T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/1284
Karar No : 2023/303
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … İnşaat Mühendisleri Odası
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 17/11/2021 tarih ve E:2019/17349, K:2021/12686 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 21/06/2019 tarih ve 30808 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik'in 4. maddesi ile 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği'nin 6. maddesinin 2. fıkrasında ve 4. fıkrasının (d) bendinde yapılan değişikliklerin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 17/11/2021 tarih ve E:2019/17349, K:2021/12686 sayılı kararıyla;
6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun'un 3/1 ve 8/7 maddelerine yer verilerek,
Dava konusu Yönetmelik'in 6. maddesinin 2. fıkrası yönünden;
Riskli yapı tespitini yapacak kurum ve kuruluşlara ilişkin usul ve esasları düzenleme yetkisinin dayanak Kanun ile Bakanlığa verildiği, bu yetki kapsamında dava konusu Yönetmelik kurallarında değişiklik yapıldığı, dava konusu Yönetmelik'in 6.maddesinin 2.fıkrasında yer alan "başarı belgesi almaları ve bu hususları belgelendirmeleri" ibaresinin yapılan değişiklikle "başarı belgesi almaya hak kazanmış olmaları" şeklinde düzenlendiği, aynı maddenin 4/(d) bendinde ise riskli yapı tespitinde görev alacak mühendislerin, 2. fıkrada sayılan şartları sağladıklarına ilişkin belgeler ile elektronik imza edinmiş olduklarına dair yazılı beyanlarının arandığının görüldüğü,
Davacı tarafından, bu hususun riskli yapı tespiti yapacak mühendislerde aranan şartlarda belirsizliğe, denetimsizliğe, idarenin keyfiliğine ve belgede sahteciliğin artmasına sebep olacağı iddia edilmişse de; riskli yapı tespiti yapacak mühendislerde aranan şartların bu ibare dışında dava konusu kuralda aynen korunduğu, değiştirilen bu ibarenin ise sınavda başarılı olma şartını ortadan kaldırmadığı, sadece yazım ve anlatım şeklini değiştirdiği, yazım ve anlatım şeklinin değiştirilmiş olmasının, kuralın özünü değiştirmeyeceği sonucuna varıldığı,
Öte yandan dava konusu fıkradan "bu hususları belgelendirmeleri" ibaresinin kaldırılmış olmasının, bu belgelerin aranmayacağı anlamına gelmediği, fıkrada belirtilen
şartların ilgililerce ortaya konulabilmesinin ancak belgeyle olabileceği, kaldı ki Yönetmelik'in 6.maddesinin 4.fıkrasının (d) bendinde de; dava konusu 2. fıkrada sayılan şartları sağladıklarına ilişkin belgeler ile elektronik imza edinmiş olduklarına dair yazılı beyanların aranacağının açıkça ifade edildiği anlaşıldığından, ilgililerde aranan şartların belgelendirilmesi hususunun iddia edildiği gibi uygulamada farklı anlamlara, belirsizliğe ve karışıklığa yol açmasının mümkün olmadığı,
Bu nedenlerle, dava konusu kuralda, dayanak Kanun'a, ilgili mevzuata, kamu yararına, hizmet gereklerine ve hukuka aykırılık bulunmadığı,
Dava konusu Yönetmelik'in 6. maddesinin 4. fıkrasının (d) bendi yönünden;
Uyuşmazlığa konu kuralın eski halinde; riskli yapı tespitinde görev alacak mühendislere ilişkin aranacak belgelerin sayıldığı, yeni halinde ise; lisanslandırma için; riskli yapı tespitinde görev alacak mühendislerin 2. fıkrada sayılan şartları sağladıklarına ilişkin belgeler ile elektronik imza edinmiş olduklarına dair yazılı beyanlarının aranacağının belirtildiği,
Dava konusu kural ile atıf yapılan aynı maddenin 2. fıkrasının birlikte değerlendirilmesi sonucunda; ilgililerden aranacak şartların "noter tasdikli imza beyanı" ibaresi dışında aynen korunduğu, bu ibarenin ise ilgililerin elektronik imza edinmiş olduklarına dair yazılı beyanı olarak değiştirildiği, iddia edildiği gibi istenilen belgeler konusunda belirsizliğe yol açacak bir durumun bulunmadığı, dava konusu yapılan değişikliğin yazım değişikliği şeklinde olduğu, ilgililerde aranılan şartların eksiltmesi veya özünün değiştirilmesine ilişkin bir durum olmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle,
davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu Yönetmeliğin değiştirilen hükümleri ile riskli yapı tespitinde görev alacak mühendislerin Bakanlıkça verilen eğitim sonunda yapılacak sınavdan aldıkları başarı belgesini ibraz zorunluluğunun kaldırıldığı, bu hususta belirsizliğe ve denetimsizliğe sebep olunduğu, idarenin keyfi davranmasına zemin hazırlandığı, bu değişiklikle gerçekliğe aykırı belgelerle iş yapanların tespitinin zorlaşacağı, yapılan değişikliği sadece yazım ve anlatım biçimi değişikliği şeklinde yorumlamanın mümkün olmadığı, dava konusu kuralların hukuka ve kamu yararına aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 17/11/2021 tarih ve E:2019/17349, K:2021/12686 sayılı kararının ONANMASINA,
3.Kesin olarak, 22/02/2023 tarihinde, dava konusu Yönetmelik'in 6. maddesinin 2. fıkrası yönünden oyçokluğu, 6. maddesinin 4. fıkrasının (d) bendi yönünden oybirliği ile karar verildi.
KARŞI OY
X- 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği'nin 6. maddesinin 2. fıkrasında; “(...)Bakanlıkça veya Bakanlıkça uygun görülen kurum ve kuruluşlarca düzenlenecek eğitim programlarına katılmaları, eğitim sonunda yapılacak yazılı sınavda yüz üzerinden en az yetmiş puan alarak başarı belgesi almış olmaları ve bu hususları belgelendirmeleri gerekir(...)" hükmü yer almakta iken dava konusu değişiklikle 6. maddenin 2. fıkrasının anılan kısmı "(...)Bakanlıkça veya Bakanlıkça uygun görülen kurum ve kuruluşlarca düzenlenecek eğitim programlarına katılmaları, eğitim sonunda yapılacak yazılı sınavda yüz üzerinden en az yetmiş puan alarak başarı belgesi almaya hak kazanmış olmaları gerekir(...)" şeklinde düzenlenmiştir.
Riskli yapı tespitinde görev alacak mühendislerin katılmaları gereken, Bakanlıkça veya Bakanlıkça uygun görülen kurum ve kuruluşlarca düzenlenecek eğitim sonunda yapılacak yazılı sınavda yüz üzerinden en az yetmiş puan almaları koşulu öngörülerek bu koşulun sağlandığını gösterir belge olarak alınan başarı belgesinin ibrazının gerektiği düzenlenmişken, dava konusu değişiklik ile yetmiş puan alarak başarı belgesi almaya hak kazanmış olmak şeklinde bir yeterlilik koşulu öngörülmüştür. Her ne kadar 6. maddenin 4. fıkrasında, 2. fıkrada sayılan şartların sağlandığına ilişkin belgelerin ibrazı gerektiği belirtilmişse de, bu koşulun sağlandığını gösterir belgenin açıkça belirtilmediği ve maddenin 2. fıkrasında “başarı belgesi almaya hak kazanmış olmak“ ibaresiyle yetinilmiş olduğu göz önünde bulundurulduğunda, istenilen belge yönünden uygulamada farklı anlamalara ve karışıklığa yol açılabileceğinden düzenlemede hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Davalı idare tarafından, istenilen belgeler konusunda yeni bir düzenleme yapılmadığı, sadece yazım ve anlatım değişikliği yapıldığı, önceden olduğu gibi aynı belgelerin Bakanlığa sunulması gerektiği belirtilmişse de; yönetmelik hükmünün, açık, net ve anlaşılabilir olması, uygulamada farklı yorumlara neden olabilecek muğlak ifadeler taşımaması gerektiğinden, bu savunma yerinde görülmemiştir.
Öte yandan; başarı belgesi almış olmak ve bu hususu belgelendirmek ile başarı belgesi almaya hak kazanmış olmak arasındaki hukuki süreç farklılığı da gözetildiğinde maddenin önceki halindeki düzenlemenin uygulamaya yön verme açısından daha isabetli olduğu ve değiştirilmesini gerektiren bir sebebin bulunmadığı hususunu da ifade etmek gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, 21/06/2019 tarih ve 30808 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik'in 4. maddesi ile 6306 Sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği'nin 6. maddesinin 2. fıkrasında yapılan değişikliğin iptaline karar verilmesi gerektiği oyuyla, kararın bu kısmına katılmıyorum.