T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/110
Karar No : 2023/2047
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- … Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
2- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
DAVALI YANINDA MÜDAHİL : … Belediye Başkanlığı
VEKİLLERİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Odası
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Kültür ve Turizm Bakanlığınca 09.04.2018 tarihinde onaylanan İzmir İnciraltı Turizm Merkezi Tevsii Balçova Kaplıcaları Kesimi 1/25000 ölçekli Nazım İmar Planı Plan Notu Değişikliği ve 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı Değişikliğinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan bilirkişi raporundaki tespitler ile dava dosyasında yer alan diğer tüm bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu imar planı değişiklikleri ile öngörülen plan kararlarının birbirleri ve üst ölçekli planlar ile uyumlu olduğu, 1/25.000 ölçekli nazım imar planı plan notu değişikliğinin emsal değerler ile plan kararlarında herhangi bir değişiklik içermediği, plan ölçeği ve plan tekniği bakımından 1/25.000 ölçekli İzmir Büyükşehir Bütünü Çevre Düzeni Planı ile İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı kararlarına aykırı olmadığı, 1/25.000 ölçekli nazım imar planı plan notu değişikliğine askı süresi içerisinde yapılan itirazın uygun görülerek 6.5.3 sayılı plan hükmünün; “Bu alanlar alan bütününde projelendirilecek olup, bu alanlarda geliştirilen projenin ayrılmaz parçası niteliğinde olan kapalı yapılarda; Emsal: 0.05’i geçemez (…)” şeklinde düzenlendiği, bu düzenlemenin imar mevzuatına uygun olduğu, termal turizm alanı kullanımının herhangi bir sosyal ve teknik altyapı kullanımı kapsamında olmadığı, yeni öngörülen özel eğitim alanı kullanımının ise mevzuat hükümleri gereği sosyal altyapı alanları kapsamında olduğu, plan çalışmalarında termal turizm alanlarına ilişkin bilimsel etütlerin tamamlandığı, yapılan etütler sonucunda dava konusu alandaki bütüncül planlama çalışmalarında ilgili güncel kurum görüşlerinin alındığı, ilgili mevzuata göre onaylanmış olan raporlarda 1. ve 2. derece kaynak koruma alanı sınırlarının göz önünde bulundurulduğu, 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinde termal kaynak koruma alanlarında ilgili mevzuata uygun kullanım kararlarının belirlendiği anlaşıldığından, dava konusu imar planı değişikliklerine temel teşkil eden plan kararlarının imar mevzuatına, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, kamu yararına ve planın genel amaçlarına uygun olduğu sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İdari Dava Dairesince verilen kararda; dava konusu işlem 12.10.2017 tarihinde onaylanan imar planlarına karşı yapılan itirazlar sonrasında hazırlanan 09.04.2018 onaylı imar planı değişiklikleri olmasına karşın, İdare Mahkemesince bilirkişilerin 06.12.2018 tarihinde onaylanan imar planı değişikliklerini inceleyerek yaptığı değerlendirmelerin hükme esas alınması suretiyle verilen kararda bu yönüyle isabet bulunmadığı, uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için bilirkişilerden alınan ek rapordaki tespitler ile dava dosyasında yer alan diğer tüm bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu imar planı değişikliklerinin plan kararları itibariyle birbirleri ve üst ölçekli planlar ile uyumlu olduğu, 1/25000 ölçekli nazım imar planının 6.4 sayılı plan hükmünde yapılan değişikliğin, eğitim alanı gereksinimleri temelinde plan uygulama sürecinde mimari açıdan esneklik sağlanması amaçlı olduğu, 6.6 sayılı plan hükmünde yapılan değişikliğin, mevzuat hükmüne dair yazım hatasının düzeltilmesini içerdiği, 1/5000 ölçekli nazım imar planının "Genel Plan Hükümleri" başlıklı plan hükmünde yapılan değişikliğin, Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği'nin yürürlükten kaldırılması nedeniyle mevzuata uygunluğun sağlanması amacına yönelik olduğu, "Özel Plan Hükümleri" kapsamında "Jeotermal Koruma Kuşağı" başlıklı plan hükmünde yapılan değişikliğin, mevzuat hükmüne dair yazım hatasının düzeltilmesine yönelik olduğu, "Turizm Alanı" başlıklı plan hükmünde yapılan değişikliğin, devremülk gibi şahsa ait oturma amaçlı binalar ile apart oteller haricinde yer alması öngörülen turizm tesis alanlarının yine ilgili yönetmelik tanımlarına uygun olarak çeşitlendirilmesi amaçlı ve esasında değişiklik öncesi plan hükmüyle uyumlu ve açıklayıcı mahiyette olduğu, turizm merkezi niteliğindeki alanın planlama hedefleri ile örtüştüğü, "rekreasyon alanı" için eklenen yapı yaklaşma mesafe koşulunun mimari ölçekte düzenleme amaçlı olduğu, 2000 m² olarak artırılan spor alanı kullanımının konum ve büyüklük olarak açık ve yeşil alanlara ilişkin genel kabuller çerçevesinde eşdeğer alan olarak kabul edilebileceği, dolayısıyla alanın kuzey batı ucunda ve orta aksında konumlanan park alanı kullanımlarının küçültülmesinin imar mevzuatına aykırı olmadığı, turizm alanı kullanımı büyüklüğünün azaltılmasının planlama esaslarına ve şehircilik ilkelerine aykırı olmadığı, alanı büyütülen ticaret alanı kullanımının, herhangi bir nüfus artışı getirmediği, mevzuatın kaynak koruma sınırı dışında ticari kullanımlara izin verdiği, alanın turizm odaklı kimliğini tamamlayıcı nitelik taşıdığı, öte yandan imar mevzuatına göre üst kullanım kararı tanımı olan belediye hizmet alanı kullanımının, bu tanım itibariyle sosyal ya da teknik altyapı alanı kapsamında değerlendirilemeyeceği, ayrıntıya ilişkin kullanım amacına göre uygulama imar planı ile getirilen kullanım amacının değişiklik sırasında dikkate alınması gerektiği, bu çerçevede değişen alan miktarı da göz önünde bulundurulduğunda dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planında belediye hizmet alanı kullanımına yönelik olarak yapılan değişikliğinin sosyal, kültürel donatı alanı ve teknik altyapı alanı kullanımını azaltıcı yönünün bulunmadığı ve sosyal donatı dengesini bozucu bir nitelik taşımadığı sonucuna ulaşıldığından dava konusu 1/25000 ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliklerinin yukarıda açıklanan kısımlarında üst ölçekli plan kararlarına, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırılık bulunmadığı, dava konusu 1/25000 ölçekli nazım imar planının 6.5.3 sayılı yapılaşma emsalini "E:0,5" olarak belirleyen plan hükmünün bakılan davanın açılmasından sonra 06.12.2018 tarihinde onaylanan imar planı değişikliği ile "E:0,05" olarak değiştirildiği görüldüğünden, davanın bu kısmının konusuz kaldığı ve bu kısım için işin esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun; dava konusu 1/25000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin 6.5.3 sayılı plan hükmü dışındaki kısımları yönünden yukarıda belirtilen gerekçe ile reddine, 6.5.3 sayılı plan hükmü yönünden kabulüne, İdare Mahkemesi kararının 6.5.3 sayılı plan hükmüne ilişkin kısmının kaldırılmasına, bu kısım yönünden dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davanın kısmen karar verilmesine yer olmadığı, kısmen retle sonuçlanması ve davanın kısmen konusuz kalmasına idarelerce sebebiyet verilmesi nedeniyle oluşan haklılık durumu dikkate alınmak suretiyle toplam 4.072,00-TL yargılama giderinin takdiren 3.054,00-TL'lik kısmının davacı üzerinde bırakılmasına, arta kalan 1.018,00-TL yargılama giderinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 2.040,00-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine, aynı tarife uyarınca belirlenen 2.040,00-TL avukatlık ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davalı Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından; Dava konusu imar planı değişikliğine askı süresi içinde yapılan itirazın değerlendirilmesi sonucu, rekreasyon alanlarına ilişkin plan notunda emsal değerin maddi hata yapılarak E:0,5 olarak değiştirildiği, daha sonra bu değerin E:0,05 olarak düzeltilmesinin mevzuat açısından gerekli olduğu yönünde karar verildiği, Mahkemece davanın bu kısmı konusuz kaldığından bu kısım yönünden karar verilmesine yer olmadığına dair verilen kararın Bakanlığın lehine olduğu, anılan karar nedeniyle Bakanlık aleyhine yargılama giderine ve vekalet ücretine hükmedilmesi hukuka ve mevzuata aykırı olduğundan kararın bu kısmının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından; dava konusu işlemin tesisine ilişkin Belediyenin herhangi bir yetkisi bulunmadığından hasım mevkinden çıkarılmaları gerektiği, 6100 sayılı Yasanın 331. maddesi uyarınca yargılama giderleri ve vekalet ücreti hakkında davanın açıldığı tarihte haksız olan tarafın tespit edilerek hüküm kurulması gerekirken bu yönde bir tespit yapılmadan yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin de hukuka aykırı olduğu, kararın husumet ve aleyhlerine hükmedilen yargılama gideri ile vekalet ücretine ilişkin kısımlarının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ : Davalı … Bakanlığı'nın kararın aleyhlerine hükmedilen yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin kısmına yönelik temyiz isteminin reddi ile bu kısmın onanmasına, davalı İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın kararın husumet ve aleyhlerine hükmedilen yargılama gideri ile vekalet ücretine ilişkin kısmına yönelik temyiz isteminin kabulü ile kararın bu kısmının bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
17.10.1993 tarih ve 21731 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu kararı ile ''İzmir Balçova Termal Turizm Merkezi''
ilan edilen ve 30.06.2007 tarih ve 26568 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu kararı ile son hali belirlenen sınırları kapsayan alanda Bakanlıkça verilen ön izin kapsamında Balçova Belediye Başkanlığı tarafından hazırlanan İzmir İnciraltı Turizm Merkezi Tevsii Balçova Kaplıcaları Kesimine ilişkin 1/25.000 ve 1/5000 ölçekli nazım imar planları ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planının Kültür ve Turizm Bakanlığınca 12.10.2017 tarihinde onaylandığı, bu planlara askı süresi içerisinde yapılan itirazların değerlendirilmesi sonucu yapılan değişikliklerin ise yine Kültür ve Turizm Bakanlığınca 09.04.2018 tarihinde onaylanarak 02.05.2018-04.06.2018 tarihleri arasında İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığınca askıya çıkartılması üzerine bu planların iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 14. maddesinin 3. fıkrasının (f) bendinde; dava dilekçelerinin husumet yönünden inceleneceği, 15/1-c maddesinde ise; davanın hasım gösterilmeden veya yanlış hasım gösterilerek açılması durumunda dava dilekçesinin belirlenecek gerçek hasma tebliğ edileceği, aynı Kanunun 14. maddesinin 6.fıkrasında; yukarıda belirtilen usule aykırılığın ilk incelemeden sonra tespit edilmesi halinde davanın her aşamasında 15. madde hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiş, yine aynı Kanunun 49/2-c maddesinde ise; usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması, kararın bozulmasını gerektiren sebepler arasında sayılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davalı Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın kararın aleyhine hükmedilen yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin kısmına yönelik temyiz istemi yönünden yapılan incelemede,
Bölge İdare Mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
İdare Mahkemesi kararına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun; dava konusu 1/25000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin 6.5.3 sayılı plan hükmü dışındaki kısımları yönünden gerekçeli reddi, 6.5.3 sayılı plan hükmü yönünden kabulü, İdare Mahkemesi kararının 6.5.3 sayılı plan hükmüne ilişkin kısmının kaldırılması, bu kısım yönünden dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı ve davacı ile davalı idareler aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyize konu davalı Bakanlık aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmı hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmamaktadır.
Davalı … Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın kararın husumet, aleyhine hükmedilen yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin kısmına yönelik temyiz istemine gelince,
Dava konusu işlemlerin … Bakanlığı tarafından tesis edildiği, dava konusu imar planı değişikliklerinin hazırlanması ve onaylanması safhalarında İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın yer almadığı, bu işlemlere herhangi bir katkısı ve etkisinin de bulunmadığı, davacı tarafından da davanın Kültür ve Turizm Bakanlığı husumetiyle açıldığı halde ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… sayılı ara kararı ile İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın hasım mevkine alındığı hususları göz önüne alındığında, İdare ve Bölge İdare Mahkemelerince uyuşmazlığın Kültür ve Turizm Bakanlığı yanında İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı husumeti ile görülmesinde usul hükümlerine uyarlık görülmemiştir.
Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesi İdari dava Dairesince İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığının hasım mevkinden çıkartılarak aleyhine yargılama gideri ile vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın hasım mevkinde bırakılması ve aleyhine yargılama giderleri ile vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmında isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı Bakanlığın, kararın aleyhine hükmedilen yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin kısmına yönelik temyiz isteminin reddine, yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan davacının istinaf başvurusunun; dava konusu 1/25000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin 6.5.3 sayılı plan hükmü dışındaki kısımları yönünden gerekçeli reddi, 6.5.3 sayılı plan hükmü yönünden kabulü, İdare Mahkemesi kararının 6.5.3 sayılı plan hükmüne ilişkin kısmının kaldırılması, bu kısım yönünden dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı ve davacı ile davalı idareler aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın temyiz edilen davalı Bakanlık aleyhine hükmedilen yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin kısmının ONANMASINA,
2. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalı İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın kararın husumet, aleyhine hükmedilen yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin kısmına yönelik temyiz isteminin kabulüne, … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın hasım mevkinde bırakılması ve aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 27/02/2023 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.