T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2021/9597
Karar No : 2023/1997
TEMYİZ EDEN TARAFLAR : I- (DAVACILAR) 1- …
2- …
3- …
VEKİLLERİ : Av. …
II- (DAVALI) … Belediye Başkanlığı - …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF : 1- … Belediye Başkanlığı
2- …
3- …
4- …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Ankara İli, Çankaya İlçesi, … Topraklık Mahallesi… Caddesi, No:... adresinde ve … ada, … parsel sayılı taşınmazda … m² arsa üzerinde bulunan … Apartmanı'nın ... kat … ve … numaralı daireleri, ... kat … numaralı dairesinin …/… hisse payı, zemin kat … numaralı depolu dükkanının …/… hisse payı ve zemin kat … ve … numaralı dükkanlarının maliki olan davacılar tarafından, söz konusu binanın yıkılma tehlikesi altında olduğu gerekçesiyle istinat duvarı yaptırılmak üzere 09/05/2003 tarihinde davalı idarece tahliye ettirilmesine karşın, istinat duvarının yapılmaması nedeniyle 2016 Ocak - 2018 Aralık dönemi için toplam 195.114,01-TL tutarındaki kira mahrumiyetinden kaynaklanan zararın tazmini istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile kira mahrumiyeti zararına karşılık 195.114,01-TL'nin idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:... sayılı kararda; bakılmakta olan davada, gerek dava dosyasında mevcut olan bilgi ve belgelerin gerekse aynı nedene dayalı farklı dönemler için talep edilen zararların ödenmesi istemiyle açılan davalarda verilen yargı kararlarının incelenmesinden, davacıların kat maliki olduğu ... Apartmanının yıkılma tehlikesi altında olduğu gerekçesi ile 09/05/2003 tarihinde davalı idarece tahliye ettirilmesi nedeniyle, davacılarla birlikte diğer kat maliklerinin ... Noterliğince düzenlenen 01.03.2006 tarihli ihtarnameye konu istemlerinin davalı idarece zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile 09/05/2003–06/03/2006 tarihleri arasında kira mahrumiyeti bedeli olan 74.410,00 TL'nın yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle ... İdare Mahkemesinin E:… sayılı dosyasına kayden açılan davada yapılan yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor esas alınmak suretiyle verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; “... Bu durumda, davalı idare tarafından dava konusu … ada … sayılı parseldeki inşaatın ve yanında yer alan … ve … sayılı parsellerdeki inşaatların yeterli olarak denetlenmemesi sonucunda yukarıda açıklanan zararın oluştuğu, söz konusu zararın; idarenin denetim eksikliğinden doğan açık hizmet kusurundan kaynaklanması nedeniyle İmar Kanununun 39. maddesinde yer alan koşullara göre değerlendirilmesine imkan bulunmadığı, bu nedenle idarenin kendi eylemsizliğinden doğan tüm zararı karşılamakla yükümlü olduğu..." gerekçelerine yer verilmek suretiyle dava konusu işlemin iptaline, tazminat isteminin ise 09/05/2003 tarihinden, 06/03/2006 tarihine kadar olan süre için kira mahrumiyet bedeli için 70.653,37 TL’nın yasal faiziyle birlikte ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verildiğinin görüldüğü; uyuşmazlıkta, davalı idare tarafından dava konusu … ada, … sayılı parseldeki inşaatın ve yanında yer alan … ve … sayılı parsellerdeki inşaatların yeterli olarak denetlenmemesi sonucunda davacıların maliki oldukları yapının can ve mal güvenliği açısından tehlikeli duruma geldiği ve bu durumun idarenin denetim eksikliğinden doğan açık hizmet kusurundan kaynaklandığı, davalı idarece tahliye kararının aldırılmasının ardından istinat duvarı yapılmaması nedeniyle de idarenin kusurlu olduğu, yapının kullanılabilir hale getirildiğine ilişkin davalı idarece de dosyaya herhangi bir bilgi ve belge sunulamadığı anlaşıldığından, davacıların maliki oldukları daireleri kullanamamalarından kaynaklanan süre gelen zararlarının, davalı idarenin eylemsizliğinden kaynaklanan bir zarar olması sebebiyle söz konusu zararın idare tarafından tazmin edilmesi gerektiği açık olup, bu istemle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı; dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu saptandığından, davacıların zararların tazmini isteminin kabulü gerektiği, buna göre, davacıların daha önce 2006 Mart-2010 Şubat dönemine ilişkin kira geliri mahrumiyeti nedeniyle doğan zararın ödenmesi istemiyle Mahkemelerinin E…. sayılı dosyasına kayden açılan davada, … İdare Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararında geçen ve yaptırılan bilirkişi incelemesinde 2006 yılı için belirlenen aylık kira bedelinin … numaralı daire, …, …, … numaralı dükkanlar için 430,00-TL ve …, … numaralı daireler için 475,00-TL olduğu ve bu değere Maliye Bakanlığınca Vergi Usul Kanunu'na dayalı olarak her yıl yayınlanan yeniden değerleme oranları dikkate alındığında; ... toplam 211.782,71-TL kira mahrumiyetinden kaynaklanan zararının olduğu, ... taleple bağlılık ilkesi gereğince 195.114,01-TL'nin davalı idarece tazmini gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline, tazminat isteminin kabulüne, taleple bağlılık ilkesi gereğince 195.114,01 TL'nin idareye başvuru tarihi olan 22/02/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; İdare Mahkemesince tazminata ilişkin olarak kurulan hükümde usul ve yasaya aykırılık görülmediğinden kararın bu kısmının onanması gerektiği; davacıların maddi zararlarının tazmini istemiyle yaptıkları başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin ise idari başvuru sonucunda tesis edilen ön karar niteliğinde bir işlem olduğundan ve iptal davasına konu edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği, dava konusu işlemin iptali yolunda kurulan hükümde hukuki isabet görülmediği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine, İdare Mahkemesi kararının tazminat isteminin kabulü ile taleple bağlılık ilkesi gereğince 195.114,01-TL'nin idareye başvuru tarihi olan 22/02/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine ilişkin kısmının onanmasına, Mahkeme kararının, 2016 Ocak - 2018 Aralık dönemi için toplam 195.114,01-TL tutarındaki kira mahrumiyetinden kaynaklanan zararın tazmini istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemine ilişkin kısmının ise incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacılar tarafından, zımnen ret işleminin kesin ve yürütülebilir bir işlem olduğundan iptalinin gerektiği, bu kısım yönünden İstinaf Dairesi kararının bozulması gerektiği, yapının riskli yapı kapsamına alınmadan binadan tahliye edildikleri, belediyenin hizmet kusuru ile zararları arasındaki illiyet bağının devam ettiği hususları ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından, tahliye edilen yapının Şubat 2016 tarihi itibarıyla riskli yapı kapsamına alındığı, artık belediyelerinin zararlardan sorumlu tutulamayacağı, varsa belediyenin hizmet kusuru ile zarar arasındaki illiyet bağının kesildiği, davacıların haksız kazanç elde ettikleri hususları ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI :
1- Davacılar tarafından, yapının riskli yapı kapsamına alınmadan binadan tahliye edildikleri, belediyenin hizmet kusuru ile zararları arasındaki illiyet bağının devam ettiği belirtilerek davalının temyiz istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
2- Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ … DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY : Ankara İli, Çankaya İlçesi, … Topraklık Mahallesi, … Caddesi, No:… adresinde ve … ada, … parsel sayılı taşınmazda … m² arsa üzerinde bulunan ... Apartmanı'nın ... kat … ve … numaralı daireleri, ... kat … numaralı dairesinin …/… hisse payı, zemin kat … numaralı depolu dükkanının …/…0 hisse payı ve zemin kat … ve … numaralı dükkanlarının maliki olan davacılar tarafından, söz konusu binanın yıkılma tehlikesi altında olduğu gerekçesiyle istinat duvarı yaptırılmak üzere 09/05/2003 tarihinde davalı idarece tahliye ettirildiği, belediyece tahliye sonrası tehlikenin giderilmesine yönelik olarak istinat duvarının yaptırılmaması nedeniyle 2016 Ocak - 2018 Aralık dönemi için toplam 195.114,01-TL tutarındaki kira mahrumiyetinden kaynaklanan zararlarının tazmini istemiyle davacılar vekili tarafından 22.02.2019 tarihinde … Belediye Başkanlığına yapılan başvuruya cevap verilmediği, bunun üzerine, davacılar vekili tarafından söz konusu zımnen ret işlemin iptali ile dairelerin kiraya verilememesinden kaynaklı oluşan zararlarına karşılık 195.114,01-TL'nin idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 125. maddesinin son fıkrasında; idarenin eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükmüne yer verilmiştir.
İdareler yürütmekle yükümlü bulundukları kamu hizmetlerini gereği gibi yerine getirmekle, bu hizmetin işleyişini sürekli olarak kontrol etmek ve hizmetin yürütülmesi sırasında gerekli önlemleri almakla yükümlüdür. İdarenin bu yükümlülüğünü yerine getirmemek suretiyle hizmetin kötü veya geç işlemesi, gereği gibi işlememesi idarenin hizmet kusurunu oluşturur. Hizmet kusuru nedeniyle bir zarar verilmiş olması halinde, idarenin meydana gelen zararları tazmin sorumluluğu bulunmaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, idari işlemler hakkında, yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından iptal davası açılabileceği; 14. maddesinin 3. fıkrasının (d) bendinde, idari yargı yerince dava dilekçelerinin "idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem olup olmadığı" yönünden inceleneceği; 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde de, dava konusu işlemin idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem olmaması halinde davanın reddine karar verileceği kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Uyuşmazlıkta; davacılar vekili tarafından 22.02.2019 tarihli dilekçeyle, söz konusu binanın yıkılma tehlikesi altında olduğu gerekçesiyle istinat duvarı yaptırılmak üzere 09/05/2003 tarihinde davalı idarece tahliye ettirilmesine karşın, istinat duvarının yapılmaması nedeniyle 2016 Ocak - 2018 Aralık dönemi için toplam 195.114,01-TL tutarındaki kira mahrumiyetinden kaynaklanan zararının tazmini istemiyle davalı belediyeye başvurulduğu, zararlarının karşılanması istemine yönelik bu başvurunun idarece cevap verilmemek suretiyle reddedildiği görülmektedir.
Her ne kadar temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında "Davacı tarafından, maddi zararının tazmini istemiyle 2577 sayılı Kanunun 13. maddesi uyarınca idareye yapılan başvuru, idari eylemler nedeniyle hakları ihlal edilmiş olan kişilerin açacakları tam yargı davalarının ön koşuludur. Söz konusu idari başvuru ile, dava yoluna başvurmadan önce idari eylemler nedeniyle hakları ihlal edilmiş olan kişiler tarafından uğranılan zararın idarece sulh yoluyla tazmin edilmesi amaçlanmıştır. Sulhen tazminin mümkün olmaması, bir başka deyişle idarenin sulh yoluyla tazminat ödemeyi kabul etmemesi durumunda ilgililerce dava açılabilecektir... Bu itibarla; davacının maddi zararının tazmini istemiyle yaptığı başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin de idari başvuru sonucunda tesis edilen ön karar niteliğinde bir işlem olduğu açık olup, söz konusu işlemin iptal davasına konu olması mümkün olmadığından incelenmeksizin reddi gerektiği" gerekçesiyle dava konusu işlem yönünden davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiş ise de;
Davacılar tarafından davalı belediyeye karşı aynı maddi olaydan kaynaklı olarak davalı belediyenin hizmet kusuruna dayanılarak önceki yıllara ait kira mahrumiyetinden kaynaklı oluşan zararlarının tazmini istemlerinin reddi işlemlerinin iptali ile belirtilen miktarlardaki tazminat istemlerinin kabulüne karar verilmesi istemleriyle açılan davalarda; dava konusu işlemlerin iptali ve tazminat istemlerinin kabulü yolunda İdare Mahkemelerince verilen kararların, Danıştay incelemesinden geçerek onandığı ve karar düzeltme istemlerinin de reddedilerek kararların bu şekilde kesinleştiği görülmektedir. (Danıştay Altıncı Dairesinin 14/06/2016 tarihli ve E:2014/5761, K:2016/4183 sayılı; Danıştay Altıncı Dairesinin 18/05/2017 tarihli ve E:2016/11544, K:2017/3958 sayılı; Danıştay Altıncı Dairesinin 18/05/2017 tarihli ve E:2015/433, K:2017/3959 sayılı; Danıştay Altıncı Dairesinin 29/05/2018 tarihli ve E:2018/1, K:2018/5246 sayılı; Danıştay Altıncı Dairesinin 10/02/2022 tarihli ve E:2018/5068, K:2022/1340 sayılı kararları)
Bu durumda, bakılan dava ile tarafları ve maddi olayı aynı olan davalarda tazminat isteminin zımnen reddi işlemlerinin esasının incelenerek iptali yolunda verilen ve onanarak kesinleşen Mahkeme kararları arasında gerekli istikrarın sağlanması bakımından, dava konusu zımnen ret işlemi yönünden uyuşmazlığın esasının incelenerek buna göre hem işlem hem de tazminat istemi hakkında bir karar verilmesi gerekirken, dava konusu işlem yönünden incelenmeksizin davanın reddi, tazminat isteminin kabulüne dair Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun ise reddi yolunda verilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Bunun yanında, dava konusu işlem ve tazminat istemi yönlerinden uyuşmazlığın esası hakkında yeniden verilecek kararda, dosyaya sunulmuş olan ve ara kararla temin edilmesi gereken tahliye edilen yapının riskli yapı olarak tespit edilmesine ve sonraki sürece ilişkin olarak yapılan işlemlere ait bilgi ve belgeler ile riskli yapı kararı verilmesine dayanak raporun birlikte incelenerek; yapının riskli bir yapı olarak kabul edilmesinin gerekçesi (yapıda belediyenin hizmet kusurundan kaynaklanan risk durumu/belediyenin hizmet kusurundan bağımsız olarak yapıda var olan bir risk durumu), riskli yapı kararının davacılara tebliğ edilip edilmediği, kararın bildirilmiş olması durumunda ise davacılar tarafından süresinde itiraz edilip edilmediği/dava açılıp açılmadığı, yapının yıkılıp yeni yapı yapılıp yapılmadığının, davacıların kira yardımından faydalanıp faydalanmadıkları, riskli yapı kararının belediyenin hizmet kusuru ile oluşan zarar arasındaki illiyet bağını kesip kesmediği hususlarının açıklığa kavuşturularak, yapılan araştırma ve inceleme neticesine göre dava hakkında yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan tarafların temyiz istemlerinin kabulüne,
2. Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine, İdare Mahkemesi kararının tazminat isteminin kabulü ile taleple bağlılık ilkesi gereğince ...-TL'nin idareye başvuru tarihi olan 22/02/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine ilişkin kısmının onanmasına, Mahkeme kararının, ...-TL tutarındaki kira mahrumiyetinden kaynaklanan zararın tazmini istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemine ilişkin kısmının ise incelenmeksizin reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 23/02/2023 tarihinde, kesin olarak, oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY (X) :
Temyize konu kararda, 2577 sayılı Kanunun 49. maddesinde belirtilen bozmayı gerektirir bir neden bulunmadığından, temyize konu kararın aynen onanması gerektiği oyum ile aksi yöndeki Dairemiz çoğunluk kararına katılmıyorum.