T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/9354
Karar No : 2023/5064
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): …
Vekili : Av. …
Karşı Taraf (Davalı) : … Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. …
İstemin Özeti : 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun düzeltilerek reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Anayasal koşulları bulunmaksızın OHAL KHK’si hükümlerinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğu, kamu görevine son verilmesine dayanak KHK’nin Anayasa’da öngörülen şekil şartlarına uygun olmadığı, savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, hakkında aleyhe verilmiş ve kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmadığı, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu ve idari yargılama yapan mercilerin insan hakları ihlallerine yönelik giderim sağlayamadığı, masumiyet karinesinin, suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ve Anayasa ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi hükümlerinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği gerekçesiyle hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği belirtilerek hüküm kurulmuş ise de, UYAP kayıtlarının incelenmesinden; söz konusu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun … Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla esastan reddi üzerine yapılan temyiz incelemesi sonucu verilen Yargıtay ... Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında yer alan; ''...tüm sanıkların HTS kayıtlarının dosya içerisine getirtilerek yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucunda ... analiz inceleme ve tespit raporunun düzenlettirilmesi, ayrıca sanıkların 2010 yılından sonra görev yaptıkları yerlerin tespiti ile ilgili yerlere yazı yazılmak suretiyle, görev yaptıkları yerler itibariyle haklarında ankesör veya sabit hatlardan periyodik ya da ardışık aramalarının olduğuna yönelik herhangi bir kayıt, soruşturma veya kovuşturmanın olup olmadığının saptanması, varsa buna ilişkin bilgi ve belgelerin getirtilmesi yine sanıklar ile birlikte ardışık arandığı tespit edilen şahıslar var ise bu şahıslarla ilgili herhangi bir soruşturma ya da kovuşturma olup olmadığı belirlendikten ve gerekirse tanık olarak dinlenilmelerinden sonra UYAP'ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında araştırma yapılarak sanıklar ile ilgili herhangi bir beyan olup olmadığının tespiti ile sanıklardan birisinin savunulmasının diğer sanık yönünden savunmada zafiyet yarattığı durumlarda menfaat uyuşmazlığı bulunduğunun kabulü gerektiği gözetilerek gerekirse bu durumda olan sanıklara ayrı müdafiilerce temsil edilmelerine imkan sağlanarak dosyaya hükümden sonra gelen tüm bilgi ve belgelerin CMK'nın 217. maddesi uyarınca duruşmada sanıklar ve müdafilerine okunup değerlendirildikten ve ifade sahiplerinin gerekirse tanık olarak dinlenilmelerinden sonra sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayininde zorunluluk bulunmasına karşın eksik araştırma ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması, ... kabul edilen delillerin sanıklarla irtibatı sağlanmadan, eylemler somutlaştırılmadan ve şahsileştirilmeden Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/1, T.C. Anayasasının 141/2, CMK'nın 34/1 ve 230/1-c maddelerine de aykırılık oluşturacak biçimde yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması, 3-Sanıklar ... , ... açısından ayrıca; Sanıklar hakkında TCK'nın 221. Maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümleri uygulanırken aynı ve yetersiz gerekçe ile farklı oranlarda indirim yapılması suretiyle hatalı uygulama yapılması..." gerekçesi ile bozulması üzerine … Ağır Ceza Mahkemesinin E:… sayılı dosyası üzerinden yargılamanın devam ettiği anlaşılmış olduğundan, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün olmamakla birlikte; ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır.
Bununla birlikte dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki yürütülen ceza yargılamasındaki; "...Sanıkların hem soruşturma hem de kovuşturma aşamasında etkin pişmanlıkta bulunmak suretiyle ayrı ayrı beyanda bulundukları, yine sabit ankesörlü hatlardan kendilerini arayan sözde mahrem imamlar ve örgüt yapılanmasına ilişkin bilgi verdikleri ... sanıkların yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi verdiği, açıklamalarında örgüte ne şekilde ve kimler vasıtasıyla katıldığı, örgütte bulunduğu süre içerisinde kimlerle irtibat kurduğu, tanıştığı örgüt mensuplarının kimler olduğu vs. diğer eylemler hakkında kendi konumunu da ortaya koyarak samimi biçimde açıklamalar yaptığı..." yolundaki tespitler göz önüne alınarak etkin pişmanlıktan faydalanan davacının, iltisak ve irtibat düzeyindeki ilişkisinin kendi samimi ikrarı ile ortaya konulduğu anlaşılmaktadır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 27/04/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.