T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/935
Karar No : 2023/1798
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Müdürlüğü-…
KARŞI TARAF (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Serbest muhasebeci mali müşavir olan davacı adına, … Derneği İktisadi İşletmesi'ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla, müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacı hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı görüş ve öneri raporu ile asıl borçlu kurum hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporunda yer alan tespitlerin birlikte değerlendirilmesinden; asıl borçlu dernek işletmesince yapılan iş ve işlemlerin kurgusal olduğu ve amacın derneğe yapılan yardım ve bağış toplanmasını kamufle etmek, peçelemek olduğu kanaatine varıldığından, yapılan tespitler yeterli görülerek mükellef kurum adına yapılan tarhiyatların hukuka uygun olduğu, bu nedenle söz konusu mükellefin muhasebe işlemlerini yürüten davacının asıl mükellef hakkındaki tespitlerden hareketle, ticari defterlere gerekli kayıtlar yapılırken, faturalar işlenirken, gelir tabloları hazırlanırken, beyannameler verilirken, Ba- Bs bildirimleri verilirken mükellef kurumda gerçekleşen işlemlerden haberdar olması gerektiğinden dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı, bununla birlikte ödeme emrinde yer alan geçici vergiler yönünden; Mahkemelerinin kayıtlarına giren savunma dilekçesi ve eki belgelerin incelenmesinden; dava konusu ödeme emri içeriğinde bulunan … kodlu geçici vergilerin mahsup dönemi geçtiğinden geçici vergi asıllarının terkin edildiği, buna ilişkin düzeltme fişinin dava dosyasına sunulduğu görüldüğünden geçici vergiye ilişkin kısmı hakkında ayrıca karar verilmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen reddine, kısmen karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Serbest muhasebecilerin müşterek ve müteselsil sorumluluğundan söz edilebilmesi için çalışma konuları içinde yaptığı ve yapması gereken işler dolayısıyla, imzaladıkları beyannamelerde yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmaması ve bunun neticesinde vergi kaybı meydana gelmiş olması gerektiği, somut olayda; her ne kadar defter kayıtları ve belgeler üzerinde bazı olumsuzluklar tespit edilmiş ise de, dava konusu ödeme emri içeriği kamu alacaklarının bu farklılıklardan kaynaklı bir tarhiyata değil aslı mükellef hakkında sahte fatura kullanımından dolayı yapılan tarhiyatlara dayalı olduğu, imzaladıkları beyannamelerin dayanağı belgelerin gerçek mahiyetini, ancak kapsamlı bir araştırma ve inceleme sonucuna göre bilmeleri mümkün olan serbest muhasebeci mali müşavirlerin böyle bir inceleme yetkisi bulunmadığından, sınırlı olarak sorumlu oldukları gözardı edilerek, asıl borçlu dernek işletmesinin topladığı yardımları peçeleme amacıyla sahte belge kullanmasından dolayı tarh edilen vergilerden sorumlu tutulmalarının mümkün olmadığından davacı adına ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, Mahkeme kararının davanın reddine ilişkin kısmının kaldırılmasına, bu kısım bakımından davanın kabulüne, dava konusu ödeme emrinin geçici vergi dışında kalan kısmının iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Serbest Muhasebeci ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlerce İmzalanması Hakkında Genel Tebliğde, meslek mensuplarının bilerek kullandıkları veya harici araştırmayı gerektirmeden sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı olduğu anlaşılabilen belgelerden miktar ve tutar itibarıyla işletmenin faaliyet konusu veya iş hacmiyle mütenasip olmayan belgeler ile ticari örf ve teamüle uygun olmayan belgelerin doğruluğunun tespitini mükelleften isteyebilecekleri, mükellefin tespitte bulunmaması ya da meslek mensubunun ikna olmaması halinde bu durumu beyanname verme süresi sonuna kadar yazılı olarak vergi dairesine bildirmeleri gerektiği, davacının sahte belgeleri bilerek ve fark ederek kanuni defterlere kaydetmesi, mal alışı ve stoklarda mal olmadığı halde mal satışı yapılmış gibi muhasebe kaydı yapması, perakende satış fişlerinde yer alan miktarları yevmiye kayıtlarına yanlış aktarması, hesap ve beyannamelerde ciddi derecede olumsuzlukların olması ve davacının hataların sehven yapıldığını ve çalışanının yaptığı hatalar olduğunu beyan etmesinin hataların tamamını bilerek yaptığını kanıtlar nitelikte olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 04/05/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.