T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/1019
Karar No : 2022/3557
TEMYİZ EDEN (DAVACI): … Yapı San. ve Tic. A.Ş.
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
İSTEMİN KONUSU: Danıştay Altıncı Dairesinin 04/01/2022 tarih ve E:2020/10942, K:2022/46 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 07/07/2020 tarihinde onaylanan İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliğinin İzmir Gaziemir İlçesi, … Mahallesi … ada, … parsele ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 04/01/2022 tarih ve E:2020/10942, K:2022/46 sayılı kararıyla;
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından, Gaziemir ilçe merkezinin batısında kısmen doğal mania sınırında kalan bölgede, 23/06/2014 tarihinde onaylanan İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında "tarım arazisi" ve 1/25.000 ölçekli İzmir Büyükşehir Bütünü Çevre Düzeni Planında "doğal ve ağaçlık karakteri korunacak alan" olarak belirlenen yaklaşık 210 hektar büyüklüğündeki alanın, 30/12/2014 tarihinde onaylanan İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında "kentsel gelişme alanı" olarak belirlendiği, 1/25.000 ölçekli İzmir Büyükşehir Bütünü Çevre Düzeni Planında "doğal ve ağaçlık karakteri korunacak alan" olarak belirlenen söz konusu bölgenin, orman alanları ile kentsel kullanımlar arasında yerleşmenin büyümesini engelleyici yeşil kuşak alan niteliği taşıdığı, 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı ile söz konusu bölgede kentsel gelişme alanlarının doğal eşiklere kadar büyütülmesi, hem bölgenin doğal niteliğinin ortadan kaldırılmasına hem de nüfus ile yapı yoğunluğunun beraberinde artmasına neden olacağı, oysa ki, İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının merkez kentte 2025 yılı için öngördüğü projeksiyon nüfusa bakıldığında merkez kentte yeni yerleşme alanlarının öngörülemeyeceği, söz konusu bölgede bu plan ile getirilen kentsel gelişme alan kullanım kararının, bu planın merkez kent için benimsenen planlama ilkeleri ile örtüşmediği, 1/25.000 ölçekli İzmir Büyükşehir Bütünü Çevre Düzeni Planının öngördüğü nüfus değerlerini arttırıcı nitelikte olduğu, ayrıca söz konusu bölgenin doğal mania sınırları içinde kaldığı iddiasıyla açılan Dairelerinin E:2016/1577 sayılı dosyasında görülen dava kapsamında, yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda;
"Davacı idarenin belirttiği gibi kentsel gelişme alanı olarak öngörülen alan davacının onadığı planda ayrılan alana göre davaya konu üst ölçekli planda daha büyüktür. Üst ölçekli ve daha güncel olan bir planlama çalışmasında burada daha fazla bir alan ayrılması söz konusu olabilir; Bilirkişi Kurulumuz iki plan arasında birebir uyum olması gerekmediği ve üst ölçekli planın alt ölçekli daha önce onaylanmış bir planın tüm öngörülerini birebir kabul etmek zorunda olmadığı görüşündedir. Ancak söz konusu kentsel gelişme alanının Gaziemir yerleşiminin mevcut yerleşik alanı ile kıyaslandığında bile aşırı bir büyüklük olduğunu belirtmek gerekir. Buraya keşif esnasında da gidildiğinde doğal yapının niteliği gözlenmiş ve korunması gereken bir alan olduğu belirlenmiş olup, koruma-kullanma dengesi iyi kurularak sınırlı bir gelişme alanı öngörülüp doğal ve yeşil alanın sürdürülmesi burada doğru bir planlama yaklaşımı olacaktır. Dolayısıyla, davaya konu planda öngörülen kentsel gelişme alanı mevcut yerleşik alanın büyüklüğüyle kıyaslandığında ve buradaki doğal yapı dikkate alındığında aşırı bir büyüklük olarak değerlendirilmektedir; davacı iddiası doğrultusunda burada kentsel gelişme alanının küçültülmesi doğru bir planlama yaklaşımı olacaktır. Bununla beraber, 10/10/2018 tarihinde yapılan plan değişikliğinde davacı idarenin talebi doğrultusunda kentsel gelişme alanı küçültülmüştür; böylece uyuşmazlık konusu ortadan kalkmıştır."
tespit ve değerlendirmelerine yer verilmesi üzerine Dairelerince, 10/10/2018 tarihinde onaylanan İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliğinde bu kısmın, davacının talebi doğrultusunda düzeltildiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle, bu kısım yönünden konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği,
Anılan bilirkişi raporunda; "kentsel gelişme alanının Gaziemir yerleşiminin mevcut yerleşik alanı ile kıyaslandığında bile aşırı bir büyüklük olduğu ve alanın korunması gereken alan olduğu..." tespitlerinde bulunulduğundan, davalı idarece bu tespit ve İzmir Büyükşehir Belediyesinin itirazları doğrultusunda kentsel gelişme alanının 28 hektara düşürüldüğü,
Bu itibarla, taşınmazın bulunduğu alana yönelik dava konusu plan değişikliğinin parsel bazında olmadığı, yapılan değişikliğin planın ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğü bozmayacak nitelikte çevrenin korunmasına yönelik olduğu göz önünde bulundurulduğunda planlama bölgesinde koruma kullanma dengesinin gözetilmesi gereken alanlardaki yapılaşmalarda keyfiliğin önlenmesi ve azami ölçüde korumanın sağlanması için alt ölçekli plan kararlarına esas olacak yapılaşma şartlarını ortaya koyan genel arazi kullanım kararlarının üretildiği davaya konu çevre düzeni planında şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırılık görülmediği,
Öte yandan, ilgili plan notlarına göre bu planın onayından önce mevzuata uygun olarak onaylanmış imar planları ve mevzi imar planlarının geçerli olduğu, tarım arazilerinin sınıflamasının ise 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ve ilgili Yönetmelik uyarınca ilgili kurum ya da kuruluşlarca yapılacağı ve alt ölçekli planlarda değerlendirileceği, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, bilimsel bir temele ve gerekliliğe dayanmayan plan değişikliğinin salt parsel bazında olmamasının değişikliğe hukukilik kazandırmayacağı, değişiklik öncesi kentsel gelişme alanı kullanımının plan ana kararları, sürekliliği ile bütünlüğünü bozduğuna yönelik bir tespitin bulunmadığı, plan değişikliğinin sadece çevrenin korunmasına yönelik olmasının da kamu yararına uygun olduğunu göstermeyeceği, koruma kullanma dengesinin sağlanmasına yönelik olarak ihtiyaç unsurunun da gözetilmesi gerektiği, Gaziemir'in kentsel gelişme alanlarının kaydırıldığı verimli tarım arazilerini bünyesinde barındıran Menderes ve Torbalı'ya nazaran merkez kentle daha güçlü bir ulaşım ilişkinin bulunduğu, Gaziemir'in nüfus artış hızı da dikkate alındığında dava konusu taşınmazın gelişme alanı olarak planlanmasının elzem olduğu, 2014 tarihinde onaylanan plana karşı açılan davada alınan bilirkişi raporuna dayalı olarak noksan ve hatalı verilen Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin REDDİNE,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 04/01/2022 tarih ve E:2020/10942, K:2022/46 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 08/12/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.