T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2022/1206
Karar No : 2023/2443
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı/…
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı hakkında, kanuni temsilcisi olduğu Kılıçoğlu Gayrimenkul Yatırım İnşaat Kuyumculuk Limited Şirketi'nin 2011 ila 2015 yılı işlemlerinin incelenmesi sırasında yapılan ilk hesaplamalara göre belirlenen vergi ve cezaların güvence altına alınması amacıyla 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 13. maddesinin birinci fıkrasının 3. bendi uyarınca alınan ... tarih ve ... sayılı ihtiyati haciz kararının iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının içerisinde para dolu bir çanta ile kolluk kuvvetleri tarafından düzenlenen operasyon sonucu 15 Temmuz Şehitler Köprüsünde yakalanmasının akabinde 04/08/2016 tarihinde davacı hakkında ihtiyati haciz kararı alındığının anlaşıldığı olayda, 6183 sayılı Kanun'un 13. maddesinin birinci fıkrasının 3. bendinde yer alan "borçlunun kaçmış olması veya kaçması, mallarını kaçırması ve hileli yollara sapması ihtimalleri" halinin davacı açısından gerçekleştiği sonucuna varıldığından, değinilen düzenleme uyarınca davacı hakkında ihtiyati haciz kararı alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: 6183 sayılı Kanun'da yer alan teminat isteme, ihtiyati haciz ve ihtiyati tahakkuk işlemlerinin kamu alacağının cebren tahsil ve takip usulleri olmayıp, icrai muamelelere başlamadan önce kamu alacağını korumaya yönelik işlemler olduğu, bu nedenle bu tür işlemlerin asıl kamu borçlusu, diğer bir anlatımla verginin mükellefi veya sorumlusu hakkında tesis edilebileceği, kanuni temsilciler ancak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesi uyarınca kesinleşen ve şirketten tahsili olanaksız hale gelen borçlardan dolayı sorumlu tutulabileceğinden, bu aşamada davacı hakkında alınan ihtiyati haciz kararında hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusu kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararı kaldırıldıktan sonra dava konusu ihtiyati haciz kaldırılmıştır.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Asıl borçlu şirketin mükellefiyetinin 30/06/2016 tarihinde re'sen terkin edildiği, şirketin vergi borcuna yetecek mal varlığına rastlanılmadığı, davacının kanuni temsilci sıfatıyla şirket borçlarından sorumlu olduğu, olayda 6183 sayılı Kanun'un 13. maddesinin birinci fıkrasının 3. bendinde aranan şartlar mevcut olduğundan, kamu alacağının korunması amacıyla davacı hakkında ihtiyati haciz kararı alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … 'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 08/06/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.