T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/10118
Karar No : 2023/5731
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): …
Vekili : Av. …
Karşı Taraf (Davalı) : … Bakanlığı / …
Vekili : Hukuk Müşaviri …
İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Kamu görevinden çıkarma işleminin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki birçok hakkı ihlal ettiği, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, masumiyet karinesinin özel hayata saygı ilkesinin, ayrımcılık yasağının, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin, mülkiyet ve eğitim hakkının ihlal edildiği, OHAL döneminde çıkarılan KHK'ların Resmi Gazete'de yayımlandıkları gün TBMM'ye sunulması ve 30 gün içinde Meclis tarafından onaylanması gerektiği, Anayasa'nın açıkça ön gördüğü şekil şartına uyulmadığı, 15 Temmuz 2016 tarihinden önce suç teşkil etmeyen faaliyetlerin darbe girişiminden sonra suç sayılarak Anayasa'nın 15'nci maddesiyle koruma altına alınan hakların ihlal edildiği, savunma hakkının ihlal edildiği, ihraç edilmesini gerektiren hiçbir somut delil bulunmadığı, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı bulunmadığı örgüt talimatıyla bankaya para yatırmasının söz konusu olmadığı, rutin bankacılık faaliyetleri dışında olağan dışı bir hareketlilik olmadığı, sendikaya üye olmasının yasal bir faaliyet olduğu ve bu sendikaya üye olmasının terör örgütü ile ilgi ve iltisak içerisinde olduğuna karine olarak kabul edilemeyeceği, çocuğunu gönderdiği okul kapatılana kadar Devletin teşvik verdiği ileri sürülmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi bulunmayarak gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Öte yandan; her ne kadar İdare Mahkemesi kararında, davacının "silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte silahlı terör örgütüne bilerek isteyerek yardım etmek" suçundan ... Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği belirtilmiş ise de; UYAP kayıtlarının incelenmesinden, anılan mahkeme kararının temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay ... Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile "BDDK’nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanunun 107. maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı Asya Katılım Bankası A.Ş.'de gerçekleştirilen rutin hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceğinin tespitiyle, Oluş ve dosya kapsamına göre somut olayda, sanığın 2006 yılında açtığı rutin olarak kullanmakta olduğu vadesiz hesabına talimat öncesi ve sonrasında 2011-2014 yılları arasında her ay değişken tutarlarda para yatırması ayrıca Bankanın TMSF’ye devrinden sonra da anılan hesabın aktif olarak kullanılmaya devam etmesi dikkate alınarak, sanığın savunması da nazara alındığında örgüte yardım kastıyla hareket ettiğine dair mahkumiyetini gerektirir her türlü kuşkudan uzak, kesin deliller bulunmaması karşısında, atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi" gerekçesi ile bozma kararı verilmiş ise de İdare Mahkemesince davacı hakkındaki mahkumiyet hükmünün değil, söz konusu Ceza Mahkemesi kararında elde edilen delillerin değerlendirildiği dikkate alındığında, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması sırasında elde edilen deliller ile bakılmakta olan dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitlerin birlikte değerlendirilmesinden, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 04/5/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.