T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/1041
Karar No : 2023/305
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Jeoloji Mühendisleri Odası
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 17/11/2021 tarih ve E:2019/17902, K:2021/12687 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 21/06/2019 tarih ve 30808 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik'in 4. maddesiyle değiştirilen 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği'nin 6. maddesinin 13. fıkrasının birinci ve ikinci cümlesinin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 17/11/2021 tarih ve E:2019/17902, K:2021/12687 sayılı kararıyla;
6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun'un 3.maddesinde, riskli yapıların tespitinin, Bakanlıkça hazırlanacak yönetmelikte belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde masrafları kendilerine ait olmak üzere, öncelikle yapı malikleri veya kanuni temsilcileri tarafından, Bakanlıkça lisanslandırılan kurum ve kuruluşlara yaptırılacağı ve sonucun Bakanlığa veya İdareye bildirileceği hükmünün yer aldığı,
21/06/2019 tarih ve 30808 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 4. maddesinin 13. fıkrasında, lisanslı kurum ve kuruluşlarda riskli yapı tespitinde görev alacak mühendislerin katılacağı eğitim ve sınavın Bakanlığın belirlediği usul ve esaslar çerçevesinde Bakanlıkça yapılacağı veya yaptırılacağı; eğitim programlarına katılıp başarı belgesi almayan inşaat mühendislerinin riskli yapı tespitinde görev alamayacağı; Riskli Yapıların Tespit Edilmesine İlişkin Esaslarda değişiklik yapılması durumunda, lisanslı kuruluşun riskli yapı tespitinde görev alan mühendislerinin değişikliğin yapıldığı tarihten itibaren altı ay içerisinde yapılacak eğitimlerden birine katılıp katılım belgesi almalarının zorunlu olduğunun düzenlendiği,
6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği'nin riskli yapıların tespitinde görev alacak kurum ve kuruluşlar başlıklı 6. maddesinin 3. fıkrasındaki, lisanslandırılan kurum ve kuruluşlarda riskli yapı tespiti için en az bir inşaat mühendisinin görevlendirilmesinin mecburi olduğu, ihtiyaca göre birden fazla inşaat mühendisi ile jeoloji veya jeofizik mühendisinin de görevlendirilebileceği kuralı uyarınca, jeoloji mühendislerinin de riskli yapıların tespitinde görevlendirilecekler arasında bulunduğu,
Dosyanın incelenmesinden; 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği'nin 6/13. maddesinde yapılan 21/06/2019 tarihli ekleme ve değişikliklerin davaya konu cümlelere ilişkin olmadığı, dava konusu cümlelerin değişikliğe uğramadan önceki haliyle devam ettiği, diğer bir ifadeyle anılan maddede, dava konusu cümleler dışındaki kısımda ekleme ve değişiklik olduğu,
Lisanslı kurum ve kuruluşlarda riskli yapı tespitinde görev alacak mühendislerin katılacağı eğitim ve sınavın Bakanlığın belirlediği usul ve esaslar çerçevesinde Bakanlıkça yapılacağı veya yaptırılacağı, eğitim programlarına katılıp başarı belgesi almayan inşaat mühendislerinin riskli yapı tespitinde görev alamayacakları düzenlenip, jeoloji mühendislerine bu maddede yer verilmemesinin jeoloji mühendislerinin riskli yapıların tespitinde görev alamayacakları anlamına gelmediği, yapıdan kaynaklı riskli yapı tespiti işlemlerinin "Riskli Yapıların Tespit Edilmesine İlişkin Esaslar"a (RYTEİE) göre belirlenen özel usullerle daha çok inşaat mühendisleri tarafından yapılacağı dikkate alınarak bu meslek disiplini için eğitim ve sınav şartı getirildiği, zeminden kaynaklı riskli yapı tespiti işlemlerinde ise görev alacak jeoloji mühendislerince yapılacak zemin etüdüne ilişkin RYTEİE'da özel bir usul düzenlenmediği de dikkate alındığında, genel usul ile incelenerek sonucunda düzenlenebilecek zemin etüdü raporunu hazırlamaya ilişkin jeoloji mühendislerinin de tabi olacağı bir eğitim ve sınav şartının düzenlenmemiş olmasının, riskli yapı tespiti işlemlerinde ve bu işlemlerin dayanağı dava konusu Yönetmelik'te bir eksikliğe yol açmayacağı sonucuna ulaşıldığından, dava konusu düzenlemede hukuka ve mevzuata aykırılık görülmediği gerekçesiyle,
davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, yapılan düzenleme ile riskli yapı tespitinde görev alacak lisanslı kurum ve kuruluşlarda görev alan inşaat mühendislerine eğitim alıp, başarı göstermesine ilişkin düzenleme getirilirken, bu alanda görev alan jeoloji mühendislerine düzenlemede yer verilmemesi veya herhangi bir eğitim koşulunun getirilmemesinin eksik düzenleme olduğu; zeminden kaynaklı risk durumunun tespitinde jeoloji mühendislik disiplinin önemli görev ve sorumluluk üstlendiği, ülkemizin deprem ülkeleri arasında yer alması gerçeğinden hareketle zemine ilişkin incelemelerin de özel eğitimli mühendislerce yapılması gerektiği, bu nedenle jeoloji mühendislerinin de dava konusu maddede düzenlenen eğitim programlarına dahil edilmeleri gerektiği; eğitim ve eğitim koşuluna ilişkin herhangi bir düzenleme yapılmamasının, nitelikli mühendislik hizmetlerinin ortaya çıkmasını engellediği gibi, konusunda uzman olmayan jeoloji mühendislerinin bu hizmeti üretmesine olanak tanıyarak olası bir depremde can ve mal kayıplarının yaşanmasına neden olabileceği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'UN DÜŞÜNCESİ : Ülkemizin deprem ülkeleri arasında yer aldığı gerçeği ile sağlıklı zemin etüdü yapılması ve zemin sınıfının doğru belirlenmesinin, yapılarda zeminden kaynaklı riskin doğru tespit edilebilmesi bakımından taşıdığı önem dikkate alındığında, zemine ilişkin incelemelerin de bu konuda eğitimli mühendislerce yapılması gerektiği, konusunda uzman olmayan jeoloji mühendislerinin riskli yapı tespitinde görev almasının telafisi imkansız sonuçlara sebep olacağı sonucuna varıldığından, temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 17/11/2021 tarih ve E:2019/17902, K:2021/12687 sayılı kararının ONANMASINA,
3.Kesin olarak, 22/02/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği'nin riskli yapıların tespitinde görev alacak kurum ve kuruluşlar başlıklı 6. maddesinin 3. fıkrasında yer alan, "Lisanslandırılan kurum ve kuruluşlarda riskli yapı tespiti için en az bir inşaat mühendisinin görevlendirilmesi mecburidir. İhtiyaca göre birden fazla inşaat mühendisi ile jeoloji veya jeofizik mühendisi de görevlendirilebilir. ..." kuralı uyarınca zorunlu olmasa dahi jeoloji mühendisleri de riskli yapı tespiti işlemlerinde görevlendirilecekler arasında bulunmaktadır. Birçok lisanslı kurum ve kuruluşta görev alan jeoloji mühendisleri, uygulamada aktif görev almakta olup, özellikle zeminden kaynaklı risk durumunun tespitinde bu mühendislik disiplini önemli görev ve sorumluluk üstlenmektedir.
Ülkemizin deprem ülkeleri arasında yer aldığı gerçeği ile sağlıklı zemin etüdü yapılması ve zemin sınıfının doğru belirlenmesinin, yapılarda zeminden kaynaklı riskin doğru tespit edilebilmesi bakımından taşıdığı önem dikkate alındığında, zemine ilişkin incelemelerin de bu konuda eğitimli mühendislerce yapılması gerektiği, konusunda uzman olmayan jeoloji mühendislerinin riskli yapı tespitinde görev almasının telafisi imkansız sonuçlara sebep olacağı sonucuna varılmaktadır.
Bu durumda, eğitim programlarına katılıp başarı belgesi almaksızın riskli yapı tespitinde görev alınamayacağına ilişkin koşulun sadece inşaat mühendisleri için getirilerek bu alanda görev alan jeoloji mühendisleri için aranmaması, düzenleme kapsamına jeoloji mühendislerinin dahil edilmemesi nedeniyle eksik düzenleme niteliğinde bulunan hükümde bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu düzenlemede jeoloji mühendislerine yer verilmemesi, dayanağı 6306 sayılı Kanun'un 1.maddesinde belirtilen afet riski altındaki alanlar ile bu alanlar dışındaki riskli yapıların bulunduğu arsa ve arazilerde, fen ve sanat norm ve standartlarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerini teşkil etme amacına ve kamu yararına aykırı olduğundan, Daire kararının bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.