maddesiyle de yaptırıma konu fiillerin tekerrürü halinde cezanın arttırımına ilişkin uygulanacak kurallar belirlenmiştir. Bu kurallara göre, idareler öncelikle idari yaptırıma konu fiilin işlenip işlenmediğini belirleyip, işlenmiş ise muhatabın özel veya tüzel kişi olmasına göre fiilin karşılığı olan idari yaptırıma karar verdikten sonra, ilgili kişi daha önce aynı fiili 3 yıllık süre içerisinde birinci kez işlemesi durumunda bir kat ve birden çok kez tekrar etmiş ise iki kat artırmak suretiyle uygulayacaktır. Dolayısıyla fiilin tekerrürü halinde ilgililer hakkında tesis edilen işlem; idari yaptırım kararı ve tekerrür hükümlerinin uygulanması şeklinde iki aşamadan oluşmaktadır. Bu nitelikteki idari para cezalarının dava konusu yapılması halinde yargı mercilerince öncelikle isnat edilen fiilin işlenip işlenmediğinin tespit edilerek yasanın 20. maddesinde belirlenen idari yaptırımın uygulanmasının yerinde olup olmadığına karar verdikten sonra, ayrıca tekerrür hükümlerinin uygulanmasının hukuka uygun olup olmadığı hakkında da karar verilmesi gerekmektedir.
Bununla birlikte, tekerrür uygulanması; ceza hukukunda "tekerrür" müessesesi, bir ceza mahkumiyetine kesin olarak uğrayan bir kimsenin, yeniden suç işlemesi halinde Ceza Kanunu karşısındaki kişisel durumunu tanımlamakta olup, hukuka aykırı bir eylemin tekerrürü halinde verilecek cezanın artırılması, daha önce verilen cezanın ıslah edici olmadığı ve failin suç işleme konusundaki ısrarının daha ağır bir cezayı gerektirdiği düşüncesinden doğmaktadır. Bununla birlikte, faile tekerrür nedeniyle daha ağır bir ceza verilebilmesi, bir başka deyişle, failin ıslah olmadığının ve suç işleme konusundaki ısrarının ortaya konulabilmesi için, hukuka aykırı bir eylemi failin birden çok kere gerçekleştirmiş olması tek başına yeterli olmayıp, tekerrüre esas alınan eylemi nedeniyle daha önce cezalandırılmış olmasına rağmen, bu tarihten sonra aynı eylemde tekrar bulunmuş olması gerekmektedir.
Belirli bir kesinlik içinde yasada hangi eyleme hangi hukuksal yaptırımın bağlandığının bireyler tarafından bilinmesi ve eylemlerin sonuçlarının öngörülebilmesi gerektiğinden, hukuka aykırı bir eylemde bulunduğu tarih itibarıyla hakkında daha önce verilen bir ceza bulunmayan kişi aynı eylemi birden fazla gerçekleştirdiğinden bahisle verilen para cezasına tekerrür hükümleri uygulanarak cezasının artırılmasının hukuk devleti ilkesine uygun olmadığı açıktır.
Dosyanın incelenmesinden; davacı tarafından ithal edilen atıkların, davalı idarenin izin verdiği işletmesi dışında başka bir taşınmaz üzerinde depolandığının yerinde yapılan denetimde tespit edildiği ve düzenlenen denetim tutanağının işletmenin yetkilisince de imzalandığı, bunun üzerine anılan tutanak uyarınca ve yapılan araştırma neticesinde davalı idarece davacı tarafından Haziran 2019 tarihinde üç kez yurt dışından ithal edilen plastik ambalaj ve muhtelif plastik atık balyalarını izin verilmeyen açık alanda depoladığından bahisle davacı şirkete 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 20/r maddesi uyarınca, tekerrür hükmü de uygulanmak suretiyle toplam (72.197 TL x 3 x 3 = 649.773,00-TL) idari para cezası verilmesine ilişkin İzmir Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün … tarihli ve … sayılı işleminin tesis edildiği, dava konusu işlemin (2872 sayılı Kanunun 20/r maddesi ve 20. maddesinin 2. fıkrası uyarınca verilen 72.197 TL x 3 = 216.591 TL) 216.591 TL'lık kısmının temel para cezasını, kalan 433.182 TL'nin ise 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 23. madde hükmü uygulanarak tekerrür nedeniyle arttırılan kısım olduğu anlaşılmaktadır.
Her ne kadar Mahkeme kararında; İzmir Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün … tarih ve …, …ve … sayılı yazıları incelendiğinde, söz konusu fiilin 2019 yılı Haziran ayında ayrı ayrı üç kez işlendiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle idarece (tekerrür uygulanarak) verilen toplam para cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılarak davanın tamamının reddi yolunda hüküm kurulmuş, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusu da temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesince reddedilmiş ise de;
Para cezasına tekerrür uygulanması için hukuka aykırı bir eylemi davacının birden çok kere gerçekleştirmiş olmasının tek başına yeterli olmadığı, tekerrüre esas alınan eylemi nedeniyle daha önce davacıya para cezası verilmiş olması ve bunun davacıya bildirilmiş olması, para cezası verilmesinden sonra da bu cezanın verilmesini gerektiren fiillin işlenmesinden itibaren üç yıl içinde birinci tekrarında bir kat, ikinci ve müteakip tekrarında iki kat artırılmak suretiyle tekerrür hükmünün uygulanabileceği göz önünde bulundurulduğunda; ayrıca, davacıya tekerrür hükmü uygulanmasına neden olan fiilin daha önce davacı tarafından işlenerek davacıya bu fiili nedeniyle para cezası verildiğine ve bu cezanın davacıya bildirildiğine dair herhangi bir bilgi ve belgenin dosyaya sunulmadığı da görüldüğünden, davalı idarece dava konusu işlemle davacıya aynı fiili üç defa işlediğinden bahisle temel para cezasının tekerrür hükmü uygulanarak arttırılmasında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığından, dava konusu işlemin tekerrür uygulanan kısmında hukuka uygunluk görülmemiştir.
Bu itibarla, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bu kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının 2872 sayılı Çevre Kanununun 20. maddesinin 1. fıkrasının (r) bendi ile 2. fıkrası uyarınca verilen temel para cezasına ilişkin kısmının ONANMASINA, temel para cezasının tekerrür nedeniyle artırılmasına ilişkin kısmının ise BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 04/04/2023 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.