T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2021/9897
Karar No : 2023/4392
TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- (DAVACI) ... İnşaat Restorasyon Sanayi ve Ticaret A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...
2- (DAVALI) ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF : 1- ... Belediye Başkanlığı
2- ... İnşaat Restorasyon Sanayi ve Ticaret A.Ş.
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul ili, Fatih ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...parsel sayılı taşınmazlarda bulunan ...'da restorasyon tadilat projesine aykırı imalatlar yapıldığından bahisle, düzenlenen ... günlü, ... cilt/sahife numaralı yapı tatil tutanağı ile tespit edilen tadilat projesine aykırı imalatların kaldırılarak yapının, 3194 sayılı Kanun'un 32. maddesi uyarınca projesine uygun hale getirilmesine ilişkin Fatih Belediye Encümeninin ... günlü, ... sayılı kararı ile aynı Kanun'un 42. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yapı müteahhidi sıfatıyla davacı şirkete 1.143.190,59-TL idari para cezası verilmesine ilişkin Fatih Belediye Encümeninin ... günlü, ... sayılı kararı ile anılan encümen kararlarının dayanağı niteliğindeki ... günlü, ... cilt/sahife numaralı yapı tatil tutanağının iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu işlemlerin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve yeniden bir karar verilmek üzerine Mahkemesine gönderilmesine dair ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararı üzerine, ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararda; yerinde yaptırılan keşif sonrasında hazırlanan bilirkişi raporunun ve dosyanın birlikte değerlendirilmesinden, 08.11.2016 günlü yapı tatil tutanağının tutanağın, hem usul yönünden, hem de esas yönünden mevzuata uygun olarak düzenlendiği; dava konusu tescilli yapıda onaylı projesine ve imar mevzuatına aykırı ilaveler ve değişiklikler yapıldığının tespit edildiği, saptanan bu aykırılıkların giderilerek yapının eski haline getirilmesi gerektiği, dolayısıyla dava konusu encümen kararının yıkıma ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
3194 sayılı Kanun'un 42. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilen para cezasının hesaplamasında dikkate alınan aykırılıktan etkilenen alan ile yapı sınıf ve grubunun, 3194 sayılı Kanun'un 42. maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen kriterlere uygun olarak belirlendiği; öte yandan davalı idarece 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hesaplanan temel para cezasına aynı fıkranın (c) bendinin 8. alt bendi uyarınca artırım yapılmasında hukuka uyarlık, (c) bendinin 5.,7. ve 12. alt bentleri uyarınca artırım yapılmasında ise hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, dava konusu 08/11/2016 günlü yapı tatil tutanağı ile tespite konu yapının, 3194 sayılı Kanun'un 32. maddesi uyarınca projesine uygun hale getirilmesine ilişkin Fatih Belediye Encümeninin ... günlü, ... sayılı kararı yönünden davanın reddine; 3194 sayılı Kanun'un 42. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yapı müteahhidi sıfatıyla davacı şirkete 1.143.190,59-TL idari para cezası verilmesine ilişkin Fatih Belediye Encümeninin ... günlü, ... sayılı kararının 587.043,82 TL'lik kısmı yönünden davanın reddine, kalan 556.146,77 TL'lik kısmının ise iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurularına konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : 1. Davacı tarafından; yerel mahkeme kararının çekişkili olduğu, kararda davacının "yapı maliki" sıfatını haiz olduğu ibaresine yer verilmesinin yerinde olmadığı, zira davacının yapı maliki değil, yapı müteahhidi olduğu; bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek nitelikte olmadığı; dava konusu işlemin dayanağı niteliğindeki yapı tatil tutanağının düzenlendiği tarih itibarı ile davalı idare tarafından tespit edildiği belirtilen imar mevzuatına aykırı imalatların, davacı tarafından yapının restitüsyon ve restorasyon işinin üstlendiği dönemde yapılmadığı, aksine yapının projesine uygun yapımı tamamlandıktan ve yapının yapı sahiplerine tesliminden sonra yapıldığı, yapının yapım işinin tamamlanmasından sonra yapıldığı ileri sürülen imar mevzuatına aykırı imalatlar nedeniyle 3194 sayılı Kanun uyarınca davacı şirketin sorumluluğuna gidilmesinin hukuken mümkün olmadığı ileri sürülmektedir.
2- Davalı tarafından; 3194 sayılı Kanun'un 42. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilen idari para cezasının ve anılan maddenin alt bentleri uyarınca uygulanan artırımların, Kanun'da öngörülen kriterlere uygun olarak belirlendiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin kısmen kabulü, kısmen reddi ile, Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının Fatih Belediye Encümeninin ... günlü, ... sayılı kararına ilişkin kısmının onanması; Fatih Belediye Encümenin ... günlü, ... sayılı kararı ile bu kararın dayanağı niteliğindeki ... günlü, ... cilt/sahife numaralı yapı tatil tutanağı ilişkin kısımlarının ise, Dairemiz kararında belirtilen gerekçe doğrultusunda bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
İstanbul ili, Fatih ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... , ..., ... , ..., ... , ... , ... , ... , ..., ... , ..., ..., ... , ... , ... , ... , ... , ... , ... , ... , ... ve ... parsel sayılı taşınmazlarda bulunan ... 'da restorasyon tadilat projesine aykırı olarak 2. bodrum katta ... parselin merdiven yerinin farklı olduğu, ... ile ... parsel arasındaki taşıyıcı duvarların kaldırılarak birleştirildiği, merdiven yerlerinin farklı yapıldığı; 1. bodrum katta ... ile ... parsel arasındaki duvarın kaldırılarak birleştirildiği, merdiven yerinin farklı yapıldığı, ... parselin merdiveninin kaldırıldığı, ... ve ... parsellerin kapı yerlerinin farklı olduğu, ... parseldeki dükkanın karşısındaki avluya çıkış merdiveninin kapatıldığı, koridorlarda rampa kısımlarına basamak yapıldığı, 29,30 ve ... parsellerin kapı yerlerinin farklı olduğu, mahzen olarak gözüken bölümden avluya 7,00 x 2,00 metre ebatlarında merdiven yapıldığı, ... parselin kapı boyutunun değiştirildiği ve duvar örüldüğü, ... parselin kapısının iptal edilerek pencere yapıldığı, ... ile ... parsel arasındaki duvarın kaldırılarak birleştirildiği, ... , ... ve ... parselin kapı yerlerinin farklı olduğu ve anılan yerde duvar örüldüğü, ... ile ... parsel arasındaki duvarın kaldırılarak tek bağımsız bölüm haline getirildiği, ... parselin arka kısmındaki cephe boyunca çelik malzeme ile yangın merdiveni yapılarak cam kaplama ile 4,16 metre genişlikte cephe yapıldığı; zemin katta, ... parselin arkasındaki duvarın kaldırılarak yapı yapıldığı, ... parselde taşıyıcı duvarın kaldırılarak birleştirildiği, ... ile ... parsel arasındaki duvarın kaldırılarak sarnıcın ... parsele dahil edildiği, ... parselin kapı yerinin değiştirilerek alt kata inen merdivenin kaldırıldığı, ... parsele geçen duvarın kaldırılarak ahşap kapı yapıldığı, avludan bodruma inen merdivenin yerinin farklı yapıldığı, ... parsel önündeki duvarın 1 metre ötelenerek ileri alındığı; 1. katta, ... parselde bulunan dükkanların arkasındaki cam cepheli merdivenden duvarın kaldırılarak kapı yapıldığı, ... ile ... parsel arasındaki kapının kapatılarak duvar örüldüğü, bazı odalardaki ocak kısımların kapatıldığı, rampa kısımlara basamak yapıldığı, ... , ... ve ... parsellerdeki odaların merdivenlerinin yapılmadığı, güney cephesinde eksik pencere olduğu, batı cephesindeki boşluk doluluk oranının farklı olduğu, güneydoğu cephesinde kuranglez olduğu ve cam cephe ilave edildiği hususları, davalı idare elemanlarınca 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca düzenlenen ... günlü, ... cilt/sahife numaralı yapı tatil tutanağı ile tespit edilmiştir.
Anılan tutanak dayanak alınarak, dava konusu yapıda tespit edilen tadilat projesine aykırı imalatların kaldırılarak, yapının 3194 sayılı Kanun'un 32. maddesi uyarınca projesine uygun hale getirilmesine ilişkin Fatih Belediye Encümeninin ... günlü, ... sayılı kararı ile aynı Kanun'un 42. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yapı müteahhidi sıfatıyla davacı şirkete 1.143.190,59-TL idari para cezası verilmesine ilişkin Fatih Belediye Encümeninin ... günlü, ... sayılı kararı tesis edilmiştir.
Bunun üzerine, anılan encümen kararları ve bu kararların dayanağı niteliğindeki yapı tatil tutanağının iptali istemiyle görülmekte olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT ve HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge İdare Mahkemesi kararının ... günlü, ... cilt/sahife numaralı yapı tatil tutanağı ilişkin kısmı hakkında;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinde; dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış gün olduğu hüküm altına alınmış bulunmaktadır.
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesinde; ruhsatsız yapıldığı belirlenen yapıya ilişkin olarak düzenlenen, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılacağı, bu tebligatın bir nüshasının da muhtara bırakılacağı hüküm altına alınmış bulunmaktadır.
Uyuşmazlıkta; dava konusu 08/11/2016 tarihli yapı tatil tutanağının, yukarıda aktarılan mevzuat hükmüne uygun olarak, bu tarihte yapı yerine asıldığı, bakılmakta olan davanın ise, bu tarihi izleyen altmış günlük yasal dava açma süresi dolduktan sonra 10/02/2017 tarihinde açılmış olduğu, anılan işlemlere karşı 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesinde yapılmış ve dava açma süresini durdurucu mahiyette herhangi bir başvurunun da dava dosyasında bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda; İmar Kanunu'nun 32. maddesinde öngörülen usule uygun olarak 08/11/2016 tarihinde yapı yerine asılmak suretiyle tebliğ edilmiş olan yapı tatil tutanağının iptali istemiyle, bu tarihi izleyen günden itibaren altmış gün içinde dava açılması gerekirken, yasal dava açma süresi geçirildikten sonra açılan davanın esasını inceleme olanağı bulunmadığından, Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesince yapı tatil tutanağına ilişkin kısım yönünden davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasının incelenmesi suretiyle verilen kararın bu kısmında hukuki isabet görülmemiştir.
Kararın, 3194 sayılı Kanun'un 32. maddesi uyarınca projesine uygun hale getirilmesine ilişkin Fatih Belediye Encümeninin ... günlü, ... sayılı kararına ilişkin kısmı hakkında;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1/a bendinde "İdari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönünden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davası ..." idari dava türü olarak sayılmıştır. Doktrinde dava açma ehliyeti, iptal davasına konu işlemin niteliğine göre davacı ile işlem arasında bulunan kişisel, güncel ve meşru bir menfaat ilişkisi olarak tanımlanmaktadır.
2577 sayılı Kanun'un 14. maddesinde, dava dilekçelerinin ehliyet yönünden inceleneceği; 15/1-b maddesinde ise, bu hususta Kanun'a aykırılık görülmesi halinde davanın reddine karar verileceği hükme bağlanmıştır.
Uyuşmazlıkta; 3194 sayılı Kanun'un 32. maddesi uyarınca projesine uygun hale getirilmesine ilişkin Fatih Belediye Encümeninin ... günlü, ... sayılı kararının dayanağı niteliğindeki ... günlü, ... cilt/sahife numaralı yapı tatil tutanağında, yapı sahibi olarak ... (yönetici) ve hissedarları, yapı müteahhidi olarak ise, davacı ... İnşaat Restorasyon Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin belirtildiği görülmekle birlikte; 3194 sayılı Kanun'un 32. maddesi uyarınca tesis edilen dava konusu encümen kararının ise müteahhit olan davacı ... İnşaat Restorasyon Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi adına tesis edilmediği, söz konusu encümen kararında işlem muhatabı gösterilmemekle birlikte, anılan Kanun hükmü uyarınca yapının ruhsata uygun hale getirilmesi veya ruhsat alınmasına ilişkin yükümlüğün yapı sahibinde bulunduğu, başka bir ifade ile, 3194 sayılı Kanun'un 32. maddesi uyarınca tesis edilen işlemin muhatabının yapı sahibi olduğu noktasında herhangi bir tereddütün bulunmadığı; kaldı ki, davacı vekili tarafından verilen dava, bilirkişi raporuna itiraz ve temyiz dilekçelerinde, dava konusu işlemin dayanağı yapı tatil tutanağında yapılan imalatların büyük bir bölümünün, davacı şirketin müteahhit sıfatıyla yapıyı, yapı sahibine teslim ettiği 25/09/2014 tarihinde teslim etmesinden sonra yapıldığı, kendilerince yapının onaylı tadilat projesine uygun olarak yapıldığı, davalı idarenin tespit ettiği üzere, onaylı projeye aykırı olarak sonradan yapılmış bir aykırılık varsa bunun muhatabının, şirketleri olmaması gerektiği yolunda iddia ve itirazlarda bulunulduğu görülmektedir.
Bu durumda; , 3194 sayılı Kanun'un 32. maddesi uyarınca yapının projesine uygun hale getirilmesine yönelik tesis edilen Fatih Belediye Encümeninin dava konusu ... günlü, ... sayılı kararının, davacı ... İnşaat Restorasyon Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi adına tesis edilmediği, anılan Kanun hükmü uyarınca söz konusu işlemin muhatabının yapı sahibi olduğu; dolayısıyla anılan encümen kararının iptali istemiyle yapı müteahhidi olan davacı şirketin işbu davayı açmakta kişisel, meşru ve güncel menfaatinin bulunmadığı anlaşıldığından; davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasının incelenmesi suretiyle verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının belirtilen kısmında hukuki isabet görülmemiştir.
Kararın, 3194 sayılı Kanun'un 42. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yapı müteahhidi sıfatıyla davacı şirkete 1.143.190,59-TL idari para cezası verilmesine ilişkin Fatih Belediye Encümeninin ... günlü, ... sayılı kararına ilişkin kısmına gelince;
Anayasa'nın “Suç ve cezalara ilişkin esaslar” kenar başlıklı 38. maddesinin 7. fıkrasında, “Ceza sorumluluğu şahsidir” hükmü yer almaktadır.
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesinde; "Bu maddede belirtilen ve imar mevzuatına aykırılık teşkil eden fiil ve hallerin tespit edildiği tarihten itibaren on iş günü içinde ilgili idare encümenince sorumlular hakkında, üstlenilen her bir sorumluluk için ayrı ayrı olarak bu maddede belirtilen idari müeyyideler uygulanır. Ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere veya imar mevzuatına aykırı olarak yapılan yapının sahibine, yapı müteahhidine ve aykırılığı altı işgünü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre, beşyüz Türk Lirasından az olmamak üzere aşağıdaki şekilde hesaplanan idari para cezaları uygulanır. (...)" şeklinde düzenlenmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesi ile atıfta bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Bilirkişiye başvurulmasını gerektiren hâller" başlıklı 266. maddesinde, "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Ancak genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz..." hükmüne; "Bilirkişi sayısının belirlenmesi" başlıklı 267. maddesinde ise, "Mahkeme, bilirkişi olarak, yalnızca bir kişiyi görevlendirebilir. Ancak, gerekçesi açıkça gösterilmek suretiyle, tek sayıda, birden fazla kişiden oluşacak bir kurulun bilirkişi olarak görevlendirilmesi de mümkündür." hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca düzenlenen ... günlü, ... cilt/sahife numaralı yapı tatil tutanağı ile tespit edilen ruhsat ve eki projesine aykırı imalatlar yapıldığından bahisle, 3194 sayılı Kanun'un 42. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yapı müteahhidi sıfatıyla davacı şirkete 1.143.190,59-TL idari para cezası verilmesine ilişkin Fatih Belediye Encümeninin ... günlü, ... sayılı kararı tesis edilmiştir.
Uyuşmazlıkta; İdare Mahkemesince yerinde yaptırılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca tespite konu ruhsat ve eki projesine aykırı yapı nedeniyle, 2863 Sayılı Kanun'un 65. maddesi bağlamında yürütülen ceza soruşturması kapsamında Soruşturma No: ... sayılı dosyada yaptırılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporundan bahsedildiği; davacı vekili tarafından verilen ve 14/10/2020 tarihinde İdare Mahkemesi kaydına giren dilekçe ekinde sunulan ceza soruşturması dosyasında yer alan bilirkişi raporunda ise, "olay mahalli tescilli ... 'ın bir Eser Sözleşmesi kapsamında şüphelilerden ... 'ın sahibi ve yetkilisi olduğu belirtilen ... İnşaat Restorasyon San. ve Tic. A.Ş. ne yaptırıldığının belirtildiği, şirket sahibi şüpheli ... 'ın, söz konusu taahhüdünü Kurul onaylı restorasyon ve restorasyon tadilat projesine uygun olarak tamamlayıp, Kabul Tutanağı eşliğinde Han'ın Yönetim Kurulu Başkanı diğer şüpheli ...'a teslim ettiğini belirttiği, Han Yönetim Kurulu Başkanı diğer şüpheli ...'ın da Han içerisinde 2010 yılında başlayan restorasyon işlemlerinin 2014 yılı sonu itibarı ile yüklenici firma ... İnşaat Restorasyon San. ve Tic. A.Ş. tarafından sona erdirildiğini ve taraflarına teslim ve tesellüm belgesiyle eksiksiz olarak ve projeye uygun olduğu gerekçesiyle teslim edildiğini belirttiği, buna göre, olay mahalli tescilli ...'ındaki Kurul onaylı restorasyon tadilat projesine aykırı uygulamaların kim ya da kimler tarafından yaptırıldığının, bahse konu aykırı uygulamaları yapanların veya yaptıranların kimler olabileceğinin sağlıklı biçimde belirlenebilmesi açısından, taraflar arasında akdedildiği ifade edilen "Eser Sözleşmesi" ile tanzim edildiği belirtilen "Teslim Tesellüm / Kabul Tutanağı"nın görülmesinde fayda mülahaza edildiği, bu belgelere soruşturma dosyasında rastlanmadığı, zira müellifi denetiminde tamamlanarak mal sahiplerince teslim edildiği açık bir biçimde ve tereddüte mahal bırakmayacak şekilde "Teslim - Tesellüm / Kabul Tutanağı"nda belirtilmiş ise de, bu durumda olayda yüklenici firmanın kusurunun kalmayacağına kanaat getirilebileceği, bu durumda bahse konu aykırı uygulamaların teslimden sonra bahse konu mal sahipleri ya da varsa kiracıları tarafından yapılmış olabileceği ihtimali üzerinde durulması gerektiğinin düşünülmekte olduğu..." ve "...bahse konu aykırı uygulamaların her halükarda ya restorasyon tadilat projesinin Kurulca onaylandığı 2012 yılı ile restorasyonun tamamlandığı 2014 yılları arasında veya restorasyonun tamamlandığı 2014 yılından sonra yapılmış olabileceğinin kuvvetle muhtemel görüldüğü, bunun tam tespitinin ancak "Teslim Tesellüm / Kabul Tutanağı"nın görülmesinden sonra yapılabileceği..." yolunda görüş bildirildiği; davacı vekili tarafından sunulan ve 18/01/2021 tarihinde İdare Mahkemesi kaydına giren dilekçe ve ekinde, restorasyon uygulama işi kapsamında hangi işlerin ... İnşaat Restorasyon Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından yapıldığının en önemli ispatının işveren ve yüklenici tarafından ortak olarak imzalanmış hak ediş metraj raporları olduğuna yönelik iddialara yer verildiği; davacı vekili tarafından sunulan ve 27/01/2021 tarihinde İdare Mahkemesi kaydına giren dilekçe ve ekinde ise, ... İnşaat ile Han Malikleri arasında düzenlenen 25.09.2014 tarihli İş Teslim Tutanağında "Yapılan işin sözleşme ve eklerine uygun olduğu ve kabule engel olabilecek eksik, kusur ve arızaların bulunmadığı"nın tespit edildiğine yönelik ifadelerin yer aldığı; Han Malikleri tarafından aksi tutanakta ifade edilmediği sürece, iş teslim tarihine kadar Bekiroğlu İnşaat tarafından yapılan işlerin Sözleşmeye ve Restorasyon projesine uygun olduğunun kabulü gerekeceği, ... İnşaatın, İş Teslim Tutanağına rağmen restorasyona devam edip, yapı tatil tutanağında tespit edilen aykırılıkları gerçekleştirmiş olabileceği düşüncesinin akla gelebileceği, ancak dava dosyasında yer aldığı üzere, ... İnşaat'ın, Han maliklerinden son hak edişi alamadığı için han malikleri aleyhine icra takibi başlattığı, dolayısıyla taraflar arasındaki ilişkinin iş tesliminden sonra fiilen devam etmiş olabileceği düşüncesinin temelden yoksun olduğuna yönelik iddia, tespit ve değerlendirmelere yer verildiği görülmektedir.
Bu durumda; 3194 sayılı Kanun'un 42. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yapı müteahhidi sıfatıyla davacı şirkete 1.143.190,59-TL idari para cezası verilmesine ilişkin Fatih Belediye Encümeninin dava konusu ... günlü, ... sayılı kararının dayanağı niteliğindeki ... günlü, ... cilt/sahife numaralı yapı tatil tutanağındaki ruhsat ve eki projesine aykırı imalatların her birinin yapım tarihinin açıklığa kavuşturulması, başka bir ifade ile, tespite konu imalatların, davacı şirket ile Han Yönetimi arasında imzalanan restorasyon işi kabul tutanağının düzenlendiği 25/09/2014 tarihinden önce mi, yoksa sonra mı yapıldığının her bir imalat bağlamında ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekirken, bu hususta tereddüte mahal bırakmayacak biçimde bir değerlendirmeye yer verilmeyen bilirkişi raporu hükme esas alınarak ve eksik incelemeye dayalı olarak para cezası verilmesine ilişkin encümen kararı yönünden davanın kısmen reddi, kısmen işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurularının reddine dair Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan tarafların temyiz istemlerinin kabulüne,
2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen davanın reddine, kısmen işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E: ... , K: ... sayılı kararının yapı tatil tutanağına ve para cezası verilemsine ilişkin encümen kararlarına ilişkin kısmının oybirliğiyle, yapının projesine uygun hale getirilmesine ilişkin encümen kararına ilişkin kısmının ise oyçokluğuyla BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 03/05/2023 tarihinde, kesin olarak, karar verildi.
KARŞI OY (X) :
Dosyanın incelenmesinden; görülmekte olan davanın, İstanbul ili, Fatih ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ,..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazlarda bulunan ...'da restorasyon tadilat projesine aykırı imalatlar yapıldığından bahisle, davalı idare elemanlarınca düzenlenen ... günlü, ...cilt/sahife numaralı yapı tatil tutanağı ile tespit edilen tadilat projesine aykırı imalatların kaldırılarak yapının, 3194 sayılı Kanun'un 32. maddesi uyarınca projesine uygun hale getirilmesine ilişkin Fatih Belediye Encümeninin ... günlü, ... sayılı kararı ile aynı Kanun'un 42. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yapı müteahhidi sıfatıyla davacı şirkete 1.143.190,59-TL idari para cezası verilmesine ilişkin Fatih Belediye Encümeninin ... günlü, ... sayılı kararı ile anılan encümen kararlarının dayanağı niteliğindeki ... günlü, ... cilt/sahife numaralı yapı tatil tutanağının iptali istemiyle, uyuşmazlık konusu yapıya ilişkin verilen tadilat projesi uyarınca, yapım işini üstlenen müteahhit şirket tarafından açıldığı görülmektedir.
Davacı şirketin; yukarıda belirtilen para cezası verilmesine ilişkin encümen kararı ve dayanağı yapı tatil tutanağının yanı sıra, anılan yapı tatil tutanağı dayanak alınarak tesis edilen yapının projesine uygun hale getirilmesine yönelik encümen kararının iptalini istemekte de, güncel, kişisel ve meşru bir menfaatinin bulunduğu değerlendirilmekte olup, Fatih Belediye Encümeninin ... günlü, ... sayılı kararı yönünden de işin esasının incelenerek, bu kısım yönünden davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği görüşüyle, Dairemiz kararının belirtilen kısmına katılmıyorum.