T.C.
D A N I Ş T A Y
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/1068
Karar No : 2023/671
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Başkanlığı - …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … İnşaat Nakliye Turizm Petrol Ürünleri
Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi - … İnşaat
Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi - … İnşaat
Madencilik Ticaret Limited Şirketi İş Ortaklığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu Genel Müdürlüğünün … ihale kayıt numaralı işe ilişkin ihale uhdesinde kalan davacı tarafından ihale kararından doğan ve ödenen damga vergisinin iadesi istemiyle yapılan düzeltme başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlem üzerine yapılan şikayet başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile ödenen verginin tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır.
… Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı:
Uyuşmazlığın çözümü, davacının uhdesinde kalan işin döviz kazandırıcı faaliyet kapsamında olup olmadığının belirlenmesine bağlıdır. Bu ise 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'nun ek 2. maddesi ile ek 2. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan Tebliğ hükümlerinin yorumlanmasını gerektirmektedir.
Bu bakımdan, vergilendirme işlemine karşı süresinde açılacak idari davada incelenebilecek iddiaların, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 122 ve 124. maddelerinde vergi hataları için öngörülen idari başvuru yolu izlenerek tesis ettirilen işleme karşı açılan idari davada incelenmesine olanak bulunmamaktadır.
Vergi Mahkemesi bu gerekçeyle davayı reddetmiştir.
Davacının istinaf istemini inceleyen … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı:
Olayda, ihale kararına ilişkin damga vergisinin mükellefi, ihaleyi yapan ve ihale kararında imzası bulunan Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu Genel Müdürlüğüdür.
Dolayısıyla damga vergisinin mükellefi ve sorumlusu olmayan davacıdan bu ihale nedeniyle damga vergisi tahsil edilmesi vergilendirme hatası kapsamında olduğundan, aksi yöndeki mahkeme kararında hukuki isabet görülmemiştir.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112. maddesinin (3) numaralı fıkrası uyarınca Devlet, mükellef tarafından dava konusu edilen vergilerin ödeme yapılmamış olan kısmını, tarhiyatın ilgili bulunduğu döneme ilişkin normal vade tarihinden itibaren yargı kararının tebliğ tarihine kadar geçen süre için 6183 sayılı Kanun'da düzenlenen gecikme zammı oranında hesaplanan gecikme faiziyle tahsil etmektedir. Aynı ilişkinin diğer tarafı olan mükellefin davayı kazanması durumunda uygulanacak faize ilişkin aynı Kanun'da herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır.
Bu durum, devlet ile birey arasında kurulmaya çalışılan çıkarlar dengesini birey aleyhine bozmaktadır. Bu dengenin kurulabilmesi için haksız olarak tahsil edildiği tespit edilen dava konusu verginin mükellefe, tahsil tarihinden itibaren amme alacaklarına uygulanan gecikme zammı oranında hesaplanan faizle birlikte iadesi gerekmektedir.
Vergi Dava Dairesi, mahkeme kararını kaldırdıktan sonra dava konusu işlemi iptal etmiş ve verginin tahsil tarihinden itibaren gecikme zammı oranında hesaplanacak faiziyle iadesine karar vermiştir.
Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dokuzuncu Dairesinin 12/10/2021 tarih ve E:2018/5459, K:2021/4660 sayılı kararı:
i. Bölge İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemin iptali ile anılan yıla ait verginin iadesine ilişkin hüküm fıkrası yönünden yapılan temyiz incelemesi:
Temyize konu kararın anılan hüküm fıkraları usul ve hukuka uygun olup ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
ii. Bölge İdare Mahkemesi kararının faize ilişkin kısmı yönünden yapılan temyiz incelemesi:
Mükelleflerden fazla veya yersiz olarak tahsil edilen vergilerin iadesi durumunda, iade edilen tutarlara hangi oranda faiz ödeneceği konusunda açık bir düzenleme bulunmadığı dönemde, hukuk yaratma yetkisi kapsamında yerleşik Danıştay içtihatları ile 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun uyarınca hesaplanacak faiz oranının uygulanması öngörülmüş bulunmaktaydı. Ancak 15/06/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6322 sayılı Kanun ile Vergi Usul Kanunu'nda yapılan değişikliklerden sonra vergi idaresince, fazla ve yersiz olarak tahsil edilen tutarların 6183 sayılı Kanun'a göre belirlenen tecil faiziyle birlikte iade edileceği açıkça hüküm altına alınmış bulunmaktadır.
Bu durumda, 15/06/2012 tarihinden sonraki dönemde tahsil edilen damga vergisinin, tahsil tarihinde yürürlükte bulunan Vergi Usul Kanunu'nun 112. maddesinin (4) numaralı fıkrası uyarınca davacıya tecil faiziyle birlikte iade edilmesi gerekmektedir.
Bu nedenle Vergi Dava Dairesi tarafından Kanun'un açık hükmüne rağmen hukuk devletinde adil dengenin korunması gerektiğinden bahisle haksız tahsil edilen vergi aslı ile birlikte 213 sayılı Kanun'un 112. maddesinin (3) numaralı fıkrası uyarınca gecikme zammı oranında hesaplanan faizin ödenmesine ilişkin olarak verilen kararda hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
iii. Karar sonucu:
Daire bu gerekçeyle istinaf incelemesi sonucunda verilen kararın faize ilişkin hüküm fıkrasını bozmuş, kararın diğer hüküm fıkralarını onamıştır.
… Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararı:
Devlet, dava konusu yapılan vergilerin ödeme yapılmamış kısmına, tarhiyatın ilgili bulunduğu döneme ilişkin normal vade tarihinden itibaren, yargı organı kararının tebliğ tarihine kadar geçen süre için daha yüksek oranda gecikme faizi hesaplamak suretiyle uğradığı ekonomik kaybı telafi etmektedir. Aynı ilişkinin diğer tarafı olan mükellefin davayı kazanması durumunda ise daha düşük bir faiz oranına rıza göstermesi beklenmektedir. Bu durum, devlet ile birey arasında adil olması gereken çıkarlar dengesini birey aleyhine bozmaktadır.
Bu dengenin, Anayasa'nın 35 ve 90. maddeleri ile AİHM içtihatları doğrultusunda, devletin kendi alacaklarına uyguladığı faiz oranının mükelleflerin alacakları bakımından da esas alınması suretiyle sağlanması gerekmektedir.
Bu nedenle, iadesine karar verilen meblağ üzerinden tahsil tarihinden iade tarihine kadar gecikme zammı oranında hesaplanacak faiz tutarı davacıya ödenmelidir.
Vergi Dava Dairesi, ilk kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçeye ek olarak bu gerekçeyle bozulan hüküm fıkrası yönünden ısrar etmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Uyuşmazlığın çözümü hukuki yorum gerektirdiğinden olayda herhangi bir vergi hatası bulunmadığı, davacı tarafından ihale konusu işin cari yıl yatırım programında yer alan kamu yatırımlarından olduğunun tevsik edilemediği belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112. maddesi ile Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun bölge idare mahkemesi dava daireleri arasındaki karar aykırılığının giderilmesine ilişkin 10/03/2021 tarih ve E:2021/1, K:2021/3 sayılı kararı birlikte dikkate alındığında davacı tarafından iadesi istenen 15/06/2012 tarihinden sonra tahsil edilen damga vergisinin, tecil faizi oranı uyarınca düzeltmeye dair müracaat tarihinden itibaren hesaplanacak faiz ile birlikte iadesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu nedenle ısrar kararının bozulması gerekmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay Dokuzuncu Dairesinin yukarıda yer verilen kararının dayandığı aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar kararının bozulması gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1- Davalının temyiz isteminin KABULÜNE,
2- … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,
3-Yeniden verilecek kararda karşılanacağından, yargılama giderleri hakkında hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına,
07/06/2023 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
X - KARŞI OY:
Vergi Usul Kanunu'nun 112. maddesine 31/05/2012 tarih ve 6322 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle eklenen (4) numaralı fıkrada, fazla veya yersiz olarak tahsil edildiği tespit edilen vergilerin, fazla veya yersiz tahsilatın mükelleften kaynaklanması halinde düzeltmeye dair müracaat tarihi; diğer hallerde ise verginin tahsili tarihinden itibaren düzeltme fişinin mükellefe tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için aynı dönemde 6183 sayılı Kanun'a göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanan faiz ile birlikte mükellefe red ve iade edileceği düzenlenmiştir.
Değinilen düzenlemenin gerekçesinde, düzenlemeyle fazla veya yersiz olarak tahsil edilen vergilerin iadesinde mükelleflere tahsil tarihinden itibaren faiz ödenmesinin sağlandığı belirtilmiş ancak fazla veya yersiz tahsilin mükellef beyanından kaynaklanması durumunda faizin, mükellef tarafından hatanın düzeltilmesine dair yapılan müracaat tarihinden itibaren hesaplanacağı vurgulanmıştır.
Dolayısıyla yeni düzenlemede iade sebebi yönünden bir ayrıma gidilmediği, ayrımın sadece ödenecek faizin başlangıç tarihi noktasında olduğu görülmektedir. Bu ayrımda da fazla ve yersiz tahsilatın mükelleften kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususu yasal bir ölçüt olarak benimsenmiş; fazla veya yersiz tahsilata sebep olan mükellefin tahsil tarihi yerine düzeltmeye dair müracaat tarihinden başlayacak şekilde daha sınırlı bir giderim elde etmesi öngörülmüştür.
Dava, Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu Genel Müdürlüğünün … ihale kayıt numaralı işe ilişkin ihale uhdesinde kalan davacı tarafından ihale kararından doğan ve ödenen damga vergisinin iadesi istemiyle yapılan düzeltme başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlem üzerine yapılan şikayet başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile ödenen verginin tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır.
Israr kararına konu edilen uyuşmazlık fazla veya yersiz tahsil edildiği yargı kararıyla tespit edilen damga vergisine ilişkindir.
Olayda haksız tahsilatın mükelleften kaynaklandığı açık bulunduğundan, davacıdan haksız olarak tahsil edildiği tespit olunan verginin düzeltmeye dair başvurunun yapıldığı tarih olan 28/10/2016 tarihinden itibaren işletilecek faiziyle birlikte davacıya iadesi gerekmektedir.
Bu gerekçeyle ihale makamınca ödenen verginin davacıya iadesinde ödenecek faizin işletilmeye başlayacağı tarih yönünden Kurul kararına katılmıyoruz.