T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/928
Karar No : 2023/1242
DAVACI: … Derneği (Dernek adına Dernek Başkanı …)
DAVALI: … Başkanlığı
VEKİLİ: Av. …
DAVANIN KONUSU: Davacının, "Odyoloji ve Konuşma Bozuklukları" adı altında iki mesleğe ilişkin birleştirilmiş yüksek lisans/doktora programlarına verilen iznin tüm üniversitelerden kaldırılması, daha önce bu programlardan diploma almış tüm öğrencilerin diplomalarının 2011 yılından itibaren iptali isteminin reddine yönelik … tarihli ve … sayılı Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı işlemi ile bu işlemle bildirilen … sayılı Yükseköğretim Yürütme Kurulu kararının iptali istenilmiştir.
DAVACININ İDDİALARI:
Dil ve Konuşma Terapisti ile Odyoloğun birbirinden ayrı ve bağımsız meslekler olduğu, fakültelerde 4 yıllık ayrı lisans bölümleri bulunduğu, 1219 sayılı Kanun’da da iki farklı meslek olarak tanımlandığı, her iki mesleğin birleştirilerek yüksek lisans eğitimi verilmesinin hatalı olduğu, birleştirilerek sunulsa dahi iki yüksek lisansa/doktoraya ait şartların sağlanması gerektiği, tek yüksek lisansın/doktoranın kredisi ile iki uzmanlığa ait diploma verilemeyeceği, verilmişse de bu diplomaların iptali gerekeceği; ayrıca mezuniyet tezlerinin de tek olduğu, başka bir ifade ile ya odyoloji ya da konuşma bozuklukları alanında tez hazırlandığı, dolayısıyla eğitim yetersizliği nedeniyle geçmişe dönük olarak verilen diplomaların açık hata ile sakat olduğu iddia edilmiştir.
Davalı idarenin yetkisini 1219 sayılı Kanun’a aykırı şekilde kullandığı ve odyoloji meslek mensuplarının menfaatini ihlal ettiği, idarece takdir yetkisinin objektif kriterlere uygun kullanılması gerektiği, 1219 sayılı Kanun’un Ek 13. maddesinin (c) bendinde düzenlenen haliyle odyoloji, insan sağlığı ile doğrudan ilişkili bir sağlık mesleği olup denge bozukluklarını tespit eden, işitsel algı değerlendirmesi ve rehabilitasyonu yapan, kulağa takılan implantın cihaz ayarını yapan, cerrahi işlemler sırasında sinir monitörizasyonu vb. birçok tıbbi girişimsel işlem yapma yetkisi olan bir mesleğe haftada 1-2 günlük ders ve tez hazırlama ile tamamlanan bir yüksek lisans eğitimi ile ulaşılabilmesinin mümkün olmadığı, bu yüksek lisans için temel alınan lisans eğitimi birbirine denk olmadığından hizmetten yararlanan hastaların insan haklarının ve meslek mensuplarının birçok Anayasal hakkının ihlali sonucunun doğduğu; odyoloji mesleği için artık 4 yıllık lisans eğitimi olduğuna göre sadece yüksek lisans ve doktora ile bu meslek uzmanı olunamayacağı ve unvan kazanılamayacağı, bir meslek veya meslek unvanının ancak lisans öğretimi ile sağlanabileceği, buna karşılık yüksek lisans öğreniminin bir konuda uzmanlaşmanın ilk basamağını oluşturduğu, lisans mezunu odyologların 240 AKTS kredisi almış olmaları gerektiği, yüksek lisansta ise tez dahil 120 AKTS kredisi verildiği, ders programları incelendiğinde eğitimlerin birbirine denk olmadığının anlaşılacağı ileri sürülmüştür.
"Odyoloji ve Konuşma Bozuklukları" şeklindeki iki mesleğe yönelik yüksek lisans/doktora tek mesleğe yönelik krediyle eğitim sunduğundan açık hata ile sakat olduğu, bu kişilerin odyolog kadrolarına ve akademik kadrolara atanmasının mümkün olmaması gerektiği, odyoloji lisans mezunlarının iş bulma sürecinde yaşanacak sorunların ise Anayasa’nın çalışma hakkı, maddi ve manevi varlığı geliştirme hakkını ihlal edeceği belirtilmiştir.
DAVALININ SAVUNMASI:
Usule ilişkin olarak, davacının hukuken korunması gereken kişisel, güncel ve meşru bir menfaati bulunmadığından davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği, dava konusu işleme karşı yasal süre içerisinde dava açılmadığından davanın süre aşımı nedeniyle reddi gerektiği; esasa ilişkin olarak ise, odyoloji ve dil konuşma terapisi alanlarında lisans ve lisansüstü eğitimlerin açılması hususunun 06/02/2020 tarihli Yürütme Kurulu toplantısında görüşülerek söz konusu alandaki eğitimlerin "Odyoloji" ve "Dil ve Konuşma Terapisi" olarak iki ayrı program halinde sürdürülmesi yönünde karar alındığı, dava konusu işlemin kamu yararı ve hizmet gerekleri uyarınca hukuka uygun olduğu, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: İdarelerin işlem tesis ederken kendilerine Anayasa ve yasalarla çizilen çerçeve içinde takdir hakkına sahip oldukları açıktır. Ancak bu takdir hakkı, serbestçe kullanılanabilecek bir keyfiyeti ifade etmeyip, kamu yararı ve hizmet gerekleri açısından hukuka uygun olarak temellendirilmiş olgularla desteklenmelidir. Ayrıca, idari işlemlerin bir sebebe ve gerekçeye dayalı olması işlem yapan idareyi uyguladığı ve düzenleme yaptığı alanda doğru ve anlamlı olgular ortaya koymaya ve denetim yapmaya zorlar ve işlemlerde gösterilen sebep ve gerekçe, işlemin yasaya uygunluğu ve dayanağını değerlendirme konusunda ve hukuk devleti anlayışının oluşumu noktasında büyük öneme sahiptir.
Dava dosyası bu çerçevede incelendiğinde; sağlık hizmeti sunulan Odyoloji ve Dil ve Konuşma Bozuklukları alanlarında sağlık meslek mensubu olan odyolog ile dil ve konuşma terapistine verilecek eğitimin sağlık hizmetini de doğrudan etkileyeceği, insan hayatına doğrudan etkisi olan bir alanda yapılan düzenlemenin salt bu konuda idarenin yetkili olması ve takdir hakkı bulunması gibi kavramlarla açıklanamayacağından, davalı idarenin "Odyoloji ve Konuşma Bozuklukları" adı altında iki ayrı mesleğe ilişkin birleştirilmiş yüksek lisans/doktora programlarını hukuka uygun kılacak bilimsel gerekçelere dayanması yönündeki gereklilik karşısında; dava konusu uyuşmazlıkta, davalı idarenin dava konusu işleme hukuki bir zemin kazandıracak, takdir hakkını ve yetkisini kamu yararı ve hizmet gerekleri uyarınca kullandığını ortaya koyacak objektif, yeterli inceleme ve araştırmaya dayalı bilimsel gerekçenin bulunmadığı anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamakta olup işlemin iptali gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI: …
DÜŞÜNCESİ: Dava; … Derneği tarafından, Tıp Fakültesi … Anabilim Dalı tarafından verilen "Odyoloji ve Konuşma Bozuklukları" adları altında iki mesleğe ilişkin birleştirilmiş yüksek lisans/doktora programlarına verilen iznin tüm üniversitelerden kaldırılması, daha önce bu programlardan diploma almış tüm öğrencilerin diplomalarının 2011 yılından itibaren iptali talebiyle yapılan 27/09/2017 tarihli başvurunun reddine ilişkin Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın … tarihli ve … sayılı işleminin ilk iki maddesinin iptali istemiyle açılmıştır.
Davalı idarenin usule yönelik itirazları yerinde görülmeyerek işin esasına geçilmiştir.
İşbu dava derdest iken; davalı idare tarafından, … tarihli ve … sayılı, Odyoloji ile Dil Konuşma Terapisi alanlarında lisans ve lisansüstü eğitimlerin iki ayrı program olarak sürdürülmesi kararı alınmış ise de, davacı Derneğin istemini tam karşılamamış olduğundan işin esasına girmek gerekmiştir.
Odyolojinin Türkiye tarihine bakıldığında; Odyoloji programının Türkiye’de ilk kez, Hacettepe Üniversitesi'nde 1968 yılında yüksek lisans düzeyinde başladığı; 1989 yılına kadar Odyoloji programı adıyla yürütüldüğü, daha sonra yüksek lisans programının revize edilerek "Odyoloji ve Konuşma Bozuklukları" yüksek lisans ve doktora eğitimi ile devam ettiği; 1219 sayılı Kanun'a 06/04/2011 tarihli ve 6225 sayılı Kanun'un 9 maddesi ile eklenen Ek 13. maddede, "odyolog" ile "dil ve konuşma terapisti" tanımın ayrı ayrı yapıldığı, Odyoloji Bölümü ve Odyoloji Lisans Programı, 11 Mayıs 2011 tarihinde Sağlık Bilimleri Fakültesi bünyesinde kurularak 2012-2013 Eğitim-Öğretim Dönemi'nde lisans düzeyinde eğitim vermeye başladığı ve aynı bölüm altında 18 Nisan 2013 tarihinde Dil ve Konuşma Terapisi Anabilim Dalı ve Lisans Programı açılarak, Dil ve Konuşma Terapisi Anabilim dalı, 22/12/2014 tarihinden bu yana Dil ve Konuşma Terapisi Bölümü olarak eğitimine devam ettiği, dolayısıyla; odyoloji lisans programının ilk mezunlarını 2016 yılında/Haziran ayı, "Dil ve Konuşma Terapisi Lisans Programı"nın ise ilk mezunlarını 2017 yılında/Haziran ayında vermiş olduğu davacı derneğin de 27/09/2017 tarihinde başvuru yaptığı anlaşılmaktadır.
11/04/1928 tarihli ve 1219 sayılı Tababet ve Şuabati Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'un Ek 13. maddesinin (c) bendinde, "Odyolog; odyoloji alanında lisans eğitimi veren fakülte veya yüksekokullardan mezun veya diğer lisans eğitimleri üzerine odyoloji yüksek lisansı veya doktorası yapan, sağlıklı bireylerde işitme ve denge kontrolleri ile işitme bozukluklarının önlenmesi için çalışmalar yapan ve ilgili uzman tabibin teşhis veya tedavi için yönlendirmesine bağlı olarak işitme, denge bozukluklarını tespit eden, rehabilite eden ve bu amaçlarla kullanılan cihazları belirleyen sağlık meslek mensubudur."; (d) bendinde, "Dil ve konuşma terapisti; dil ve konuşma terapisi alanında lisans eğitimi veren fakülte veya yüksekokullardan mezun veya diğer lisans eğitimleri üzerine dil ve konuşma terapisi alanında yüksek lisans veya doktora yapan, bireylerin ses, konuşma ve dil bozukluklarının önlenmesi için çalışmalar yapan ve ilgili uzman tabip tarafından teşhisi konulmuş yutkunma, dil ve konuşma bozukluklarının rehabilitasyonunu sağlayan sağlık meslek mensubudur." hükmü getirilmiştir.
Her iki meslek unvanıyla ayrı ayrı lisans diploması ancak 2017 yılında alınmış olduğundan bu sürece kadar eski usulde uygulamaya devam edilmesi yani birleştirilmiş yüksek lisans/doktora mezunlarının bu alanda yer almasında mevzuata aykırılık olmamakla birlikte; her iki alanda ayrı ayrı lisans mezunları olduğu halde; bahse konu iki alanın birleştirilmiş yüksek lisans programlarının kaldırılması yolundaki davacı Derneğin başvurusunun reddine ilişkin işlemin ilk maddesinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Dava konusu işlemin ikinci maddesine gelince; daha önce bahsi geçen birleşik yüksek lisans programlarından mezun olanlardan, 2011 yılından başlamak üzere iptalleri istenilirken; bu diplomaların tümüyle iptali değil bu programların içeriği incelenmek suretiyle eksik krediler tamamlanıncaya kadar diplomaların askıya alınmasının istenildiği, davalı idare tarafından ise bu yönde bir inceleme yapılmadığı, herhangi bir gerekçe ortaya konulmadan başvurunun reddedildiği görülmektedir.
Bu halde; 06/04/2011 tarihi itibariyle bahse konu alanda iki ayrı meslek tanımının yapıldığı halde; bu tarihten sonra açılacak birleştirilmiş yüksek lisans mezunlarına ayrı bir unvan verilmesinin eşitsizliğe neden olacağı açık olup; bu konuda bir inceleme yapılmak ve konunun uzmanlarının görüşlerine başvurulmak suretiyle bilimsel verilere dayanarak işlem tesis edilmesi gerekirken; eksik incelemeye dayanılarak reddedilmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; dava konusu işlemin iptali gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Davacının, 'Odyoloji ve Konuşma Bozuklukları' adı altında iki mesleğe ilişkin birleştirilmiş lisansüstü programları tek mesleğe yönelik kredi/akts sistemi uyguladıklarından eğitim yetersizliği nedeniyle (açık hata kabul edilerek) bu birleşik programlara hem yüksek lisans hem de doktora seviyesindeki verilen iznin tüm üniversitelerde kaldırılması, daha önce bu programlardan diploma almış tüm öğrencilerin diplomalarının (2011 yılından itibaren) iptali, 'Odyoloji ve Konuşma Bozuklukları Uzmanı' meslek olarak herhangi bir yasada tanımlanmadığından ve eğitim yeterliliklerinin görev ve sorumluluklarının hukuki dayanağı olmadığından bu eğitimi meslek unvanı olarak tanıyan, kadro verilmesi yönünde oluşturulan Yükseköğretim Kurulu karar/görüşlerinin iptali/geri alınması, bahse konu bilim alanında Odyoloji lisans bölümü olduğundan, 'Odyoloji ve Konuşma Bozuklukları' isimli lisansüstü programların Tıp Fakültesi KBB Anabilim Dalı altında verilmesinin artık hukuki olmadığı, Odyoloji bölümünde lisansüstü eğitim yapılması gerektiğinden, KBB Anabilim Dalı altında verilen 'Odyoloji ve Konuşma Bozuklukları' lisansüstü programlara verilen iznin kaldırılması istemini içeren 25/09/2017 tarihli başvuru dilekçesi, 18/10/2017 tarihli Yükseköğretim Yürütme Kurulu toplantısında incelenerek dilekçede yer alan tekliflerin uygun görülmediğine karar verilmiş ve bu karar … tarihli ve … sayılı işlemle birlikte davacıya bildirilmiştir.
İşbu dava; … tarihli ve … sayılı Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı işlemi ile … tarihli ve … sayılı Yükseköğretim Yürütme Kurulu kararının, Odyoloji ve Konuşma Bozuklukları adı altında iki mesleğe ilişkin birleştirilmiş lisansüstü programları tek mesleğe yönelik kredi/akts sistemi uyguladıklarından eğitim yetersizliği nedeniyle (açık hata kabul edilerek) bu birleşik programlara hem yüksek lisans hem de doktora seviyesindeki verilen iznin tüm üniversitelerde kaldırılmasına; daha önce bu programlardan diploma almış tüm öğrencilerin, diplomalarının (2011 yılından itibaren) iptali isteminin reddine ilişkin kısmının iptali için açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN: Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmeyerek işin esasına geçildi.
ESAS YÖNÜNDEN:
İlgili Mevzuat:
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Yükseköğretim üst kuruluşları" başlıklı 131. maddesinin 1. fıkrasında; "Yükseköğretim kurumlarının öğretimini planlamak, düzenlemek, yönetmek, denetlemek, yükseköğretim kurumlarındaki eğitim-öğretim ve bilimsel araştırma faaliyetlerini yönlendirmek, bu kurumların kanunda belirtilen amaç ve ilkeler doğrultusunda kurulmasını, geliştirilmesini ve üniversitelere tahsis edilen kaynakların etkili bir biçimde kullanılmasını sağlamak ve öğretim elemanlarının yetiştirilmesi için planlama yapmak maksadı ile Yükseköğretim Kurulu kurulur." hükmü yer almıştır.
26/04/2011 tarihli ve 6225 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 9. maddesi ile 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'a eklenen Ek 13. maddenin (c) bendinde, "Odyolog"; "odyoloji alanında lisans eğitimi veren fakülte veya yüksekokullardan mezun veya diğer lisans eğitimleri üzerine odyoloji yüksek lisansı veya doktorası yapan, sağlıklı bireylerde işitme ve denge kontrolleri ile işitme bozukluklarının önlenmesi için çalışmalar yapan ve ilgili uzman tabibin teşhis veya tedavi için yönlendirmesine bağlı olarak işitme, denge bozukluklarını tespit eden, rehabilite eden ve bu amaçlarla kullanılan cihazları belirleyen sağlık meslek mensubudur." şeklinde, (d) bendinde "Dil ve konuşma terapisti"; "dil ve konuşma terapisi alanında lisans eğitimi veren fakülte veya yüksekokullardan mezun veya diğer lisans eğitimleri üzerine dil ve konuşma terapisi alanında yüksek lisans veya doktora yapan, bireylerin ses, konuşma ve dil bozukluklarının önlenmesi için çalışmalar yapan ve ilgili uzman tabip tarafından teşhisi konulmuş yutkunma, dil ve konuşma bozukluklarının rehabilitasyonunu sağlayan sağlık meslek mensubudur." şeklinde tanımlanmıştır.
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun "Amaç" başlıklı 1. maddesinde; "Bu kanunun amacı; yükseköğretimle ilgili amaç ve ilkeleri belirlemek ve bütün yükseköğretim kurumlarının ve üst kuruluşlarının teşkilatlanma, işleyiş, görev, yetki ve sorumlulukları ile eğitim-öğretim, araştırma, yayım, öğretim elemanları, öğrenciler ve diğer personel ile ilgili esasları bir bütünlük içinde düzenlemektir." hükmüne yer verilmiş; "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinin (s) bendinde "Lisans", "Ortaöğretime dayalı, en az sekiz yarı yıllık bir programı kapsayan bir yükseköğretimdir." şeklinde tanımlanmış, (t) bendinde, "Lisans Üstü: Yüksek lisans ve doktora ile tıpta, diş hekimliğinde, eczacılıkta ve veteriner hekimlikte uzmanlık ve sanatta yeterlik eğitimini kapsar ve aşağıdaki kademelere ayrılır. (1) Yüksek Lisans: (Bilim uzmanlığı, yüksek mühendislik, yüksek mimarlık, master): Bir lisans öğretimine dayalı, eğitim - öğretim ve araştırmanın sonuçlarını ortaya koymayı amaçlayan bir yükseköğretimdir. (2) Doktora: Lisansa dayalı en az altı veya yüksek lisans veya eczacılık veya fen fakültesi mezunlarınca Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı tarafından düzenlenen esaslara göre bir laboratuvar dalında kazanılan uzmanlığa dayalı en az dört yarı yıllık programı kapsayan ve orijinal bir araştırmanın sonuçlarını ortaya koymayı amaçlıyan bir yükseköğretimdir..." hükmüne yer verilmiştir.
2547 sayılı Kanun'un "Yükseköğretim Kurulu" başlıklı 6. maddesinin (a) bendinde; Yükseköğretim Kurulu'nun, tüm yüksek öğretimi düzenleyen ve yükseköğretim kurumlarının faaliyetlerine yön veren, bu kanunla kendisine verilen görev ve yetkiler çerçevesinde özerkliğe ve kamu tüzel kişiliğine sahip, bir kuruluş olduğu belirtilmiş; "Yükseköğretim Kurulunun görevleri" başlıklı 7. maddesinin (a) bendinde; Yükseköğretim kurumlarının bu Kanunda belirlenen amaç, hedef ve ilkeler doğrultusunda kurulması, geliştirilmesi, eğitim-öğretim faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi ve yükseköğretim alanlarının ihtiyaç duyduğu öğretim elemanlarının yurt içinde ve yurt dışında yetiştirilmesi için kısa ve uzun vadeli planlar hazırlamak, üniversitelere tahsis edilen kaynakların, bu plan ve programlar çerçevesinde etkili bir biçimde kullanılmasını gözetim ve denetim altında bulundurmakla, (b) bendinde; Yükseköğretim kurumları arasında bu Kanunda belirlenen amaç, ilke ve hedefler doğrultusunda birleştirici, bütünleştirici, sürekli, ahenkli ve geliştirici işbirliği ve koordinasyonu sağlamakla görevli olduğu düzenlenmiştir.
Aynı Kanun'un "Diploma alma, ders kredilerinin hesaplanması, öğrencilik haklarından yararlanma ve sınavlar" başlıklı 44. maddesinin (c) fıkrasında, "... Yatay geçiş ve çift ana dal eğitiminin usul ve esasları ile azami öğrenim süreleri, lisansüstü eğitim usul ve esasları ile öğrenim süreleri Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılan yönetmelikle belirlenir." hükmüne yer verilmiş; anılan hükme dayanılarak 20/04/2016 tarihli ve 29690 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği'nin 6. maddesinin 1. fıkrasında, "Tezli yüksek lisans programı öğrencinin bilimsel araştırma yöntemlerini kullanarak bilgilere erişme, bilgiyi derleme, yorumlama ve değerlendirme yeteneğini kazanmasını sağlar."; 11. maddesinin 1. fıkrasında "Tezsiz yüksek lisans programı, öğrenciye mesleki konularda bilgi kazandırarak mevcut bilginin uygulamada nasıl kullanılacağını gösterir."; 15. maddesinin 1. fıkrasında ise, "Doktora programı, öğrenciye bağımsız araştırma yapma, bilimsel problemleri, verileri geniş ve derin bir bakış açısı ile irdeleyerek yorum yapma, analiz etme ve yeni sentezlere ulaşmak için gerekli becerileri kazandırır." hükmüne yer verilmiştir.
Dava Konusu İşlemlerin İncelenmesi:
Yukarıda sözü edilen mevzuat hükümleri ile davalı idareye yükseköğretim kurumlarında eğitim-öğretim faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi için kısa ve uzun vadeli planlar hazırlamak, üniversitelere tahsis edilen kaynakların, bu plan ve programlar çerçevesinde etkili bir biçimde kullanılmasını gözetim ve denetim altında bulundurmakla, Yükseköğretim kurumları arasında Kanunda belirlenen amaç, ilke ve hedefler doğrultusunda birleştirici, bütünleştirici, sürekli, ahenkli ve geliştirici işbirliği ve koordinasyonu sağlamak hususunda idareye takdir yetkisi tanınmış ise de, bu yetkinin kullanımı suretiyle tesis edilen işlemlerin hukuken geçerli sebeplere dayanması ve amacının kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olması gerekir.
Dosya münderecatında bulunan bilgi ve belgelerden; 27/05/2002 tarihli Yükseköğretim Genel Kurul toplantısında Tıp Fakültelerinin Tıbbi Biyoloji Bilimleri bölümünden mezun olduktan sonra Sağlık Bilimleri Enstitüsü Kulak-Burun-Boğaz Anabilim Dalı Odyoloji yüksek lisans öğrenimini tamamlayanlara "odyolog" unvanı verilmesine karar verildiği, 10/02/2010 tarihli Yükseköğretim Yürütme Kurulu toplantısında ise, "odyolog" unvanında çalışacak kişilerin, Ülkemizde herhangi bir yükseköğretim kurumunda 4 yıllık odyoloji lisans programı bulunmadığı için odyoloji alanında yüksek lisans derecesine sahip olması gerektiğine ve bu kişilerin "odyolog" kadrolarına atanabileceğine karar verildiği, ... Derneği ve Odyoloji Konuşma ve Ses Bozuklukları Derneği'nin 10/02/2010 tarihli kararın odyolog tanımı dikkate alınarak yeniden değerlendirilmesi hususuna yönelik dilekçeleri üzerine 14/10/2014 tarihli Yükseköğretim Yürütme Kurulu kararı ile odyolog unvanında çalışacak kişilerin, odyoloji alanında lisans eğitimi veren fakülte veya yüksek okullardan mezun veya diğer lisans eğitimleri üzerine Odyoloji yüksek lisansı veya doktora derecesine sahip olması gerektiğine ve bu kişilerin Odyolog kadrosuna atanabileceğine ilişkin kanun dikkate alınarak odyoloji lisans bölümünde mezun olanlara "Odyolog" unvanı verilmesine, Ülkemizde 1989-2014 yılları arasında ve halen devam eden uygulamada bazı üniversitelerde Sağlık Bilimleri Enstitüsü "Odyoloji ve Konuşma Bozuklukları" bilim dalı altında yüksek lisans programlarında eğitim verildiği, bu programlardan mezun olan bireylerin aldıkları eğitim doğrultusunda iş ve görev tanımlarının hem odyoloji hem de dil ve konuşma bozuklukları alanında yapıldığı, bu nedenle eğitimlerini bu şekilde alan yüksek lisans mezunlarına "Odyoloji ve Konuşma Bozuklukları Uzmanı" unvanının ve kadrosunun verilmesinin uygun olduğuna karar verildiği; Odyoloji Derneği'nin lisans eğitimi üzerine odyoloji yüksek lisansı veya doktorası yapan kişilere odyolog unvanı verilmesine yönelik itirazının ise 03/01/2017 tarihli Yükseköğretim Yürütme Kurulu toplantısında değerlendirilip 10/02/2010 ve 14/10/2014 tarihli kararlarda düzeltmeye gidilerek Sağlık Yönetimi, Sağlık Kurumları İşletmeciliği, Sağlık Kurumları Yöneticiliği, Sağlık İdaresi lisans programları hariç Sağlık Lisansiyeri olarak tanımlanan lisans öğrenimi üzerine Odyoloji yüksek lisansı veya doktora derecesine sahip olanların Odyolog meslek icarsı yapmasının uygun olduğuna karar verildiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta; odyoloji ve dil ve konuşma terapisi alanlarında ayrı ayrı lisans programları başlatılmasına rağmen bu alanlarda birleştirilmiş yüksek lisans/doktora programının varlık sebebi davalı idarece; "Odyoloji ve Dil ve Konuşma Bozuklukları alanlarının son yıllarda bölüm olarak kurulduğu, söz konusu bölümlerin gelişmesinin devam ettiği, anılan bölümlerin kadrosundaki doktora alanı Odyoloji ile Dil ve Konuşma Bozuklukları Terapisi olan öğretim üyelerinin de daha önceki yıllarda Sağlık Bilimleri Enstitüsü bünyesindeki Tıp Fakültesi ... Anabilim Dalı Öğretim üyelerinin görev alarak yürüttüğü lisansüstü programlardan mezun olduğu, gelişmekte olan tüm alanlarda olduğu gibi alanında öğretim üyesi yeterli hale gelene kadar bu alana destek veren disiplinlerden öğretim üyeleri ile programların başlatıldığı, konuya ilişkin planlamalar çerçevesinde Odyoloji ile Dil ve Konuşma Bozuklukları Terapisi doktoralı öğretim üyesi sayısının halen ihtiyaç olan sayıya ulaşmadığı dikkate alınarak mevcut programların devam etmesinin uygun görüldüğü" şeklinde açıklanmıştır.
İdarelerin işlem tesis ederken kendilerine Anayasa ve yasalarla çizilen çerçeve içinde takdir hakkına sahip oldukları açıktır. İdarelerin; düzenleme yetkisine sahip olduğu alanlarda, uygulamaları çağın gereklerine ve hizmetin ihtiyaçlarına uygun olarak değiştirip, yeniden düzenlemesi, kamu hizmetine egemen olan ilkelerden biri olan uyarlama (değişkenlik) ilkesi uyarınca hem bir görev hem de bir yetki niteliği taşımaktadır.
Bu haliyle, Ülke genelinde Odyoloji ve Dil ve Konuşma Bozuklukları alanlarının gelişmekte olması sebebiyle söz konusu alanlara ilişkin birleştirilmiş yüksek lisans/doktora programlarının mevcut şartlar altında kaçınılmaz veya en azından mazur görülebilir olduğunun kabulü gerektiği, Yükseköğretim Kurulu'nun yukarıda anılan yetkisi kapsamında mevcut şartlardaki gelişmelere paralel olarak değişiklik yapabileceği de gözetildiğinde davalı idarenin bu konuda Kanun'dan kaynaklanan yetkisini alanın gelişimine, süregelen uygulama çerçevesinde eğitimin niteliğine uygun olarak kullandığı sonucuna varılmaktadır.
Nitekim; 06/02/2020 tarihinde YÖK Yürütme Kurulu'nca “1.Odyoloji ve Dil Konuşma Terapisi alanlarında lisans ve lisansüstü eğitimlerin, ‘odyoloji’ ve ‘dil ve konuşma terapisi’ olarak iki ayrı programlar halinde sürdürülmesi, 2.Odyoloji ve Dil Konuşma Terapisi programlarının birlikte yürütüldüğü yükseköğretim kurumlarında mevcut öğretim üyeleri gözetilerek söz konusu programlardan birinin tercih edilerek Başkanlığımıza bildirilmesi veya yeterli kapasiteye ve öğretim üyesine sahip olunması durumunda mevcut programın kapatılarak iki ayrı program olarak teklif edilerek programların devamının sağlanması, mevcut öğrencilerin haklarının korunması, rıza beyanlarının alınarak almış oldukları eğitim ve tez alanı göz önünde bulundurularak tercih hakkı da sağlanması, iki programın birarada yürütüldüğü “Odyoloji ve Dil konuşma Terapisi” adı altında yeni öğrenci alınmaması, 3.Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dallarında açılmış olan mevcut Odyoloji ve/veya Dil konuşma Terapisi programlarının KBB anabilim dallarında devam edebilmesi ancak yukarıdaki maddelerdeki hususların bunlarda da geçerli olması, üniversitenin “Odyoloji” ile “Dil Konuşma Terapisi” lisansüstü programlarının bu anabilim dallarından veya disiplinlerarası açılması teklifi olması durumunda konunun, öğretim üyeleri yeterlilikleri ile ilgili üniversitenin koşulları gözetilerek Yükseköğretim Yürütme Kurulu tarafından değerlendirilmesi" yönünde karar alınmış olup davalı idarenin gelişen şartlara göre değişiklik yapma iradesini ortaya koyduğu açıktır.
Davacının 'Odyoloji ve Konuşma Bozuklukları' programından alınan diplomaların iptaline yönelik istemi yönünden ise, ilgili lisansüstü alanlardaki eğitimini mevzuatta öngörülen şekilde tamamlayıp diploma almaya hak kazanan bireylerin kendilerinden kaynaklanan yanıltıcı bir eylemi olmadıkça, idarenin açık hatası bulunmadıkça diploma iptalinin mümkün olmadığı, "Odyoloji ve Konuşma Bozuklukları" alanında lisansüstü diploma sahibi kişilerin kazanılmış haklarına saygı duyulmasının hukuk devletinin gereği olduğu sonucuna varılmıştır.
Kaldı ki, dava konusu işlemlerin, davacının diploma iptallerine yönelik isteminin dayanağını teşkil eden "Odyoloji ve Konuşma Bozuklukları" adları altında iki mesleğe ilişkin birleştirilmiş yüksek lisans/doktora programlarının iptali isteminin reddine ilişkin kısmı belirtilen gerekçe ile hukuka uygun bulunmuştur.
Bu durumda, davacı derneğin "Odyoloji ve Konuşma Bozuklukları" adları altında iki mesleğe ilişkin birleştirilmiş yüksek lisans/doktora programlarına verilen iznin tüm üniversitelerden kaldırılması, daha önce bu programlardan diploma almış tüm öğrencilerin diplomalarının (2011 yılından itibaren) iptali yönündeki taleplerine ilişkin … tarihli ve … sayılı Yükseköğretim Yürütme Kurulu kararında ve bu karara dayanılarak davacı dernek tarafından yapılan başvurunun reddine ilişkin … tarihli ve … sayılı Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 15/03/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.