Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2022/12286 E. , 2023/10320 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/12286
Karar No : 2023/10320
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): …
Vekili : Av. …
Karşı Taraf (Davalı) : … Bakanlığı
Vekili :Hukuk Müşaviri …
İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti:İdare Mahkemesince ceza mahkemesinin görev alanına giren konuların değerlendirilerek, görev gasbında bulunduğu, kararın hukuki sebeplerden yoksun olduğu, hakkında kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunmadığı iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı ve davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 07/07/2023 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)GEREKÇEDE KARŞI OY :
672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı, silahlı terör örgütüne (FETÖ/PDY) üye olma suçundan açılan kamu davasında … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarihli ve E:…, K:… sayılı kararıyla beraatine hükmedildiği, kararın henüz kesinleşmediği görülmüştür.
…Ağır Ceza Mahkemesinin … tarihli ve E:…, K:… sayılı kararında, örgüte müzahir Bank Asya hesabı üzerinde yapılan inceleme sonucunda alınan bilirkişi raporu ile banka hesap hareketlerinin tetkikinden, davacının rutin dışı ve örgüt liderinin talimatıyla hareket ettiğine dair bir hesap hareketine rastlanılmadığı, hesap hareketleri incelendiğinde davacının ilgili hesabı 17-25 Aralık 2013 tarihinden önce açtırdığı, örgüt liderinin talimatından önce de hesabı yoğun şekilde kullandığı sonucuna ulaşılarak davacının beraatine karar verilmiştir. Dosyanın incelenmesinden, davacının Bank Asya hesaplarını 04/02/2008 tarihinde açtırdığı, bu hesaplardan muhtelif tarihlerde katılım hesabı temdit, kasadan ve atmden para yatırma/çekme, eft, otomatik ödeme işlemleri, döviz alış/satış gibi işlemlerinin yapıldığı ve hesapların 05/12/2016 tarihine kadar aktif olduğunun anlaşıldığı, bu hususun … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarihli ve E:…, K:… sayılı kararında belirtilen gerekçe birlikte değerlendirilmesi neticesinde, davacının Bank Asya'ya para yatırmış olmasının aleyhine delil olarak değerlendirilmesi mümkün olmamakla birlikte davacı hakkındaki diğer tespitlerin irtibat ve iltisak için yeterli olacağı gerekçesiyle çoğunluk kararın bu kısmına gerekçe yönünden katılmıyoruz.