T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2021/919
Karar No : 2023/2171
DAVACILAR : 1- …
2- …
3- …
4- …
5- …
6- …
7- …
8- …
9- …
VEKİLLERİ : Av. …
10…
VEKİLİ : Av…
DAVALI : … Bakanlığı - ANKARA
VEKİLİ : Av…
DAVANIN KONUSU : 24/10/2020 tarihli ve 31284 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren, 10/09/2020 tarihli, 110 sayılı Tabiat Varlığı Olarak Belirlenecek Anıt Ağaçların Tespitine İlişkin İlke Kararının iptali istenilmektedir.
DAVACILARIN İDDİALARI : Davanın süresinde açıldığı ve tüm davacıların 10/09/2020 tarihli, 110 sayılı Tabiat Varlığı Olarak Belirlenecek Anıt Ağaçların Tespitine İlişkin İlke Kararının iptalini istemekte ehliyetli olduğu belirtilerek, 19/12/2012 tarihli, 28358 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Korunan alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmeliğin Tanımlar ve Kısaltmalar başlıklı 4. maddesinin 1/a bendinde anıt ağacın tanımının yapıldığı, Yönetmeliğin 11. maddesinde anıt ağacın ayırt edici özelliklerinin sayıldığı, 26/10/2017 tarih ve 30223 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi ile ana Yönetmeliğin 11. maddesinin 1. fıkrasının değiştirildiği, değişiklikle, 11. maddenin 1. fıkrasının (a) bendine “form” ifadesinin eklendiği, (b) ve (c) bentlerinin aynen muhafaza edildiği, (ç), (d) ve (e) bentlerinin madde metninden tamamen çıkarıldığı, aynı fıkraya (ç) bendi olarak yeni bir düzenleme eklendiği, bu şekilde değiştirilen 11. maddenin 1. fıkrasının var olan ç, d ve e bentlerinin madde metninden çıkarılarak ç bendiyle yeni bir düzenleme getirilerek türün yayılışı bakımından sadece kuzey/güney hattının referans kabul edilmesinin ve 11. maddenin yürürlükte olduğu haliyle hukuka aykırı olduğu, eksik düzenleme içerdiği gerekçesiyle Değişiklik Yönetmeliğinin 1. maddesinin iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle Danıştay Ondördüncü Dairesinin E: 2017/4412 sayılı dosyası ile açılan davada 26/10/2017 tarih ve 30223 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesinin yürütmesinin durdurulmasına karar verildiği, bu karara karşı yapılan itirazın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 24/09/2018 tarihli, E:2018/527 sayılı kararıyla reddedildiği, davanın esası hakkında henüz karar verilmediği, 16/03/2020 tarih ve 31070 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 7. maddesi ile ana Yönetmeliğin 11. maddesinin 1. fıkrasının yeniden değiştirildiği, değişiklikle; 2012 yılında madde metninde yer almayan "form" ibaresinin düzenlemede muhafaza edildiği, 2017 değişikliğinde yer alan "en az birini taşıyan" ifadesinin düzenlemeden çıkarıldığı, "Anıt ağaçların ayırt edici özelliklerini aşağıdakiler tanımlamaktadır." şeklindeki ibareye yer verilerek düzenleme ile sayılan tüm özelliklerin bir arada bulunmasının anıt ağaçların ayırt edici özellikleri olduğu belirtilerek anıt ağaçların ayırt edici özelliklerinin daraltıldığı, 2017 düzenlemesindeki "Tabiat tarihi ve biyolojik özellikleri itibarıyla türün yayılışı bakımından en kuzey veya en güney veya ekstrem muhitlerde yaşayan fertleri" "ifadelerinin düzenlemeden çıkarılarak anıt ağaçların tespit edilmesine yönelik hususların ilke kararı ile belirleneceğinin madde metnine eklendiği, söz konusu değişikliğin yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle Danıştay Altıncı Dairesinin E:2020/5181 sayılı dosyada dava açıldığı, henüz yürütmenin durdurulması talepleri hakkında karar verilmediği, idarenin savunmasının verildiği tarihlerde 10/09/2020 tarihli, 110 sayılı dava konusu İlke Kararının hazırlandığı, 24/10/2020 tarihli, 31284 sayılı Resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdiği, 16/03/2020 tarih ve 31070 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 7. maddesi ile değiştirilen ana Yönetmeliğin 11. maddesinin 1. fıkrasındaki değişikliği dava konusu ilke kararı ile birlikte değerlendirilmesi gerektiği, "Dünya Kültürel Mirasının Korunmasına Dair Sözleşme" gereğince de ağaç ve ağaç topluluklarının korunması gerekli özelliklerinin estetik görünümleri olduğu, ancak 16/03/2020 tarihli yönetmelik değişikliği ile anıt ağaçların güzellikleri, estetik özelliklerini tanımlayan bentlerin kaldırılarak sözleşme hükümlerine aykırı düzenleme yapıldığı, maddede sayılan anıt ağaç kriterlerine herhangi bir sonuç bağlanmayıp anıt ağaçların tespitine yönelik hususların ilke kararı ile belirlenmesinin anıt ağaçların hukuki statüsünün ilke kararlarına bırakılmasına yol açacağı, yönetmeliklerin kanunların uygulanmasının ayrıntılarını düzenlemesi gerektiği, bu işin ilke kararına bırakılamayacağı, dava konusu İlke Kararının ekindeki tescil edilebilecek ağaç türleri listesinin yetersiz olduğu, ekte sunulan Anıt Ağaç Değerlendirme Tablosunun bilimsel ve gerçekçi olmadığı, özensiz ifadeler içerdiği, İlke Kararının bu haliyle idarenin edilgen bir konumda olmasına bağlandığı, tespit fişini dolduracak kişilerin rastlantısal olarak bir araya geleceği, İlke Kararının iptal edilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, 19/12/2012 tarihli, 28358 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Korunan alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmeliğin 11. maddesinin 2. fıkrasında anıt ağaçların Türk Standartları Enstitüsü tarafından hazırlanan TS ... Anıt Ağaçlar Envanter Seçim Kuralları ve İşaretleme Standardına göre tespit edileceği düzenlemesine yer verildiği, ancak söz konusu standardın Bakanlıkları tarafından değil, Türk Standartları Enstitüsü tarafından kaldırıldığı, TS 13137 standardının anıt ağaçların ayırt edici özelliklerini belirlemede son derece verimli olduğu görüldüğünden, 16/03/2020 tarih ve 31070 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile anıt ağaçların tespitinin ilke kararı ile yapılması hükmünün yürürlüğe girdiği, 110 sayılı ilke kararının TS ... sayılı standart esas alınarak hazırlandığı, Anıt Ağaçlar Envanter Seçim Kuralları ve İşaretleme Standardında belirtilen kurallar çerçevesinde tescil işlemleri yapılan anıt ağaç türlerinin genişletilerek ilke kararında güncelleme yapıldığı, bu listelere eklenen ağaç türlerinin süreç içerisinde Bakanlığa iletilen talepler üzerinden tespit edildiği, tabiat varlıklarının belirlenmesi ve bunlarla ilgili süreçlerin yürütülmesine ilişkin ilke kararı çıkarmanın, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının, 2863 sayılı Kültür ve tabiat Varlıklarını Koruma Kanunundan gelen bir yetkisi olduğu, bu kapsamda yürürlüğe kazandırılan İlke Kararının, anıt ağaç tespit ve tescil işlemlerinin daha önce TS ... standardına bağlı olarak standart ve etkin olarak yürütülen sürecin aynı şekilde devam etmesini sağladığı, dava konusu ilke kararının iptalini gerektirecek herhangi bir sebep bulunmadığı, davanın reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Dava konusu düzenlemenin iptali gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI …'İN DÜŞÜNCESİ : Dava, 24/10/2020 tarihli, 31284 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 10/09/2020 tarihli, 110 sayılı, Tabiat Varlığı Olarak Belirlenecek Anıt Ağaçların Tespitine İlişkin İlke Kararının iptali istemiyle açılmıştır.
2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 3. maddesinde, "Tabiat varlıkları; jeolojik devirlerle, tarih öncesi ve tarihi devirlere ait olup ender bulunmaları veya özellikleri ve güzellikleri bakımından korunması gerekli, yer üstünde, yer altında veya su altında bulunan değerlerdir." tanımına yer verilmiş, 6. maddesinde, özellik gösteren ağaç ve ağaç toplulukları ile benzerlerinin taşınmaz tabiat varlığı örneklerinden olduğu, 7. maddesinde, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının ve doğal sit alanlarının tespitinin, Kültür ve Turizm Bakanlığının koordinatörlüğünde ilgili ve faaliyetleri etkilenen kurum ve kuruluşların görüşü alınarak yapılacağı ve tespit ve tescil ile ilgili usul ve esasların yönetmelikle düzenleneceği, hükme bağlanmış, Ek 4. maddesinde ise "Taşınır tabiat varlıkları hariç tabiat varlıkları, doğal sit alanları ve bunlara ilişkin koruma alanları ile ilgili olarak bu Kanunda öngörülen iş, işlem ve kararlar bakımından görevli ve yetkili bakanlık, Çevre ve Şehircilik Bakanlığıdır. Tabiat varlıkları, doğal sit alanları ve bunlara ilişkin koruma alanları ile ilgili hususlarda karar almak ve bu Kanunda öngörülen diğer iş ve işlemlerde Çevre ve Şehircilik Bakanlığına yardımcı olmak üzere; Çevre ve Şehircilik Bakanlığı merkez teşkilatı bünyesinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Bakan Yardımcısının başkanlığında, söz konusu varlıkların ve alanların özelliklerine göre konusunda uzmanlaşmış mimar veya şehir plancısı, orman veya çevre mühendisi ve hukukçular ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca uygun görülecek uzmanlardan Tabiat Varlıklarını Koruma Merkez Komisyonu ve taşrada aynı meslek alanlarından yeterli sayıda uzmanın katılması suretiyle yeteri kadar Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu teşkil edilir. Bu komisyonların iş, işlem ve kararları konusunda, bu Kanunun Koruma Yüksek Kurulu ve koruma bölge kurulları ile ilgili hükümleri, Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca alınan ilke kararları çerçevesinde kıyasen uygulanır. Bu Kanunda Koruma Yüksek Kurulunca alınması öngörülen kararlar, tabiat varlıkları, doğal sit alanları ve bunlara ilişkin koruma alanları bakımından Koruma Merkez Komisyonunca, koruma bölge kurullarınca alınması öngörülen kararlar koruma bölge komisyonlarınca alınır ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığının onayıyla yürürlüğe konulur. Bu Kanunda ve diğer mevzuatta tabiat varlıkları, doğal sit alanları ve bunlara ilişkin koruma alanları bakımından Koruma Yüksek Kuruluna ve koruma bölge kurullarına yapılan atıflar ilgisine göre Koruma Merkez Komisyonuna ve koruma bölge komisyonlarına yapılmış sayılır ve ilgili maddelerde geçen Koruma Yüksek Kurulundan Koruma Merkez Komisyonu ve koruma bölge kurullarından koruma bölge komisyonları anlaşılır." hükmü yer almıştır.
1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 109. maddesinde, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı bünyesinde kurulan Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri düzenlenmiş olup tabiat varlıkları ve doğal sit alanları ile özel çevre koruma bölgelerinin tespit, tescil, onay, değişiklik ve ilanına dair usul ve esasları belirlenmek ve bu alanların sınırlarını tespit ve tescil etmek, yönetmek ve yönetilmesini sağlamak, bu görev ve yetkiler arasında sayılmıştır.
Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmeliğin, 27/10/2017 günlü, 30223 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesiyle değiştirilen 11. maddesinin 1. fıkrasının iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Altıncı Dairesinin 13/06/2019 tarih ve E:2019/12700, K:2019/5572 sayılı kararı ile "Yönetmeliğin değişmeden önceki düzenlemelerinin kanuni düzenlemeye uygun olduğu, değişiklikten önceki bu düzenlemelerin Yönetmelikte yer alan anıt ağaç tanımı ile de uyumlu olduğu, dava konusu değişiklikle birlikte Yönetmeliğin anıt ağaç tanımının kapsamına girecek ağaç türlerinin daraltıldığı ve tanım maddesi ile dava konusu düzenleme arasında çelişki yaratıldığı, Yönetmeliğin "Anıt ağaçların ayırt edici özellikleri" başlıklı 11. maddesinin 1. fıkrasının değiştirilen (ç) bendi ile yürürlükten kaldırılan (d) ve (e) bentlerinin, bir ağacın anıt ağaç olarak tescil edilebilmesi için taşıması gereken nitelikleri, iptali istenilen değişiklikle aynı maddenin (a) bendine eklenen "form" kelimesinden çok daha ayrıntılı olarak düzenlediği; değişiklikten önceki bentlerin, daha açık, anlaşılabilir ve tabiat varlıklarını tespit ve tescille görevli idareler yönünden subjektif değerlendirmelere ihtiyaç bırakmayacak ve farklılıklara yol açmayacak şekilde, daha uygulanabilir nitelik taşıdığı; dolayısıyla, madde metninin, değişiklikten önceki haliyle, hukuki belirlilik ilkesine daha uygun olduğu; dava konusu Yönetmelik kurallarının ise soyut nitelik taşıdığı ve hukuki belirlilik ilkesine uygun olmadığı sonucuna varıldığı" gerekçesiyle iptaline karar verildiği, anılan kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 14/10/2020 tarih ve E:2019/2032, K:2020/1839 sayılı kararıyla onandığı, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca onanan benzer nitelikte Danıştay Altıncı Dairesinin 22/10/2020 tarihli, E:2019/2515, K:2020/9999 sayılı kararının bulunduğu, yine 16/03/2020 tarihli, 31070 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yönetmelik değişikliğin iptali istemiyle açılan davada, 16/03/2022 tarihli, E:2020/5181, K:2022/31/55 sayılı Danıştay Altıncı Dairesi kararıyla, "Söz konusu düzenlemeler incelendiğinde, 27/10/2017 tarihli, 30223 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan değişiklikle, dava konusu değişikliğin hemen hemen aynı olduğu görülmüştür." gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline kararı verildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda tabiat varlığı olarak belirlenecek anıt ağaçların tespitine ilişkin kuralların öncelikle yargı kararları dikkate alınarak davalı idarece çıkarılacak yeni Yönetmelik maddesi ile belirlenmesi gerekmektedir.
Öte yandan uyuşmazlığa konu ilke kararında, "2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu ile 19/07/2012 tarih ve 28358 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Konunan Alanların Tespit Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmelik çerçevesince anıt ağaçların tespit edilmesine yönelik hususlar aşağıdaki şekilde belirlenmiştir." ifadesine yer verildiği görüldüğünden, yargı kararı ile önce yürütmesi durdurulan daha sonra iptal edilen Yönetmelik kuralları uyarınca ilke kararı çıkarılmasında da hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptali gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 01/03/2023 tarihinde, davacılar … Derneği… Derneği, … Derneği, … Derneği, … Odası, … Derneği, … Derneği, … Derneği ve …Derneği vekilleri Av. …'in, Av…'un ve Av…'un geldiği, davacı … Derneği vekili Av…'ın gelmediği ve davalı idare … Bakanlığı vekili Av…'ın geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
24/10/2020 tarihli ve 31284 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren, 10/09/2020 tarihli, 110 sayılı Tabiat Varlığı Olarak Belirlenecek Anıt Ağaçların Tespitine İlişkin İlke Kararının iptali istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT ve HUKUKİ DEĞERLENDİRME: :
2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 3. maddesinde, "Tabiat varlıkları; jeolojik devirlerle, tarih öncesi ve tarihi devirlere ait olup ender bulunmaları veya özellikleri ve güzellikleri bakımından korunması gerekli, yer üstünde, yer altında veya su altında bulunan değerlerdir." tanımına yer verilmiş, 6. maddesinde, özellik gösteren ağaç ve ağaç toplulukları ile benzerlerinin korunması gerekli taşınmaz tabiat varlığı örneklerinden olduğu, 7. maddesinde, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının ve doğal sit alanlarının tespitinin, Kültür ve Turizm Bakanlığının koordinatörlüğünde ilgili ve faaliyetleri etkilenen kurum ve kuruluşların görüşü alınarak yapılacağı ve tespit ve tescil ile ilgili usul ve esasların yönetmelikle düzenleneceği, hükme bağlanmış, Ek 4. maddesinde; taşınır tabiat varlıkları hariç tabiat varlıkları, doğal sit alanları ve bunlara ilişkin koruma alanları ile ilgili olarak bu Kanunda öngörülen iş, işlem ve kararlar bakımından görevli ve yetkili bakanlığın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı olduğu, tabiat varlıkları, doğal sit alanları ve bunlara ilişkin koruma alanları ile ilgili hususlarda karar almak ve Kanunda öngörülen diğer iş ve işlemlerde Çevre ve Şehircilik Bakanlığına yardımcı olmak üzere; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı merkez teşkilatı bünyesinde Bakan Yardımcısının başkanlığında, söz konusu varlıkların ve alanların özelliklerine göre konusunda uzmanlaşmış mimar veya şehir plancısı, orman veya çevre mühendisi ve hukukçular ile Bakanlıkça uygun görülecek uzmanlardan Tabiat Varlıklarını Koruma Merkez Komisyonu ve taşrada aynı meslek alanlarından yeterli sayıda uzmanın katılması suretiyle yeteri kadar Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu teşkil edilleceği, bu komisyonların iş, işlem ve kararları konusunda, Kanunun Koruma Yüksek Kurulu ve koruma bölge kurulları ile ilgili hükümlerinin, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca alınan ilke kararları çerçevesinde kıyasen uygulanacağı hükmüne yer verilmiştir.
19/07/2012 tarih ve 28358 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmelikte anıt ağaç, "Yaş, çap ve boy itibarıyla kendi türünün alışılmış ölçüleri üzerinde boyutlara sahip olan ve/veya yöre folklorunda, kültür ve tarihinde özel yeri bulunan ve/veya geçmiş ile günümüz, günümüz ile gelecek arasında köprü kurabilecek doğal ve uzun ömre sahip olan ağaçlar" olarak tanımlanmış, "Anıt ağaçlarının ayırt edici özellikleri" başlıklı 11. maddesinin ilk halinde; "(1) Anıt ağaçların ayırt edici özellikleri aşağıda yer almakta olup; bunlardan bir veya birkaçını taşıyan ağaçlar anıt ağaçlardır.
a) Yaş, çap ve boy itibarıyla kendi türünün alışılmış ölçüleri üzerinde boyutlara sahip olan kuşaklar arasında bağ kurabilecek uzunlukta doğal ömre sahip.
b) Yöre kültüründe olumlu veya olumsuz, gerçek veya hayal ürünü, mistik veya folklorik bir öyküye sahip.
c) Yöresel veya ulusal tarihte kimi olaylar ile özdeş hale gelen ve onlara tanıklık eden.
ç) Görsel açıdan estetik görünüme sahip olan veya doğal görünümden esaslı şekilde sapma gösteren çatal, şamdan, kıvrık, yatay gibi dikkat çekici biçimde fiziksel özelliklere sahip.
d) Aynı gövde ve kök üzerinde iki veya daha fazla türün bir arada yaşaması gibi garip kaynaşma ve birlikte yaşama örnekleri sergileyen, doğal yaşam tarzı bakımından benzerlerinden farklı gelişme niteliklerine sahip.
e) Kent dokusunu tamamlayan, kent imajına etkisi olan grup, dizi veya tek ağaçlar." kuralına yer verilmiş, maddenin ikinci fıkrasında da; Anıt ağaçların Türk Standardları Enstitüsü tarafından hazırlanan TS 13137 Anıt Ağaçlar Envanter Seçim Kuralları ve İşaretleme Standardına göre tespit edileceği hükmüne yer verilmiştir.
27/10/2017 tarih ve 30223 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan değişiklik ile 11. maddenin 1. fıkrasının (ç) bendi değiştirilerek "tabiat tarihi ve biyolojik özellikleri itibariyle türün yayılışı bakımından en kuzey ve en güney veya ekstrem muhitlerde yaşayan fertler" şeklinde yeni bir kriter belirlenmiş; (d) ve (e) bentleri yürürlükten kaldırılmış ve maddenin (a) bendine "form" ifadesi eklenmiştir.
Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmeliğin, 27/10/2017 tarih ve 30223 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi ile değiştirilen 11. maddesinin 1. fıkrasının iptali istemiyle açılan dava neticesinde Danıştay Altıncı Dairesinin 13/06/2019 tarihli, E:2019/12700, K:2019/5572 kararıyla (devir öncesi Danıştay Ondördüncü Dairesinin E:2017/4412 sayılı dosyası) Yönetmeliğin 11. maddesinin 1. fıkrasının iptaline karar verilmiş, anılan karar Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 14/10/2020 tarih ve E:2019/2032, K:2020/1839 sayılı kararı ile onanmıştır.
16/03/2020 tarih ve 31070 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan değişiklik Yönetmeliğinin 7. maddesi ile Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmeliğin 11. maddesi değiştirilmiş, 7. maddeyle, Yönetmeliğin 11. maddesi, "(1) Anıt ağaçların ayırt edici özelliklerini aşağıdakiler tanımlamaktadır: (a) Yaş, çap, boy ve form itibarıyla kendi türünün alışılmış ölçüleri üzerinde boyutlara sahip olan kuşaklar arasında bağ kurabilecek uzunlukta doğal ömre sahip olması. (b) Yöre kültüründe olumlu veya olumsuz, gerçek veya hayal ürünü, mistik veya folklorik bir öyküye sahip olması. (c) Yöresel veya ulusal tarihte kimi olaylar ile özdeş hale gelmesi ve onlara tanıklık etmesi. (2) Anıt ağaçların tespit edilmesine yönelik hususlar ilke kararı ile belirlenir.” şeklinde yeniden düzenlenmiş; ikinci fıkrada yer alan; anıt ağaçların TS 13137 standardına göre tespit edileceği yönündeki kural yürürlükten kaldırılarak, anıt ağaçların tespit edilmesine yönelik hususların ilke kararı ile belirleneceği hükmüne yer verilmiştir.
Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmeliğin, 16/03/2020 tarih ve 31070 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan değişiklik Yönetmeliğinin 3, 5., 6. ve 7. maddelerinin iptali istemiyle açılan davada; Danıştay Altıncı Dairesinin 01/10/2020 tarih ve E:2020/5181, K:2022/3155 sayılı kararıyla, 7. maddenin Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmeliğin 11. maddesinin 1. fıkrasının değiştirilmesine ilişkin kısmının; iptali istenen düzenlemenin, 27/10/2017 günlü, 30223 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan değişiklikle, hemen hemen aynı olduğu, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları" başlıklı 6. maddesinin 4. fıkrasında: "Tarihi mağaralar, kaya sığınakları; özellik gösteren ağaç ve ağaç toplulukları ile benzerleri taşınmaz tabiat varlığı örneklerindendir." hükmüne yer verildiği, Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmeliğin "Tanımlar ve kısaltmalar" başlıklı 4. maddesinde ise anıt ağaçların, "yaş, çap ve boy itibarıyla kendi türünün alışılmış ölçüleri üzerinde boyutlara sahip olan ve/veya yöre folklorunda, kültür ve tarihinde özel yeri bulunan ve/veya geçmiş ile günümüz, günümüz ile gelecek arasında köprü kurabilecek doğal ve uzun ömre sahip olan ağaçlar" olarak tanımlandığı, dava konusu düzenlemenin Yönetmelikte yer alan anıt ağaç tanımı ile uyumlu olmadığı, söz konusu değişikliğin, tanım maddesiyle çelişkili olduğu ve bu düzenlemeyle, eski düzenleme uyarınca anıt ağaç tanımının kapsamına girecek ağaç türlerinin daraltıldığı gerekçesiyle, 7. maddenin, Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmelik'in 11. maddesinin 1. fıkrasının değiştirilmesine ilişkin kısmının iptaline karar verilmiştir.
16/03/2020 tarih ve 31070 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan değişiklik Yönetmeliğinin 7. Maddesi ile Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmeliğin 11. maddesinin 2. fıkrası ile anıt ağaçların tespit edilmesine yönelik hususların ilke kararı ile belirleneceği düzenlemesinin iptali istemi ise korunması gerekli tabiat varlıklarının korunmasıyla ilgili işlerde uygulanacak ilkeleri belirleme görev ve yetkisinin Tabiat Varlıklarını Koruma Merkez Komisyonuna, bu ilkeler doğrultusunda, uygulamaya yönelik karar alma görev ve yetkisinin ise Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonlarına ait olduğu, kamu kurum ve kuruluşları ve belediyeler ile gerçek ve tüzel kişilerin bu Komisyonların kararlarına uymak zorunda oldukları, anıt ağaçların tespit edilmesine yönelik hususların, Tabiat Varlıklarını Koruma Merkez Komisyonunca alınacak ilke kararıyla belirlenmesine ilişkin düzenlemede hukuka aykırılık olmadığı gerekçesiyle ana yönetmeliğin 11. maddesinin 2. fıkrasının iptali isteminin reddine karar verilmiş olup anılan karar temyiz aşamasındadır.
Bununla birlikte; iptali istenilen 110 sayılı İlke Kararı ile 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu ile 19/07/2012 tarih ve 28358 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Korunan Alanların Tespit Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmelik çerçevesince anıt ağaçların tespit edilmesine yönelik hususlar belirlenmiş, dava konusu İlke Kararı, Korunan Alanların Tespit Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmeliğin anıt ağaca ilişkin hükümleri esas alınarak düzenlenmiştir.
Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmeliğin 4. maddesinde yer alan anıt ağaç tanımı hukuki varlığını korumakla birlikte; anıt ağaçların ayırt edici özelliklerinin belirlendiği, dava konusu İlke Kararının dayanağı Yönetmeliğin 11. maddesinin 1. fıkrası, yukarıda yer verilen hukuki süreç neticesinde iptal edildiğinden, İlke Kararının sebep unsuru olan Yönetmelik hükmü, iptal kararı neticesinde yeniden düzenlenmeden, Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmeliğin 11. maddesi ve diğer hükümleri uyarınca tesis edilen İlke Kararının tesis edilmesi, işlemi sebep unsuru yönünden sakatladığından dava konusu İlke Kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Dava konusu, 10/09/2020 tarihli, 110 sayılı Tabiat Varlığı Olarak Belirlenecek Anıt Ağaçların Tespitine İlişkin İlke Kararının İPTALİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …- TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacılara verilmesine,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen …-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacılara verilmesine,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacılara iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 02/03/2023 tarihinde usulde oyçokluğu, esasta oybirliğiyle karar verildi.
KARŞI OY (X) :
Dava, 24/10/2020 tarihli ve 31284 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren, 10/09/2020 tarihli, 110 sayılı Tabiat Varlığı Olarak Belirlenecek Anıt Ağaçların Tespitine İlişkin İlke Kararının iptali istemiyle açılmıştır.
6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimarlar Odaları Birliği Kanununun 2. maddesinde, Birliğin kuruluş amacı, "Mühendislik ve mimarlık mesleği mensuplarının, müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleriyle ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hâkim kılmak üzere meslek disiplinini ve ahlâkını korumak için gerekli gördüğü bütün teşebbüs ve faaliyetlerde bulunmak..." şeklinde belirlenmiş; aynı Kanun'un 13. maddesinde, "Lüzum görülen yerlerde Birlik Umumi Heyeti karariyle (Türk mühendis ve mimarları odaları) açılabilir."; 39. maddesinde ise, "Bu kanun hükümleri müteşebbis heyetlerce ihzar ve Birlik Umumi Heyetince tasvip edilecek bir talimatname ile tatbik olunur." hükümlerine yer verilmiştir.
18/12/2004 tarih ve 25674 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Mimarlar Odası Ana Yönetmeliği'nin "Odanın Amaçları" başlıklı 6. maddesinde, "Odanın başlıca amaçları; a) Mesleki alanda ülke ve kamu çıkarları ile uluslararası gelişmeler çerçevesinde çalışmalar yapmak, mesleğin ve üyelerin değişen toplumsal ve ekonomik yapı içindeki değişen konumlarını izlemek, tespit etmek, değerlendirmek, mesleğin ve üyelerin görev, yetki ve sorumluluklarını düzenlemek, ulusal ve uluslararası ölçekte mesleğin gelişmesini izlemek ve sağlamak, b) Meslek onurunu ve üye haklarını korumak, c) Ülke içinde ve dışında tüm resmi ve özel kuruluşlarla işbirliği yaparak, mesleğin uygulama ve kuram alanında gelişmesini sağlamak üzere her türlü etkinliklerde bulunmak; bilimsel ve teknik evrakı inceleyerek gereken mesleki denetimleri yapmak, d) Mimarlık uygulamasıyla ilgili standart ve normları, yönetmelik ve teknik şartnameleri araştırmak ve incelemek, gerekli düzenlemeleri yapmak, e) Eğitim kurumlarıyla işbirliği yaparak mesleki eğitimin gelişmesine katkıda bulunmak, f) Üyeler arasındaki dayanışmayı sağlamak ve haksız rekabeti önlemek, g) Mimarlık kültürünün korunmasını ve geliştirilmesini sağlamak, bu doğrultudaki başarılı çalışmaları özendirmektir." düzenlemesi yer almaktadır.
Bu kapsamda, Birlik kapsamındaki her meslek odasının amacının, Kanun'da belirtilmiş faaliyet alanlarının kendi mesleki alanlarıyla sınırlı olduğu ve davacılardan TMMOB Peyzaj Mimarları Odası'nın, yukarıda yer verilen Yönetmelik hükümlerinde düzenlenen odanın amaçları doğrultusunda odanın iştigal alanını ve/veya üyelerinin menfaatlerini doğrudan etkileyen konularda dava ehliyetinin bulunduğu değerlendirilmekte olup; Yönetmelik değişikliğinin dava konusu maddelerinin, bu bağlamda davacı Oda ve üyeleri ile doğrudan bir bağlantısının bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.
Bu durumda, dava konusu düzenleyici işlemin davacılardan TMMOB Peyzaj Mimarları Odasının menfaatini etkilemediği, bu nedenle davacının subjektif dava açma ehliyetinin bulunmadığı, belirtilen davacı yönünden davanın ehliyet nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği kanaati ile çoğunluk kararına katılmıyorum.