T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/1154
Karar No : 2023/6644
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Mirasçısı …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
2- … Belediye Başkanlığı-…
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN ÖZETİ : Adana ili, Çukurova ilçesi, … mahallesi, … ada, … ve … parsel sayılı taşınmazları kapsayan alanda Çukurova Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla kabul edilen 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile … tarih ve … sayılı büyükşehir belediye meclisinin kararıyla kabul edilen 1/5000 ölçekli nazım imar planının iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Altıncı Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı bozma kararına uyularak; davanın reddi yolunda … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Mahkeme kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
…. İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 18/09/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY(X) :Dava, Adana ili, Çukurova ilçesi, … mahallesi, … ada, …. ve … parsel sayılı taşınmazları kapsayan alanda Çukurova Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla kabul edilen 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile .. tarih ve … sayılı büyükşehir belediye meclisinin kararıyla kabul edilen 1/5000 ölçekli nazım imar planında taşınmazının dava konusu planlarla az yoğunlukta konut alanı olarak planlandığı, üst ölçekli 1/25.000 ölçekli planda yüksek yoğunlukta planlandığı, çevresindeki taşınmazların yüksek yoğunluklu alan olarak belirlenmişken kendi taşınmazlarının düşük yoğunluklu planlanmasının aykırı olduğu iddialarıyla açılmıştır.
İdare Mahkemesince Dairemizin 08/10/2019 tarih ve E:2016/6261, K:2019/8712 sayılı bozma kararına uyularak mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunun ve dava dosyasının incelenmesinden,uyuşmazlık konusu taşınmazlar ve yakın çevresinde kalan alanda yoğunlukların belirlenmesinde mevcut yapılı çevrenin dikkate alındığı ve bu alanda kalan yoğunlukların kontrol altında tutulabilmesi için plan kararlarının geliştirildiği, dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planında düşük yoğunluklu konut alanı kullanımının baraj gölüne yakın alanlar için öngörüldüğü, ayrıca tutarlı bir bütünlükle ele alındığı, tekil olarak dava konusu taşınmazlara yönelik yoğunluk kararlarının değiştirilmediği, dolayısıyla dava konusu taşınmazların da bulunduğu düşük yoğunluklu konut alanı kullanımının öngörüldüğü alanlarda yapı yoğunluğunun E=0,80 katsayısı ile sınırlandırılması durumunun planlama esasları ile şehircilik ilkelerine uygun olduğu ve plan hiyerarşisinin bozulmadığı tespitlerine yer verilerek davanın reddine karar verilmiş, davacı tarafından bu kararın bozulması istemiyle temyiz talebinde bulunulmuştur.
Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin "İmar planı ilkeleri" başlıklı 21.maddesinde, "(6) Onaylı jeolojik-jeoteknik veya mikro bölgeleme etüt raporu bulunmayan alanlarda imar planları hazırlanamaz. (7) İmar planına esas onaylı jeolojik-jeoteknik etüt veya mikro bölgeleme raporlarındaki yerleşime uygunluk durumu haritalarına uyulması zorunludur. İmar planlarının hazırlanmasında, varsa öncelikle mikro bölgeleme etütleri, yoksa yerleşim alanının planlanmasına yönelik uygun jeolojik-jeoteknik etütler kullanılır." hükmüne, aynı Yönetmeliğin "Nazım imar planı" başlıklı 23.maddesinde de; "Nazım imar planlarının hazırlanması sürecinde, planlama alanı sınırları kapsamında aşağıda genel başlıklar halinde belirtilen konularda ilgili kurum ve kuruluşlardan veriler elde edilir; bu veriler kapsamında analiz, etüt ve araştırmalar yapılır: b) Jeolojik, jeomorfolojik, hidrolojik ve hidrojeolojik yapı. (...) v) Doğal afet tehlikeleri ve kentsel riskler, varsa risk yönetimi ve sakınım planları." kuralı yer almıştır.
Bu kapsamda, imar mevzuatında tanımlanan her kademedeki plan için, plan ölçeğiyle uyumlu nitelikte Jeolojik Etüt, Jeolojik-Jeoteknik Etüd ve Mikro Bölgeleme Etüt raporlarının hazırlanması ve sonuçlarının ilgili idarece plan kararlarına yansıtılması planın hazırlık çalışmaları sırasında mutlaka yapılması gerekli olan çalışmalardandır.
Uyuşmazlıkta ise; deprem bölgesi olduğu bilinen Adana ilinde gerçekleştirilen dava konusu nazım imar planı ile yoğunluk ve nüfusa ilişkin değerleri etkileyecek plan kararlarının alındığı, ancak dosya kapsamından ve yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda davacının yakınması olan taşınmaza ilişkin düşük yoğunluklu konut alanı kullanım kararı getirilmesi ve üst ölçekli imar planıyla uyumlu olacak şekilde yoğunluk değerinin arttırılması istemiyle anılan işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı göz önüne alındığında savunma dilekçesi ekinde bulunan dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı açıklama raporunun 15.sayfasında Planlama Alanının Jeolojik ve Jeoteknik yapısı başlığı altında değerlendirmeler yapıldığı ancak anılan raporun 16.sayfasında harita 3 olarak belirtilen ve jeolojik ve jeoteknik alanlar olarak belirtilen kısmında herhangi bir harita ve bilgi ve belge bulunmadığı gibi benzer durumun ilgili sayfalarında devam ettiği, anılan sayfalarda planlama alanı gruplara ayrılarak jeolojik ve jeoteknik etüd haritaları başlığı verildiği ancak herhangi bir harita bulunmadığı gibi uyuşmazlık konusu taşınmazın ve bulunduğu bölgenin bu haritalarda hangi kısımda kaldığı zemin yapısı, çevresiyle birlikte uyumu, taşınmaza yönelik de deprem bölgesi olan Adana İline ilişkin istenilen yoğunluk değerinin taşınmaz özelinde ve çevresiyle birlikte arazinin jeolojik ve jeoteknik etüd yapısı ve davacının yakınması gözetilmek suretiyle bir değerlendirme yapılarak inceleme yapılmadığı anlaşıldığından, eksik incelemeye dayalı olarak verilen davanın reddine yönelik Mahkeme kararına karşı yapılan temyiz başvurusu neticesinde Dairemizce onanmasına yönelik karara belirtilen gerekçeyle temyize konu Mahkeme kararının bozulması gerektiği oyuyla katılmıyorum.