T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/1105
Karar No : 2023/1463
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Sendikası
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1-… Bakanlığı
VEKİLİ : Huk. Müş. …
2-… Valiliği - …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 21/10/2021 tarih ve E:2019/5086, K:2021/4702 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Milli Eğitim Bakanlığı Din Öğretimi Genel Müdürlüğü ile … Vakfı (…) Arasında Değerler Eğitimi ve Sosyal Etkinlikler Yapılmasına Dair 22/12/2016 tarihli İşbirliği Protokolü ve Protokol kapsamındaki faaliyetler ile ilgili usul ve uygulama esaslarının resmi/özel temel eğitim ve ortaöğretim kurumlarına duyurulmasına ve çalışmalarda gerekli hassasiyetin gösterilmesine ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı Din Öğretimi Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işlemiyle öngörülen Resmi/Özel Temel Eğitim ve Ortaöğretim Kurumları "Değerler Eğitimi ve Sosyal Kültürel Etkinlikler" Usul ve Uygulama Esasları ile Protokol doğrultusunda ortaokul ve liselerde "Medeniyet ve Düşünce Kulübü" kurulması ve danışman hoca atanmasına ilişkin Şanlıurfa Valiliğinin … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 21/10/2021 tarih ve E:2019/5086, K:2021/4702 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin ehliyet yönünden usuli itirazı yerinde görülmeyerek işin esasına geçilmiş,
1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu'nun 2/1, 18, 42, 53, 56. maddelerine; dava konusu Protokol'ün imzalandığı tarih itibarıyla yürürlükte bulunan 652 sayılı Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 27. maddesine; 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 326/1. maddesine ve 08/06/2017 tarih ve 30090 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Sosyal Etkinlikler Yönetmeliği'nin 1 ve 2. maddelerine yer verilerek,
İdari işlemler üzerindeki yargısal denetimin, bu işlemlerin hukuka uygunluğunun saptanmasıyla sınırlı olduğu, idarenin takdir yetkisinin denetimine yargı organları yönünden getirilen ve idari işlemlerin yalnızca hukuka uygunluk açısından denetlenebilecekleri biçiminde ifade edilen kuralın aynı zamanda idarenin takdir yetkisinin kullanılmasında uyması gereken sınırları da ortaya koyduğu, başka bir anlatımla, idarelerin belirli bir kamu hizmetinin etkili ve verimli bir biçimde yürütülmesi, kamu yararının daha somut bir biçimde ortaya konulması için birden çok seçenekten birisini tercihte takdir yetkisiyle donatıldıkları durumda idari yargı organlarının bu yetkisini hukuka uygun olarak kullandığının saptanması koşuluyla idareyi bu seçeneklerden birisini tercihe zorlayacak ya da belli bir yönde işlem veya eylem tesisine zorunlu kılacak biçimde yargı kararı vermelerinin Anayasa ve Kanun'un yukarıda belirtilen ilkeleriyle bağdaştırılamayacağı,
Öğretide türevsel bir yetki olarak kabul edilen idarelerin düzenleme yetkisinin, yasalarla getirilen hükümleri aşacak bir şekilde kullanılamayacağının İdare Hukuku'nun en temel ilkelerinden olduğu, ayrıca, mevzuat belirleme tekniği açısından da, idarenin kanunla kendisine verilmiş olan görevlerini idari metinlerle düzenlerken, bu görevlerin gerektirdiği hususlarda takdir yetkisine sahip olduğu, ancak bu takdir yetkisinin kamu yararı ve düzenine uygun olarak kullanılması gerektiği,
1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu'nda, Türk Milletinin bütün fertlerini, Atatürk inkılap ve ilkelerine ve Anayasa'da ifadesini bulan Atatürk milliyetçiliğine bağlı; Türk Milletinin milli, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerlerini benimseyen, koruyan ve geliştiren; ailesini, vatanını, milletini seven ve daima yüceltmeye çalışan, insan haklarına ve Anayasanın başlangıcındaki temel ilkelere dayanan demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devleti olan Türkiye Cumhuriyetine karşı görev ve sorumluluklarını bilen ve bunları davranış haline getirmiş yurttaşlar olarak yetiştirmek, Türk Milli Eğitiminin genel amacı olarak düzenlendiği, her türlü eğitim ve öğretim faaliyetinin söz konusu amaç ve ilkeler çerçevesinde yapılması ve öğrencilere benimsetilmesi hususunda Milli Eğitim Bakanlığına görev verildiği,
Ancak, bu amaç ve ilkelerin öğrencilere kazandırılması sırasında kullanılacak eğitim ve öğretim yöntemleri ve araçları yönünden anılan Kanun'da bir belirleme yapılmadığı, bu konuda eğitim ve öğretim programlarını tasarlamak, uygulamak, güncellemek, öğretmen ve öğrencilerin eğitim ve öğretim hizmetlerini yürütmek ve denetlemek, eğitim sistemini yeniliklere açık, dinamik, ekonomik ve toplumsal gelişimin gerekleriyle uyumlu biçimde güncel teknik ve modeller ışığında tasarlamak ve geliştirmek görev ve yetkisi bulunan davalı idareye takdir yetkisi tanındığı,
Nitekim; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 04/02/2021 tarih ve E:2018/3535, K:2021/194 sayılı kararında; Türk Milli Eğitimi'nin amaç ve ilkelerinin öğrencilere kazandırılması sırasında kullanılacak eğitim ve öğretim yöntemlerini ve materyallerini belirleme hususunda Milli Eğitim Bakanlığının takdir yetkisine sahip olduğunun belirtildiği,
Türk Milli Eğitim mevzuatının bir bütün olarak incelenmesi neticesinde, Milli Eğitim Bakanlığının denetim ve gözetimi altında olmak kaydıyla, her tür ve seviyedeki resmi ve özel örgün ve hayat boyu öğrenme kurumlarında; öğretim programlarının yanında öğrenci ve kursiyerlerde özgüven ve sorumluluk duygusu geliştirmeye, yeni ilgi alanları oluşturmaya, milli, manevi, ahlaki, insani ve kültürel değerleri kazandırmaya yönelik bilimsel, sosyal, kültürel, sanatsal ve sportif alanlardaki sosyal etkinliklerin, kamu kurum ve kuruluşları, uluslararası kuruluşlar ve sivil toplum kuruluşları tarafından yapılmasına imkan sağlayan işbirliği protokollerinin imzalanması hususunda yetkili olduğunun görüldüğü,
Dolayısıyla, davalı idarenin tanzim salahiyetini haiz olduğu dava konusu İşbirliği Protokolü'nün hukuka uygunluk denetiminin, idarenin sahip olduğu takdir hakkının hukuka uygun kullanılıp kullanmadığının incelenmesi suretiyle yapılması gerektiği, bu bağlamda, dava konusu Protokol'de taraflara yüklenen görev ve sorumluluklar ile Protokol'ün amaç ve kapsamı dikkate alındığında, Milli Eğitim Bakanlığı Din Öğretimi Genel Müdürlüğü ile ... Vakfı (...) Arasında Değerler Eğitimi ve Sosyal Etkinlikler Yapılmasına Dair 22/12/2016 tarihli İş Birliği Protokolü ve Protokol kapsamındaki faaliyetler ile ilgili usul ve uygulama esaslarının resmi/ özel temel eğitim ve ortaöğretim kurumlarına duyurulmasına ve çalışmalarda gerekli hassasiyetin gösterilmesine ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı Din Öğretimi Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işlemiyle öngörülen Resmi/ Özel Temel Eğitim ve Ortaöğretim Kurumları "Değerler Eğitimi ve Sosyal Kültürel Etkinlikler" Usul ve Uygulama Esasları ile Protokol doğrultusunda ortaokul ve liselerde Medeniyet ve Düşünce Kulübü kurulması ve danışman hoca atanmasına ilişkin Şanlıurfa Valiliğinin … tarih ve … sayılı işleminin 1739 Milli Eğitim Temel Kanunu'nda düzenlenen Türk Milli Eğitim Sisteminin genel ve özel amaçlarına aykırılık teşkil etmediği kanaatine ulaşıldığı,
Bu itibarla, davalı idareye tanınan takdir yetkisi çerçevesinde tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, bir kamu hizmeti olan eğitim öğretim hizmetinin yürütülmesinden, gözetim ve denetiminden, eğitim ve öğretim programlarının hazırlanması, uygulanması ve güncellenmesinden asıl olarak Milli Eğitim Bakanlığının sorumlu olduğu, zira Milli Eğitim Bakanlığının öğrencilerin eğitim ve öğretimine yönelik politikaları belirleyerek, bu politikaların gereği gibi uygulamasının kanuni idare ilkesinin sonucu olduğu, bu çerçevede hangi eğitimi aldığı bilinmeyen Vakıf personeli eğiticilerin açılacak kurslarda görev almasının mevzuata aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idarelerden Milli Eğitim Bakanlığı tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuş, davalı Şanlıurfa Valiliği tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 21/10/2021 tarih ve E:2019/5086, K:2021/4702 sayılı kararının ONANMASINA,
3.Kesin olarak, 19/06/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- Davaya konu Protokolün tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 652 sayılı Milli Eğitim Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin ''Din Öğretimi Genel Müdürlüğü'' başlığını taşıyan 10. maddesinde; ''Din Öğretimi Genel Müdürlüğünün görevleri şunlardır:
a) İmam-hatip liselerinin yönetimine ve öğrencilerinin eğitim ve öğretimine yönelik politikalar belirlemek ve uygulamak.
b) İlköğretim, ortaöğretim ve yaygın eğitim kurumlarında din kültürü ve ahlâk eğitim ve öğretimine ait programlar ile ders kitaplarını, eğitim araç-gereçlerini hazırlamak veya hazırlatmak ve Talim ve Terbiye Kuruluna sunmak.
c) Bakan tarafından verilen benzeri görevleri yapmak.'' kuralına yer verilmiş, anılan Kanun Hükmünde Kararnamenin ''Ortak Görevler'' başlığını taşıyan 27. maddesinde, Milli Eğitim Bakanlığı'nın hizmet birimleri olan Genel Müdürlüklerin, sorumluluk alanlarıyla ilgili konularda, eğitim ve öğretim sürecine diğer kurum, kuruluş ve bireylerin katılımını sağlama görevinin bulunduğu kurallarına yer verilmiştir.
İdarelerin tesis ettikleri idari işlemlerin özünü oluşturan irade, işlemlerin kamu gücü kullanılarak ve kamu yararı gözetilerek tesis edilmeleri nedeniyle bir takım kayıt ve şartlara bağlanmıştır. İdari işlemin unsurlarından olan yetki unsuruna ilişkin kurallar bu kayıt ve şartlar içinde yer almaktadır. Yasalarla kendilerine bırakılmış alanlarda faaliyet gösterebilecek olan idarelerin, işlem tesis ederken sahip oldukları hukuki olanak ve görev alanı " yetki " kavramı ile ifade edilmektedir. Yetki aynı zamanda, Anayasanın ve yasaların idareye bıraktığı alanlarda tesis edilecek idari işlemlerin hangi idare makam ve organlarınca yapılabileceğini belirlemektedir. İdarelerin işlem tesis ederken uymak zorunda oldukları yetki kuralları kamu düzenindendir ve idarelerin tesis etmiş oldukları işlemler yargı önüne getirildiklerinde yetki kuralına aykırılık, yargı mercii tarafından resen gözönüne alınabilir niteliktedir.
Yetki kurallarının dar ve özel anlamda kamu düzenine ilişkin olduğu, bu nedenle idarenin yetki kurallarına sıkı bir şekilde uymak zorunda bulunduğu idare hukukunun bilinen ilkelerindendir. Dar anlamda yetki unsuru denilen karar alma yeteneği, konu yer ve zaman itibarıyla, Anayasa ve yasalarla belli organ, makam ve kamu görevlilerine tanınmış bir güçtür. Yetki konusunda açık düzenleme yapılmayan hallerde, yetkinin hangi amaçla ve ne şekilde kullanılacağından haraketle bu yetkiyi kullanacak makam belirlenebilecektir. Hakkında karar verilecek kişi, olay ve karara etki eden bütün unsurlar, yetkinin kullanımını da belirleyecektir. Bu şekilde belirlenen ve yetkiyi kullanımı öngörülen makamın, bu yetkiyi devri ve paylaşımının mümkün olup olmadığının ise açıkça düzenlenmesi gerekir.
Milli eğitim mevzuatının bir bütün olarak değerlendirilmesinden, Milli Eğitim Bakanlığının hizmet birimleri olan genel müdürlüklerin, yetki alanlarının dışında, eğitim ve öğretim sürecine diğer kurum, kuruluş ve bireylerin katılımını sağlamalarının mümkün olmadığı anlaşılmıştır.
Bu kapsamda, Din Öğretimi Genel Müdürlüğünün görevleri; imam hatip liselerinin yönetimine ve öğrencilerinin eğitim ve öğretimine yönelik politikalar belirlemek ve uygulamaktır. İlköğretim, ortaöğretim ve yaygın eğitim kurumları bakımından ise, Din Öğretimi Genel Müdürlüğünün görevi ancak din kültürü ve ahlâk eğitim ve öğretimine ait programlar ile ders kitaplarını, eğitim araç-gereçlerini hazırlamak veya hazırlatmak ve Talim ve Terbiye Kuruluna sunmaktır.
Din Öğretimi Genel Müdürlüğünün, davaya konu Değerler Eğitimi ve Sosyal Etkinlikler Yapılmasına Dair İş Birliği Protokolü ile imam hatip ortaokulları dışındaki okullarda eğitim öğretim gören öğrencilere yönelik olarak milli, manevi, ahlaki, insani ve kültürel değerlerin kazandırılması kapsamında kulüp çalışmaları, sosyal, sanatsal, kültürel, sportif, bilimsel, teknolojik etkinlikler, proje çalışmaları, yarışmalar ile çeşitli kursların gerçekleştirilmesi için diğer kurum, kuruluş ve bireylerin katılımını sağlama görev ve yetkisi bulunmamaktadır.
Bu bağlamda; davaya konu Protokolün tesis edildiği tarih itibarıyla, yürürlükte olan haliyle 652 sayılı Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 10. maddesi uyarınca Milli Eğitim Bakanlığı Din Öğretimi Genel Müdürlüğünün görev ve yetkisi dikkate alındığında, dava konusu işlemlerin Milli Eğitim Bakanlığına bağlı resmi ve özel bütün temel eğitim ve ortaöğretim okulları/kurumları ve ortaokullara yönelik kısmının yetki unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu sonucuna ulaşıldığından, davacının temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının bu kısmının anılan gerekçeyle bozulması gerektiği oyuyla karara katılmıyoruz.
KARŞI OY
XX- Dava, Milli Eğitim Bakanlığı Din Öğretimi Genel Müdürlüğü ile ... Vakfı (...) Arasında Değerler Eğitimi ve Sosyal Etkinlikler Yapılmasına Dair 22/12/2016 tarihli İşbirliği Protokolü ve Protokol kapsamındaki faaliyetler ile ilgili usul ve uygulama esaslarının resmi/özel temel eğitim ve ortaöğretim kurumlarına duyurulmasına ve çalışmalarda gerekli hassasiyetin gösterilmesine ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı Din Öğretimi Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işlemiyle öngörülen Resmi/Özel Temel Eğitim ve Ortaöğretim Kurumları "Değerler Eğitimi ve Sosyal Kültürel Etkinlikler" Usul ve Uygulama Esasları ile Protokol doğrultusunda ortaokul ve liselerde "Medeniyet ve Düşünce Kulübü" kurulması ve danışman hoca atanmasına ilişkin Şanlıurfa Valiliğinin … tarih ve … sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
Davaya konu Protokol kapsamında, ülke çapında yürütülecek etkinlik ve faaliyetler için ... Vakfının, hangi saikle seçildiğinin anlaşılamadığı, bu hizmet için yeterli olup olmadığının araştırılmadığı anlaşılmıştır. Vakfın amaç ve faaliyet alanının değerlendirilmesi, bu etkinlik ve faaliyetlerin üst hukuk normlarına uygun olarak gereği gibi yürütülmesi için zorunluluk arz etmektedir.
Bu bakımdan; eğitim öğretim hizmetinin kamu hizmeti olduğu göz önüne alındığında, Devletin hizmet alanı içerisinde genel idare esaslarına göre yürütülmesine ilişkin Anayasa'nın amir hükmüne ve Türk Milli Eğitiminin temel ilke ve kurallarına aykırı olduğu sonucuna varılan bu işlemin dayanak hukuksal düzenlemelerin amaç ve kapsamını aştığı ve Vakfın donanım yönünden yeterli olup olmadığının ortaya konulamadığı anlaşıldığından, davacının temyiz isteminin kabulü ile temyize konu Daire kararının dava konusu işlemlerin imam hatip ortaokullarına yönelik kısmı yönünden de bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.