T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/1020
Karar No : 2022/3555
TEMYİZ EDEN (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Bakanlığı
VEKİLİ: Hukuk Müşaviri …
İSTEMİN KONUSU: Danıştay Altıncı Dairesinin 01/10/2021 tarih ve E:2020/8929, K:2021/10501 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Manisa İli, Yunusemre İlçesi, … Mahallesi, … Mevkii, … parsel sayılı taşınmazın "tarım alanı" olarak belirlenmesine ilişkin 10/10/2018 tarihli İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliği ile anılan değişikliğe askıda yapılan … tarih ve … sayılı itirazın zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 01/10/2021 tarih ve E:2020/8929, K:2021/10501 sayılı kararıyla;
Davacı tarafından, uyuşmazlığa konu taşınmazın daha önce kentsel gelişme alanı içerisinde planlanmış iken dava konusu çevre düzeni planı değişikliği ile tarım alanına dönüştürülmesinin şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırı olduğu, alanın artan nüfus öngörüsüne uygun olarak kentsel gelişme alanı olarak planlanması gerektiği, plan kararları ile daha önce tarım alanı olarak belirlenen tarım alanlarının kentsel gelişme alanı olarak belirlenmesine karşılık, tarım alanı niteliği olmayan taşınmazların tarım alanı olarak belirlendiği hususlarının ileri sürüldüğü,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile ... İdare Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden;
Taşınmazın bulunduğu alana yönelik dava konusu plan değişikliğinin parsel bazında olmayıp kentsel gelişme alanının tümüyle kaldırılmasına ilişkin olduğu, değişiklik öncesinde taşınmazın bulunduğu Yunus Emre ilçesi için çevre düzeni planı ile belirlenen kabul nüfusa yetecek düzeyde kentsel gelişme alanı ayrılmış olması dikkate alınarak yapılaşmamış, tarımsal nitelikte olan alanların kentsel gelişme alanından çıkarıldığı, yapılan değişikliğin planın ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğü bozmayacak nitelikte ve çevrenin korunmasına yönelik olduğu göz önünde bulundurulduğunda, planlama bölgesinde koruma kullanma dengesinin gözetilmesi gereken alanlardaki yapılaşmalarda keyfiliğin önlenmesi ve azami ölçüde korumanın sağlanması için alt ölçekli plan kararlarına esas olacak yapılaşma şartlarını ortaya koyan genel arazi kullanım kararlarının üretildiği davaya konu çevre düzeni planı değişikliğinde şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırılık görülmediği,
Öte yandan, ilgili çevre düzeni planının plan notlarına göre, bu planın onayından önce mevzuata uygun olarak onaylanmış imar planları ve mevzi imar planlarının geçerli olduğu, tarım arazilerinin sınıflandırılmasının ise 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ve ilgili Yönetmelik uyarınca ilgili kurum ya da kuruluşlarca yapılacağı ve alt ölçekli planlarda değerlendirileceği, gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, verimli tarım arazilerinin bulunduğu ve fay hattına yakın yerlerin yerleşim yeri olarak belirlenmesinin planın amaçlarına aykırı olduğu, dava konusu değişiklikten önce kentsel gelişme alanı olarak belirlenen dava konusu taşınmazın kuru tarım arazisi niteliğinde olduğu, sulu tarım imkanının bulunmadığı, halihazırda üzerinde tarım da yapılmadığı, bilirkişilerin çevre yapılaşmaları dikkate almadığı, dava konusu değişikliğin bilimsellikten de uzak olduğu, dava konusu taşınmazın kentsel gelişme alanına alınmamasının rasyonel bir karşılığının bulunmadığı, safi toprak yapısı üzerinden alanın yorumlanamayacağı belirtilerek Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin REDDİNE;
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 01/10/2021 tarih ve E:2020/8929, K:2021/10501 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 08/12/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.