T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/1126
Karar No : 2023/791
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ... Enerji Elk. Ür. San. ve Tic. A.Ş.
2- ...Elektrik Üretim A.Ş.
3- ...Enerji Üretim A.Ş.
4- ... Yeşil Enerji Üretim Ltd. Şti.
5- ...Enerji Üretim Ltd. Şti.
6- ...Elektrik Üretim A.Ş.
7- ...Elektrik Üretim A.Ş.
8- ...Elektrik Üretim A.Ş.
9- ...Enerji Üretim ve Ticaret A.Ş.
10- ...Enerji ve Ticaret A.Ş.
11- ...Enerji Elektrik Üretim San. ve Tic. Ltd. Şti.
12- ...Elektrik Üretim San. ve Tic. A.Ş.
13- ...Enerji Elektrik Üretim A.Ş.
14- ...Enerji Elektrik Üretim A.Ş.
15- ...Enerji Üretim A.Ş.
16- ...Enerji A.Ş.
17- ...Hidroelektrik Üretim A.Ş.
18- ...Enerji Üretim ve Tic. A.Ş.
19- ...Teknolojik Yatırımlar A.Ş.
20- ...Elektrik Enerji Üretim Ltd. Şti.
21- ...Elektrik Üretim ve Ticaret Limited Şirketi
22- ...u Enerji Üretim A.Ş.
23- ...Elektrik Üretim A.Ş.
24- ...Hidro Enerji Elektrik Üretim A.Ş.
25- ...Elektrik Üretim A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurumu
VEKİLLERİ : Av. …, Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onüçüncü Dairesinin 21/12/2021 tarih ve E:2020/1538, K:2021/5241 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 28/12/2019 tarih ve 30992 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 26/12/2019 tarih ve 9102 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu kararında EK-2 olarak yer alan "Üreticiler İçin Veriş Yönünde Tek Terimli Dağıtım Tarifesi"nin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 21/12/2021 tarih ve E:2020/1538, K:2021/5241 sayılı kararıyla;
Davacı şirketlerin, elektrik üretim lisansı kapsamında HES tesislerinde elektrik üretimi yaptığı, dağıtım sistemi kullanıcılarına 01/01/2020 tarihinden itibaren uygulanmak üzere tarife tablolarının belirlenmesine ilişkin 26/12/2019 tarih ve 9102 sayılı Kurul kararının tesis edilmesi üzerine, davacı şirketler tarafından 16/01/2020 tarihinde 9102 sayılı Kurul kararına itiraz edildiği, EPDK tarafından davacıların başvurusunun reddedilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı;
Davalı idarenin usûle yönelik itirazlarının yerinde görülmediği;
4628 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un 4. maddesi, 5. maddesinin altıncı fıkrasının (c) bendi, aynı maddenin 7. fıkrasının (e) ve (f) bendleri; 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 1. maddesi, 3. maddesinin birinci fıkrasının (f) ve (ff) bendleri, 17. maddesinin altıncı fıkrasının (ç) bendine yer verilerek;
6446 sayılı Kanun'un, dağıtım şirketlerini, dağıtım tesislerini yenilemek, kapasite ikame ve artırım yatırımlarını yapmakla yükümlü kıldığı, özelleştirme sonrası elektrik dağıtım tesislerinin iyileştirilmesi, güçlendirilmesi ve genişletilmesi için yapılan yatırımların mülkiyetinin kamuya ait olduğunu belirttiği, özelleştirilen elektrik dağıtım tesis ve varlıklarına ilişkin her türlü işletme ile yatırım planlaması ve uygulamasında onay ve değişiklik yetkisini Kurula verdiği;
Dağıtım tesisinin varlığının, dağıtım faaliyetinin yürütülebilmesi için zorunlu olduğu; kamu hizmeti niteliğindeki bu faaliyetin yerine getirilebilmesi için oluşan maliyetin, dağıtım bedeli olarak kullanıcılara yansıtıldığı; Kanun'un, dağıtım bedelinin yansıtılmasında herhangi bir istisnaî kurala yer vermeyerek dağıtım sistemi kullanıcılarının tamamını yükümlü kıldığı;
Dava konusu Kurul kararıyla, dağıtım şirketleri tarafından dağıtım sistemi kullanıcılarına 01/01/2020 tarihinden itibaren uygulanmak üzere kararın ekinde (Ek-1 ve Ek-2'de) yer alan tarife tablolarının onaylanmasına karar verildiği, bu kapsamda tek terimli tarifeyi seçen üreticiler için dağıtım bedelinin 2,6190 kr/kWh olarak belirlendiği;
Dairelerinin 28/09/2020 tarihli ara kararıyla, davalı idareden, davaya konu Tarife'de meydana gelen artışın gerekçesine ilişkin ayrıntılı açıklamanın ve tarifenin belirlenmesine ilişkin tüm kalemlerin (alt başlıklar hâlinde) bir önceki tarifeye ilişkin kalemlerle karşılaştırma yapılmak suretiyle tablo şeklinde ayrıntılı olarak istenildiği;
Ara kararına verilen cevabi yazıda; dağıtım tarifelerinin dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedeller ile tarifenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslardan oluştuğu, dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedellerin dağıtım gelir tavanından hareketle hesap edildiği, zira dağıtım gelir tavanının her bir dağıtım şirketi özelinde belirlendiği; dava konusu Tarife'nin, 6446 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesi ile hüküm altına alınan ulusal tarife uygulamasının bir gereği olarak 21 elektrik dağıtım şirketinin toplam gelir tavanından hareketle onaylandığı, Kurul tarafından onaylanan dağıtım gelir tavanlarının sabit olduğu, sabit olan dağıtım gelir tavanının bir kısmının üreticilere diğer bir kısmının ise tüketicilere yansıtıldığı, dağıtım seviyesinden bağlı üreticiler için sisteme verilen enerji için tahakkuk ettirilen dağıtım bedelinin belirlenmesinde dağıtım şirketlerinin gelir tavanları ve sisteme verilmesi öngörülen enerji miktarları kadar iletim seviyesinden bağlı üreticiler için belirlenen sistem kullanım tarifelerinin de Kurul tarafından dikkate alındığı; bunun gerekçesinin ise, hem iletim seviyesinden hem de dağıtım seviyesinden bağlı üreticilerin ödemiş oldukları ortalama sistem kullanım tarifelerinin ülke genelinde elektrik üretim faaliyeti gerçekleştiren üreticiler için faaliyet bazlı karşılaştırılabilir olması, üreticilerin kendi taleplerine göre değil daha çok kurulu güç ve sistem gereksinimleri gibi teknik gereklilikler ve ilgili mevzuat kapsamında belirlenen bağlantı seviyelerinin tarifelerinde oluşacak farklılıkların elektrik piyasasında üretim faaliyetinde rekabeti engelleyecek bir seviyeye ulaşmasını engellemek olduğu; dağıtım seviyesinden bağlı üreticilerin sisteme verdikleri enerji için belirlenen tek terimli dağıtım bedeli 2020 yılı birinci çeyreğinde 2,6190 kr/kWh iken, iletim seviyesinden bağlı üreticilerin ödemiş oldukları sistem kullanım bedelinin ortalamada 2,9740 Kr/kWh olduğu, dağıtım seviyesinden bağlı üreticilerin iletim seviyesinden bağlı üreticilere göre daha düşük sistem kullanım bedeli ödedikleri, bunun yanında dağıtım seviyesinden bağlı tüketiciler 2020 yılı birinci çeyreğinde 19,2733 kr/kWh ortalama dağıtım bedeli öderken dağıtım seviyesinden bağlı üreticilerin ödemek durumunda kaldığının yaklaşık 7,3 katı kadar; kayıp enerji maliyeti hariç sistem işletim dağıtım bedeli olarak bir kıyaslama yapıldığında ise tüketicilerin 14,4555 kr/kWh ortalama dağıtım bedeli ödeyerek dağıtım seviyesinden bağlı üreticilerin ödediğinin 5,5 katı kadar dağıtım bedeli ödediğinin anlaşıldığı; cevabi yazıda yer alan 2019-2020 iletim tarifelerinde dikkate alınan maliyet kalemleri başlıklı tabloda ise, TEİAŞ'ın 2019 yılına ilişkin toplam gelir tavanının 10 milyar 672 milyon TL, 2020 yılına ilişkin toplam gelir tavanının 15 milyar 9 milyon TL olduğu, sistem kullanım gelir tavanının 9 milyar 898 milyon TL'den 13 milyar 445 milyon TL'ye, sistem işletim gelir tavanının ise 774 milyon TL'den 1 milyar 563 milyon TL'ye çıktığının görüldüğü;
Öte yandan, davacı tarafından, tarifede meydana gelen artışın enflasyon oranının çok üzerinde ve fahiş olduğu ileri sürülmüş ise de enflasyon oranının tarife hesaplamalarında dikkate alınan unsurlardan yalnızca birisi olduğu, dağıtım şirketlerinin dağıtım gelir tavanı bileşenleri ve nitelikleri de dikkate alındığında fiyat artışının doğrudan enflasyon oranları ile sınırlı olmadığı, sisteme ilişkin bütün maliyetlerin dikkate alındığı bir metodoloji çerçevesinde belirlenen dağıtım bedellerindeki artışın tek sebebinin enflasyon olduğunun kabulünün mümkün olmadığı;
Bu itibarla, davalı EPDK'nın dağıtım tarifelerini belirleme yetkisini kullanırken, tüketicilere kaliteli, sürekli ve düşük maliyetli elektriğin ulaştırılmasını sağlamayı ve dağıtım faaliyetinin sürdürülebilmesi için gereken gelir ihtiyacını mevzuat doğrultusunda belirlemeyi esas aldığı, 6446 sayılı Kanun'un amacı gözetilerek dağıtım tarifesi içerisinde dikkate alınan maliyet unsurlarının, üreticilere ve tüketicilere yansıtılması hususunda makûl bir dengenin gözetildiği anlaşıldığından, dava konusu 26/12/2019 tarih ve 9102 sayılı Kurul kararının 2 nolu ekinde yer verilen Üreticiler İçin Veriş yönünde Tek Terimli Dağıtım Tarife'sinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacılar tarafından; Tarife'de yapılan artışın mevzuata aykırı olduğu, mevcut tarife metodu ve artış oranlarının, anayasal düzenli idare ilkesine, idari istikrar ilkesine ve idarenin faaliyetlerinin belirliliği ilkesine aykırı olduğu, uygulamaya devam edildiği takdirde yatırımcıların ekonomik mahvına ve santrallerin işletilemez hale gelmesine sebebiyet vereceği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Onüçüncü Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onüçüncü Dairesinin temyize konu 21/12/2021 tarih ve E:2020/1538, K:2021/5241 sayılı kararının ONANMASINA,
3. 25/04/2023 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi.