T.C.
D A N I Ş T A Y
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/1140
Karar No : 2023/1366
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı - …
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, ... Uluslararası Taşımacılık ve Gümrükleme Ticaret Limited Şirketine ait kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla adına düzenlenen … tarih ve …, …, …, …, …, …, … sayılı ödeme emirleri ile ortak sıfatıyla adına düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 93. maddesinin birinci fıkrasında normal ve mutad tebliğ yönteminin posta yoluyla tebliğ olduğu kabul edilmiş, bu yöntemde, bilinen adreslerin nelerden ibaret olduğuna bentler halinde açıklık getiren Kanun'un 101. maddesinde mükellefler tarafından işe başlamada ve işi bırakmada bildirilen adresler bilinen adresler olarak sayılmıştır.
Aynı Kanun'un 102. maddesinin 7061 sayılı Kanun'la değiştirilmeden önceki birinci ve son fıkralarında, tebliğ evrakının teslimine ilişkin kurallara yer verilmiş, 213 sayılı Kanun'un "Tebliğin ilanla yapılacağı haller" başlıklı 103. maddesinin 7061 sayılı Kanun'la değiştirilmeden önceki halinde ise tebliğin ilanen yapılacağı haller belirtilmiş ve 104. maddesinin birinci fıkrasının (1) ve (2) numaralı bentlerinde ilanen tebliğe ilişkin şekil şartları gösterilmiştir.
i. Dava konusu … tarih ve …, … sayılı ödeme emirleri yönünden yapılan inceleme:
Anılan ödeme emirleri davalı idarece terkin edildiğinden bu ödeme emirlerinin iptali hakkında karar verilmesine mahal bulunmamaktadır.
ii. Dava konusu … tarih ve …, …, …, …, …, … sayılı ödeme emirleri yönünden yapılan inceleme:
08/09/2015 tarihinde verilen ara kararı ile davalı idareden, davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin dayanağı asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin ve ilgili ödeme emirlerinin şirketin bilinen adreslerinde tebliğ cihetine gidildiğine ilişkin tebliğ alındısı, ilgili ödeme emirleri ilanen tebliğ edilmiş ise ilanen tebliğine ilişkin ilan yazısı ile ilan yazısının ilan koymaya mahsus mahalline asıldığına ve bir örneğinin mükellefin en son adresinin bağlı bulunduğu muhtarlığa gönderildiğine ilişkin belgeler ile şirket hakkında bankalar nezdinde yapılan mal varlığı araştırmasına ilişkin belgeler istenilmiştir.
Ara kararına cevaben sunulan belgeler incelendiğinde, aşağıdaki sonuçlara ulaşılmıştır:
i. Şirket adına düzenlenen ödeme emirlerine ilişkin ilan yazısının bir suretinin mükellefin bilinen en son adresinin bağlı olduğu muhtarlığa gönderildiğine dair yazı ile bankalar nezdinde yapılan araştırmaya ilişkin belgeler gönderilmemiştir.
ii. Davacı adına düzenlenen ödeme emirleri içeriği alacak için asıl borçlu ... Uluslararası Taşımacılık ve Gümrükleme Ticaret Limited Şirketi adına düzenlenen …, … ve … sayılı ödeme emirlerinin tebliğ alındıları gönderilmiş ancak bu tebliğ alındılarında iade şerhi bulunmasına rağmen tebligatın 213 sayılı Kanun'un 102. maddesinin son fıkrasında öngörüldüğü şekilde yapılmadığı, tebligatın komşularından bir kişi veya muhtar veya ihtiyar heyeti üyelerinden biri veyahut bir zabıta memuru huzurunda durumun taahhüt ilmühaberine yazılarak, tarih ve imza konularak hazır bulunanlara imzalatılmadığı görülmektedir.
iii. Şirket hakkında düzenlenen geri kalan ödeme emirlerinin tebliğ alındıları Mahkemeye sunulamadığından mutad tebliğ usulleri denenerek sonuç alınamadığının usulüne uygun ve kesin olarak belirlendiği hususu davalı idare tarafından ispat edilememiştir.
Bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde kamu alacağının asıl borçlu şirketten tahsil imkansızlığı ortaya konulduğundan ve asıl borçlu şirket hakkında kamu alacağının usulüne uygun tebliğ edilerek tahakkuk ettirildiğinden bahsedilemeyeceğinden, belirtilen dava konusu ödeme emirlerinde hukuka uygunluk bulunmamaktır.
Karar sonucu:
Mahkeme bu gerekçeyle … tarih ve …, …, …, …, …, … sayılı ödeme emirleri yönünden davanın kabulüne karar vererek anılan ödeme emirlerini iptal etmiş; … tarih ve …, … sayılı ödeme emirleri yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar vermiştir.
Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesinin 26/02/2020 tarih ve E:2016/12104, K:2020/1028 sayılı kararı:
i. Mahkeme kararının, … tarih ve …, … sayılı ödeme emirleri yönünden karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm fıkrasına yöneltilen temyiz istemi yönünden yapılan inceleme:
Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, sözü geçen hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek durumda görülmemiştir.
ii. Mahkeme kararının, … tarih ve …, …, …, …, …, … sayılı ödeme emirleri yönünden davanın kabulü ve bu ödeme emirlerinin iptaline dair hüküm fıkrasına yöneltilen temyiz istemi yönünden yapılan inceleme:
Dosyanın incelenmesinden, asıl borçlu ... Uluslararası Taşımacılık ve Gümrükleme Ticaret Limited Şirketinin mükellefiyeti 213 sayılı Kanun'un 160. maddesi ile 2004/13 Uygulama İç Genelgesi uyarınca 31/10/2007 tarihi itibarıyla re'sen terkin edilmiştir. Asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirleri arasında dava konusu ödeme emirlerinin de konusunu oluşturan vergi borcuna ilişkin olarak asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin bir kısmının 18/12/2011 tarihinde ilanen tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Söz konusu şirketin adresinde bulunamaması nedeniyle vergi mükellefiyetinin re'sen terk ettirilmesi karşısında 213 sayılı Kanun'un (7061 sayılı Kanunun 18. maddesiyle değişmeden önceki haliyle) 103. maddesinde yer alan ilanen tebliğ şartlarının oluştuğu açık olup, aksi yöndeki Vergi Mahkemesi kararının diğer hususlar da araştırmak suretiyle bir karar verilmek üzere temyize konu hüküm fıkrasının bozulması gerekmiştir.
Karar Sonucu:
Daire, mahkeme kararının, dava konusu … tarih ve …, … sayılı ödeme emirleri yönünden karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm fıkrasını onamış, … tarih ve …, …, …, …, …, … sayılı ödeme emirleri yönünden davanın kabulü ve bu ödeme emirlerinin iptaline dair hüküm fıkrasını bozmuştur. Daire davalının karar düzeltme istemini ise reddetmiştir.
... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararı:
Vergi Mahkemesi, ilk kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçeyle bozulan hüküm fıkrası yönünden ısrar etmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Israr kararının hukuka aykırı olduğu belirtilerek bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, ısrar kararının dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında, yerinde ve kararın bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından, istemin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi yukarıda açıklanan ısrar kararı, aynı hukuksal nedenler ve gerekçe ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın bozulmasını gerektirecek durumda görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1- Davalının temyiz isteminin REDDİNE,
2- ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının ONANMASINA,
2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22/11/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
X - KARŞI OY:
Mahkeme tarafından, 08/09/2015 tarihinde verilen "yürütmenin durdurulması isteminin ara kararı kararından sonra" incelenmesine dair ara kararına cevaben ibraz edilen "Hukuk ve İhtilaflı İşler Grup Müdürlüğüne" hitaben yazılan … tarih ve … sayılı belgeden asıl borçlu şirketin mükellefiyet kaydının 30/10/2007 tarihinde resen terkin edildiği anlaşılmaktadır. Ancak bu işlemin şirketin adresinde bulunamaması nedeniyle mi veya başkaca sebepler nedeniyle mi tesis edildiği dosyadaki mevcut bilgilere göre tespit edilememektedir.
Asıl borçlu şirketin mükellefiyet kaydının resen terkin edilmesinin sebebi adreste bulunmama hâli ise idarece normal ve mutad tebliğ usulleri denenmeksizin doğrudan ilanen tebliğ yoluna başvurulması mümkün olabilir. Mahkemece mükellefiyetin resen terkin edilmesinin nedeni ve anılan işleme karşı dava açılıp açılmadığı gibi hususları netleştirmek amacıyla verilecek ara kararı ile ilgili belgeler temin edildikten sonra değerlendirme yapılmak üzere ısrar kararının bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.