T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/941
Karar No : 2023/2554
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN_KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından; Konya ili, Ereğli ilçesi, … Mahallesinde bulunan ve hisseli maliki olduğu … parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda yapılan arazi toplulaştırması işleminin anılan taşınmaz yönünden iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu toplulaştırma işleminin ilgili mevzuat hükümleri ve topluştırma tekniğine uygun hazırlandığı, ancak düzenleme sonrası davacıya verilen parsellerin toplulaştırma teknik talimatının yeni parselasyon planlamasında dikkat edilecek hususlar bölümünde yer alan "parsel şeklinin zorunlu durumlar dışında dikdörtgen olmasına ve en/boy oranının 1/3, 1/7 arasında bulunmasına dikkat edilir" planlama ilkesine uygun oluşturulmadığı, toplulaştırma işleminin dava konusu parsele dair kısmında bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI: Davalı idare tarafından; dava konusu toplulaştırma işleminin 3083 sayılı Kanun, Uygulama Yönetmeliği ve Teknik Talimat hükümlerine uygun olarak gerçekleştirildiği, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI: Davacı tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacının hisseli maliki olduğu, Konya ili, Ereğli ilçesi, … Mahallesinde bulunan … parsel sayılı taşınmazın da içinde yer aldığı alan, 27/02/2010 tarih ve 27506 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 21/01/2010 tarih ve 2010/99 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun 3. ve 8. maddelerine göre uygulama alanı olarak tespit edilmiştir.
Anılan karara istinaden "Konya ili Ereğli ilçesi İvriz 1. Kısım Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi" kapsamında, Kuskuncuk Mahalleside zorunlu arazi toplulaştırması yapılmasına karar verilmiş, yürütülen toplulaştırma çalışmaları sonucunda hazırlanan parselasyon haritası ve mülkiyet listeleri üç kez askıya çıkarılmış, 22/04/2015 - 06/05/2015 tarihleri arasında bilgilendirme askısı ilan edilmiştir.
Davacı tarafından, taşınmazının üç parçaya bölünerek bütünlüğünün bozulduğu, dava konusu işlemin toplulaştırmanın amacına aykırı olarak tesis edildiği iddia edilerek bakılmakta olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun, işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 1. maddesinde, bu Kanunun amacının, sulama alanları ile Bakanlar Kurulunca gerekli görülen alanlarda; toprağın verimli şekilde işletilmesini, işletilmesinin korunmasını, birim alandan azami ekonomik verimin alınmasını, tarım üretiminin sürekli olarak artırılmasını, değerlendirilmesini ve buralarda istihdam imkanlarının artırılmasını, ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi suretiyle de toplulaştırılmasını, tarım arazisinin ailenin geçimini sağlamaya ve aile iş gücünü değerlendirmeye yeterli olmayacak derecede parçalanmasının ve küçülmesinin önlenmesini ... sağlamak olduğu hüküm altına alınmıştır.
Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin, işlem tarihinde yürürlükte olan "Toplulaştırma" başlıklı 20. maddesinde, toplulaştırmanın, uygulama alanında ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalı ve hisseli arazinin birleştirilmesi ve bu amaçla kamulaştırma, az topraklı veya topraksız çiftçinin topraklandırılması, sahibine bırakılacak arazinin belirlenmesi, köy gelişme ve yeni köy yerleşme alanlarına yer ayrılması gibi arazi düzenlemesine dair diğer hususları kapsayacağı; "Talimat Hazırlanması" başlıklı 71. maddesinde, Genel Müdürlüğün bu Yönetmeliğin uygulamasını sağlamak, kolaylaştırmak, tamamlamak ya da açıklamak maksadıyla talimat çıkarmaya yetkili olduğu düzenlenmiştir.
Tarım Reformu Genel Müdürlüğü tarafından Haziran 2010'da çıkarılan "Arazi Toplulaştırması Teknik Talimatı"nın 3. maddesinde, "sabit tesis", ev, ahır, samanlık, ağıl, ambar, kuyu vb. yapılarla bağ, bahçe ve ağaçlık arazi olarak tanımlanmış, "Yeni Parsel Planlarının Hazırlanması" başlıklı 19. maddesinde yer alan "Yeni Parselasyon Planlamasında Dikkat Edilecek Hususlar" başlıklı bölümde, maliklere mümkün olduğu ölçüde eski arazisine eşdeğer ve tek parselde arazi verilmeye çalışılması, maliklerin istekleri dikkate alınarak arazisinin yoğun olduğu bölgede veya en büyük parselinin etrafında toplanarak arazi verilmeye çalışılması, umumi yola (asfalt, şose) bitişik olan parsellerin yine imkanlar ölçüsünde aynı yerde verilmesi, toplulaştırma alanındaki işletme yapı ve tesisleri ile bağ, bahçe vb. sabit tesislerin imkan ölçüsünde maliklerine verilmesi, birden fazla sabit tesisi bulunan maliklerin bu arazi parçalarından mümkün olduğu kadar birinin etrafında tercih vermek zorunda olması, her parselin yol ve sudan faydalanacak şekilde planlanması, küçük işletmelere ait parsellerin, yol ve sudan faydalanabilmesi için, gerektiğinde hisselendirilmesi, parsel şeklinin zorunlu durumlar dışında dikdörtgen olmasına ve en/boy oranının 1/3 - 1/7 arasında bulunmasına dikkat edilmesi, toplulaştırma yapılan köyler arasında sınır düzeltmesinin 3083 sayılı Kanunun 14. maddesine göre ve değer eşitliği sağlanarak yapılması, değişiklik yapıldığında köy sınırlarının yol, kanal gibi sabit sınırlara dayandırılmasına çalışılması, ancak zorunlu hallerde parsel sınırının köy sınırı olarak değerlendirilmesi, işletmeyi oluşturan maliklere ait arazinin bir arada değerlendirilebilmesi, maliklerin istekleri halinde tek parselde payları oranında adlarına hisseli olarak tescil edilmesi, parsel yerleştirilmesinde hısım ve hasım ilişkilerine dikkat edilmesi, arazi maliklerinden birden fazla ve komşu köylerde arazisi bulunanların arazilerinin ikamet ettikleri köyün sınırına yakın olacak şekilde planlanmaya çalışılması, blokların düzgün şekilli olmayan kısımlarına büyük parsellerin yerleştirilmeye çalışılması, düşük dereceli arazinin mümkün olduğu ölçüde eski sahiplerine bırakılması veya kendi aralarında toplulaştırılması, verasete iştiraklerden aynı maliklere ait olan arazinin bir işletme olarak değerlendirilmesi, davalı arazinin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilmesi, hisse uyuşmazlıkları giderilemeyen parsellerin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilerek eski maliklerine aynı hisselerle tescil ettirilmesi, bu araziden malik ve hisse oranları aynı olanların bir arada toplulaştırılabilmesi, Talimatın 9. maddesi kapsamında yer alan tesislerin bulunduğu parsellerin, planlamada öncelikle bulunduğu yerde bırakılmaya çalışılması hususlarına dikkat edilmesi gerektiği kurallarına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare Mahkemesince yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporda, uyuşmazlık konusu … sayılı parsele karşılık, … ada, … parsel 38.728 m², … ada, … parsel 32.708,12 m² ve … ada, … parsel 1.045,77 m² olarak 3 parça halinde tahsis yapıldığı, yeni tahsis edilen parsellerin … sayılı parsel ile aynı özellikte, tarıma elverişli olduğu, yeni dağıtım ile davacının hisseli parsellerinin hisseleri ayrılarak müstakil hale getirildiği, bu işlemin optimum büyüklüğün sağlanması, işletme bütünlüğünün tesis edilmesi amaçlarına uygun olduğu, arazi toplulaştırmasına temel teşkil eden çalışmaların tekniğine uygun olarak yapıldığı, toprak topoğrafya, drenaj faktörleri ve sulanabilirlik ölçütlerinin bir bütün olarak değerlendirildiği, fiili durum ve adaların yapısı dikkate alındığında … ada, … parselin en/boy oranının (en 60 m, boy 690 m) ideal oranlarda (1/3-1/7; 0,3333-0,1429) olmadığı, … sayılı parselin en/boy oranı ortasından teknik olarak yol geçirilmesini zorunlu olduğu, her ne kadar 1061 sayılı parselden geçirilen yola rağmen ideal oran sağlanmamış olsa da, en/boy oranında %50 civarında iyileştirme sağlandığı, … sayılı parselin teknik zorunluluktan dolayı yol geçirilerek, üç parçaya bölündüğü, bölünme dikkate alınmadığında, davacının toplulaştırma öncesi ve sonrası parsellerinde değişme olmadığı, bu durum, mülakatta çiftçilerin parsellerinin genel olarak birleştirilmesini talep etmediklerinden kaynaklandığı, davacının … sayılı parselindeki 1.045 m²'lik hissenin dağıtım aşamasında ada kapanmalarının sağlanması nedeniyle … ada, … parseldeki hissesi ile birleştirildiği, küçük alanların ada dengelemesi/kapanması nedeniyle yerlerinin değiştirilmesinin arazi toplulaştırmanın dağıtım ilkelerine uygun olduğu, yer değiştirme işleminde derece dönüşüm katsayıları ile denklik sağlandığı, projenin genel yapısı dikkate alındığında davacıya yapılan tahsisin uygun olduğu tespitlerine yer verilmiştir.
Anılan Teknik Talimat'ın 19. maddesinde, parsel şeklinin zorunlu durumlar dışında dikdörtgen olmasına ve en/boy oranının 1/3, 1/7 arasında bulunmasına dikkat edilir kuralına yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davacı ve diğer hissedarlar tarafından … sayılı parsele ilişkin olarak verdikleri dilekçede, kroki çizimi üzerinde gösterilerek hisselerinin müstakil olarak tahsis edilmesini talep ettikleri, yapılan tahsisin de bu talep dikkate alınarak (çizdikleri krokiye uygun bir şekilde) yapıldığı, ancak yeni oluşturulan parsellerin boylarının çok uzun olması nedeniyle, sulama hattı ve yoldan dolayı, yani teknik zorunluluktan kaynaklı olarak ikiye bölündükleri anlaşılmaktadır.
Bu durumda, İdare Mahkemesince, "parsel şeklinin en/boy oranının 1/3, 1/7 arasında olması" ilkesine uygun oluşturulmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, Bölge İdare Mahkemesince de davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş ise de, bilirkişilerin … sayılı parselin en/boy oranı ortasından teknik olarak yol geçirilmesinin zorunlu olduğuna ve en/boy oranında %50 civarında iyileştirme sağlandığına ilişkin tespitleri ile davacının talebine uygun bir şekilde tahsis yapıldığı dikkate alındığında, dava konusu işlemde hukuka aykırılık aksi yöndeki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yolundaki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin KABULÜNE,
2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 17/05/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.